Mükemmel Teori

mt.jpg

Lost dizisi için geliştirilen en büyük ve tutarlı teorilerden biri olan ‘Mükemmel Teori’, Adrew Smith isimli bir Lost hayranı tarafından yazılmış. Yazılmasının ardından birçok Lost hayranı tarafından kabul ve ünü hızla yayılan orijinal ismi ‘Ultimate Theory’. Türkçe’ye Mükemmel Teori olarak çevirilmiş. Bir çok Lost hayranının arşivinde .PDF dokümanı olarak yer alan teorinin tümünü yazının devamına tıklayarak okuyabilirsiniz.

001k.jpg002k.jpg

Kahramanlarımız çoğu adada doğdu; Onlar Dharma Girişimi’ni idare etmek için suni olarak tasarlandılar. Dharma Girişiminin amacı dünya barışıydı. Yani; adayı, mekanik canavarlara, köpek balıklarına, siyah dumana ve gelebilecek daha bir çok şeye karşı savunma silahıydılar. En önemlisi de Toplu Bilinç (Collective Consciousness – CC ) adında bir silah…

y001.jpg

CC; Oryantasyon filminde ima edilen ve Hurley’nin çizgi romanında geçen teknolojiyle ambarda (hatch) kafalarından elektrik telleriyle bağlanmış bir grup bilim adamıdır. Bu bilim adamları elektromanyetizm sayesinde arabaları, gemileri, uçakları, loto çekiliş toplarını kontrol edebilecek yetenekte. Hatta zihinde oluşturulan elektrik akımlarıyla insanları alkollü, uyuşturu kullanmış, bitkin veya hasta gibi zayıf hallere sokulabilecek şekilde kontrol edilebilirler.

003.jpg

Gerçekte, Hanso uydusunun yardımıyla, CC tüm dünyadaki olaylara şahit olabilir veya etkiliyebilir. Yanlış ellerde mükemel bir silah oluşabilir ve emniyetli bir nükleer bileşen olmazdı. Doğru ellerde; olayları iyi yönde değiştirebilirdi. Hanso barışçıl yolu seçmeye karar verdi. Onun fikri; dünyayı, muhalif devletleri birleştirecek, aynı zamanda onları temel teknolojiye indirgeyecek, kütlesel veya olağan yıkımları acizleştirecek bir afetin (felaketin) kıyısına almaktı.

Dharma Girişiminin Kurucusu Alver Hanso’ya bakalım:

Hans Ørsted’i tanıyalım:

004.jpg

Hans Ø ,1820 yılında elektromanyetizmayı keşfetti. 1999 yılında Ørsted uydusu yer yüzünün manyetik alanını grafikleştirmek için fırlatıldı. Bulgular bilim adamlarını felaketsel etkileri olan yakın zamanda olmasından korkulan bir kutupsal geri dönüşün gerçekleşebileceğine inandırdı. Eğer yeryüzü magnetosferini kaybetmek üzereyse (çizgi romanda ima edildiği gibi); uzaydan/güneşten savunmasız, aşırı derece radyasyon olacaktı. Aynı zamanda uydu, Güney Afrika altında anormal bir manyetik alan gösterdi. Dünyanın diğer kalanıyla ters yöndeydi ve yüzlerce yıldır büyüyordu. Bu bilgiyi Google dan bulabilirsiniz. Benzer bir fikir “The Core” filminde de kullanıldı.

Hannes Alfvén ile tanışalım:

005.jpg
Onun Nobel ödülünü kazanma yolunda, bilimadamlarının evrene nasıl baktığı konusunda – çoğunlukla elektromanyetizma konusunda – bilime yaptığı katkı devrim yarattı. İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça ve biraz İspanyolca ve Çince bilirdi. Doğu psikolojisi ve inanışları konusunda çalıştı. Fiji adalarında zaman geçirdi. Ufukta görünen olağanüstü “yeşil parlama” nın büyüsüne kapıldı. (Tesadüf değildir ki; “Green Lantern and Flash” çizgi romanı bu durumda İspanyolcaya tam olarak çevrilirse “Linterna Verde Flash“) Hannes Alfvén aynı zamanda roman da yazdı; Mükemmel Bilgisayar - Tüm dünyayı saran bilgisayarların hikayesini anlatan bir görüş (1968). Bilgi için bkz. “Hannes Alfvén”.

