Mantıklı Bir Teori

lost_bilim_adami.jpg

Gerçekten iyi düşünülmüş bir teori aslında en önemlisi dizi içindeki karmaşadan biraz uzaklaştırıyor insanı bize mantıklı geldi ve sizinle paylaşmak istedik umarım sizde beğenirsiniz..

Bu dizide gördüğümüz tüm karakterler, birer denek. Ortada adada yok. Hepsi bir araştırma merkezinde kafalarında kablolarla uyuyorlar. Kimi suçlu ve bu yöntemle topluma kazandırılmaya çalışılıyor kimi akıl hastası ve rehabilite edilmeye çalışıyor. Kimi engelli, kimi ölümcül hasta ve kimi de kısır ve bunlar da bu yöntemle aslında hiçbir zaman ulaşamayacakları bir hayatı yaşadıklarına inanıyorlar ve mutlu oluyorlar.

Denek oldukları bu deney şu şekilde işliyor, hepsinin geçmiş hikayeleri bir sistemde harmanlanıyor ve ortak tek bir senaryo oluşturuluyor.(her karakterin aile içinde babası ile olan sorunları dikkat edilmesi gereken bir nokta dizideki flashbacklerde buna sıkça rastladık) Bu sayede birbirleriyle bağlantılar kurularak yönlendirilmeleri sağlanıyor. Kafalarına kablo bağlı bi halde uyuyan karakterlerimiz bu olayların çoğu gerçekmiş gibi inanıyor. Örnek olarak: belki john locke gerçekten normal hayatında bir şirkette çalışıyordu ve engelliydi ama onun hikayesi sawyerinkiyle kesişsin diye bazı noktalarda değiştirildi. Bizim rüyadaki gerçekliğe koşulsuz inanmamıza benzer bir şekilde o da inandı doğal olarak kendi geçmiş hikayesine.

lost_ameliathane011.jpg

Tüm hikayenin adada geçmesi ve kimsenin adadan kaçamaması ve hatta tanrının bile görmemesi deyimi bu teoriyi destekliyor. Çünkü ortada somut bir ada yok ki. ada beyinlerinde yaratılan sanal bir ada. Zaten o yüzden bir ada. sınırları belli ve ufak bir alan. Adadaki ölümler şöyle açıklanabilir, tedavi olmuş bireylerin sistemden ayrılması için bir prosedürdür. Mr eko normale döndüğünde sistemden bir anda ayıramazsınız ki, ya da bir anda görünmez olamaz. Yoksa adadaki diğer bireyler bunu sorgulardı. Onun yerine ölmüş gibi yaptılar. Böylece hem eko simulasyondan çıktı, hem bu gelişme ada sakinlerini (nasıl sakinse artık) farklı bir yöne taşıdı.

lost_carl_clockwork01.jpg

Tüm o yaratıklar karakterleri biraz korkutup birarada kalmalarını sağlamak için. Böylece adayı kurcalamayıp rahat duracak ve simulasyonun gerçekliğine inanmaya devam edeceklerdi. Son bölümdeki sihirli kutu da bu teoriyi destekliyor gibi(locke’ un babasının bulunduğu)… Ancak sanal bir dünyada istediğinizi yaratabilirsiniz.

Yazı için Pulpowski’ ye teşekkürler


lostmysoul demiş,

12 Ocak 2008 @ 10:52

iyi hoş güzel de, peki adadaki insanların birbirlerini vurmasını nasıl açıklayacağız? nasıl bir rehabilite bu?( michael 2 kişiyi vurdu, sawyerın kaç kişiyi vurduğunu ben unuttum,ana lucia,charlie vs.)
baştan biraz mantıklı geldi ama bu sorunun cevabını merak ediyor insan.

OsmanSakir demiş,

12 Ocak 2008 @ 11:05

Umarim ve cok buyuk bir ihtimalle boyle sonuclanmayacak..Benim icin hayal kirikligi olurdu .. Fikrinizi paylastiginiz icin tesekkur ederim.

Hasan demiş,

12 Ocak 2008 @ 11:40

mantıklı olabilir. ama pekde inanası gelmiyor insanın

Fastense demiş,

12 Ocak 2008 @ 12:54

flashforwardlarda jack ve katein adadan kurtuluşlarını nasıl açıklayacağız o zaman?

myrit demiş,

12 Ocak 2008 @ 12:54

ii de senn sorularının cevapları bazı şekillerde verilebilir…

peki ada gerçekse ortaya kaç soru çıkıo onun farkındamısın?…

adadaki SİYAH dumanda simülasyanun gerçek labileceği konusuna destek oluo aslında….

Ve son olarak 4.sezonda adaya gelenler

BENCE YENİ HASTALAR :)

muamma demiş,

12 Ocak 2008 @ 15:45

Böyle biterse ne yapıyooruz?

Hepimiz birer pompalı alıp ABC kanalını basıyoruuuz ..

Dagos demiş,

12 Ocak 2008 @ 15:47

ii de desmond ın geçmiş hayatında bu adaya düşüceği ve buna benzer şeyler duyduk…

ve desmond 3-4 yıldır adada

yani desmond bu süreç içinde kablolara mı bağlı kaldı(bence mantıklı olduğu kadar saçma bi teori)

mehmet ayaz demiş,

12 Ocak 2008 @ 15:58

slm arkadaşlar, ben bu lost denen illetin şimdiye kadar yayınlanan bütün bölümlerini izledim. ama bu görmediklerimi okudukdan sonra anladımki bunu tekrar izlemek zorundayım. lostfan.net e çok teşekkür ediyorum, kör olan gözlerimi biraz olsun açtı. sizlere sorum internet üzerinden izleyebileceğim bir yer varmı? varsa web adresini buraya gönderebilirmisiniz. teşekkürler şimdiden

AvaLioN demiş,

12 Ocak 2008 @ 16:15

Bu teoriye az çok ışık tutan 2 şeyden bahsedeyim.

1.si adaya düşen Naomi’nin Hurley ile konuşması sırasında ; 815 nolu uçağın enkazı bulundu ve cesete rastlanmadı tarzında (diziyi izleyeli bayağı oldu eksik hatırlıyor olabilirim) konuşması ve Hurley’in şaşırıp kalması.

2.si ise Hurley’in akıl hastanesindeki kel kafalı bir arkadaşının adada gözükmesi ve “Burdaki hiçbirşeyin gerçek olmadığını ” söylemesi ; hatta o kelin uçurumdan aşağı atlayıp kayboldunu izlemiştik.

Bu 2 sahnede benimde aklıma bu teoriye benzer şeyler düştü ama adı üstünde teori işte…

Osman demiş,

12 Ocak 2008 @ 16:34

Bu teoriyi okuduktan sonra aklıma terminator abimizin total recall filmi aklıma geldi. Simulator’le mars ‘a gonderiliyodu. Film’in başından sonuna kadar hersey cok gercekçi, arnold abi, mars’ı kurtarana kadar uğraşıyodu, hatta mars’ta birine aşık olup, orda kalıyo gibi bitiyodu sonu. Ama orda konu hep arnold’un etrafında geçiyodu. Lost öyle değil ki, kaç sezondur, flashback’i forward’ı onca insanın hayat hikayesi vs. Bazıları öldü diziden ayrıldı. Simülasyon olayı canavar yada jacop ya da ne biliyim adadaki o tuhaf sesler le ilgiisi olabilir belki ama oda beyin yıkama amaçlıdır en fazla.

caglaa demiş,

12 Ocak 2008 @ 17:43

bukadar basit bi açıklaması varsa lostun gerçekten protesto ederim ama sanmam böle bi yanılgıya düşmez senaristler..

CaLaSuS demiş,

12 Ocak 2008 @ 18:14

gerek yoq sürekli teori üretmeye değişen bişey olmıycaq sonunu bilen sadece 2 kişi war biri senarist biri alla:)

cakolost demiş,

12 Ocak 2008 @ 18:49

o olmaz o

selin demiş,

12 Ocak 2008 @ 18:59

bncede yanlış bi teori çünkü sonuçta bu bi dizi ve böyle sonlanması insanlarda büyük bi hayal kırıklığı uyandıracağından senaristlerin böyle düşündüğünü sanmıorum..