006.jpg

Alfvén + Hans O. = Alvar Hanso :

007.jpg

Böylece Dünya barışını – Kutupsal geri dönme – zorla kabul ettirecek Dharma Görüşü’nün kurucusuyla tanıştık. Alan Moore ve Dave Gibbons tarafından yaratılan aynı mizaçtaki “Watchman”, büyük kötü adamın ( Hanso silah tüccarıydı) aslında iyi niyetleri vardı. CC yeryüzünün manyetik alanını bütün dünya büyüklüğünde bir EMP bombası gibi bozdular. Bütün elektrikli ekipmanlar yandı, bütün bilgisayar dataları kayboldu, uçaklar gökyüzünden düştü ve dünya insancıl, politik ve dini olmayan bir düşmana dönüşerek yüzyıllar önceki teknolojiye döndürüldü; DOĞA… Bu an LOST uçağının gökyüzünden düştüğü andı. Şimdiye kadar bize gösterilenden yola çıkararak görünüyor ki; uçak rotasını kaybetti, sonrasında millerce gitti, düşüşe geçti. Ayrı ayrı parçalandı ve küçük parçalar halinde adaya indi.

Sağ kurtulanlar yürüyebilip yürüyemediklerini kontol ettiler (eğer daha önceden yapamıyorlarsa) ve çılgınca bir davranış içine girdiler. Teorinin neler olup bittiğini açıklamaya başlamadan önce şunu düşünelim. Bu çeşit bir kazadan (çarpışmadan) özellikle de o irtifadan çakılan bir uçaktan sağ kurtulanların olması olağan dışı. Değişik parçalarda ve değişik yerlerde bir çok sağ kurtulanın olması imkansız… Tabi sıradan bir uçak kazası olduğunu düşünürsek… Bu imkansızlığa kurtulanlar tarafından birkaç kez değinildi. Aynı zamanda şunu da düşünelim; kazadan sonra John Locke yürüyebildi, Claire bütün uçakta saç fırçasının veya tarağının olmadığını keşfetti. Yani bu iki olay çarpışmadan sonra bir çeşit parazit olasılığını gösteriyor. Fakat birilerini sağ kurtulma imkansızlığına ek olarak, yolcuları ve çarpişma esnasında uçağı yönlendiren bir el vardı. Düşünelim: Kate’in atı ve Eko’nun uçağı, ikisi de adadaydı. Adanın yeri Fiji olabilir yada olmayabilir ama biliyoruz ki atın en son göründüğü yer Amerika’ydı ve uçağı en son gördüğümüz yer Nijerya’ydı. Birşey onları adaya getirdi. Kargo (Fedex) mi? Ayrıca bir de denizden millerce içerde Black Rock adında büyük eski bir gemimiz var. ( Black Rock: keşfedilen ilk manyetik maddeye verilen isim) Teori diyor ki: CC, yüklü metal parçacıklarından başka bişey olmayan siyah duman yardımıyla uçağı adaya düşürdü. Uçağın çarpışmasını simule etti , herkesin dışarı dağılmasını sağladı, yolcuları bilinçsiz kurtulanlar haline getirdi, uçak parçalarını usulca adaya indirdi,yolcuları bir süreliğine uykuda tuttu (belki saatler,belki yıllar…) enkazı dağıttı, bazılarını yaraladı ve farklı yerlerde uyandırdı. ( Ağaçta, motorun yanında, denizde vb.)

008.jpg

Onlar uyurken; diğerleri (the others) – Dharma planına katılan bilimadamları ve soyları – tarakları ve saç fırçalarını uçaktan ve yolculardan aldılar. Saçları tararken oluşacak küçük elektrostatik parazitler CC’nin zihinlerini karıştıracaktı. Dizinin ilk karesinde( Pilot, Bölüm1) CC’nin siyah dumanını gördük.

9a.jpg

9b.jpg

9c.jpg

9d.jpg

9e.jpg

9f.jpg

Jack uyandığında, onu oraya getiren siyah duman gökyüzüne yükseldi. Gözlerini kırptığında gitmişti. Bu durum gözbebeği büyümesi değil, yansımaydı.

010.jpg

Haftalar sonra, bir parça dinamitle siyah dumanın alanını bozdu. İki kutupta görünür haldeydi. Siyah dumanın elektriksel yapısı, 2. sezonda Eko’nun yüzyüze geldiği durumda görülebilir. ( elektrik çıtırtıları kolayca görülebilir) Fakat çoğu için bu adada ilk değildi. Onlar CC’nin insanın var oluşuna bağlı gücünü ve adayı kurumak için Dharma’yı devam ettirmek amacıyla doğdular. Onlar Dharma’nın bir parçası olarak adada doğdular. Çok zaman önce,bir bilim adamı benzer bir projenin bir parçası olan çocukların tedavisine itiraz etti ve sabotaj uyguladı. Ambardaki bilgisayara kod numaralarının girişini kasten engelledi ve böylece Hanso uydusu – bir güvenlik sinyaline karşı programlamıştı – ambarın yerini taradı. Bu olayda dört kişi hayatını kaybetti.(oryantasyon filminde bahedildiği gibi). Ölenlerden biri Hanso’nun kendisiydi. İki bilim adamı kollarını kaybetti. – Dr. Marvin Candle ve Ray Mullen (Kate’i polise yakalatan ve büyük ihtimalle Kate’in gerçek babası). Ölüler adada yatıyordu ve kahramanlarımın tarafından “Adem ve Havva” diye adlandırılarak bulundu. Hanso’nun cesedi bi anlamı olmayan siyah beyaz taşlı olanıydı. ( ying yang benzetmesi gibi) Bilgisayara girdi olarak girilen sayılar esas olarak anlamsız. Daha fazla bir şey söylemek gerekirse, sayılar giderek büyüyor ve toplamları 108’e eşit. Bilinen hiçbir aritmatiksel bir diziye göre giderek büyüyen sayılar, zamanın birimlerini ima ediyor. 108 dakika Yuri Alexeyevich Gagarin’e göre dünyanın etrafındaki yörüngesiydi. Kod, bir uydu için ve eğer girilmezse uydu ambarı imha edecek. “Olaya” dönersek; cehennem anındaki telaşla, isyankar bilimadamı birkaç çocuğu serbest bıraktı. Onların arasında bir test konusundan daha fazlası olan ve sonradan “Ethan Rom” diye adlandırılan bir çocuk vardı.Bu çocuk 1967/8 den beri adada yaşayan hain diğerlerini (others)’ı biraya getirdi. Şu an onlar ikinci nesil. (Dharma’nın işini devam ettiren diğerleriyle(others) tam zıt şekilde). Hainler hareket edişlerini CC den gizleyebilmek amacıyla çok büyük ve dalgalanan siyah duman bulutları oluşturmak için malzemeler yakarlar. Alvar Hanso’nun kaybıyla ciddi biçimde zayıf düşen Dharma Girişimi, çocukları adayı baştan başa dolaşarak arayamadı fakat Amerikan Ordu patronlarının çullanıp ta herşeyi yıkmadan önce, dünya barışının orijinal Dharma vizyonunu başarmaya odaklandılar. Ambar (the hetch), 108 dakikalık zaman sürecinin sağlanamadığı durumda, iki kişilik ekibi korumak amacıyla patlayıcı duvarlardan yapılıdır. Buna rağmen uydunun ateş etmesi halinde içindeki bilim adamlarıyla beraber patlayıcı duvarlar yıkılacaktı. Bu durum teknolojinin yanlış ellere geçmesinden daha iyiydi.

011.jpg

Olay”ın takibinde; Hanso’nun US ordu patronları durumun çözülmesi gerektiğine karar verdiler. Dharma bilimadamları US ordusunun sermayesiyle alınan silahlarla bugüne kadar dayandılar ve adayı güçlendirdiler. Cephanelikteki en güçlü silah CC olmaktı. Kalan çocukları gizlice alıp aralıklarla dünyaya gönderilmelerini ve Dharma projesinin bir parçası olan üvey ailelerinin yanına verilmelerini yönettiler. Hepsi ebeveyn olarak Dharma inançlı insanların yanına yerleştirildiler ve adada gelecekteki özel görevleri için hayatlarında özel bir eğitimle ıslak edildiler. CC’nin dış
dünyada rehberliği ve eğitiminden sonra kahramanlarımız Sydney den kalkan bir uçak seferine konuldular. Adada zamanın geçmesiyle birlikte, hangi kişinin hangi kısımda rol alacağı açıkça görüldü. Projeyi hayatta tutabilmek için, CC dayanmalıydı. Bu nedenle; CC nin bir parçası olarak tuşlara basmak için,ada savunmasını muhafaza etmek için ve sırları gizli tutmak için yerdeğiştirmelere ihtiyaç duydular. Dharma’nın yeni dünya barışı vizyonunun somutlaştırılmasına ek olarak, kahramanlarımız (kontrollü) adada iş başındalar. Özellikle Hurley’nin hayattaki tek gayesi, zaten takıntılı olduğu halde rakamları kullanmaktı.Aynı zamanda, sadece TV yemekleri ve müzik onu idare ettiği halde ev içinde klastrofobik bir ortamda kalmaya kendini şartlandırmıştı. Hurley görünüyor ki; elektrikli ekipmanlar konusunda şanssız. (Sigortaların patlaması vb.) Bu CC tarafından Hurley’nin ambarda saatlerce sıkılarak kaldığında elektrikli aksama karışmaması için cesaretini kırmak için yapılan bir plandı. Ve şimdi orada kalmak amacıyla kendine bir arkadaş bulmuş gözüküyor: Libby…