Ziza demiş,

12 Ocak 2008 @ 19:05

Maalesef ama, inanılmaz derecede saçma bir teori…
Teori olmakla yetinebilir ancak.

Diğer bir yandan, hiç de mantıklı değil.

bihter demiş,

12 Ocak 2008 @ 19:12

yaw size katılıyorum bunların hepsi simulasyonsa adadakiler nasıl birbirlerini vuruyo? ayrıca o denizaltı patlamasaydı jake dönücekti.Ayrıca desmond olucakları görüyor bu nasıl bi simulasyon?

existence demiş,

12 Ocak 2008 @ 20:21

insanlar bu teorileri yayınlayarak dizi yazalarına kolaylık sağlıyor.yani mesela bi teori çok benimsenirse dizi yazarları bir bölümde o teoriyi çürüçetek bi durum oluşturabilir.insanlarda o teoriden vazgeçer.sonra o teoriyi destekleyen bi durum olşturulur.fakat insanlar bunu çabuk anlayamaz.o teoriye dönüp onu geliştirmek yavaş işler.ama belki o teori doğrudur.buna ben matrixcilik diyorum.basit bir şeyi karmaşık anlatıp.senin o filmi 10 kez izlemeni sağlamak.örneği, others ı ilk başta çok abarttılar daniel ya kaçın ya ölün demişti teorilerde onların zamanda yolculuk ettikleri felan yazıldı .ama onlar dezmond anhatarı çevirince olan durmu bile anlamadı dikkat etmedi.niye?bize o kadar önemli gösterilen olay .others için önemsizdi.bence bunlar rating ve pazarlama oyunlarından ötesi değil.yazarlar hile yapıyor teorilere bakarak insanları beklemedikleri yerden vuruyolar.ama bir lost fanı olarak diziyi izlememizi ve ona hayran kalmamazı son 18 günü heycanla saymamızı sağlayan bu:)

lost&heroes demiş,

12 Ocak 2008 @ 20:36

gayet iyi düşünülmüş bir teori fakat gene bazı sorular cevapsız kalıyor..

ozan demiş,

12 Ocak 2008 @ 23:59

benim şu ana kadar duyduğum en mantıklı teori bu…
Senaristlerindede dediği gibi mantıklı bir son ile bitmesi anca bununla açıklanırdı zaten.
Bu arada adaya geri dönme meseleside deneyin bir parçasıdır.
:)

aragorn demiş,

13 Ocak 2008 @ 03:58

Lost böyle bir şekilde bitmez, adaya yeni gelenlerin kötüler olduğunu biliyoruz, amaç insanları tedavi etmekse neden kötüler gelsin? Dizideki herşey gerçek, Senaristler daha en baştan sonunu düşünmüşler, kimse teorilere ve beklentilere bakıp ta dizinin gidişatını değiştirmiyo, sadece bekliycez ve görecez, hiçbir teori doğru değil…

ayaz demiş,

13 Ocak 2008 @ 12:31

slm arkadaşlar, ben bu lost denen illetin şimdiye kadar yayınlanan bütün bölümlerini izledim. ama bu görmediklerimi okudukdan sonra anladımki bunu tekrar izlemek zorundayım. lostfan.net e çok teşekkür ediyorum, kör olan gözlerimi biraz olsun açtı. sizlere sorum internet üzerinden izleyebileceğim bir yer varmı? varsa web adresini buraya gönderebilirmisiniz. teşekkürler şimdiden cevap yazan arkadaşım cıkmadı. yardımcı olun lütfen

dml demiş,

13 Ocak 2008 @ 13:10

böle biterse cok basit bi son olr..bna da sacma gldi acıkcası..ck dha farklı seyler bekliyorum bn son için..

nothijngrad demiş,

13 Ocak 2008 @ 17:59

ayaz…
al sana www.tiklaveizle.com
üye olman lazım ama
sadece lost da yok heroes ve prison break da var

108_erzincan demiş,

13 Ocak 2008 @ 21:34

ya fazla kasmayın arkadaşlar. altı üstü bir ada macerası ve bazı deneyler. yanlış anlamayın altı üstü derken senaryonun mükemmelliğine bi diyeceğimiz yok. lost 1 numara zaten

bulut demiş,

13 Ocak 2008 @ 23:02

bu teoriye uygun biterse senaristlerin dediği gibi hiç birşey cevapsız kalmaz yani herşey hayaldi olanlar, olmadı aslında yatıyodu hepsi rüya gördüler siyah dumanlar falan hiçbirinin açıklaması yok hayalden ibaretti gibi birşey oluyo ama sonuçsuz olmuyo. çok güzel bi teori ama umarım yanılırsınız. bu şekilde sonuçlanmasın.

ayaz demiş,

14 Ocak 2008 @ 13:03

nothijngrad cok teşekkür ederim.

necolas09 demiş,

14 Ocak 2008 @ 17:05

Bu teori güzel bide şöyle düşünebiliriz Rehabilite değilde bir oyun olabilir.senaryolar üzerine bir oyun insanlara sanal alemde olsa bir işkence veya eziyet olabilir. boyle deilse eğer dagosa katılıyorum desmond adayı biliyordu eger bu teorı dogruysa her seyi desmond planladı.Charlieyi bir kac kez olumden kurtardı yanı tedavisinin bitmediginimi gosteriyor buda sistemin hatası olur .Hatayıda desmond duzeltmiş olur buda DESMONDI bu sistemin kurucusu yapar.Neyse kafamız karısmadan baslasın artık su dizi!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Nunatuck demiş,

14 Ocak 2008 @ 17:21

Benim hatırladığım kadarıyla senaristler en başta bir basın açıklamasında simulasyon teorisine “hayır” dediler…

Fantasticc demiş,

15 Ocak 2008 @ 10:55

hiç bir teoriden memnun olmayan ve “bu olursa çok saçma olur, hayal kırıklığı yaşarım” vs diyenler diziyi şimdiden bıraksınlar. çünkü her ne duyarsa duysunlar, dizi her ne şekilde biterse bitsin asla memnun olmayacaklar.

bıktım artık aynı şeyleri duymaktan. çoğu kişinin de söylediği gibi altı üstü bir dizi bu ve hepsi kurmaca. sonuç ne çıkarsa çıksın hepsinin hayal ürünü olduğunu biliyoruz. bu yüzden bişeylerin tadını çıkarmayı deneyin hiç değilse. “bu çok kötü, bu saçma, bu içleracısı” demek eminimki size de birşey getirmiyordur.

kabul express demiş,

15 Ocak 2008 @ 22:11

dizinin sonunda da hepsi uykudan uyanıp aa ruyaymıs bu derse sasmam

aragorn demiş,

16 Ocak 2008 @ 00:51

Bu teoriye göre madem ki bu bir simülasyon rehabiletesi, ortada tedavi amacı var ve tedavi olanlar ölmüş olarak gösterilip adadan yani simülasyondan alınıyor o halde son bölümdeki Jack’in durumuna ne demeliyiz. Adam resmen intihardan döndü. Bu nasıl tedavidir ki ayrılınca intihar etmeye teşebbüs edesiniz. Jack’in adadaki yani bu teoriye göre simulasyondaki hali bile en son halinden daha iyiydi. Kısacası bu simulasyon teorisi şimdiye kadar duyduğum en mantıksız teori. Bir arkadaşımızın da dediği gibi yapımcılar simulasyona “hayır” dediler. Ayrıca Fantasticc; ortaya atılan teorileri eleştirmemiz gayet doğal birşey. Umarım sana özelşöyle bir finali hazırlanır: “Jack yatağından telaşla uyanır ve -Aaaa ne kadar ilginç bir rüya gördüm, rüyamda uçakla tuhaf bi adaya düştüm ve burdan kurtulmaya çalışıyordum” der ve işinin başına döner…” ve sen de hiç şaşırmazsın, hayal kırıklığına falan uğramazsın, ne güzel bir sondu dersin… Diziyi hiç izlememek bu mantıkla izlemekten daha iyi bence. Ben Lost’un şanına yaraşır bir şekilde ve HAKİKİ izleyicilerini memnun etmiş olarak sona ereceğini düşünüyorum… Saygılar…

boncuk demiş,

16 Ocak 2008 @ 08:35

bu teoriye bende katılmıyorum. çok fazla matrix i çağrıştırıyor.

aragorn demiş,

16 Ocak 2008 @ 11:46

Arkadaşlar benim Lost’un dördüncü sezonu ile ilgili şöyle bir teorim var: Biz aslında üçüncü sezonun finalinde dördüncü sezonun finalini izledik. Yani biz dördüncü sezonda yenilerin adaya gelişlerini, bizimkilerin ve The Others’ın onlarla olan mücadelesini ve sezonun sonunda Jack, Kate ve birkaç tane daha kahramanımızın bir şekilde adadan ayrılışlarını izleyeceğiz. Biliyoruz ki bu Sezonun adı The Return yani Dönüş. Biz zannediyoruzki bu dönüş normal dünyadan adaya dönüş halbuki bu dönüş adadan normal dünyaya dönüş de olabilir. Yeni sezon afişlerinde adanın suya büyük binalar yani şehir olarak yansıması da bunu destekler nitelikte. Ayrıca bir diğer sloganımız “Adayı koru ya da öl” Hatırlarsanız Benjamin jack’e eğer o telsiz cihazını kullanırsan bu adadaki herkes öldürülmüş olacak demişti. Dediği gibi bu sezon yeni gelenlerle bizimkiler arasında sürtüşme çıkacak ve malesef ölenler olacak. Jack ve Kate’in de aralarında bulunduğu bazı kahramanlarımız bir şekilde (büyük bir tavizle, sonradan çok pişaman olacakları bir anlaşmayala yada zorla vs.) adadan ayrılacaklar. Fakat sonra görüyoruz ki Jack büyük bir pişmanlık içerisinde ve duyduğu vicdan azabı yüzünden adaya geri dönmek istiyor. Yani dönüp dolaştırıp bu sezonun finalinde de Jack’in Kate’i havaalanına çağırıp “We have to go back Kate” diyişini izleyeceğiz gibi hissediyorum. Şayet yapımcılar diziyi altı sezonda bitirmek istiyolarda böyle bir düşünce oldukça mantıklı. Adaya asıl dönüş beşinci sezonda olacak bence. Yani yapımcılar bizleri bir 6-7 ay daha meraklı bir bekleyiş içine sokabilirler. Şu tabuttaki adamın kim olduğunu bile bu sezon vermeyebilirler böyle düşündüğümüzde :)) Benim tahminim tabuttaki adam yani ölen kişi malesef Benjamin. Benjamin başlarına ne geleceğini biliyordu. Yeni gelenler onu adadan uzaklaştırdılar, adayı koruyamadı ve o da buna dayanamayarak ardında bir sürü soru bırakarak intihar etti. Onu dış dünyaya bağlayan pek de birşey yoktu ama galiba bir oğlu var. Belki onu da elinden aldılar. Jack de gazetede Benjamin’in ölüm haberini duyunca adaya geri dönüş yolunu bilen tek kişinin Benjamin olması yada The Others’ın adayı koruma planlarını alt üst edip yeni gelenlerin adayı ele geçirmelerine yardımcı olduklarını anlayınca bunalıma girdi ve o da intihar etmek istedi fakat olmadı. Benjamin’in cenazesine bizimkilerden kimsenin gitmemesi, Kate’in onun ölümünü umursamaması gayet doğal. Normal dünyada da ailesinde kimse yoktu zaten. Yani genel olarak ben böyle düşünüyorum bilmem siz ne dersiniz. Tabi bu sadece bir teori, dediklerimin tam tersinin çıkması da beni hiç şaşırtmayacaktır :))) Sizlerin görüşlerinizi de bekliyorum…

Fantasticc demiş,

16 Ocak 2008 @ 17:07

aragorn, “dizinin sonunda herşey bir rüya olmasın da…” gibi absürt laflar eden bir güruh var evet, zaten ben bu insanları eleştiriyorum. Bir de “philadelphia deneyi, dinler tarihi vs vs vs” gibi sıralanacak sayısız teorinin hepsine birden “bu çok saçma” diyen ayrı bir güruh var. bunların lost’u izlemesinin tek nedeni “aha şimdi sıçtılar, bunun nasıl mantıklı bi açıklaması olabilir?” demek. kara duman ve jacob bu tip insanların yeriden zıplayıp naralar attığı bölümlerden sadece iki tanesi…

elbette herkes dizinin mantıklı açıklamalarla sonuca bağlanmasını istiyor, ama herşeye “bu saçma, bu aptalca” diyenlere de tahammül etmek mümkün değil.

simülasyon teorisi’ne gelirsek, gayet mantıklı geliyor kulağa ama gerçek bunun olmayacağını zaten biliyoruz. ama dizinin gerçek kurgusuyla alakası olmaması, teorinin mantıklı olduğu gerçeğini değiştirmez. yukarıda yazılan tüm yormlara hitaben söyleyeyim, flashback’ler simülasyon’un bir parçası olmayabilir. yazıda söylenildiği gibi herkesin anıları birleştirilerek, ortak bir senaryo oluşturuluyor. geçmişlerindeki ortak anlar bu şekilde kolayca açıklanabilir. flashback’leri insanlar gerçek hayatlarında yaşadılar, ama simülasyon sistemi bunların bazı yerlerini değiştirdi… simülasyonun rehabiliteye yönelik olması ise tartışılır. ölenlerin “iyileşmiş” olduklarını kimse iddia edemez bence. (örneğin eko inanç budalası olmuştu. belki beyni sulu olanları alıyolardır :P) her ne haltsa işte…

bu arada diziyi, jack’in veya hurley’nin şu hasta arkadaşının ya da herhangi başka birinin “rüyasına” bağlamaları %0. böyle bir şeyi tahmin olarak ileri sürmek bile komik. (aynı şey harry potter serisi için de söylenmişti ve yazar, en kibar dille “harry o kadar uykucu biri değil” demişti. başka ne desin ki?)

dizinin “adaya dönüş”ü işleyeceğini bir zamanlar ben de düşünüyordum. özellkle üçüncü sezon bittikten sonra yapılan teorilerde çok geçti lafı. çoğu kişi 4. sezon’un (en azından bir kaç kişinin) adadan ayrılışını anlatacağını, 5. sezon’da adaya geri dönüşün anlatılacağını, son finalde ise hikayenin asıl konusunun ağırlıkla işlenip sonuçlanacağına inanıyordu. ama ben artık böyle düşünmüyorum. yani sezonlara bölmezler herhalde… ayrıca flashforward’lara da sık sık yer verileceğini bildiğimizden (methew söylemişti) bence bu sezon içinde (sonunda da olabilir) kate-jack buluşmasının öncesini ve sonrasını öğreniriz gibi görünüyor.

Umutis demiş,

17 Ocak 2008 @ 12:44

“”Yazı için Pulpowski’ ye teşekkürler”" Pulpowski yaş kaç senin ? 2 sene sonra dizinin finalinde bir odada kablolarını çıkartıcaklar ve dizi biticek sonuç bumu :) iyice bozdunuz kafayı lostla bi gün kendinizi kaybediceksiniz o olucak :)
haydi hayırlı traşar.

lostfelaket demiş,

18 Ocak 2008 @ 18:09

teori mantıklı gibi gelsede desmondun adada senelerce olması çok saçma, ve neden diğerleri diye adlandırdıklarımız adaya denizaltıyla gelmiş,çocuklarda wardı, orda eğitim gören, ve birde beny nin babası neden adada hademe olarak çalışmak için kendini makineye bağlatsın ki ? sonuçta o adam makine müh. miydi neydi? diğerleride mi denek ? bence şu daha mantıklı ; uçak düştüğü sırada, beny,juliet ve diğerleri bir odada kitap hakkında konuşuyorlardı, bence okudukları kitaplardaki kahramanları o adada yaşatıyorlar, aslında makineye bağlı olanlar diğerleri.. 3 sezonun sonunda senaristlerin sölediklerine dikkat edin, kamera arkası görüntülerinde beny nin okduğu o kitap, fareler ve insanlar, aynı kitabı sawyer da okudum dedi ama okumamıştı. herkesin elinde bir kitap war mesela.. desmond un hapishanede okuduğu kitap geleceği gören bir adamın hikayesiydi, o kahramanı yaşayan o, sawyerin okduğu kitapta dolandırıcı birinin hayatnı anlatıyor ve bütün kitaplar stephen king e ait..