012.jpg

Hurley’nin kafasında 1. sezonun çoğu bölümünde iki adet elektromıknatıs var. Radyo kulaklıkları onun CC tarafından ne kadar kontrol edildiğine bir benzetme olabilir. Aynı zamanda spesifik olarak: Walt, ölen yaşlı bir bilimadamıyla yerdeğişmesi için kafasına elektrotlar yerleştirilerek CC nin bir parçası olması için vazifelendirilmiştir. Hayatı boyunca CC, onun elektromanyetik bir fenomene sahip olduğundan emindiler. ( örnek olarak cama vuran kuş……) Onun manyetizmaya karşı bir eğilimi var. Yani; CC O’nun bu özelliğini bilerek yada umarak hareket ettiler. Eğitildi fakat o bunu bilmiyor…

013.jpg

Walt, artan bir şekilde “canlandırma”ya ve metal cisimlere hükmetmeye aşina oluyor. Zaten CC’nin de onun üzerinde gerçekten yapmak istediği budur.

014.jpg

CC nin amacı metal objeleri kontrol edebilmek için Walt’u eğitmektir. Şu an CC bütün işi yapıyor ama bir gün o güce sahip olacak. Şu anda görünüyor ki, Walt’un tüm adada zihnini kullanarak CC teknolojisine bir çeşit erişimi var. Kimse sonunda ne olacağını bilmiyor. Bir tahmine göre kahramanlarımız adanın amacını keşfedecekler, dönmek için iyi bir sebep olmadığı ve adayı sevdikler için kalmaya ve CC yi koruyarak Dharma Projesi’nin dünya barışını devam ettirmeye karar verecekler. Şu an: CC, adada kahramanlarımızı idare etmeye devam ediyor. Lock en bariz
durum: CC’ye borçlu çünkü CC, Lock’a yürüme kabiliyetini verdi.Bunun en büyük kanıtı bacağını hissetmemesine rağmen yürüyebilmesidir.

015.jpg

 

015a.jpg

John’un topal bacağının yanındaki yürüyememesine rağmen kasları uyaran elektro – uyarıcı teçhizata dikkat edin. Ayrıca Lock’un siyah duman yüzünden yerde sürüklendiği bir görüntü vardı. Lock’un bacağında metal pimler olduğundan, siyah dumanı kolayca elektromanyetik bir düşman yapar. Diğer kahramanlar, zayıflıkları, bağımlılıkları ve inançlarıyla (ağaçlarda duydukları sesler) oynanarak idare ediliyorlar. Hatta fiziki olarak veya zihinsel olarak önsezilerini kandırmak ve savunmasız hale getirmek mümkündür.

016.jpg

Dharma logosuna dikkat edin…

016a.jpg

Hatta muhafızları kaderlerinde saklı…

Örneğin, Kate’in manevi babası, Hanso’nun silah araştırmasından gelen parayı sağlamak için adada (Kore’den önce), US ordu irtibat subayı olarak bulundu. Dharma fikriyle değişti ve bir kız evlat edindi. Barış sever bir bakış açısıyla birlikte “kalbinde öldür” mantığı olmadan ordunun bir toplama bürosunda masa başı işe geçti. Kahramanlarımızın birçoğunun normal olarak bir uçaktaki insanların rastgele kesişim noktalarının ne olduğunun ötesinde benzer baba meseleleri vardı. Bu onların muhafızları, koruyucuları tarafından gelecekteki görevleri için nasıl eğitildikleri/ıslah edildiklerine yorulabilir. Jack’in durumunda, O’nun üvey babası belli bir mesafede duygusal olarak korumak teşebbüsüyle, daha çocukken katı davranmayı denedi.Böylece,sonunda kendisini kasvetli bir halkanın içine sokan ikilemiyle birlikte, soğuk cerrahın çocuk sevgisi büyüdü. Kendini içkiye verdi ve Jack’i ayartmak için gittiği Avusturalya’ya çağrıldı ve öldürüldü. Jack’in babası telefon açıp Jack’i sevdiğini söylemek istedi fakat yapamadı çünkü “zayıf”tı. Bunu yaptığı takdirde Dharma’dan ceza gelebilceğini anladı ve bu durumda ölümünü hızlandırdı. Pasif hale geliyordu. Bu çevrim dizi boyunca tekrarlandı. Bir üvey aile mesul oldukları kişiyi sevdiklerinde, Dharma Girişimi’ne olan bu ihanetleri trajediyle sonuçlandı. Bir diğer örnekte ise; bir aile mesul olduğu kişiyle arasındaki mesafeyi koruyarak Dharma’ya sadık kalır –John’un durumundaki gibi. Çocuklar üzerindeki amaç onları yalnız, dikkat isteyen, beceri ihtiyaçlı olarak tasarlamaktı. Ada üzerinde doğru insan olabilmeleri için dizayn edildiler. Geriye kalan kahramanlarımız için gerçek amaç bilinmiyor: Yeni CC için belkide Walt’dan daha fazlası gerekecekti ve Hurley’nin numaraları girmesi için bir partnere ihtiyacı vardı. Kesinlikle, adaya destek olabilmek için Dharma stilinde bir birleşime ihtiyaç var ve onlara ne olduğu gerçeği cevapsız. Hayatları boyunca kontrol edilmeleri konusundan ziyade önemli birşeyin parçası olduklarını hissetmeye ihtiyaçları var. Bu teoriyle ilgili dizide sunulan mükemmel temalar var: Kadere karşı hür irade… CC, daha önemli hedefler için onların hayatlarındaki herşeyi kontrol ederek Tanrı gibi hareket ediyor. Fakat maksatlar bu yorumu haklı çıkarır mı? Ve biz tamamen hayatımızdaki bütün deneyimlerin toplamıysak, özgür iradeye sahip miyiz ?

Teori sahibi: Andrew Smith
Çeviri: Bilinmiyor


gokhan demiş,

17 Ağustos 2007 @ 21:42

Tek kelime ile müthiş bi araştırma.
Bu yazı için sizleri tebrik ediyorum.

caner demiş,

21 Eylül 2007 @ 07:40

vay anasınııı

ali demiş,

21 Eylül 2007 @ 14:02

Harika bir teori adam üşenmemiş düşünmüş yazmış…. Bazı noktalar kafama takılmadı değil… İzleyip göreceğiz.

namık demiş,

22 Eylül 2007 @ 22:02

harbıdende mukemmel teorı

Görkem Gedik demiş,

26 Eylül 2007 @ 18:20

mükemmelden daha iyi bir teori ve sanırım dizi bu teori üzerine oturtulmuş ve bence bu da LOST’u dünyanın gelmiş geçmiş en iyi senaryosuna sahip yapıyor. Bu dizide emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım. Keşke ben de o dizinin bir parçası olsaydım diye düşünüyorum. “Be the peace of change you wanna see in the world” 2010 daki finali dört gözle beklemekteyim..

cc. demiş,

9 Ekim 2007 @ 23:22

bu teorinin olması için adaya düşen hepsinin yaşı aynı olmalı

Korhan demiş,

12 Ekim 2007 @ 07:22

buradaki çizgi roman sayfalarını görünce aklıma geldi, yazayım dedim. lost kıvamında bir çizgi roman okudum geçen, acayip sardı beni ve tavsiye etmek isterim: loch ness canavarıyla iligli bir çizgi roman. Dylan Dog - korku Kulübü… yani bizim losta kurduğumuz teorilerin aslında daha basiti gibi bir şey ama diziyle aynı mantık temelde. www.striphaber.com/ddozel01/

mehmet demiş,

13 Ekim 2007 @ 04:14

guzel teori ama bence senaristler bu kadarını dusunmemişlerdir

omar demiş,

13 Ekim 2007 @ 11:40

senaristler bu kadarını düşünmüşmüdür bilemem ama adam iyi yazmış
ama jack ın babsıının ölmediğini 3. sezon finalinde anladık
jack hastanede doktorla tartışırken çıkıın yukarda babam benden sarhoş deilse giderim ratzı bişiler sölüyo
zaten tabutuda boştu ilk sezonda
ama adamın teorisi gene tutuyo buna göre jack sadece uçağa binsin die avusturalyaya çağırılmış:)

antaydar demiş,

16 Ekim 2007 @ 17:06

allah kahretsin ya bu lost benim beynimi alt üst etti.başka bişey düşünemiyorum ve işin kötüsü bazı parçalar yerine oturmuyor

lostrose demiş,

30 Ekim 2007 @ 21:30

bencew de senaristler bu kadarını düşünmemeiştir. ve biz dizi bittiğinde “ya bu teoriyi yapan haklıymış diyeceğimizi zannetmiyorum”

burak demiş,

30 Ekim 2007 @ 23:32

güzel ama doru olduna inanmıyorum

ATIX demiş,

9 Kasım 2007 @ 15:50

* * * teoriyi şu yönden tutarli buluyorum : kisilerin hemen hepsinin anne babasiyla sorunlari var. ( sun,jin shannnon. boone, walt, ben,claire, jack, kate, john, hurley, ana lucia, bazilari da babasiz annesiz buyumus (locke, sawyer) drive shaft kardeslerin anna babasi daha sonra hic gösterilmiyor, eko ve kardesinin ailesinden de bahsedilmiyor). sonucta hemen hepsinin aile sorunlari gosteriliyor. desmond un ise sevgilisinin babasiyla sorunu var.