Ceroximo demiş,

20 Ocak 2008 @ 17:28

Dizinin böyle bir son ile bitmesi fazlasıyla saçma. Ve senaristler böyle bir şeye cesaret edemezler. Lost için açılan yüzlerce site var sadece Amerika’da, binlerce de tutkunu var bu dizinin. Güzelim amerikada kız arkadaşı terketti diye bile insanları kurşuna dizen onlarca kişi varken böyle bir son yazarların da oyuncuların da sonunu getirebilir:)

the rock demiş,

20 Ocak 2008 @ 17:47

bilindiği üzere jacob yakup un ecnebicesi yakup peygamber hz ibrahim in torunu hz ishak peygamberin oğludur. eski ahit teki yaratılış destanında geçen en önemli özelliği insan suretinde görünebilen bir tanrıyla güreş tutup onu yenmiş olmasıdır. ayrıca yusuf ve bünyamin peygamberlerinde babasıdır. bünyamin in ecnebicesi ise benjamindir . bilmem ışık yandı mı? bünyamin peygamber hazreti yakup un en küçük oğludur. kelime anlamı sağ kol dur.bu bilgiler ışığında jacob benjamin linus ilişkisi fazlasıyla tesadüftür ayrıca bünyamin peygamber doğumu sırasında annesi ölmüştür. benjamin linus da gariptir ki doğduktan hemen sonra annesini kaybetmiş ve annesinin son sözleri ne tasdüf ki adını benjamin koyun olmuştur. bunların hepsinin tesadüf olmadığı son derece açıktır. fakat bu durumda bize bir de yusuf peygamber yani joseph isimli biri lazımdır zira yusuf peygamber hem tarihte yakup ve bünyaminden daha önemlidir hem de jacob ve benjamin in en önemli ortak noktasıdır. bu durumda iki tahminim var joseph ya adaya yeni gelecek ekipte olacaktır ki bu yeni ekip gerçek dharmacılar olacaktır ve kendileri bad guys dır ve firavunu simgeliyor olmaları muhtemeldir. bu varsayımın doğru çıkması halinde lost dizisi için yaratılış destanının modernize edilmiş hali olduğunu söyleyebiliriz ve kanımca bilinen yaratılış destanında kimi arızalara çok enteresan cevaplar vererek anlayabilecek kapasitede olan insanları bilgilendirme ve uyarma amacı içerdiğini düşünmekteyim. biraz da yusuf peygamberden bahsedecek olursak kendisi yakup peygamberin 12 oğlu arasında en sevdiğidir ve bu diğer kardeşler tarafından hiç hoş karşılanmamaktır ve kıskançlık sonucu yusuf u diğer kardeşleri bir kuyuya atar ölüme terkedilen yusuf tesadüfen ordan geçen bir kervan tarafından kurtarılır ve köle olarak firavun a satılır rüya tabirlerindeki başarısı ve gerçekten çok iyi bir insan olması sonucu firavun tarafından farkedilir ve firavunun sağ kolu mertebesine kadar ulaşır hikaye de sürer gider herneyse. eğer joseph diye biri ilerki bölümde çıkmayacaksa joseph i mevcut karakterler arasında aramak gerekir bu durumda yusuf john locke dan başkası olamaz ayrıca dharmacıları bulunduğu çukura atılması ile yusuf un kuyuya atılması da fena halde benzerlikler içerir fakat john locke ile ilgili başka teorimde var. söz peygamber isimlerinden açılmışken aaron yani harundan bahsetmemek de olmaz tabi. şimdiye kadar doğum gerçekleşmeyen adada mucizevi şekilde doğan aaron ismi rousseau tarafından kaçırıldığı zaman aniden kendisine verilmiştir annesi claire durup dururken şalgam kafaya aaron demiştir ve anlamını bilmediğini söylemiştir. harun tıpkı mr eko nun claire e anlatırken söylediği gibi hz musa nın ağabeyi ve en yakınındaki kişidir .fakat tarihte bu özelliğinin dışında başka da önemli sayılabilecek bir şey yoktur. yaratılış efsanesine dayanırabilmek için dizide bize joseph la birlikte bir de moses a ihtiyacımız vardır. kanımca aaron musayı simgeliyor olabilir. ikinci alternatif ise durup dururken kardeş olduklarını anladığımız claire ve jack merkezli olabilir. 3. sezon finalinde telsiz kulesine doğru yapılan yürüyüşteki görüntüler fena halde musa nın exodus yani mısırdan çıkış sırasındaki fotoğraflara benzemektedir jack elindeki sopayla en önde halkı arkadadır. ayrıca aaron ile jack belki kardeş değildir ama dayı yeğendir bir şekilde akrabalık ilişkileri düşünüldüğünde moses jack de olabilir. yoruldum biraz ama merak edenlere gılgamış destanını okumalarını okurken gılgamış yerine john locke enkidu yerine de mr eko yu düşünmelerini öneririm. john locke ın çözdüğü bulmacadaki enkidu’s friend sorusuna gılgamesh cevabını yazması da yine fena halde ipucu gibi görünmektedir. bir diğer önemli ayrıntı daha vermek gerekirse penellope den hareket etmek gerekir. penelope mitojide odessyus un karısıdır. odessyus ithaka adlı adanın kralıdır ve truva savaşında yunanlılara yardım etmiştir savaş sonrası da bir şekilde denizlerde 10 yıl süreyle kaybolmuş geri dönmeyi başardığında büyük aşkı penelope ile evlenmiştir.ayrıca desmond un dizideki gerçek ismi david desmond hume dır biraz da david hume hakkında araştırma görüldüğünde rüyalarla ilgili eserleri olduğu görülür desmond iki karakterin birleşimidir.

denizaltı gerçeği ! demiş,

25 Ocak 2008 @ 02:04

ada var yada yok , insanlar makinaya bağlı yada değil . Adaya ulaşım hiç bir zaman denizaltıyla olmadı yani deniz altı olduğu yerde duruyodu hep .getirilen insanlar adaya gelmeden uyutuluyolar ve bilmediğimiz ve bu gidişle dizi sona bile erse öğrenemeyeceğimiz bi yolla şu an üzerinde insanların ISLAND dedikleri ” yer ” e ulaşıyo ordan denizaltıya konuluyo ve uyanması bekleniyo sonuçta gelenler deniz altıyla bi ” yer ” e geldiklerini sanıyo.

Nasıl geldiklerine ait cevapları bakarsınız dizi yapımcıları özel bi ” The Answers 46 ” diye bu gidişle dizi bölüm sayısından fazla olacak cevaplar adlı bölümde öğreniriz.

freeengin3000 demiş,

27 Ocak 2008 @ 02:21

Arkadaşlar biliyorum çok meraklandırıcı insan üzerinde kafa yormadan edemiyo ama teoriler gerçekten senaristlerin işine geliyo.Tamamen farklı bişey üreterek yine bizi şokta bırakıcaklar…Ha teori üretmek yerine kendi dizinizin senaryosunu yazabilirsiniz bence lost bizi böyle geliştirdi ancak…

LoSt demiş,

27 Ocak 2008 @ 20:50

sonu bole bıterse bence buyuk bır hayal kırıklıgı 3 sezonda ortalıgı kasıp kawurdu sımdı 4 sezonda bole bı sonla bıtmesı bence cok sacma olur cunku lost sole hatırlanır dızı guzeldı ama sonu berbat her seyı 4 4 luk bıtırmek varken bence lost yapımcıları bole bı sey ypmaz daha sonra bu bı sımalasyonsa kate ve jack gerı donelım fln dıyo sımılasyonamı gerı donelım cok sacma olurdu kı desmond o adada kac senedır orda aynı sekılde dıgerlerı kac snedır ordalar kac senedır bır makınayı baglılar eger sonu bu sekılde bıterse cok cevaplanamıyacak soru orta ya cıkar bence ! ! ! ! ! !