Lost oldum offf:) demiş,

18 Kasım 2007 @ 17:06

Evet bi arkadasın yorumu ilgimi cekti. Bu teorinin gercek olması icin hepsinin yasının aynı olması lazım. Ama arada cok yas farkları var. Baska bir teori okumustum. Musevilik kokan kareler vardı ve saglam bi teoriydi. Jacob= Hz. Yakub! Benjamin= Hz. Bünyamin! nerde okumustum unuttum ama cok ciddi bir teori hemde bir turk yazmıs:)

carya demiş,

19 Kasım 2007 @ 04:50

jack ile claire babadan kardeş bu arada. çok tuhaf gelmişti. hiç yorum bulamadım.
aile sorunlarına dikkat çekiyor olması düşündürücü. hepsi kurulu bir aileye mi sahip acep

fatih demiş,

25 Kasım 2007 @ 21:17

kate in babasının öldüğünü bilmiyoruz ölmemişte olabilir çünkü 3. bölüm sonunda kate serbest geziyor

ellioTt demiş,

14 Aralık 2007 @ 14:38

teoriyi yapani kutlarim..usenmemis oturmus yazmis walla..bana kalirsa senaristlerde bunu dusunmustur.sonucta adamin isi bu..bizim gbi derinlemesine takip edenleri nasilda bagladi baksaniza..ama kafami karistiranda jackin babasi nasi hem olu oluo hemde tabutta yok hemde 3.sezonda arkadasin dedii gbi war?:S:S 4..sezonnnn hadi ama artik

kemal demiş,

22 Aralık 2007 @ 01:02

“”"”Böylece Dünya barışını – Kutupsal geri dönme – zorla kabul ettirecek Dharma Görüşü’nün kurucusuyla tanıştık. Alan Moore ve Dave Gibbons tarafından yaratılan aynı mizaçtaki “Watchman”, büyük kötü adamın ( Hanso silah tüccarıydı) aslında iyi niyetleri vardı. CC yeryüzünün manyetik alanını bütün dünya büyüklüğünde bir EMP bombası gibi bozdular. Bütün elektrikli ekipmanlar yandı, bütün bilgisayar dataları kayboldu, uçaklar gökyüzünden düştü ve dünya insancıl, politik ve dini olmayan bir düşmana dönüşerek yüzyıllar önceki teknolojiye döndürüldü; DOĞA… Bu an LOST uçağının gökyüzünden düştüğü andı. Şimdiye kadar bize gösterilenden yola çıkararak görünüyor ki; uçak rotasını kaybetti, sonrasında millerce gitti, düşüşe geçti. Ayrı ayrı parçalandı ve küçük parçalar halinde adaya indi.”"”"

yukarıya copy/paste yaptıklarımı dikkatlice okursanız teorinin tırt olduğunu anlarsınız. lost uçağı düştüğü an elektronik eşyalar bozulup, dünya mahvolmuş. oysaki sezon 3′ün son bölümünde jack’in sakallı halini hatırlayın. adadan kurtulmuştu ve kate’e adaya geri dönmeleri gerektiğini söylüyordu. oysaki dünya gayet normal. hatta kate ile buluşmaya gittiklerinde havalanından uçak kalkıyor. yani teknolojide geriye gitmemiş.

Dog Rednuht demiş,

30 Ocak 2008 @ 16:04

Kemal arkadaşın dediği doğru, teorinin bazı tırt kısımları var. Ayrıca hepsinin aynı yaşta olmalarına gerek yok, o nerden çıktı? Farklı zamanlarda doğmuş olamazlar mı yani? CC herşeyi düşünmüşte bunu mu düşünemiyor? :)

Dog Rednuht demiş,

31 Ocak 2008 @ 15:58

Sonradan aklıma geldi, CC sadece başrol oyuncularını hayatları boyunca bu senaryoya hazırladıysa ve adanın kurtuluşunu amaçladıysa, geriye kalan onca figuranın bu işte rolü nedir? Onlar kurunun yanında yaş mı? Neden hala figuran olarak duruyorlar?

freeengin3000 demiş,

31 Ocak 2008 @ 18:41

eğer dizi herhangi bir teori veya gerçeklik üzerine kurulduysa dizide 15 küsür tane başrol oyuncusu var 40 küsür kişi kurtulmuş uçaktan geri kalan 30 kişinin işi ne onlar da dizide hep arkada meraklı meraklı bakıyolar üzülüp seviniyolar garibanlar.hikaye yok bişey yok.Figüran işte dizinin de bi oyuncu ve para kısıtlaması olmalı değil mi :)

hazel demiş,

4 Şubat 2008 @ 00:08

yh bn pek bşi anlamadım ztn bu kdr karmakarışk bşiyi ypmcılar akıllarına glse ble uygulamk isticklerini düşünmüom.herkes mükkemmel die ama o kdr da deil.Adm çk gzl dşnmş ama fzla karışkk

zen81 demiş,

6 Şubat 2008 @ 22:10

Bence bu dizinin teması çok yalın çıkacak.Tek birşey üzerinde toplanacak.Ben de bu kadar karmaşık bilim kurgu ürünübir şey çıkmayacağını düşünüyrum.Daha basit bir açıklaması olacak herşeyin.