drt23 demiş,

27 Ocak 2008 @ 22:34

Nereye yazacağımı bilemedim, buraya yorum olarak yazdım. Yerin biraz alakasız olduğunu biliyorum ama 4. sezonla ilgili bi teorim var(daha önce benzer bişey yazıldıysa özür dilerim):
Lost üçüncü sezon finalindeki flashforward’da Jack bi gazete parçasındaki haberi okuyor. Haberde adı tam olarak görünemeyen birinin öldüğü yazıyor. Daha sonra Jack bi cenaze evine gidiyor. İşte gazetedeki isim Jeremy Bentham’dır ve tabuttaki de odur. Jeremy Bentham gerçekte bir İngiliz filozof ve hukukçudur. Biyografisini internette bulup okuyabilirsiniz. Dizideki bazı karakterlerin isimlerinin gerçek filozof isimleri olduğunu biliyoruz (John Locke gibi…). J.Bentham da öyle. Bentham 1800lü yıllarda bir cezaevi tipi modellemiştir. Bu ilginç mimarinin temelindeki mantık, mahkumları onlar bilmeden istenildiğinde gözetlemektir. İşte wikipedideki ilginç cümle: ” Bentham’ın yaklaşımına göre, gözlemlenen her yanlış davranışının ceza getireceğini bilen, ama davranışlarının aslında ne zaman gözlemlendiğini bilmeyen mahpusun aklını başına toplayarak her zaman izleniyormuşçasına davranmaktan başka seçeneği yoktu.” Biliyoruz ki Sawyer ve Kate, Others tarafından kaçırıldıklarında kameraya izlenen ve ödül-ceza ilkesiyle işleyen demir parmaklıklı (tıpkı cezaevlerindeki gibi) kafeslerde tutulmuşlardı. Ve yine biliyoruz ki Dharma deneyinde insanlar Hatch denen yerlerden gizli kameralarla takip ediliyorlar. Tüm bunlar insana J. Bentham’ın Panopticon adlı cezaevi modelini hatırlatıyor. Bence 4. sezonda bi şekilde (belkide adaya yeni gelenlerden birisi J. Bentham adında olacak ve Jack ve Kate’i belkide diğer bikaç “kayıbın” adadan çıkmasını sağlayacak. NASIL OLSA DHARMA’NIN YARATICI BEYNİ İŞTE BU ADAM, BENTHAM’DIR ve adanın giriş-çıkışını bilen kişidir. İşin kötü yanı Bentham, Jack ve diğerleri normal dünyaya döndükten sonra Hanso Foundation’un adamları tarafından takip edilmektedirler ve Bentham onlar tarafından öldürülür. Jack “We have to go back” diye Kate’e geri dönmek istediğini ve hatta sürekli uçak yolculuğu yaptığını ve bindiği uçaklarda yine sefer 815′teki olayın olması için dua ettiğini söylemektedir. Görüldüğü gibi Jack adaya geri dönmek ister ama adaya giriş-çıkşı bilen adam, Bentham, öldüğü için bunu nasıl yapacağını bilememektedir. İşte Jack’in gittiği cenaze Bentham’ındır ve mantıklı olduğu üzere bir yakını yoktur.

serhat demiş,

28 Ocak 2008 @ 04:22

lost u komple 5 kez izlemiş ve artık neredeyse kafamda hiç soru işareti kalmamış biri olarak bunu teori adayı bile olamayacak kadar saçma buluyorum.
Benim Teorim Şu Zamana Kadar İzlediğimiz Bütün Sezonlar Aslında Önceki Zamanı Anlatıyor. Yani Dizi Birebir Gitmiyor.Ve Uçakdan Kurtulanlar Belirli Zaman Aralıklarıyla Adadan Ayrılıyor Ve Daha Sonra Bir Şekilde Adaya Tekrar Geri Dönüyorlar.
Dizinin Ana Karakteri Desmond Herşey Onda Bitiyor. 4. Sezon Çok Hareketli Olacak.

freeengin3000 demiş,

28 Ocak 2008 @ 13:56

yeni teorilere karşı önyargılı olup dizideki merakım gitmesin diye okumasamda güzel düşünmüşsün arkadadaşım.tebrikler :)

freeengin3000 demiş,

28 Ocak 2008 @ 13:57

yanlış anlama okudum seninkini :)

ozge demiş,

29 Ocak 2008 @ 16:00

bence dedikleriniz mantıklı ama böyle bi sonla bitireceklerini sanmıyorum.herkes için büyükhayal kırıklığı olur.
Türk filmlerindeki gbi herşey olup bittikten sonra rüya olduğunu anlamamız çook sinir ediyor insanı inşallah böyle olmaz

ArthaS demiş,

29 Ocak 2008 @ 22:21

Arkadaslar, zaten bu teorının aynısı olan bır fılm vardı.ama ısmı sımdı aklıma gelmıyor. boyle bır sonda zaten lost a yakısmaz.ben en guzel sekılde bıtıreceklerıne ınanıyorum.4. sezonu cıkmadan 3 bolumude tekrar ızledım.yınede kafamda bır teorı olusmadı (ınsanın kafasında tabı bır sürü ??? gelıyor.ama mantıklı bır sekılde yerlestıremıyorsun.)..ne desek boş..hepberaber ızleyıp gorecegız.

freeengin3000 demiş,

30 Ocak 2008 @ 02:13

bence de herşey boş…boş da olmalı çünkü varolan teorilerden biri gerçek olursa dizi için ve özellikle biz meraklı izleyiciler için çok büyük hüsran olur be..bu yüzden yaratıcı senaristlere güveniyorum.

Dog Rednuht demiş,

30 Ocak 2008 @ 02:32

Tüm olanlar tedavi amaçlı bir simülasyon ise simülasyonun senaryosu baya iyi gidiyor. Ayrıca Kate ile Jack’in flashforwardlarına ne demeli? “Aman tanrım Kate, bizi tam tedavi edememişler, simülasyona geri dönmeliyiz!”

ShankaFB demiş,

31 Ocak 2008 @ 02:35

bu teori değil matrix filmi ztn herkesin ilk aklına gelen ama
böyle bir şey olmadığını lost yapımcıları ztn söyledi…
geçiniz…

cursedowl demiş,

31 Ocak 2008 @ 19:51

okuduğum en mantıklı teori bu, ama yinede herşeyi kapatmıyor ve böyle bir son böyle bir dizi için basit bir son olur.
bu teoriyi bence 1.sezon 1. bölüm çürütüyor, jack in hiçbir şekilde olanlara şaşırmadan lider olma çabası falan. ayrıca adada bulunan bir çok cocuğun da bu rehabilitasyon adasında olma şansları sizce ne kadar ?

hazel demiş,

3 Şubat 2008 @ 23:29

yh bn btn yormları okumada sadece ilk bi kaç yorumu okuyp sölüorm:
eger lost böle biterse izleyenlerin yüzde doksanbeşi hayal kırıklıına uyar belki de dha fazlası…şahsen bn de hayal kırıklıına urarım,yani snrlerm çk bozulurr…dilerim böyle btmez..(ama bunlarn bşka bi açıklamasının olmaması da bni korkutmuo deil)

sedaa(: demiş,

4 Şubat 2008 @ 21:59

bence adann sanal olmas cok anlamsz geldı bna

ismrliyimm demiş,

5 Şubat 2008 @ 02:41

bana mantıklı geldi. çünkü yapımcılar şöyle bi açıklama yaptı. her şey finalde bilimsel açıklanacak. hiçbir mistik olay yok bu konuda garanti veriyoruz dediler. bu durum da gayet bilimsel bi durum:):)

zen81 demiş,

5 Şubat 2008 @ 10:04

Arkadaşlar mrb. Benim yürüttüğüm fikirler de var ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Hatırlarsanız Juliet ve Benin aralarındaki sürtüşmeye şahit olduğumuz 3. sezon 1.bölümde kitap klubü mevzusu vardı. Orada juliet Stephen King’in bir kitabını kitap klubüne önermişti ve kitap klubünden bir arkadaşı Benin(ki Ben toplantıya bile katılmamıştı) kitap hakkında,kitabın tamamen safsata olduğunu ve kendisinin de ona katıldığını söylemişti. aynı bölümde daha sonra uçağın düşüşüne “diğerleri”nin nasıl tanık olduğunu ve Ben’in planını vs. izlemiştik. Ben de bu bölümü izledikten sonra bir zamanlar okuduğum Stephen King’in aklımda yarım yamalak kalmış ama hala kitaplığımda duran bir kitabını anımsadım. “Gece Yarısını İki Geçe” kitabın ismi. Kitap öykülerden oluşuyor. İlk öykü “umacılar”. Tekrar okudum bu öyküyü. Bu öyküde havada seyreden bir uçak var. Baş kahramanımız bir pilot. Ama yolcu olarak.Uzun ve yorucu bir seferden sonra, havaalanında eski karısının ölüm haberini alır ve onun cenazesine gitmek için başka biruçağa biner. Bu uçakta havalandıktan 10-15 dk sonra -çok uzatıyorum ama sadede geliyorum:)pilot uykuya dalıyor. Aynı zamanda hikaye kör küçükbikızın gözünden de anlatılıyor. Kız da uykuya dalıyor ve onlar gibi bikaç yolcu daha. Daha sonra uyandıklarında uçakta diğer yolcuların olmadığını onlar yerine ortadan kaybolan yolcuların dolgu, metal protez, kalp pili,saat,yüzük vs. metalolan her eşyalarının koltuklarında durduğunu farkediyorlar. Yani o sırada her nolduysa uyumayan yolcular ortadan kayboluyorlar hem de havadayken. Daha sonra birçok şey oluyor ve öğreniyoruz ki, aslında kahramanlarımız uçağın bir zaman yırtığından geçmesiyle boyut değiştiriyorlar vs. İşin en garip kısmı da altlarındaki eyaletler yavaş yavaş ortadan kayboluyor ve uzay boşluğuna dönüşüyor. Burada asıl öemli olan ve benim dikkatimi çeken ve Lostla belki bağdaştırılabilir gibi gelen “zaman yırtığı” meselesi. Acaba bizim Oceanic 815 uçağı bir zaman yırtığından geçmiş olabilir mi?Lost adasının bulunamama sebebi aslında adanın bizim zamanımızda varolmadığı, oraya ancak gökyüzündeki ya da paralelindeki denizaltı veya kara üzeri vs herhangi biyerde meydana gelmiş bir zaman yırtığından geçerek mi ulaşılıyor? Belki çılgınca gelebilir fakat hem adanın diğer insanlar tarafından bulunamaması/harita üzerinde varolmaması/denizaltıyla gelirken Juliet’in uyutulması(ki bence tüm mürettebat uyutuluyordiye düşünüyorum)hem de adadaki zaman kavramının gerçek dünyadakinden farklı olmasıyla destekleyebiliyorum. Doğru ya da yanlıştır bilemem ama benim varsayımım bu:)Ayrıca bence Jack’in harap ve bitap bibiçimde gittiği cenaze Hurley’e ait. 4. sezon Bölüm1 iizleyince böyle düşündüm. Çünkü 3. s. son bölümde izlediğimiz Jackle geçen hfta izlediğimiz Jack arasında fikir olarak bayağı bir fark var. Her ne olduysa Hurleyle eninde sonunda aynı fikre sahip oldu. Yani adaya geri dönemelri gerektiği fikrine. Ve Hurley’e inanmadığı için kendini suçlu görüyordu ve Hurley’nin ölümü bu sebeple onu bu kadar üzdü.

zen81 demiş,

5 Şubat 2008 @ 10:04

Az önce 2. bölm trailerını izledim.Sanırım kahramanlarımızı kurtarmaya geliyoruz diyenler Dharma Vakfından.Ben’in adadaki “diğerleriyle” bir zamanlar birlik olup Dharma Vakfı çalışanlarını ortadan kaldırdığını hatırlıyoruz. Bundan sonra Dharma’nın gerçek dünya ayağındakiler, Ben ve arkadaşlarının adadan gelen-giden sinyalleri engellemeleri sonucu adayla hiçbir bağlantı kuramadılar. Ayrıca zaten adaya ulaşım denizaltıyla oluyordu ve artık denizaltının kontrolü de ben.lerin elindeydi.Sonuç olarak uzun zamandır Dharma Vakfı adada zaten bişeylerin ters gittiğinin farkındaydılar fakat tüm çalışanlarının öldüklerini bilmiyorlardı.Ben ve arkadaşlarının kurduğu paravan şirket,Dharmanın yarım kalan denylerini sürdürmek için bilim adamı toplamaya devam ettiler. Çünkü ulaşılmak istenen şey sanırım gerçekten insanlık adına çok önmli bir şeydi. Denizaltının belki de gerçek dünyaya çıkış noktasını değiştirdiler. Dolayısıyla Dharma Vakfı çalışanları onları bulamadılar. Daha önce de açıkladığım varsayımda belirttiğim gibi zaten bu ada gerçek dünyada mevcut değil, ulaşım araçlarının tümü dikey bir alanda(havada,karada,denizde) açık bulunan fakat yerinin tam olarak tespit edilemediği bir zaman yırtığından geçerek buraya ulaşıyorlar. Belki de buranın bir rotası vardır ve ezbere bu rotadan geçerek gerçek dünya ile iletişime geçiyorlardır. Bu zaman yırtığını ilk keşfeden de Alvar Hanso bence. Sonuç olarak 2.bölüm tanıtımında geldiklerini gördüğümüz yeni arkadaşlar Benin peşinde ve bence kesinlikle Ben ve arkadaşlarından “kötü” değiller.tanıtımda da dediği gibi “sizi kurtarmak bizim ilk amacımız değil” Çünkü onların ilk amacı Dharma’yı ve deneylerini kurtarmak ve adada neler olup bittiğini öğrenmek.Bu müthiş deney de kanımca klonlama ile de ilgili bir şey.Tabii mantık çerçevesine oturtamayacağımız felsefi olaylar da mevcut.Yorumlarda,sitelerde birçok teoriye rastlıyoruz.Bence doğruluk payı olanlar da var. Özellikle felsefi olanlarda.”2 taş mevzuzu”..”iyi-kötü”..vs.Zaten karakterlerin bazıları adlarını tarihte yaşamış ünlü filozoflardan alıyor. Bu da bize işin biraz da felsefi boyutu olacağını söylüyor sanırım. Yalnız ben dizinin tüm temasının, yalın bir konu etrafında döndüğünü düşünüyorum. Bence aklımızda gerçekten soru işaretleri kalmayacak.Bu dizinin sonu belli zaten senaristlerin dediğine göre.Süsleyip,uzatıp izletiyorlar bize.Kötü mü oluyor?Hayır!Doğru olmasa da belki, bir varsayım geliştirdim kendime göre.Fakat aklıma takılan ve gerçekten anlam veremediğim şey,Ben ve julietle bu kadar içiçe olup hala adadakilerin onlara orada neden oldukalrını sormamaları.Başta sıkıştırmamak için sormuyorlardı.Ama artık sormalılar.Burası saçma bence.Orada neler döndüğü hakkında en çok fiki sahibi olanlar julet ve ben sonuçta.

zen81 demiş,

5 Şubat 2008 @ 10:05

Bir şey daha. Uçak düştüğünde Benjamin yanlış hatırlamıyorsam uçaktakilerin listesini istemişti.Yolcuların hayatları hakkındaki herşeyi öğrendiler. Oceanic 815 uçağını okyanus dibinde bulunmuştu ve tüm yolcularının öldüğünü gösteren de Ben bence. Zaten 2. bölümde adaya gelecek sakallı tipleme tv izlerken 815 uçuşunun ölen pilotunun resmini tvde görünce şok oluyormuş.Çünkü foto kendisine aitmiş.Bu sebeple bence zaten adayı arayan Dharma, pilotla bağlantıya geçip ekibine onu da katmış olabillir.İzleyip görücez bakalım.Adada ölenlerin gerçekten öldüklerine de inanmıyorum.Belki de gerçek dünyaya bu şekilde geri dönebiliyorlardır.Sesli düşünmek iidir:)İyi seyirler!

hazel demiş,

6 Şubat 2008 @ 19:49

zen81 ayaz ın da zaman yırtığı meselesi ile ilgili senin gibi bi fikri vrdı

zen81 demiş,

6 Şubat 2008 @ 21:47

nerede yazıyor acaba fikri?bulabilmem mümkün mü

yiğit demiş,

7 Şubat 2008 @ 16:56

arkadaşlar bu olabilri ama size daha mantıklı bişi söylicem hemde bilimsel arkadaşlar hepsi bunların ölü ve birbirleriyle bağlantıları oldukları için böyle bir hayat oluştu hepsi uçak kazasında öldü ama aralarındaki bağlantı onları değişik bir şeye bağladı ve o yaratık filan kendi hayyalleri

Sputnik demiş,

7 Şubat 2008 @ 17:14

3. sezonun sonundaki The answers bölümünde de Damon lindeloff açıkladı , adadakiler ölmedi. Zaman yırtığı ile ilgili bi mesele.
yiğit senin dediğin gibi olursa (ki olmaz büyük ihtimalle) seyirci nin beklediği gibi bi son olmaz, hayal kırıklığı olur.

TuRtUR demiş,

8 Şubat 2008 @ 18:18

oyun olabilirmi acaba ? :))

zen81 demiş,

8 Şubat 2008 @ 20:14

2. bölümü izledim ve yukarıda yazdıklarıma aynen katılmaya devam ediyorum.Pilotun tvde kendini görüp atağa kalkması hariç.Kendini görmüyormuş yanlış istihbarat:)

streethoop demiş,

8 Şubat 2008 @ 21:32

zen81 o konuyla ilgili benim kafam karıştı..hep pilot kendini görüyo dediler bende o kafayla izledim bölümü..şimdi pilot ekranda kimi görüyor ve ben o gün 815 in uçagı olucaktım derken ne diyor anlamadım ya açıklayabilirmisin??

Yiğit demiş,

8 Şubat 2008 @ 23:10

Güzel düşünülmüş bir teori fakat bence mantıksız .

Streethop , Frank bir pilot .Ve hatırlayacak olursan telefonda görüştüğü adama ölen kişinin gerçek Seth Norris olmadığını anlatmaya çalışıyordu . Seth hakkında bu kadar bilgisinin olmasını kanıtlamak amacıylada şunu şöyledi ; Çünkü o gün Oceanic 815′in pilotu ben olacaktım , dedi . Bu demek oluyor ki Frank , Seth Norris’i yakından tanıyordu(Yüzük olayını da unutmamak gerekir) . Çünkü her ikisi de bir pilot …

Bence tüm yaşanan olaylar gerçek . Gelen ekipse Dharma adına kiralanmış insanlar . Benjamin’in 3.sezonda Dharma çalışanlarına yaptığını biliyoruz . Ve bu yüzden Benjamin Dharma tarafından aranıyor . Ben’in korkusu da bu , dış güçlerin adayı ele geçirmesi . Daha açıklanmayan bir çok konu var tabiki .(Örnek : Siyah duman.)

zen81 demiş,

9 Şubat 2008 @ 14:03

Frank ölen pilotu tanıyordu.Çünkü sanırım arkadaşıydı.Bence de gelenler Dharma tarafından tutulmuş insanlar yukarıda da söyledim zaten.Ama adanın gerçek dünyada varolduğunu samıyorum.Boyut değiştirdiklerini düşünüyorum.Zaman ve mekandan bağımsız biryer olduğunu düşünüyourm bu adanın.

chanbiell demiş,

10 Şubat 2008 @ 22:01

bence kesinlikle çok mantıklı bi teori..insanlar sorunlu ve rehabilite edilmeleri için yıllar önce dharma tarzı bi reel formatta gözlemlenmeye çalışıldılar.fakat işler ters gitti ve problemli insanlar (the others)adayı bi şekilde ele geçirdiler.sonrasında adada kendi düzenlerini kurdular ve dışardan adaya insan bile taşıdılar.ve yıllar sonra dharma girişim yeni bir metotla yani bilinçaltında gerçeküstü bi zaman ve mekanda bu adaya rehabilite edilmek üzere yeni denekler(oceanic 815 yolcuları)gönderdiler.tabiki teknolojininde yardımıyla gerçek bir düzleme yani adayada ihtiyaçları da yoktu.desmond faciadan sonra yollanan ilk denekti.hatırlayın tekneyle kaçmaya çalıştı ama aslında ortada bi ada olmadığı için başladığı yere geri döndü.4, sezonda gelenler dharma girişimin yeni temsilcileri.bu yüzden ben onlara karşı kuşkucu ve intikam almaya geldiklerini düşünüyor.burdaki bütün karakterler aslında birer deney faresi..rehabilite olan bi şekilde adadan ayrılıyor.michael oğluna olan sevgisini kazanınca adadan çıkmaya hak kazandı.fakat oğluna kavuşmak için arkadaşlarını sattı.iyi bir amaca yanlış yoldan yürüdü.o da des gibi adadan çıkamayacak ve dönmek zorunda kalacak bence..

alfonso demiş,

12 Şubat 2008 @ 00:49

öncelikle selam arkadaşlar ben diziyi izlerken ikişey çok dikkatimi çekdi birincisi oyuncuların adadaki hayatlarından önceki olayları sık sık göstermesi yani akıllıca bişey çünkü düşünüyomda birbirlerine parça parça birleştirip izleyene inandırıcı gibi hissettirmesi ikincisi ise saçma geliyo bana genelde ara sıra yeni kişiler çıkıyolar ne bileyim dizideki kötü insanlar sadece genelde aynı kişilerle uğraşması kaçırıyolar sonra kurtuluyo sürekli tekrarlkandığı için diziden soğuyum en azından ben öle oluyom neyse şimdilik bu kadar daha bunu yazarken 3 sezondayım sonunu merakla bekliyom nasıl bitecek diye

hurley demiş,

15 Şubat 2008 @ 03:02

daha mantıklı teorıler var zaten bıraz kısa olmus..adanın gercek oldugunu senarıstler soylemıslerdı

art-of-ist demiş,

15 Şubat 2008 @ 18:43

bence önemli soru ”BEN” ,onun dışarıyla bağlantısı vardı ve hangi amaçla adaya düşenleri denek olarak kullanıyordu?adaya sonradan gelenler neden ben’i istiyor?bu sorunun cevabı biraz daha aydınlatacak sonra tekrar yanıltacaklar diye düşünüyorum

legolas53 demiş,

15 Şubat 2008 @ 19:11

art of demiş bense spoilerımı basmışım istersen bir oku kardeşim belki haklı bulursun benjamin linus ‘un kendi sayfasında yazdıklarımmmm?

JokeR demiş,

20 Şubat 2008 @ 19:16

küp filminden esinlenmiş bir teori gibi sanki.aslında lostunda küp filmine benzediğini düsünüorum.ordada küp yapımında bulunan insanlar küpe atılmıstı.hepsi kötüydü ve inancları test ediliodu..bence lostta öle bir sey gibi.

They Kill Me demiş,

24 Şubat 2008 @ 12:13

LOST gibi bi dizi böyle bitmemeli.Ortada DHARMA var.Dharma daha iyi bilir bu işleri beyin yıkama Hydra’ya kapatma gibi =)

idris charlıe demiş,

15 Mart 2008 @ 16:43

arkadaşlar hiç bişey anlamadım bu teoride ne denmek istiyor

:D: demiş,

19 Mart 2008 @ 17:43

ya bencede böyle bitmemeli o kadar heyecan ve gerilimden sonra hepsinin bi deney olduğu yani ada filan olmadığı gibi bişey olursa gerçekten benim için çok kötü bi film olurr…

...matthew...!! demiş,

12 Nisan 2008 @ 16:20

bencede böyle bitmese iiii olurrr…..yani kabloya baglı insanlar icin biraz karmasık olaylar yasanmıo muu???

savas emin demiş,

29 Nisan 2008 @ 11:36

Bence kesinlikle bu dizi bu şekilde sonuçlanmayacak 4 sezon bölümlerine baktığımızda insanoğlunun en cok ilgi duyduğu konulardan biri olan zamanda yolculuk konusu işlenmeye başladı bence adayı değerli kılan şeyde bu. Adada oluşan manyetik alandan zamana yatay veya dikey geçişler saglana biliyor olması…..

Dharma demiş,

13 Mayıs 2008 @ 00:33

….adadakiler mi “denek” , Lost’u izleyen bizler mi anlayamadım….

Ulaş Özgüler demiş,

21 Mayıs 2008 @ 22:39

ne ada var, ne lost, dünyada yok, hepimiz bilgisayara bağlıyız, ordan da matrixe bağlanır olay…

anarchst demiş,

24 Mayıs 2008 @ 01:11

ya aslında herkesin ilk aklına gelen teori bu o kadar karmaşık ki her şey bunun tek mantıklı açıklamasının bu olabileceği geliyor insanın aklına. ama ben bu projeyi yapanların bu kadar basit bir açıklamayla bir final yapacaklarını sanmıyorum,benim için büyük hayal kırıklığı olur. ayrıca bu teoriye uyan bir çok senaryo var ki bu bariz şekilde taklit bi senaryo olur. tom cruise oynadığı vanilla sky yada bir kaç tanınmamış kişinin oynadığı küp ve küp 2 flmi bu teorinin birebir aynıları çıkıyor orda karşımıza. ben şahsen bu kadar büyük bir projenin özgün bir sanaryosu olduğuna bu kadar salakça bi finalle bir finalle bitebileceğine inanmıyorum.inanmak istemiyorum…

fx demiş,

24 Mayıs 2008 @ 17:48

muamma demiş,

12 Ocak 2008 @ 15:45

Böyle biterse ne yapıyooruz?

Hepimiz birer pompalı alıp ABC kanalını basıyoruuuz ..

Kesinlikle sana katılırım :)))

Burak demiş,

11 Haziran 2008 @ 12:59

Bencede mantıklı ve güzel adadaki kişilerin birbirleriyle flashbacklerde karşılaşmış olmalarıda bunun bir sistem olabilecegini destekler gibi mesela ana lusia ve jack in babası ne alaka ki daha önceden tanışıyor bunu geçtim barın önünde jackin babası arabadan inerken kapıyı açınca sawyer a çarpıyo bak şu allahın işine ve sawyer bardan gitmesine ragmen sawyer ve jackın babası barda karşılaşıyor ve bir sohbet muhabbet ne raslantı ise nerdeyse herkez jackin alkolik babasını tanıyor:)

lostt demiş,

12 Haziran 2008 @ 14:49

acayip bir teori ama olabilir peki others lar da tedavi görüyormu ?????

Doancrula demiş,

26 Haziran 2008 @ 12:48

bence bos bir teori olmus , yapimcilar her olayin mantikli bir cewabi oldugu we gelisen olaylarin hepsinin gercek oldugunu soylediler , en sonunda bir kisinin ruyasi olacagi sekilde olan soylentileri de yalanladilar ..

esrarse demiş,

13 Temmuz 2008 @ 15:26

büyük bir hayal kırıklığı olur ama bilimsel yolla açıklanabilecek tek son olur…

mrv_gs10 demiş,

16 Temmuz 2008 @ 14:19

ya bnce senarist bile bunu bi sona bağlayamıcak kafayo yedim aynı bölümleri tekrar tekrar izlemekten .. ama şöyle bir şey var bilmiyorum n kdr katılıcaksınz..ilk 10 bölümde bile 10 tane soru oluşmuştu kafamda bırakın .. şu anda 4.sezonu bitirdm 70milyon taen oldular .. ve hepsini bi sonuca bağlayamıcak bence zaten ilk sezonda kendime sorduum soruları ben bile unuttum :S:S ama yinede ii nedenler desteklenirse şu ana kadar duyduum en iyi teori olur olmasına da =) peki desmond ın sevglsi nası buluo onları odamı tedaviye katılıo =) toplu tedavi merkezi hobareyyy =)=) sevglsi olduune göre zaten tedavi gördüğünü biliodur ne die çırpınıo okyanusun ortasında :D:D

femrem demiş,

28 Temmuz 2008 @ 18:27

ya lost fena halde bağımlılık yapıyor 4 sezonun tümü birden izledim ve lost felci olamak üzereyim :)

tolga demiş,

30 Temmuz 2008 @ 02:10

7.sezon sonunda final belliymiş zaten ama bu teori oldukça saçma ve gerçek dışı izleyiciyle dalga geçmeye benziyor

çiçekli demiş,

5 Ağustos 2008 @ 13:37

peki ama bunların hepsi gerçek değilse ve bunlarda denekse sayidin sawyerı dövmesi normalden kaçar ee ozaman sayidin sawyera karşı gerçek hayatta bir kinimi var?

Lostkolik demiş,

12 Ağustos 2008 @ 01:22

slm arkadaslar. oncelıkle ayaz kardes www.diziport.com adresınden uyelık gerekmeksızın 4 sezonu da ızleyebılırsın. teorıye gelınce kendı adıma konısıyım gercekten ben boyle sacma bır teorı gormedım. lost un 4 sezonunu da ızledım. madem kı bu sekılde dıyorsunuz o halde bazı cevaplar gerekıcektır.

1- davıd desmond hume gelecegı ve charlıe nın olecegını goruyor. neden baskalarını degılde charlıe yı?

2- bu bır rehabılıte ıse benjamın ”ben” lınus karadumanı nasıl cagırabılıyor?

3- korkutma amaclı olan karaduman ve kutup ayıları neden ınsanları olduruyor ve oldurmeye calısıyor?

4- madem kı bu bır rehabılıte claıre neden jack ın uvey kardesı oluyor?

5- ada nasıl oluyor da bır anda kayboluyor? ada da kalan ınsanların hepsı mı ıyılesıyor?

6- mıcheal ve oglu walt manhattan a nasıl gıdıyorlar?

lostmanyagi demiş,

14 Ağustos 2008 @ 22:49

teori ilk bana da mantikli geldi ama sonradan dusundum ki madem insanlar kendilerini mutlu eden seyleri goruyolar o zaman jin neden sun un onu aldattigini gorsun ki. bu adam karisinin kendisini aldatmasindan mutlu mu oluo?:S

cLaiRe demiş,

16 Ağustos 2008 @ 16:35

olablr aslnda ama eer böle bse ckarsa oha drm yani bnc daa qzmli bse olmalı bu kdr basit fln

bugra demiş,

18 Ağustos 2008 @ 17:22

bence öyle olamaz. herşey tamam ama…

-spoiler-
4.sezonda 6 kişi adadan resmen kurtuluyodu
-spoiler-

matrix gibi telefonu açıp similasyondan çıkma gibi bişi yapmadılarsa(bence yapmamalılar) mümkün deil

marqha demiş,

24 Ağustos 2008 @ 03:11

EĞer bu dizi 97 yılında çekilmeye başlasaydı teori mantıklı olabilirdi..
ama şu an tamamen saçmalık..
ZAten daha önce matrixi çekerek adamlar milyonlarca doları götürmüşlerdi ;)
doğal olarak dizinin böyle bitmesi herkesde hayal kırıklığı yaratıcaktır..

ahmetCan demiş,

27 Ağustos 2008 @ 03:04

sallıyorum, 100000 tane soru varsa elimizde, sadece 2 tanesi belki bu teori tarafından cevaplanabilir… iddia ediyorumki bu teoriyi yazıp paylaşan arkadaşımız ya lost izlemiyo, yada lost u anlayamayıp, matrix ile sentezliyo ya da bi çeşit showtv filmleri izleyicilerinin sahip olduğu bir tahmin mekanizmasına sahip…bilmiyorum daha ne demek gerekir, ama buna sadece ”teori..peehh” demek geliyor içimden… emeğe saygı bile demicem, ; LOST’A SAYGI..

peterpan demiş,

27 Ağustos 2008 @ 20:59

çok saçma soru bir:dharma ne?soru iki:ben tarafı ne soru üç blacksmoke ne??

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın



Basın ve Yayın




Zirve100

arkadaş



Directory of Television Blogs