mrgorkyazrail demiş,

16 Şubat 2008 @ 19:04

Yaw wlla dikkatimi çekti yorumlar giderek teori karşıtı olmaya başladı. Belki yarısı doğru yarısı yanlıştır diyen çıkmadı hiç. Ben diyeyim bari de eksik kalmasın:D

Jasmine demiş,

2 Mart 2008 @ 01:52

Tamamen psikolojik ya da sosyo-psikolojik deney üzerine kurulmuş bir senaryo bence. Her biri hayatlarında manevi belli önemli konuların eksikliğini yaşamış, kendini tamamlama gayreti içinde olan baş kahramanların kendi ayakları üzerinde durma (bu psikolojik tarafı) ve toplu yaşama ortamında başlarına gelebileceklere karşı yaşam mücadelesi verme (bu da sosyo-psikolojik tarafı) mücadelesi. Bahsedilen detaylarda senaryonun gizemli yanının varolduğunu gösterebilmek bence. Kuru kuru izlenmez değil mi:)

sinan demiş,

2 Mart 2008 @ 02:26

teori güzel düşünülmüş ama her yonuyle dogru oldugu konusunda aynı fıkırde degılım.zen81 bende senle aynı seyı dusunuyorum.bu kadar karmasanın ıcınde tek bı baglamda sonuclanıcak hersey.sankı bana bu dızının baglamını desmonla penynın aşkı(yanı kavusması) çözucek göruceksınz.onlar kavustugunda son bulucak.buda sadce kafamdakı bır cok teorıden bazısı.senarıstlerın teorıyı dusunmelerıne gelırsek bi traftanda bence adamın anlattıklarının coook fazlasını dusunmusler zaten kı onların dusunduklerını çözmeye çalısılmıs herkesçe

sagopa demiş,

19 Mart 2008 @ 06:02

arkadaşlar çok fazla üzerinde durmayın. ben bu diziye başladığımdan beri paranoyak oldum. bu kadar mükemmel bir dizi veya sinema izlememiştim internetten her türlü teoriyi okudum kendim teoriler geliştirdim hayatımın her anı lostu düşünmekle geçiyor. fakat belki biliyorsunuzdur senaristler lostun bütün fan sitelerini takip ederek izleyicileri ters köşeye yatırmayı seviyorlar eğer bu teori mükemmel deniliyorsa %100 eminimki bu çıkmayacak.

sagopa demiş,

19 Mart 2008 @ 06:10

şuanki diziler başlayıp bitiyor ve çokta tutmuyor. sinemalar artık sondan başa doğru gelmeye başladı çünkü bu daha da heyecan verici oluyor örnek olarak kelebek etkisi, halka gibi. fakat bizi bu diziye hasta eden ve mükemmel olmasının nedeni dizinin ortasından başladı bu şekilde flashback ve flashforwardlarla şuanda olanı anlamak ve sondan az önce ne olduğunu öğrenmek istememizdir.saygılar

deppizm demiş,

22 Mart 2008 @ 20:53

bence evrensel bi olay zamanda gel gitler oluşuyor ve gök yüzünde ışığın görünmesiyle o anda zamanda bir kapı açılıyor. bana göre o patlamanın olmasıyla herşey sil baştan başlıyor. desmondun çıplak oluşu ve evde pennyle konuşması diyebiliriz.. ama en büyük olay bana göre bu dizi desmond üzerine kurulması ve herşeyi desmondun bitirmesi olucak. çünkü adadaki en kritik anda anahtarı çevirmesi,zamanda bi kırılma yaratıp kapı açması ki bana göre öle,yıllarca numaraları girmesi,o kapıdan geçerek penyynin yanına gitmesi ve ormanda çıplak uyanması..

whoa^ demiş,

25 Mart 2008 @ 23:07

Bazı olayların black smoke tarafından gerçekleştirilmiş olması jack’in uyanma karelerinden de açıkca görülüor ve bu adaya düşen kişilerinde dharma kuşağı oldugu teoriside gayet mantklı geldi bana öyle bi uçak kazasında kurtulma olasılıgı nerdeyse 0 yani o yüzden doğrulanma payı bi artı daha kazanıyor gerçekten çok etkileyici bi teori olmş.
HATTA şunuda eklemek istiorm 1. sezon 4. bölümde john kate ve micheal ormandalarken bi yabandomuzu saldırıor micheal yaralanıor kate ile bi yerde beklerlerken john bunlardan ayrılır ve domuzun peşinden gider sonra ağaçların arasından blacksmoke sesi duyulur ve büyük bi gürültüyle john’a doğru gelir ve bs hiçbişe yapmaz john’a (blacksmoke oldugunu kameranın yüksekten çekim yapmasından anlıyorz ve john’un gözlerindeki siyahlıktan) sonra john yabandomuzu ile sahile döner. burdanda aralarındaki ilişkiyi biraz daha güçlendirmiş oluoruz =)

ayhan demiş,

26 Mart 2008 @ 19:53

mukemmel teori tebrikler

Erdem demiş,

26 Mart 2008 @ 22:21

Teori mantıklı ama senaristlerin böyle karmaşık bişey yapıcaklarını sanmıyorum…

ozannn demiş,

22 Nisan 2008 @ 19:06

bnce mantıklı ama bu kadar karısık değildir bazıları dogru olabilir ama

tayfun demiş,

23 Nisan 2008 @ 00:10

belli bi mantığa dayandırılmış bi teori fakat böyle görmek istersen bu sonucu çıkartabilirsin.ipuçlarını bizi götürdüğü noktada kaderci bi yaklaşım var ve bu bence olayı basitleştiriyo…

quarterpast demiş,

9 Mayıs 2008 @ 15:52

bence çok da iyi bir teori değil yani hem karışık hemde paranoyakça yani alakasız olayları birleştirip bi olay örgüsü yapmaya çalışmış adam bence çok karmasık ama herkes benm gibi düşünmüyo olabilir

fosil13 demiş,

10 Mayıs 2008 @ 00:23

bence adam bu teoride çok önemli bir nokta yakalamış. adam dioki nerdeyse bütün kahramanlar babalarıyla bazı sorunlar yaşamış. gerçektende böle jack kate hurley claire lock walt gibi
ayrıca bu ayrıntılarında üzerinde fazla duruldu dizide

abdullah demiş,

10 Mayıs 2008 @ 11:56

bu teori biraz abartılmış ama ve daha önce düşünmediğiz noktalarıda yok değil,
bu herkesin kardeş çıkmasıda beni biraz bizim eski türk film lerine götürdü doğrusu;

bu nikah kıyılamaz
neden
çünkü çünkü
siz kardeşsiniz

ama tabi benimkisi ufak bir benzetme, dizi hakkında olumsuz bir görüşüm kesinlikle yok zaten 10 gün de 80 bölüm izledim

jack&kate manyağı=) demiş,

10 Mayıs 2008 @ 15:57

kimse bu adam helal olsn walla müthiş iş çıkarmış harika bi araştırma ve bana baya baya mantıklı geldi

ipek demiş,

11 Mayıs 2008 @ 12:58

benim de aklıma bir teori geldi paylaşmak istedim.
dharma bir buluş bulmuş ve kimse denek olmak istememiş olabilir.o da adayı anormal hale getirmiş ve birçok insan toplamıştır.bu insanların sorunları var.hiçbiri mutlu mesut yaşamamış.ada 1995te,gerçek zaman ilerde.çünkü dharmanın araştırdığı konu şu;kader değişir mi?bu nedenle insanların sorunlarını düzeltip geleceği değiştirmeye çalışıyorlar.sorunu bitenleri dharma bi şekilde öldürüyor.ve aslında gerçek dünyaya gidiyorlar.ama ada kate ve jacki yollayıp onların kendi ayaklarıyla gelmesini izleyecek.ve de gelecekler.oceanic 6 lıları adaya gelecek ve adada yaşamlarını sürdürecek.çünkü farkındaysanız en çok onların sorunları var.ve belki sonra da çıkacaklar.ama genç olarak.sawyer ölebilir.çünkü sorunu erken bitecek.ama hayatta yaşayacak.bu insanlar hayatta düzgün olarak yaşayacaklar bence.dharma daha fazla kazazede buldu çünkü daha fazla araştırma yapmak istiyor.sorunları ele alalım.
jack manyadı son günlerde. işte düzgünleşecek ve insanlar hep mutlu olacak.önce acı sonra da mutluluk.yani acı dediğimiz katein ihaneti ve daha bi sürü olay.sonra da belki kate ona döner.bu da ikisi açısından mutluluk olacak.
hurley(hugo)nun üzerinden lanetin kalkması mutluluk olacak ama acı dediğimiz olay ise charlienin ölmesi olabilir.
sayid önce acı yaşaması,shannonun ölmesi acı,belki de nadianın adaya düşmesi mutluluk olabilir.
ölenler arkaplanda da oynuyorlar gerçek hayata da gidiyorlar.

ipek demiş,

11 Mayıs 2008 @ 15:46

@kemal
ben zaten öyle birşey hatırlamıyorum,olmadı 2004 yılında :D

CoReeYe demiş,

12 Mayıs 2008 @ 19:42

alakası yok böyle değil

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın