Zaman Yolculuğu Üzerine Bir Teori

lost, black rock

1900’lerin başı: Black Rock Pasifik’i geçen bir yük gemisiydi. Gemidekiler oldukça fazla türde madeni mineral taşıyorlardı. Beklenmedik bir şekilde, gemi LOST’daki adaya rastladı. Adanın eşsiz manyetik özelliklere sahip olmasından dolayı, geminin yükü adadaki manyetik güce tepki verdi ve gemi tam anlamı ile adanın üstüne indi. Black Rock’un mürettebatı, bizim bildiğimiz “diğerleri” haline geldi. Richard da onlardan biriydi.

lost, dharma, hanso foundation

1960’lar:
Dharma Girişimi, insan ırkının devamı için oluşturulmuştu. İlk başlarda insan üstüne başlayan araştırma daha sonra “kader”i test etmek için tasarlanan yoğun bir proje halini aldı. Dharma’nın çalışmaları esnasında bir noktada, biri bir zaman makinesi yaratmayı başardı. Bu zaman makinesi akım kondansatörlü bir Delorian değildi. Aslında çok daha basit. Diyelim ki Dharma bir zaman makinesi icat etti ve 1960’ta çalıştırdı. Sonra, makinenin çalışmaya başlamasından 1 yıl sonra, birisi 1961’de makineyi kullanmaya karar verdi. Zaman içinde sadece geriye gidebiliyorlardı ve yalnızca 1 yıl öncesine geri dönebiliyorlardı (1960’a, zaman makinesinin çalışmaya başladığı tarihe). Dahası, bir kere zamanda geriye gidildiğinde geçmişe sıkışıp kalınıyordu. Tekrar 1961’e dönülemiyordu çünkü giden kişi, şimdi geçmişte var olmaya başlamıştı. Zaman makinesiyle yolculuk yapan bedene ilaven, diyelim ki biri, 1965’te ölümcül bir hastalığa yakalandı ama geriye, 1960’a, hastalığa yakalanmadan öncesine gitti. Zaman makinesiyle geçmişe yolculuk sonrasında, kişi artık hasta olmuyor. Anladınız değil mi?

lost, adem havva

Yani, Dharma böyle bir aygıtın gücünü anlamaya başladı ve deneyi, gizlice yürütebileceği uzak bir adaya taşımaya karar verdi. Dharma, insanları zaman makinesiyle geçmişe göndermeden önce, çalışmalarına, kutup ayısı gibi hayvanlarla başladı. Bir kutup ayısını zamanda geriye gönderip, yaşayıp yaşayamayacaklarını görmek için doğal yaşam ortamlarını değiştirebileceklerdi. Dharma gördü ki kutup ayıları zamanda geriye gittiler, adada ve ıssız çöllerde yaşamayı başardılar. Aynı zamanda, bu kutup ayılarının, zamanda geriye gittikleri sürece, çölde yaşayabildiklerini de gözlemledi ki bu onları kısmen yenilmez yapıyordu.

lost, polar bear

Kutup ayıları deneyinden kısa süre sonra, Dharma, insanları geçmişe göndermeye başladı. Makine hakkındaki birkaç yıllık araştırmadan sonra, Dharma, makinenin, bu insanlara tarihin akışını değiştirme gücü verip vermediğini merak etmeye başladı. İnsanların kaderi değiştirip değiştiremeyeceğini görmek için, yolcularına, tarihin akışını değiştirmelerine sebep olacak görevler vermeye başladı. Ama maalesef onlar bu akışı daimi olarak değiştirmek adına hiçbir şey yapamadılar.

lost, others, benjamin, tom, alex

Bu makinenin başka faydaları olduğunu kanıtlama konusunda çaresiz kalan Dharma ekibi, hastalıkları iyileştirip iyileştiremeyeceklerini test etmek amacıyla, adanın yerlilerinden bir grup oluşturmaya karar verdi. “Diğerleri”nden birçoğunu etkileyen bir hastalık yaydı. Sonra “Diğerleri”ne, bu özel aletle, (zaman makinesiyle) onları iyileştirebileceklerini iddia etti. Bu, “Diğerleri” için yeterince açıklayıcı değildi tabii, ama buna rağmen, onlar sadece iyileşmek istiyorlardı ve zaman makinesinin bir çeşit tedavi yöntemi olduğunu düşünmüşlerdi. Dharma’nın asıl çözmeye çalıştığı şey, bu insanlar geçmişte hastalanmadan önceki bir noktaya gittiklerinde, virüsün varlığını sürdürüp sürdürmeyeceğiydi. Kaderin öngördüğü gibi, “Diğerleri” zamanda geriye gittiler ve duman şeklindeki canavar tarafından öldürülene kadar sağlıklı yaşadılar. Duman canavarı, zamanın seyrini düzelten fiziksel bir yapıydı. Dharma bu canavarı ilk gördüğünde, zaman makinesinin artık herhangi bir yolla çalışması için hiç bir amaç olmayacağından dolayı çok korktu. Başardığı tek şey, adanın yerlilerini başından atmak olmuştu.

lost, monster and eko

1970-1985: Ben’in annesi, Dharma tarafından, bu zaman makinesi üstünde çalışması için işe alınmıştı. Uzun yıllar süren testler sonunda, o da makinenin güçleri üstüne pes etti. Dahası, diğerlerinin gelecekteki lideri olan Richard’la tanıştı ve Richard ona, Dharma’nın halkına yaptığı, birçoğunun ölümüne neden olan korkunç deneyden bahsetti. Ben’in annesi, bilim adı altında göz ardı ettikleri ahlaki değerler yüzünden Dharma’ya kin duymaya başladı. Kaderini, masumlara verdikleri zarar yüzünden Dharma’ı devirmek için kullandı. Ama, adayı terk ederek Dharma’yı kızdırmak yerine, bir taşla iki kuş vurup zaman makinesini adaya ilk geldiği zaman geri dönmek için kullanmaya karar verdi. Sonra adadan ayrıldı. Bu yolla, dış dünyadaki insanlar onun adaya hiçbir zaman gitmediğini düşüneceklerdi. Aynı zamanda da hayatının, ada üzerine deneyler yaparak kaybettiği 15 yılını tekrardan yaşamak üzere zamanda geri gidecekti. Zekice!

lost, roger, emily linus

1970: Ben’in annesi, zamanda yaklaşık 15 yıl geriye dönerek 1970 yılına, kendini Oregon’da bulduğu yere geldi. Harika bir adamla tanıştı, onunla evlendi ve hamile kaldı. Ama adadaki yaşadığı zamandaki diğer geleceğinde çocuğu yoktu. Ne yazık ki Dharma, henüz ölen çocuk/anne ve zaman yolculuğu arasındaki bağlantıyı çözememişti. (Juliet’in, 70 yaşındaki bir kadının rahmine sahip olan ama sadece 26 yaşındaki genç bir kadının ultrasonunu gördüğünü hatırlayın. Görünen o ki, bedeniniz yaşlanmasa da rahminizin yaşlanmaya devam etmesi, zaman makinesinin nadir bir etkisi.).

lost, ben portland

Ben’in annesinin doğurma zamanı geldiğinde, dünyaya bir erkek çocuk getirmeyi başarmışsa da kendisi öldü. Ölmesinin nedeni, zamanın kendi seyrini, onun hayatını Ben’inkiyle değiştirerek düzeltmesiydi. Bir şekilde Ben, onun ruhunun yeniden şekil almış haliydi ve böylece, eninde sonunda bu kötü şirketi yerle bir edecek olan küskün Dharma mühendisi olarak annesinin yerini doldurdu. Kaderi değiştirme işini çözmek ve Dharma’nın yöntemlerini kullanmadan zaman makinesini çalıştırmanın bir yolunu bulmak Ben’in işiydi.

lost, island, roger ben

1980: Annesinin ölümünün üzerinden çok zaman geçmemişti ki, Ben ve babası adaya gittiler. Horace’ın Dharma’yla bağlantısı vardı ve Ben’in annesini araştırması için yollanmıştı. Ölümünü öğrendikten sonra, kocasını ve Ben’i adaya gönderdi ki böylece Dharma zamanda olası bir sıçrama elde edebildi. Ben ve babası adaya vardıklarında, Ben’in babasının Dharma için sadece bir köle haline geldiğini gördük. Adaya gelmelerinin asıl nedeni Ben’di. Annesinin kaderini devam ettirmek Ben’in mirasıydı. Ne yazık ki Ben, o zamanlarda bunun farkında değildi. Sadece kendini eğlemeye çalışıyor ve babasının bir pislikten daha fazlası olmadığından gittikçe daha da emin oluyordu.

lost, emily linus

1981: Adada kısa bir süre yaşadıktan sonra, Ben, adadaki evlerinin dışında, ölmüş annesini görüp sesini duymaya başladı. Bunun sebebi, annesinin diğer bir gelecekte hala yaşıyor ve bu adada Dharma için çalışıyor olmasıydı. Annesi Ben’e bir yarı ölü olarak göründü çünkü ruhu, Ben’in kaderini anlamasına yardım etmek için tasarlanmıştı ki böylece Ben, mirasını taşıyabilecekti. Bunun sonucu olarak da Ben’in annesinin ruhu, zamanın geleceğin seyrini düzenleme yolu oldu. Ben, ölü annesini görmesinden kısa süre sonra, ormanda, ona, “Henüz hazır değilsin.” diyen Richard’a rastladı. Richard bir zaman yolcusu ve Dharma düşmanıydı. Ben ormanda Richard’la ilk karşılaştığında Richard 2005 yılından 1981 yılına gelmişti. İşte bu yüzden Ben’le birlikte çalışıyor ve hiç yaşlanmıyordu. Neden Richard zaman içinde geriye gidip Ben’le bağlantı kurdu? Onu hazırlamak için. Richard Ben’in annesini diğer zamandan tanıyordu ve Ben’in, annesinin yeni bedeni olduğunu ve adada bir çeşit mucize sayılabileceğini biliyordu. Sonrasında, Richard ve Ben yıllarını, Dharma’yı nasıl alaşağı edeceklerini tasarlayarak ve insanların ölümüne sebep olmadan zaman makinesini nasıl kullanacaklarını düşünerek geçirdiler.

lost, Rousseau

1997: Rousseau’nun botu adaya çarptı ve Rousseau, doğar doğmaz Ben ile Richard tarafından kaçırılan ve böylece Dharma tarafından bulunamayacak olan Alex’i dünyaya getirdi. Rousseau’nun adaya tam olarak ne için geldiğinden emin değiliz. Bununla birlikte, Dharma’nın, adada bir güç mücadelesi olup olmadığını öğrenmeleri için yolladığı çıkartma ekibinin bir parçası olduğuna inanıyorum. Dharma’nın güçlü çalışanları, kendileri gidecek kadar aptal değillerdi böylece ilk çıkarma ekipleri, adada gerçekleşen ve adına bilim dedikleri şey uğruna ölmek zorunda kalan bir grup boş insandan oluşuyordu. Rousseau’nun ekibindekiler, kaza yaptıkları zaman Dharma’nın adada o sırada yürütmekte olduğu deney olan hastalık yüzünden kısa zaman içinde öldüler.

lost, ben, richard

1981-2005: Ben, Richard’la birlikte Dharma’yı adadan temizlemek için nihai plan olan “tasfiye” işini tasarlayarak büyüdü. Bu sırada, Dharma, zaman makinesini başka amaçlar için kullanmayı başarıp başaramayacaklarını görmek için, adanın eşsiz yönlerini test etmeye devam etti. Bu testlerin tam ortasında, Swan İstasyonu sayesinde, adanın manyetik anomalisini keşfetti. Bu manyetik anomali, adanın tamamını içine alan bir balondu. Ne yazık ki, Dharma, bu anomaliyi herhangi birşey için nasıl kullanacağını bilemediğinden, sadece üstünde birkaç temel test yapabildi. Bu süre boyunca, hem Dharma hem de diğerleri, zaman makinesini daha iyi nasıl kullanabileceklerini öğrenmeye çalıştılar.
Zaman makinesinin testi sırasında, Dharma ve diğerleri, zaman yolculuğu hakkında şu bulguları elde ettiler:
1. Birisi zaman makinesini kullandığında, zamanda sadece geriye ve makinenin hali hazırda çalışıyor olduğu bir ana gidebilir.
2. Zamanda geriye gidildiğinde, gençleşme olmaz. Mesela 50 yaşında biri, zamanda 10 yıl geriye gittiğinde, 40 yaşındaki bedenine sahip olamaz. Buna rağmen, bu kişinin 50 yaşındaki bedeni, zamanda asıl geldiği noktaya kadar, 10 yıl boyunca yaşlanmaz.
3. Fiziksel beden gençleşmezken, zaman yolculuğu, makineyi kullanmadan önce sahip olunan herhangi bir fiziksel rahatsızlığı iyileştirebilir. Örneğin, birisi 2010 yılında felç geçirdi ve 2015 yılında, zaman makinesini kullanarak, 10 yıl öncesine, felç olmadığı zamana gitmeye karar verdi. 2005 yılına geri döndüğünde, tekrar yürüyebilir çünkü kader bu kişinin, bir 5 yıl daha felçli olacağını varsaymaz. Bununla birlikte 5 yıl sonra, kader, bu kişiyi felç etmenin bir yolunu mutlaka bulacaktır. Belki, ilk felç geçirdiğinde bir pencereden itilip sırtüstü yere düşmüştür. Ama evren gidişatını düzeltmek için komik bir üsluba sahip olduğu için, ikinci seferde bir araba çarpar.
4. Kişi zamanda geriye gittiğinde, sadece, kendi kaderi üstünde etkisi olmayan olayları değiştirebilir. Diğer bir deyişle, belirli bir tarihte bir filme gittiyse ve sonra zamanda geriye yolculuk yaptıysa, aynı filmi ikinci kez seyretmesi gerekmez. Bununla birlikte, eğer bu film, kişinin, hayatını değiştirecek bir karar vermesine neden olduysa, kader, kişinin ilk seferde gidip filmi seyretmeye dair özgün etkisi olmaksızın kişiye o kararı verdirmenin bir yolunu mutlaka bulur.
5. Eğer kişi zamanda geriye gidip ölürse, tamamen ölü sayılmaz çünkü evrende, o kişinin, hali hazırda gelecekte bir yerde yaşadığı, değişik bir zaman vardır. Bu nedenle yarı ölü haline gelir. Diğer bir deyişle, varlığı sadece bazı insanlarca ve yalnızca, kadere etki etmesi gerektiği zaman görülecektir. Diyelim ki Google’ın yaratıcısısınız. Google’ı yaratmadan önceki bir noktaya doğru zamanda yolculuk yapıyorsunuz. Fakat sonra, bilinmeyen bir nedenden dolayı ölüyorsunuz. Muhtemelen yarı ölü haliniz başka birine görünür ve ona Google’ı yaratma fikrini verirsiniz. Böylece olayların genel işleyişinin evrene hâkim oluşu (şirket canavarlarının –Dharma- yaratılışı) asla değişmez ama siz hala teknik olarak ölü olursunuz.
6. Eğer kişi çocuk sahibiyse, zamanda geriye gidip, dünyaya çocuk getiremez. Kader, geçmişte aslında mevcut olmayan bir varlığa asla izin vermez. Bu yüzden akışı düzeltmek için, ya anneyi, ya bebeği ya da her ikisini birden öldürmek zorunda kalır.

lost, ben gas mask

2005: Kinle büyüyen Ben, Richard ve Jacob 1995’e doğru zamanda geriye gittiler ve Dharma’nın tüm varlığını yok ettiler (tasfiye –purge-). Dünyanın diğer yerlerinde birçok Dharma üyesi (Penny’nin babası) olduğunu fark edince, Dharma’nın adaya ulaşmasını engellemek için, acilen bir şey düşünmeleri gerekti. Zaman içinde geriye gitmek ve dış dünyadan saklanmak için, Ben tüm adayı bir zaman döngüsünün içine koydu. Bu zaman döngüsü adayı geçmişte (1995) askıda bırakacaktı, bu yolla Dharma’nın adaya ve onlara ulaşmasını engelleyecekti. Ben ve Richard zaman döngüsünü başlattığında, adada kalan yerlileri topladılar. Bu insanlar sonunda Dharma’ya karşı bir güç oluşturacaklardı, “Diğerleri”.

Zaman döngüsünü yaratmak için, Ben ve Richard, zaman makinesini Arrow İstasyonu’ndan kaçırdılar ve onu Swan İstasyonu’na taşıdılar. Mikhail’in mühendis zekâsı sayesinde, makineyi Swan İstasyonu’yla birlikte duvarların içine saklamayı başardılar. Dahası, Mikhail, zaman makinesini, adayı saran manyetik anomaliyle senkronize etti. Bu, diğerlerine, tüm adayı geçmişe gönderme imkanını verdi. Sonra, her 108 dakikada bir düğmeye basmayı gerektiren bir sistem kurdular. Bu düğmeye basma işi aslında zaman makinesini, her 108 dakikada bir harekete geçiriyordu. Böylece uzun yıllar boyu, zaman makinesini her 108 dakikada bir yeniden ayarlayarak, adadaki zamanı erteleyebildiler. Bunun tek kötü tarafı, dünyanın geri kalanında zamanın normal seyriyle akıyor olmasıydı. Bu yüzden ada zamanı 1995’te kalırken, normal zaman, uçak kazasının olduğu 2004 yılına ulaştı. 3. sezonda Ben’in Richard’a söylediği “ Doğum günlerini kutladığımız zamanı hatırlıyor musun?” sözünü düşünün. Eğer “diğerleri” her 108 dakikada bir zamanı tekrar etselerdi, doğum günlerini kutlamak için sebepleri olmayacaktı ve yaşlanmayacaklardı.

lost, swan station

1995-1995 (Adada geçen 9 yıl): Adadaki zaman sabit dururken, dış dünyadan saklanan diğerleri, zaman olculuğu üzerine deneyler yapmaya devam ettiler. Adada yeni bir dünya yaratmak istiyorlardı. Ama tek problem, zaman askıdayken ve yaşlanan rahimlerle yaşlanmayan bedenler talihsiz bir şekilde bir aradayken, adada üremenin bir yolunu bulmaları gerekiyordu. Bilinen hamilelik konusuyla ilgili Juliet’i işe aldılar. Aynı zamanda, dünyayı kurtarıyor olduğunu düşünerek düğmeye basması için itibarlı bir asker (Kelvin) buldular. Bu sırada, yerliler (Richard, Ben ve diğerlerinin hepsi) hayatlarını yaşamaya devam ediyorlardı ve yaşlanmıyorlardı. Hem de ikinci ada, ilk adanın manyetik balonunun dışındaydı ki böylece insanlar adayı yalnızca (zaman bariyerinin altında olduğu için) su altı yoluyla ya da zaman bariyerinin aşılmasına izin veren özel bir koordinatla terk edebileceklerdi. Eğer adadan ayrılmak için doğru yol kullanmazsanız, kendinizi, geçmişte adanın daha var olmaya başladığı noktada bulabilirdiniz. Zaman içinde bir yerde, Jacob öldü. Buna rağmen, önceki bir zaman çizgisinde adada 2005 yılına kadar yaşadığından dolayı, ruhu, Ben, Richard ve şirketle iletişime geçmek için canlı kaldı.

lost, jack mahkeme

1995-2004 (Özgün Zaman Çizgisi): Ada 1995 yılında sıkışıp kalmışken, LOST’un tüm ana karakterleri, “flashback”ler aracılığıyla rollerini hakkıyla oynadılar. Zaman içindeki ilk haklarını nasıl kullandıklarını, önceki geçmiş hikâyelerinde gördük. Kahramanlarımız adadan kurtarıldıklarında, hayatlarının bu kısmını tekrardan yaşamak durumunda kalacaklar (3. sezonun sonunda Jack’in “flash-forward”ı sayesinde gördüğümüz gibi).

lost, juliet sun

1995 (Ada zamanı – Özgün zaman çizgisine göre 2001 dolayları): Juliet, doğum sorununu araştırması için işe alındı. Gerçekten iyi bir insandı ve kız kardeşine yardım etmek için her şeyi yapardı. Fakat adadaki zaman döngüsünün farkında değildi ve Ben onun bu bilgisizliğini, onu adada tutmak için kullanıyordu.

lost, charles widmore

1995 (Ada zamanı – Özgün zaman çizgisine göre 2001 dolayları): Dharma’nın üyelerinden biri olan ve kızının Desmond’la olan birlikteliğinden hoşlanmayan Penny’nin babası, Desmond’u adaya yerleştirmek için akıllıca bir plan yaptı. Desmond’ı adaya yollamasına yardım etmesi için, Dharma’nın alt kadro çalışanlarından biri olan Libby’i tuttu. Libby’nin teknesi, Desmond’ın sorunsuzca adaya ulaşması için, özel koordinatlara göre önceden programlanmıştı.

lost, oceanic 815

2004 (Özgün zaman çizgisi): Uçak adaya düştü çünkü Desmond, ada zamanını yeniden ayarlaması için 108 dakika sonra düğmeye basmadı. Düğmeye basmamak, zaman makinesinin, manyetik balonun gücünü kullanmasını geçici olarak durdurdu. Bu olay, Oceanic 815’in adaya düşmesine sebep olan bir çatlak oluşturdu. Bu manyetik alanın içinden geçmenin sonucu olan güç, uçağı ikiye böldü. Biz izleyiciler olarak, iki büyük soruyla baş başa bırakıldık: Uçağın adaya düşmesi, Locke’un düğmeye basma işine son vermesi için meydana gelen büyük bir tesadüf müydü? Yoksa bir şekilde, uçak kazasının tam olarak adanın manyetik alanının bozulduğu o saniyede meydana gelmesini, belirli bir grup insanın adayı zaman döngüsünden kurtarabileceğini bilen Dharma mı planladı? Bu bizi tekrardan LOST’un konusuna getiriyor; uçağın düşüşüne kader mi sebep oldu yoksa sonunda kahramanlarımızı adaya götürecek olan belli olayları Dharma mı yönetti? Ya da bu, hem Dharma hem de kaderin işbirliği miydi?

Uçak düştükten sonra, kahramanlarımız, adadaki zaman olan 1995 yılında var olmaya başladılar ve 1995 yılındaki fiziksel özelliklerini geri aldılar. Rose gibi Locke da iyileşti çünkü onu felç eden kazayı 2002 dolaylarına kadar geçirmemişti.

Ne yazık ki, özgün zamandaki 2004 yılında, Dharma, muhtemelen adanın gerçek yerine yakın bir alanda, okyanusun ortasında, sahte bir Oceanic 815 uçağı yarattı. Naomi’nin, kazadan sonra Oceanic 815’in enkazının okyanusun dibinde bulunduğunu söylemesinin nedeni buydu. Şimdi uçağın bir uyarlaması 1995’te adada varlık gösteriyordu, diğeriyse 2004 yılında okyanusa çakılmıştı. Bu yüzden, kahramanlarımıza adada ne olursa olsun, eğer 2004 yılında kazanın gerçekleştiği tarihe erişirlerse, kader, onların öleceği hükmünü verecekti. Yalnız bu hüküm, Oceanic uçuşunun 6 üyesine işlemedi. Kurtulan yegâne 6 kazazede oldukları konusunda bir hikâye uydurmak zorunda kaldılar çünkü diğer kazazedeler halen adadaki geçmişte takılıp kalmışlardı.

lost, desmond computer

1995 (Ada zamanı): LOST’un 2 sezonu boyunca gördüğümüz bölümlerindeki olaylar gerçekleşti. Ambar bulundu ve Locke sonunda düğmeye basma işine bir son verdi ve Desmond bunun sebebi olan patlamadan sağ kurtuldu. Bu patlama, zaman makinesini yok etti ve adadaki zaman yeniden akmaya başladı buna rağmen zamanın yeniden normal seyrine geçmesinin başlangıç noktası 1995 yılıydı. Şimdi ada, gerçek dünyanın 10 yıl gerisinden geliyordu. Desmond, patlamadan önce güvenlik anahtarını çevirdiğinde, hayatı gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçti. Evet, aslında bir 10 yıllık daha ömrü vardı. Charlie’nin ölümüne şahit olduktan sonra adadan kurtarılarak hayatını tekrar yaşaması gerekiyordu. Ada dışındaki hayatını yeniden başlatmak, Penny’ye kavuşmak ve sonunda adaya tekrar dönmek, bütün bunlar onun hayat hikâyesinin tamamlanmış döngüsünü oluşturuyordu. Desmond kaderinden kaçamadı. Hayatını tekrardan yaşamasının tek sebebi, onun anahtarı çeviren kişi olmasının etkisiydi. Bahse girerim, zaman makinesinin kalbindeydi bu yüzden de diğer geleceğine dair gaipten gelen sesler konusunda sahildeki insanlardan biraz daha ilerideydi. Ve bu Charlie’yle ilgili görüntüleri nasıl gördüğünü açıklıyordu. Desmond’ın hayatını kaç kere yeniden yaşamak zorunda kaldığını kim bilebilir ki? Her seferinde yeniden yaşadı ve kahramanlarımızın sonunda adadan kurtulmasına neyin yardımcı olacağını gördü. Ve bu mesajları gönderen de Charlie olmalıydı.

lost, pasific oceanic 815

2007 (Özgün zaman çizgisi): Oceanic 815’in enkazı okyanus dibinde bulundu. Bununla birlikte asla bilinemeyecek olan şey, gerçek uçağın 1995’te adada var olduğuydu. Dharma ve Naomi, uçağın gerçekten kayıp olduğundan emin olduktan sonra, Dharma, Naomi’yi adanın içinde bulunduğu zamana göndermek için kendi zaman makinesini kullanma fırsatı yakaladı. Naomi ve ekibi ada zamanını, 31 dakikalık bir sapmayla saptadı. Böylece, 1995’e gitmek için zaman makinesini kullandılar, gemiye bindiler ve sonra adaya doğru yola çıktılar.

lost, naomi

2005 (Özgün zaman çizgisi) / 1995 (Ada zamanı): Naomi, Dharma’nın, zamanda geriye gitmek ve adaya ulaşıp, oranın kontrolünü ele geçirmek için hazırladığı, yok etme ekibinin bir parçasıydı. Adaya gitmeden önce bir ekip oluşturması gerekiyordu. Ekibi, Dharma tarafından özel görev için titizlikle seçilmişti çünkü ekibin her bir üyesi, Ben’i adadan çıkarmak için farklı bir anahtar rol üstlenmişti. Dahası, her üye, Dharma’yla ilgili oldukça bilgi sahibi oldukları fikrini veren birçok şey yapmıştı. Bu yüzden Dharma’nın bakış açısına göre, bir noktada yok edilmek zorunda kalacaklardı.

lost, satellite phone

1995 (Ada zamanı): Desmond, Charlie’yi, Looking Glass İstasyonu’nda yaşaması gereken kaderine götürdükten sonra, Jack, Naomi’nin telefonu sayesinde iletişim kurmayı başarı çünkü Naomi 1995 yılına (+/- 31 dakika) yolculuk yapmıştı. Bu telefon, Naomi’nin geçmiş zamandan gelecek zamandaki Dharma’yla iletişim kurmasını sağlayan, özel olarak üretilmiş bir Dharma aygıtıydı. Jack’in bilmediği şey, Naomi’yi, diğerlerinin adada hangi zaman noktasında olduklarını öğrenmesi için zamanda geriye gönderen, Dharma’nın ta kendisi olduğuydu. Kate Naomi’ye telefonu geri verdiğinde, Naomi telefona, içinde bulundukları zaman kodunu girdi böylece geniş bir Dharma yok etme ekibi, zamanda geriye onun yanına gidip adaya sızdı. Aslında Naomi’nin ekibi, adanın içinde bulunduğu zamana 31 dakikalık sapmayla varabildiler. Regina füzeyi Dan’in deneyi için fırlattığında, 31 dakika gelecekten fırlatmış oldu. Bu, Dan’e adadaki insanların, gemiye dönebilecek kadar zamanda yakın olduğunu gösterdi. Naomi’nin ekibi amaçları açısından mutlu değildi. Onlar Ben’in peşindeydiler ve Dharma’nın neden adadan tasfiye edildiğini öğrenmek istiyorlardı.

lost, sayid golf

1995 (Ada zamanı): Adadaki güç mücadelesi başladığında, 6 kazazede belirdi ve adadan ayrıldılar: Jack, Kate, Hurley, Sawyer Sayid, ? Dharma bu 6 kişiyi adadan çıkarıp 2005 yılına geri getirdi ve kazazedelerin diğer kısmı adada, 1995 yılında kaldılar. Bununla beraber ne Dharma ne de Ben bu 6 kişiye daha öncesinde 1995 yılında yaşadıklarını söylemedi. Dahası, hiçbir kazazedenin adadan ayrılması beklenmediğinden dolayı, Dharma, olayı, Oceanic 815’in geri kalan yolcularının o kazada hayatlarını yitirdi gibi göstermek için bir tür kılıf uydurdu, bu yüzden de bu 6 kişiye, hikâyelerini gizlemeleri ve bu yalanı söylemeleri için sus payı verdiler.

lost, hurley hugo, charlie

2006 (Yeni zaman çizgisi): Hurley Charlie’nin hayaletiyle karşılaştı. Charlie, özgün zaman çizgisinde bir rock grubu şarkıcısı olduğu ama şimdiki bu yeni zaman çizgisinde ölü olduğu için, geleceği şekillendirmesinde yardım etmek adına, Hurley’e yarı ölü olarak görünebildi.

lost, benjamin linus

2007 (Yeni zaman çizgisi): Malum 6 kişiyle birlikte, Ben de adadan çıktı. Gelecekten (2005 dolayları) geçmişe, 1995’e yolculuk yaptığını hatırlayın. Şimdi Ben adanın dışındaydı, Sayid’i, kaderin akışını düzeltmekte kullanıyordu. Ben’in seçtiği insanları neden Sayid’in öldürdüğünden tam olarak emin değiliz. Bununla birlikte, muhtemelen bu insanlar, yeni zaman çizgisinin korunması için ölmek zorundalar. Belki de Dharma üyeleridirler. Bir zamanlar Ben hepsini öldürmüştü. Bu açık ama bununla birlikte Ben’in ilgisi Dharma’dan ziyade, onların zaman makinelerinin kontrolünü tekrardan ele geçirmeye yöneliyor. Onu bir kere daha ele geçirip, zamanda 1995’e yolculuk yapıp, adaya dönüp, zaman döngüsünü yeniden başlatabilir. (Umarım)

lost, jack flash forward

2008 (Yeni zaman çizgisi): Jack, yeni zaman çizgisine göre, yaklaşık 3-4 yıldır ada dışında yaşıyor. Adada (şimdi muhtemelen 1999 yılında) yaşayan insanlar olduğunu biliyor. Bu yüzden gücü yettiğince kaderini test etmeye karar veriyor. Sadece, kaderinin onu kurtarıp kurtarmayacağını, sonunda adaya dönmesini isteyip istemediğini test etmek için bir köprüden atlamayı denemeye çalışıyor. Sonra, gazetede Ben’in öldüğünü okuyor ki bu durum, daha önceleri adaya dönmelerini engelleyen Ben olduğu için, adaya tekrar ulaşmak adına mükemmel bir fırsat yaratabilir. Not edilmesi gereken tek şey, Jack ve kurtulan diğerleri, adadayken geçmiş zamanda yaşadıklarının farkında olmayabilirler. Bununla birlikte, aslında yıllar önceki o uçak kazasında ölmüş olmaları gerekirken hala hayatta oldukları gerçeğiyle, kaderi sınıyorlar. Sanıyorum ki, dizi, kahramanlarımızın, kaderin yenmeyi imkânsız kıldığı bir çeşit engeli aşmak için özgür iradeye sahip olup olmadıklarını belirleyen bir final sahnesiyle bitecek. Ne olduğunuysa sadece zaman gösterecek…

Sonuç: İleri giderek, olacak birkaç şeyi tahmin edebilirim: 4. Sezon boyunca, Naomi’nin Dharma ekibi adaya sızdıktan sonra, diğerleri, kahramanlarımız ve Dharma arasında bir kedi-fare oyunu oynanacak. Jack ve Ben, gitgide aynı açıdan bakmaya başlayacaklar ve Jack, Ben’in kadere kötümser bakış açısını anlayacak. Bununla birlikte, zaman makinesi kavramının, son sezona kadar oyuna dâhil edileceğini düşünmüyorum.

Dizinin sonunda, bence, bazı insanlar adada kalacak ve bazıları da adadan ayrılacak. Yine de “Kahramanlarımız bir şekilde kaderi yenebilecekler mi?” sorusu varlığını koruyacak. Her iki türlü de, düğmeye basma işindeki başarısızlık ve Dharma’nın adaya gelmesine sebep olma konusu, Ben ve diğerleri için büyük bir sıkıntı yarattı çünkü artık ne ada ne de Dharma üstünde kontrolleri kalmadı. Tek umudumuz, adanın gücünün birazını daha, geleceği değiştirmek için özgür irade kullanmayı sağlamak ve Dharma’yı bir kere daha, ama bu sefer sonsuza dek durdurmak için kullanmayı başarabilmeleri…

teoriyi yazarı: Jason Hunter
çeviri: Aslıhan


Doğukan demiş,

11 Mart 2008 @ 19:23

Kısmen doğru ama bazı şeyler alakasız.

abdullah demiş,

11 Mart 2008 @ 20:17

teşekkür ederiz güzel bir yazı olmuş.
bu yazzıdan anlaşıldığı kadarıyla hem tabutaki kişiyi öğrenmiş gibi olduk hemde oceanic 6lısnı..

DHARMA demiş,

11 Mart 2008 @ 21:17

iyi de gemi 1995 e gittiyse desmond penny ile nasıl konuşabildi.1996 yılında telefonunu değiştiren birini 1995 te nasıl arayabildi.

dr-aeg demiş,

11 Mart 2008 @ 21:18

Şimdiye kadar okuduğum en iyi teori… en azından bazılarını dediği gibi bu bir psikiyatri kliniği… oyuncular da aslında hastalar makineye bağlı yaşıyorlar şeklinden çok daha bilimde olabilcek bir şey…(Matrix filminden etkilenmişler belli :)) Aslında tabi bilim şu anda geçmişe gitmeyi açıklayamıyor ama bu teori adadaki anne ölümlerini ve bazı olayları çok iyi açıklamış bence

munir demiş,

11 Mart 2008 @ 22:32

çok mantıklı birteori ama sakat yanları var bence bunu yazan eleman senaryoya bir şekilde ulaşmış olmalı..

ALBAYRAK demiş,

12 Mart 2008 @ 00:06

tek korkum kafalarda bu kadar fazla soru işareti bırakan ve biçok insanı peşinden sürükleyen bu dizinin ya sıradan yada saçma sapan bi şekilde son bulmasıdır… umarım yanılırım ama hani bizde bi söz wardır don lastiğini gibi uzadı deriz :d şu lastik gevşemeden bıraksalarda bizde rahatlasak….

SoNGoKou demiş,

12 Mart 2008 @ 00:22

Gerçeğe çok yakın bi teori zekice düşünülmüş.

hikmet demiş,

12 Mart 2008 @ 00:34

iyi hazırlanmış ama doğrusunu sölemek gerekirse saçmalamaktan başka bişey yok sadece laf oyunlarıyla kafa karıştırmaya çalışmış hem dioki penny nin babası adayı bulamıyor bulmak için çalışıyor yıl 2004 olmuş hala bulamamış peki 1996 da nasıl demond a adanın kordinatlarını verip adaya yollaya bilir

hikmet demiş,

12 Mart 2008 @ 00:43

ya teorinin her satırında bir tutarsızlık var okuduğum en saçma teoriydi

arda demiş,

12 Mart 2008 @ 01:42

gercek hayat ta gecmıse gıtmek var mı? Bana desınler kı bu dizi icabı bende eyvallah diyeyim, ama sonra kalkıp ta hersey mantıga uygun olarak senaryo edıldı demeyın lutfen…

drşafak demiş,

12 Mart 2008 @ 09:29

1997-2004 alex 7 yaşında mı???????

JokeR demiş,

12 Mart 2008 @ 09:58

tamam geryiye gittiler ve hasta olmadılar henuz locke ve rose.peki sun nasıl hamile kaldı hem de jinden:S

ginsberg demiş,

12 Mart 2008 @ 10:19

BENDE BEĞENMEDİM TEORİYİ. MANTIKLI YA DA GERÇEKLE ÖRTÜŞEN BAZI NOKTALARI VAR AMA GENEDE AKLIMDAKİ BAZI ŞEYLERLE UYUŞMUYOR BİLMİYORUM NE KADAR TUTARLI OLDUĞUNU ZAMAN GÖSTERECEK GALİBA…

CnDnz demiş,

12 Mart 2008 @ 11:04

Sun’ın Jin’den hamile kaldığı ne malum? Belki de başkasından hamileydi Jin 1995 yılındaki gerçek hayatında?

khellem demiş,

12 Mart 2008 @ 11:57

iyi bir teori. en azından temel yakalanmış bence. tutarsız birçok yanı var. ama okuduğum teorilerde tutarsızlığı en az olan bu teori. hem ufak tutarsızlıklar var… zaman geçtikçe ufak rotüşlarla tam bir teori olabilir. teşekkürler…

Aslıhan demiş,

12 Mart 2008 @ 13:14

Arkadaşlar teoriyi çevirirken “Tamam!” dedim, olay budur. Ama defalarca okudum ve birkaç tane tutarsızlık buldum. Yukarıda drşafak birini yakalamış mesela. Alex’in yaşı durumu. Dediğim gibi birkaç tane daha var. Ama bu tutarsızlıklar daha farklı şekilde açıklanmak suretiyle düzeltilebilir. Nasılını bilemem. Onu teori yazarına sormak lazım. Yalnız ana hatlarına bakacak olursak, ben de en akla yatkın teorinin bu olduğunu düşünüyorum. En azından şimdilik :)

kenan06 demiş,

12 Mart 2008 @ 14:19

teori zekice, mantık hataları var ama dogru bakış açıları da var bence.mesale 4×6.bölümü izleyince libby ve analucia nın wildmorenın adamı oldugunu düşünmeye başladım.benjamin bunları bu yüzden michael e öldürttü.(benjamin evde juliette godwin için analucia diye bi yolcu hakkında bilgi topluyor) demişti.

kenan06 demiş,

12 Mart 2008 @ 14:24

artık sawyera sorumluluk vermeliler.hepsi iyi ama kabul etmek gerekir ki adam mükemmel.dizideki en özgün karekter,her türlü sahnede döktürüyor…ama bi noktada sawyer ı cok sorumsuz hale getirp seyirciden sogutuyolar.potansiyeli cok fazla olan bi karekteri cok sıg kullanıyoplar..lost ta zarar görüyor.öne cıkmalıı kesinlikle..

Özgür Öz demiş,

12 Mart 2008 @ 14:37

seveth seal theory’i okumadan erkek karar vermeyin

ginsberg demiş,

12 Mart 2008 @ 17:23

bugün bu son teoriyi okuduktan sonra dönüp eski teorilere de bakma ihtiyacı duydum. ilk okuduğumda biçoğunu tutarlı bulmuştum demek böyleymiş demiştim. tekrar okudum hepsini birer kere ve bugün zamanında bize mantıklı gelen açıklamarın çoğu çok saçma kalıyo sanırım bu teori için de bi süre sonra aynı şekilde düşünücem :(

anil17may demiş,

12 Mart 2008 @ 18:20

Güzel bi teori yani bazı sorulara yanıt buldum!

Teşekkürler.

dr-aeg demiş,

12 Mart 2008 @ 19:03

en azından 1-adanın bulunamaması 2-adayı yeniden ele geçirme faaliyetleri 3-2. sezon boyunca basılan düğmenin ne işe yaradığı 4-hamile kadınların rahimlerinin aşırı yıpranması ve bu nedenle ölmeleri vs. gibi şeyleri biraz açıklamış bu teori… Tabiki dizinin sonuyla birebir uyuşmaz ama altyapıları benzer çıkabilir.Adanın zamanının 108 dakikada bir geri alınması gibi… Ama burda çok vahim bir soru çıkıyor ortaya. Adanın kaderi nasıl olup ta bu kadar bilgisiz basit ne yapacağı belirsiz insanların ellerine bırakılıyor da Ben yatağında huzurla uyuyabiliyor gibi :)

JokeR demiş,

12 Mart 2008 @ 19:41

sundan her sey beklenebilir doru :D

cwookpark demiş,

12 Mart 2008 @ 19:51

bu durumda Locke’un nası tekerlekli sandalyeden kurtulduğunu Ben’in biliyo olması gerek ama 3. sezonda pek biliyo gibi davranmamıştı.hatta kendisi ameliyattan sonra neden çabuk iyileşemediğini merak ediyodu

İbrahim Acar demiş,

12 Mart 2008 @ 22:22

bu teorinin aynısını ben 13 şubat tarihinde bir grup sayfasında yapmıştım. link’i de verebilirim:)

drt23 demiş,

12 Mart 2008 @ 23:30

zaten bu saatten sonra olayın zaman yolculuğuyla ilgili olduğu, öyle böyle bir şekilde işin zamanla bi bağlantısının olduğu kesin. yani öncelikle bunu işin içine kattığı için temeli iyi teorinin. bazı soruları iyi açıklamış ama elbette eksik yanları var. Bi de şunu söylemekte fayda var senaristlerin “bilimsel açıklaması var herşeyin” tarzı ifadeleri bence durumu zora sokabilir yani onlar açısından. çünkü bu söylem işi “abi sadece bi dizi” den çıkarıp “herşeyin mantıklı ve bilimsel bi açıklaması varmış”a taşıdı ki dizi bittiğinde senaristler keşke vakti zamanında böyle iddialı konuşmasaydık diyebilir.

medjai demiş,

13 Mart 2008 @ 01:56

bu teoriye hala tutarlı diyenler varmı arkadaşlar… bence 4. sezonun flashfoward larıyla birlikte izleyenlerde zamnda yer değiştirme hareket etme olayı iice aşılandı ve bizde buna göre teoriler üretmeye başladık.. bence sadece böle düşünmemizi istiolar…

linoge demiş,

13 Mart 2008 @ 03:50

teoriyi yazan arkadaş sağdan soldan toplamış bişiler

kara duman olayı ….
prince of persia die bi oyun var bilenler bilir
oyunda zamanın koruyucusu bi canavar vardı:)
arkadaş aynen eklemiş

parael evren….
bu teoriyi ilk ortaya atan kişi dark tower(stephen king serisi)dan esinlendiğini sölemişti
bu arkadaş az bişi deiştirip aynen eklemiş

zaten tutarlı bişi yazacak olsa senaristlerde diziye eklicekte
senaristler atık teorileri okuyup konuyu öyle yazmaya başladı heralde

bu kadar kafa yormaya ne gerek var otur dizi yaz kendin baştan dimi
seretsek direk ne olcak görsek

ama çok bilim kurgu okuyup serettiim için şöle bi fikir gelişti bende
iyi başlayan hikayelrin sonu bekleneni vermez
kötü akan hikayelerin sonuda enteresan bi şekilde şnsanı etkiler

heralde hayal kırıklığı yaşıcaz ama akış iyi olunca kafa yormak deilde tadını çıkarmak daha mantıklı

linoge demiş,

13 Mart 2008 @ 03:54

ama hakkını vermeyi unuttum

bu libby olayını iyi yakalamış
desmonda gemisini verdi(adamın kardeşi yapmaz böle bişey)
hugo delikene tımarhanede oda hastalardan biri
adaya düşüyo pisikiyatristim dio

kesin dharmanın adamı

dorrino demiş,

13 Mart 2008 @ 07:37

madem kijohn ve rose 10 yıl önceki hayatlarında gayet sağlıklıydılar ve adada da eski hallerine döndülerse claire 10 yıl önce hamile değildi peki adada niye hamile görünüyor.bence bazı yerlerinde çok fazla tutarsızlık varr…..

Cem Er demiş,

13 Mart 2008 @ 10:55

Bence ada zamanı normal zamana göre daha yavaş akıyor. Zaman makinası gibi bir alet olduğunu düşünmüyorum. Adada 1 gün, gerçek dünyada 2-3 gün belki 2-3 ay, iç içe geçen iki tekerleğin dışta daha hızlı dönmesi gibi.

sakgül demiş,

13 Mart 2008 @ 11:07

Genel olarak zekice tasarlanmış…Bugüne kadar okuduğum en makul ve losta yakışır bir teori…Ama bazılarının da dediği gibi bazı açıklar var…Mesela claire adaya düştüğü sırada hamileydi.10yıl geriye gelmişse nasıl hala hamile kalabiliyor?Zamanda geriye gitme lock ve rose bakımından makul sonuçlar doğursa da claire açısından pek açıklanabilir değil…Ya da ben bir yerini yanlış anlıyorum..Sizce?

arda demiş,

13 Mart 2008 @ 11:35

aynen

cwookpark demiş,

13 Mart 2008 @ 12:42

Bence Cem Er’in dediğinin tam tersi bi durum var adada 2,3 gün ya da belki daha fazlası dünyada 1 gün gibi bi durum olmalı.Çünkü Jack ve Juliet neden hala helikopterin gemiye ulaşmadıklarını merak edince Faraday helikopterin ne zamandır adadan ayrı olduğuyla ilgili algınız tam olarak doğru değil diyo.Yani daha kısa bi zamanda gemiye vardıkları halde adadakiler daha uzun bi zaman olmuş gibi algılıyolar.Ama bu durumda da bi tutarsızık var çünkü Desmond 3 yıldır adada ve bunun farkında.3 yıl olduğunu biliyo,Penelope de 3 yıldır onu arıyo.Yani ilk teori doğru olsa ikisi farklı süreler olarak algılamalılar diye düşünüyorum.

lostfelaket demiş,

13 Mart 2008 @ 14:23

arkadaşlar 4.sezon 5.bölümü izledikten sonra diziden soğudum.. tamam hikaye güzel ama bundan sonra uzar ve dewam ederse, dizi bittiğinde ya baştan başlayıp tekrar izlemek gerekecek, yada birinin bize herşeyi anlatması gerekecek :) bu kadar parçalanmış bir konuyu kafamda toparlayabilirim ama izleyici olarak görsel isterim kardeşim ya :) napalaım şimdi her ayrıntıyı kağıda tek tek yazalımda cevap mı arayalım? bunu yaparız ama bitirsinler artık ya.. kafamızı karıştırmasınlar iyice..

Cem Er demiş,

13 Mart 2008 @ 15:03

Telefon sinyali de belki bu geçişten etkileniyodur:) Fazla mı uçtum?

tuuba demiş,

13 Mart 2008 @ 15:23

teori gerçeğe biraz yakın olsada kesinlikle eksiklikler var.ben de diğerleri gibi claire in 10 yıl öncesine kadar hamile olmamışken nasıl oluyorda adada hamile olarak karşımıza çıktığını anlamış değilim………

joaq!! demiş,

13 Mart 2008 @ 15:50

gelgit gelgit biraz fanteziye kaçılmış sanki

desmondo demiş,

13 Mart 2008 @ 15:56

bu teoriyi yazan arkadaş muhtemelen fizk mühendisi ya da kuantum fiziiyle ilgileniyor.çok zekice ama bazı açıklklar war tabiki

Aslıhan demiş,

13 Mart 2008 @ 17:34

@ dorrino, sakgül, arda

Arkadaşlar hamilelik bir hastalık değildir. Ayrıca zamanda geriye giden kadınların rahimlerinde herhangi bir gençleşme olmadığı da teoride açıkça ifade ediliyor. Dolayısı ile Claire zamanda geriye gittiğinde rahmi olduğu gibi kalıyor. Durumu Rose ya da John’daki gibi hastalık olsaydı, değişiklik gösterebiliirdi. Ama hamilelik rahimde gerçekleşen bi durum olduğu için, kendi sürecinde devam ediyor. Evet tutarsızlıklar var teoride ama bu konuda değil :)

Yusuf Akay demiş,

13 Mart 2008 @ 18:23

Hiç sanmıyorum,arkadaş biraz abartmış…

Şimdiye kadar gizem havası verilen sonra açıklanan olayları düşünün lütfen…
Örnek,Kabloların denizden gelmesi,diğerleri,istasyonlar…

Eminim tümünün mantıklı bir açıklaması var…Zamanda yolculuk fikrine bağlanıp kalacaklarını da sanmıyorum,eğer her şeyi zamanda yolculuk ile açıklarlarsa dizinin hiç bir tadı tuzu kalmaz bence…

Ve ben adaya bir Yusuf “Joseph” bekliyorum…Bilmem farkında mısınız ama her şey Tevrat’a göre işliyor….

Yakuplar,Bünyaminler,Harunlar…

becool 24 demiş,

13 Mart 2008 @ 21:05

arkadaslar konuyla alakasız belkı ben onceden kacırmıs olabılırım sadce paylasmak ıstedım cook oncekı lostun ılk sezonunda olan 3. bolum tabala rasa dıye gecıyor google yazıp arayınca bır sayfada bu teorının john locke dıye bır adama aıt oldugu yazıyor burayada kopyalıyorum ^”Aslında tabular asa ‘nın içerdiği anlamın izlerini ilkçağ Yunan felsefesinde Stoacılık’ta ya da sonraları ortaçağ felsefesinde Thomas Aquinas ve diğerlerinde sürmek de mümkündür. Ancak felsefenin vazgeçilmez kavramlarından biri oluşunu İngiliz deneyci felsefe öğretisinin kurucusu John Locke’a borçludur.^”

SoNGoKou demiş,

13 Mart 2008 @ 23:08

Walt ın büyüdüğünü ve Locke görevin henüz tamamlanmadı demesini ve adadaki elbise giydirlmiş adem ile havvayı andıran iskeletleri açıklamamış…

metin demiş,

13 Mart 2008 @ 23:10

geminin orda olmasının sebebi kısmen doğru zaman yolculuğu ama daha öncelerdede yazdığım gibi philedelpia deneyinde yapılan olayın anlatıldığı kesin…çünkü geçmişteki bu deneyde geminin kaybolup başka noktalarda ortaya çıkması ve bunu kontrol edememeleri mürettabatın psikolojisinin bozulması ayrıca bunu bütün dünyadan gizlemek tamemen philedelpia deneyindeki olaylar…isterseniz bi okuyun…anlıycaksınız…

metin demiş,

13 Mart 2008 @ 23:14

yusuf akay arkadaşım adada zaten bi joseph var ben in çocukluğunda ormanda gördüğü kişi daha sonra ben in bugünki halindede anı yaştaydı hiç yaşlanmamıştı…ve adı joseph di…dikkat edersen tekrar görürsün…daha iyi anlatmak için john locke a sawyer ın dosyasını veren kişi olduğunu belirtiyim…

streethoop demiş,

14 Mart 2008 @ 00:07

ya tabuttaki kişi kimmiş??ben hepsini okuyamadım teorinin..anlayan varsa sölesin plss..

Dagos demiş,

14 Mart 2008 @ 00:13

arkadaşlar adı üstünde teori…yani birebir tutması söz konusu olamaz..

Teoriye gelince ewet mantıklı yanları war fakat dizideki en merak edilen karakter olan jakop olayına bu türde bi açıklama gelicekse yazık olur filme…
ayrıca şunuda belirteym ki bi döngü söz konusu deil…filmin sonunu böyle birşeyle bağlıcaklarını zannetmiorm
Neden döngü ile ilgili dewamlı teori koyuyolar onuda ilgili kişilere sormak lazım..:)

cwookpark demiş,

14 Mart 2008 @ 00:55

metin arkadaşım o adamın adı joseph değil richard

SAcid demiş,

14 Mart 2008 @ 12:31

Mantıksız ii Düşünememiş ve bizimde Kafamızı Karıştırıor.

xxhalilx demiş,

14 Mart 2008 @ 17:26

son yayınlaanan bolumlerle bu teori coktu

welooo demiş,

14 Mart 2008 @ 18:36

arkadaşlar ben korkmaya başladım yaa

Aslıhan demiş,

14 Mart 2008 @ 21:31

@ dagos
Evet? Şikayeti alayım?

Dagos demiş,

15 Mart 2008 @ 19:30

şikayet deilde dewamlı döngü teorileri yazmanız weya yazman…
bilmiorm garipsedim
Ayrıca çok mantıklı teoriler war yabancı sitelerde ve bunlarında incelenmesi iyi olur die düşünüorm

ruken demiş,

15 Mart 2008 @ 20:01

teori bana saçma geldi ama richardın hiç yaşlanmadığını fark eden tek insan olmadığımı bana gösterdiği için mutluyum:))

omerharun demiş,

16 Mart 2008 @ 00:51

Teori guzel.Arkadaşlar claire 10 yıl önce hamile değildi.Ama teoriye göre claire n sadece bedeni geçmişe gidiyor zman yolculıgunda nedense rahimler gitmiyor bu yüzden adaya ucak düsdügünde hamile.Daha once ultrason yapılın bölümde bayanların rahimlerinin hep yaşlı oldugu soylendi bence bu konuya acıklık getiriyor yani yani bir yasındaki 1 cocugu 10 yıl geriye goturemiyorsunuz.Ama rahim içindeyse tasındıgı bedenle beraber gonderebiliyorsunuz.Alex uçak kazasında gelmedi adada 16 yıl önce doğmuş.Sanırım adadan çıkarken bir zaman kaybı oluyor 20 dk lık bir kayıp adada 3 gün oluyor

Angela demiş,

16 Mart 2008 @ 02:10

Aslıhan’ı tebrik ediyorum. Jason Hunter’ın Time Loop teorisini çok başarılı bir şekilde tercüme etmiş. (bkz.timelooptheory.com)Teşekkür ederiz arkadaşım. Emeğine sağlık.

Aslıhan demiş,

16 Mart 2008 @ 04:20

Arkadaşlar,

Mantıklı bulduğunuz teori linklerini bana yollarsanız, çevirisini seve seve yaparım. Spesifik olarak belirli bir tema (döngü) üzerindeki teorileri çeviriyor değilim. Teorinin genelinin akla yatkın olması ve okuyucular tarafından ilgi görmesi yeterlidir.

Tabii ki buna da tek başıma karar vermiyorum. Benden önce bu sitenin bir sahibi var ve buraya yazılanlara beraber karar veriyoruz.

Burda yapmaya çalışılan tek şey, sizlere (en azından ingilizcesini okumaktan keyif almayan ya da yabancı dil bilmeyenlere) dizi hakkında bilmek isteyebileceğiniz şeyleri sunmak.

“Sitede şu yazıyı da görmek istiyoruz.” talebine eyvallah. Ama “Bu yazıyı neden koyuyorsunuz anlamıyorum.” biraz haksız bir eleştiri oluyor. Tek kişiye değil, tüm izleyenlere hitaben çalışıldığını unutmamak gerekir.

Bilgilerinize…

Dagos demiş,

16 Mart 2008 @ 13:03

Anlamıorm bu sitede aslıhanın fanları falan mı war…

Ne zaman bi şikayeti dile getirsek weya bi konuyu tartışsak alakasız kişilerin çıkıp aslıhan ı tebrik ediorm we aslıhan haklı gibi cümleler sarfetmesi ilginç bi olay gibi geldi bana…

Ayrıca çevirilerin oldukça başarılı , buna bişe demioruz fakat birçok teori war ve ingilizce bilmeyen arkadaşların bunlardanda yararlanmasını isteriz…Demek istediğim döngü teorisini birçok kez tartıştık ve farklı bi teori istiorz….Teori ye gelince oldukça mantıklı tarafları olmasına rağmen böle bi teoriye filmi bağlıcaklarını zannetmiorm…

BHR demiş,

16 Mart 2008 @ 21:59

mantıklı bir teori olmuş… şaştım kadım okurken…
tabi bazı uyuşmayan tarafları da var ama yine de çok açıklayıcı olmuş…
üzerine baya kafa yoğrulmuş belli…
kafamdaki soruların çoğu açıklama buldu gibi… ama bu teori de bile uyuşm ayan noktalar var…
lost bir an evvel yayınlansa hepsi bitse de rahatlasam…
sonra tekrar tekrar izlerim orası kesin de… :) bu 3 yılın sonuna ulaşınca çok rahatlayacağım…

joy55 demiş,

17 Mart 2008 @ 07:30

arkadaslar bir teori üzerine yorum yapılması yerine herkez birleşip kendi teorimizi yapamazmıyız çok mu zor bu ör. herkezin döngü dedigi bi adada ben neden sonuça ılaşılması çok zor olan haberleşme sistemini hala çalıştırıyor olması size de biraz garip gelmiyor mu..

ismrliyimm demiş,

18 Mart 2008 @ 16:56

çok mantıklı bi teori olmuş. yapımcıların söylediği, bilimsel bir sonla açıklanacak, mistik güçler olmayacak açıklamasıyla çok bağlantılı. gerçek olmasa da bilim kurgu en azından:) ilk 3 sezon kafamızı fazlasıyla karıştırmışlardı bu mistik olaylarla ama, 4 sezon daha mantıklı olmaya başladı. bir bu teori üstüne eklenince eksik noktalar oturdu kafamda.

riverred demiş,

18 Mart 2008 @ 21:41

Arkadaşlar lostun şüphesiz ana teması; kader. Diziyi izledikçe gerçek hayatta önümüze gelenlerin veya yaşadıklarımızın nasıl biçildiğini az çok anlıyoruz. Biz bile dizi için, dizi karakterleri için teoriler yazıp, gelecekleri ve geçmişleri hakkında irdelemeler yapıp şu şöyle olmalı bu böyle olmalı diyoruz. Bir nevi onların kaderlerini düşünmemiz ve geleceklerini belirlememiz isteniyor. Bu yönüyle de bakılınca LOST mükemmel bir yapım…

dogacan demiş,

19 Mart 2008 @ 16:42

riverred a katlıorum zamanlaması benden daha iyi ben de aynı fikirdeyim ve bunları paylasıcaktım. arkadaslar neden dongu olayına takılıoruz die yakınıorlar ancak elimizdeki malzeme bu,yani dizide bir dongu oldugu kesin ve bunun sonucu olarak LOST kesinlikle ‘kader örgüsü’ uzerinde duruyor ki bunu anlamak için cok zeki olmaya gerek yok arkadslar,en buyuk kanıtı karakterlerin gecmis hayatlarının incelenmesi ve simdiki hayatlarıyla baglantılar ya da celiskiler bulunması..ve elimizde kader gibi somut bir gerceklik bulunmadıgına gore bunu bilimle bagdastırmak gayet mantıklı,yani cok basarılı bir senaryo..
teoriye gelince gercekten okudugum en iyi teoriydi,neden; cunku dizideki karakterler,digerleri ve dharma uclemesini acıklayabilen en iyi teori bu. gercekten tutarsız yanları da var en onemlisi alex in yası gibi ancak genel olarak cok mantıklı ki son bolumlerle bu teori curudu diyen arkadslarıma verecegim cevap,aksine daha da kuvvetlendi olucaktır..ve bir de boyle biterse kotu olucaktır diyen arkadslara: tum karakterlerimizin bir laborutuarda kafalarında elektrotlar ve baslıklarla hic birsey olmamıs gibi uyanmasıyla dizimizin sonlanması daha mı mantıklı olucaktır:) yani farkettiyseniz teori de teori diye kafa yoran biz lostseverler elimizdeki malzemeleri biraz da ozellestirmeliyiz, gereksiz goruntlulere takılıp kafa yormak bizi usandırıcak ve diziden sogumamıza neden olucak belki de. o yuzden bu teori en azından genel hatlarıyla mantıklı.
son olarak ben de bu basarılı teoriyi ceviren arkadasıma tesekkur ederim ki ben de teori yaratıcısının senaryoya ulasabildiginden suphe ediorum:)
ve bisey daha: teorileri ceviren ya da siteye koyan arkadslara elestride bulunmanın mantıgı nedir arkadsım?? yani kendisinin bir komplo teorisyeni olmasından mı suphelisin? ki oyleyse burda isin ne?? hepimiz oyle diil miyiz zaten:)))))
NOT: sitenin yoneticisi ya da adminlerinden diilim:))

DHARMA demiş,

20 Mart 2008 @ 20:07

adada zamanın sürekli tekrar edilmesi gibi bir olaya şu örnek olabilir mi ?
john locke 10 saniye içinde yağmur yağacak diyordu ve yağıyordu.
Ayrıca john locke bir bitkiyi ezip çamurla karıştırarak boone un alnında ki yaraya sürmüş ve boone shannon u öldürmek gibi bir halüsinasyon görmüştü.Bana ne yaptın diye de sormuştu.Acaba adadakilerin gördüğü hayaller bu bitkiye ya da çamura bağlı olabilir mi ?
ne dersiniz ?

best teori demiş,

21 Mart 2008 @ 16:29

Eveeet.Sanırım senaryonun 3.ortagı meydana cıkmış bulunmakta.Su güne kadar okudugum ve dizideki bilinmezleri harika bagdastıran bir yorumdu.Bence senaristlerin odasına bir fare girmiş.Çünkü okudugum diger teoriler karsında dehsete düsüyordum.Bu adada uzay ve zaman kesinlikle bükülüyor.Ve Desmond ın kapattıgı dügmeden sonra ada da manyetik sok meydana gelmişti.Ayrıca 7.bölümde de gemi halkının cogu zaman seyahatinden sonra zihinsel olarak çöktükleri gözlemleniyordu.Dsmond da adadan cıkarken aynı zaman travmalarına girdi garibim.Ve hatırlayın bu adamlar istedikleri kişileri adaya getirebiliyorlar(locke un babası)gibi.En büyük sır siyahduman…

best teori demiş,

21 Mart 2008 @ 16:50

aslıhan¨… peki sana bir kaç sorum var.Daha dogrusu senin yorumlarını istiyorum. 1.Jack adada gözünü açtıgında kumsal boştu.Mızrak gibi bambuların arasında(sözde)adaya düşmüştü.Saniye geçmeden o boş kumsal E-5 e dönmüştü. 2.Charlie ucak parçalamasına yakın,burun kısmındaydı.Sahilde onu;yani uçagın parçalanan orta kısmında aval aval dolasırken gördük.Kosarak kumsala mı gitti sence.Ve 2.bölümde Jack ve Kate ile birlikte Ucagın burun kısmına sözde uyusturucusunu bulmak için yola çıkmıştı. 3. 1. Sezon 1. bölüm; Jack ormanda uyanır ve koşarak sahile gider, uçak parçalarının orta yerinde durur ve motorun koptuğu uçak kanadına bakar(Zaman: 3.33 ile 3.41 arası). Jack ve Shannon’ı geniş açıyla gördüğümüz yer kilit noktasını oluşturmaktadır. Bu andan sonra Jack bacakları sıkışan adamı kurtarır, Claire’in yanına gider, Rose’u kurtarır, tekrar Claire ve Hurley’nin yanına koşarak onları kanat altında kalmaktan kurtarır. 3. Sezon 14. bölüm; Nikki uçak enkazı arasında koşmaktadır. Birden Claire’in yardım isteğini duyar(Zaman: 9.34). Claire Jack’in elinden kurtulmak ister gibi davranmaktadır, ağlamaklıdır. Nikki koşmaya devam eder. Ve tam 16 saniye sonra kilidi açacak anahtar elimizdedir (Zaman: 9.50). Nikki’nin arkasından uçak kanadına bizde bakarız, ama gözlerimizi biraz aşağıya kaydırdığımızda orada olmaması gereken birisi vardır. O da tıpkı ilk bölümde yaptığı gibi uçak kanadına bakmaktadır, tabiki Jack!!!Olay sıralamasında büyük bir sapma olduğu gibi aynı kişinin farklı iki yerde bulunması gibi bir durumda ortaya çıkmaktadır. Sence bu çekim hatası mı(bu kadar ince düşünülmüş bir senaryo da)

Aslıhan demiş,

21 Mart 2008 @ 20:17

:)))
Çekim hatası…

desmond demiş,

23 Mart 2008 @ 00:46

arkadaşlar teori adaya gelen insanların iyileşme nedenini hasta olan insanların 1995 yılında hasta olmamamısna baglııyor.Ama gözden kaçırdıkları bişey varki jinin cocugu olmuyodu(yani kısırdı:D)yani teori sunu diyo ozaman bize jinin 95 cocugu olabiliyodu.yani bu teori çürümüştür.tabi dogru taraflarıda olabilir

dogacan demiş,

23 Mart 2008 @ 01:42

evet desmond dogru bir yer yakalamıs bu tek ornek bile teoriyi curutmeye yeter ama tabi nasıl algılıcagımıza baglı,acıkcası bu ureme islerinde teori ztn biraz esnek davranmıs,belki bunu da ona yorabiliriz ama bilmem ki belki de hakketen buyuk hata..
ama ben de teoriye destek vericek bir ornek veriyim.shannon un astımı..shannon astımı da iilesmiyor ama shannon ztn dogustan astımdı sanırım,yanlısım varsa duzeltin arkadaslar.. en azından burada fikir babası bir hataya daha goz yummamıs..bilemiorum. yanlıssa uzerinde durmayın

Jayjay demiş,

25 Mart 2008 @ 20:24

peki hurley’in 4.sezon 1de gordüğü gizemli ev (locke da gormstu sanırım. ayrıca ben de bilior) hakkında yorumu olan var mıdır ? içinde adamın biri bakıodu fln.

ewrim demiş,

25 Mart 2008 @ 21:02

iyi güzel de bazı mantık hataları yok mu?
bi kere “Bu telefon, Naomi’nin geçmiş zamandan gelecek zamandaki Dharma’yla iletişim kurmasını sağlayan, özel olarak üretilmiş bir Dharma aygıtıydı.” derken var çünkü geçmişten geleceğe asla telefon edilemez,mesaj gönderilemez bununla ilgili bir yazı okumuştum fizik kurallarıyla bu kanıtlnamış bişi.
ayrıca geçmişe yolculuk yapıldığında geçmişteki yerine geçildiğinden bahsedilmiş yani örneğin 20 yaşındaki biri 5 sene öncesine gidince 15 yaşındaki kendini mi görür yoksa onun yeriine mi geçer? eğer onun yerine geçerse asla 21 sene öncesine gidemez çünkü o zaman daha doğmamıştır kimin yerine geçebilirki?
ve eğer zamanda yolculuk yaparken istediğimiz tarihe yıla gidebiliyosak bu demektirki biz geçmişteki kendimizin yerine geçmeyiz,geçmişteki kendimizi karşımızda görürüz.ve bu yüzden de ben in annesinin 15 yıl önceye gidilmesinden falan bahsedilmiş bu olamaz eğer geçmişe gittiyse geçmişte iki tane Ben in annesinden olur bu da karışıklık yaratır yani asla kimse geçmişe gidip yeniden yaşamaya başlayamaz karışıklık olur evet cevap bekliyorum…

ewrim demiş,

25 Mart 2008 @ 21:08

ayrıca ilk başlarda hastalığın tedavisinden bahsedilmiş eğer hastalıktan kurtulabiliyorsa bir kişi yolculuk yaparak,
peki bunu Dharma çalışanları nasıl anladı bunu ancak hastalıktan kurtulan biri bilebilir bunun da cevabını bekliyorum….:D

GOLLUM demiş,

25 Mart 2008 @ 23:08

Güzel bir teori olmuş,fakat çok karışık .senaryoda ayrıntılarda mutlaka sorun çıkacaktır.mesela 1.sezon loched, boone ile kaza yapmış uçağa giderken yürüme kabiliyetini yitirmişti.teoriye göre 95 yılında olduğu için sağlıklı olması gerekir.
teori bazı olaylarıda açıklamakta yetersiz kalıyor son bölümde michael’ın ölme girişimlerinin başarısız olması gibi .adada ise 95 yılında yaşaması gereken pek çok insan ölüyor .tabi onlar başka bir gelecekte falan yaşıyorlar ama genede uyumsuzluk yaratıyor.
Lostta olayların tekrar yaşanması gibi bir durum ortaya çıkabilir .bununla ilgili ayrıntılar var ,yorumlar yapılıyor .ama bu teori çok karışık .ve yetersiz.

obelix demiş,

1 Nisan 2008 @ 18:41

becool 24 ben de bir şeyler eklemek istiyorum; Tabula rasa veya tabula rosa David Hume’un ortaya attığı “boş levha” önermesine işaret eder. Bir empirist olan Hume’a göre, zihnimizde doğuştan gelen bir fikir yoktur. Bununla birlikte, Hume, nedenselliğe de karşı çıkar. Şeyler arasında kurduğumuz zamansal ve uzamsal ilişkiler, onların kendilerinde özellikleri değil, bizim deneyimsel alışkanlıklarımızla ilgilidir. (Buradaki “deneyimsel” kavramı bilinçli yürütülmüş bir aşama değil, salt tanıklıktır.) Olgular arasındaki bağıntıları, kendi yöntemlerimizle bilemez, sadece onlara atıflarda bulunuruz. Doğa kurallarla işlemez, formülizasyon sahibi değildir. İnsanlar, doğayı ya da olguları algılayabilmek için, sistemler, formüller, öncelik-sonralık ilişkileri kurarlar.

Sonuç olarak Hume, bireyin zihnini bomboş bir levhaya benzetir. Kavramlar, olgular, bilgiler, sonradan, gözlem veya deneyleme yoluyla zihinde yer alır.Bu Locke’un görüşü olarak bilinir.(kaynak:http://tr.wikipedia.org)

obelix demiş,

1 Nisan 2008 @ 18:44

David Hume: İnsan zihninde olup bitenleri Newton’un deneysel yöntemini uygulayarak, yeni bir insan bilimi kurmayı ve geliştirmeyi öneren Hume, tüm iyi niyetine ve yüksek amaçlarına rağmen, İngiliz empirizminin temel tezlerini koruduğu için son çözümlemede kuşkuculuğa düşmekten kurtulamamıştır. Bizim yalnızca, kendi zihnimizde doğrudan ve aracısız olarak tecrübe ettiğimiz ideleri, duyum ve izlenimleri bilebileceğimizi, bilgide kendi zihnimizin ötesine geçemediğimizi ve bundan dolayı herhangi bir şeyin insan zihninden bağımsız olarak varolduğunu söyleyemeyeceğimizi belirten Hume, insan zihnini bilgi bakımından analiz ettiği zaman, insan zihninin tüm içeriklerinin bize duyular ve deney tarafından sağlanan malzemeye indirgenebileceğini görmüştür, bu malzeme ise algılardan başka hiçbir şey değildir.

obelix demiş,

5 Nisan 2008 @ 18:44

Bu minvalde; zamanda bir yolculuk yapılıyor. Hanso vakfı ve Dharma girişimi dünyada yüksek oranda manyetik alan tespit ederler ve adayı bulurlar ve adada bir karadelik olduğunu keşfederler . Burada Albert Einstein’ın İzafiyet Teorisine göre ışık hızına yakın bir süratle giden bir uzay gemisini, dünyada ikizi bulunan birinin kullandığını varsayalım. 10 yıllık bir seyahate çıkıp dünyaya geri döndüğünde, uzay gemisini kullanan ikiz, dünyada kendisini bekleyen ikizinden daha genç olarak dünyaya ayak basacaktır. Uzay gemisini kullanan ikiz ışık hızına yakın bir süratle hareket ettiği için, onun saatiyle on yıl , dünyadaki kardeşinin saatiyle 15-20 yıl olabilecektir. Bu karadelikte deneyler yaparlar ve hayvanları kullanırlar(kutup ayısı v.s.) zamanda herhangi bir yere gönderilirler. Ben’in annesi de bu deneyde kullanılan ilk insan(lar)dandır. Richard ve diğerleri kayıp kıta Atlantis’te yaşayan insanlardır ve dünyaya açılan kapı bu adadır.Dharma girişiminin Atlantis’i bulmalarını önlemek için Richard ve adamları görevlendirilmiştir.(adada gördüğümüz dev dört parmaklı ayak Atlantis medeniyetine aittir.)Richard Ben ile temas kurarak Dharma girişimini bertaraf ederler ama Ben bir anlaşma yapar ; adanın gizlenmesi karşılığında adada kendi imparatorluğunu kurma hakkı… Adaya istediğini getirme,götürme ve istediği zamana gidebilme…Jakob’u da kullanmaktadır Ben. Sawyer’ın karidesçiyi öldürdüğünü kimse bilmemektedir ama Jakob zamanda hareket ederek Sawyer’ı ve diğerlerini görebilmektedir.

Tanay Uzgan demiş,

7 Nisan 2008 @ 23:10

len kesin senaristten çalınmış bu teori xD bnce adaya helikopterle gelenler bu adayı yok edecekler ve Ben de bunu bildiği için her 108 dk de bir zamanı 108 dk başa alıyor…

yiitto demiş,

14 Nisan 2008 @ 17:43

@Tanay arkadaşım sen 2. sezondan tekrar izlemeye başla..

Benim kafamı Jacop karıştırıyor..Jacop üzerine yanlızca 1 teori buldum ki bu benim de aklımdan geçenlerle biraz da olsa uyuşuyordu..Jacop da Walt gibi özel yetenekleri olan birisi ve yeteneği nesneleri hareket ettirebilmesi..Jacop adaya Black Rockla gelir ve adada ölür,üstteki teoride de okuduğumuz gibi adada ölenler aslında yarı ölü oluyorlar(Ada geçmişe döndüğünde zamanın hala akıyor olması..)Bu şekilde Jacopun ruhu adada varlığını sürdürüyor ve bence black smoke da Jacopun yönettiği metal parçalarından oluşan dumanvari bir oluşum.Uçağı adaya indiren ve insanların ölmemesini sağlayan da Jacop..s1e1′in missingpieces’ında Jack’in babası görülüyor ve aynı silüeti( beyaz ayakkabılı takım elbiseli adam) s4e1′de Hurley’nin ormanda koşarken rasladığı kulubenin içinde bir sallanan sandalyede tekrar görüyoruz..Eğer o Jacop’ın eseri değilse Jack’in babası da bir dharma üyesi diyorum xD Bunlar benim varsayımlarım,içinde okuduğum teorilerden de fikirler mevcut..

Musa demiş,

15 Nisan 2008 @ 16:15

bence teorileri bırakıp finali beklemek lazım evet teorilerde belki doğruluk payı vardır ama dediğim gibi kesin sonuç final de belli olur

ksk demiş,

22 Nisan 2008 @ 23:40

valla teoriyi okuorum kimi yerlerde hımmm demek bölemiş diorum sora sizin yorumları okuorm ya hakkaten atmış teoriyi yazan (alex olayı)diorum.psikolocim bozuldu yaa corba oldu hersey.bence senaristlerde ne yaptıklarını bilmiolar ortalıgı karıstırdılar şimdi de toparlayamıolar.bence senaristler sonunda işin içinden çıkamayıp mantıga en yakın teoriye göre bitircekler diziyi ve sonrası malum biçok soru sorulcak ve adamlar hayatlarının hatasını yapıp böle bişeye giriştiklerini anlıcaklar:))

Fate demiş,

23 Nisan 2008 @ 17:06

iyice dü$ünüLmü$ bayağı uğra$ veriLmi$ gibi ama asLına baKıLırsa bazı $eyLeri tam oLaraK açıKLamıyor… Ben sevemedim peK yani tamam çoK Kötü ya da oLanaKsız değiL ama biraz saçma geLdi bana tab, saçma geLmesinin sebebi daha önce oKuduğum bir ba$Ka teoriyi daha mantıKLı buLmam da oLabiLir…
Ama ben size “ParaLeL evrenLer teorisi(P.E.T.)”ni öneririm bana Kalırsa daha mantıKLı bir teori…

bushra demiş,

23 Nisan 2008 @ 19:00

yha bence teorilr gayet mantıklı ama ne olcağını tam olarak finalde anlayabilriz diye düşünüyorum…

savas emin demiş,

29 Nisan 2008 @ 10:31

Adanın sırı ve teori şu manyetik alan zamanda geçişler sağlatıyor buyrun bakın.Kutup ayısı hakkındaki benim teorim bu adanın manyetik alanının etkisi ile zamanda yatay veya dikey geçişler yaptıra bildiğidir. Sawyer’ ın kutup aysını öldürdüğü olay ile penny adamlarının kutuplarda desmont ‘u ararken bir manyetik alandan bahsetmesi örtüşüyor yani kutup ayısı adaya bu şekilde zamanda manyetik alandan dogan bir açıkla yatay olarak gelmiştir. Aynı şekilde 4 sezon 5 bölümde desmont ‘un başına gelen karmaşık olaylarda manyetik alandan doğan dikey zaman geçişleridir. Walt ise lock yardım etmiştir bence buda zamanda yatay geçişlerle olan bir olaydır. Yorumlarınızı bekliyorum………….

mügea demiş,

9 Mayıs 2008 @ 20:15

arkadaşlar benim baska bir fikrim var.. aslında yeni bir baslık acmak istedim ama buna dair bir link veya yönlendirme göremedim.
şimdi aslında teori dedigime bakmayın. ben dinler tarihi açısından teori olusturacak arkadasların katkılarını bekliyorum.
konuyu soyle baslatayım.
tüm arkaik dinlerde merkezilikten bahsedilir. her inancta dünyanın merkezi oldugu düşünülen bir kara parçası bir yer veya dağ vardır. örn sumeru, el-burz, zinnalo vb dağlar dünyanın ve evrenin merkezi kabul edilirler. bu yerler yerin göğün yeraltının kesisme noktasıdır bu sebeple buralardan diger boyutlara geçis sözkonusudur. hatta cehennem ve cennet bu hizada bulunur. romalılara gore “mundus” yani bir kentin kurulacağı yerin çevresini saran çit yeryüzü ve yeraltı bölgelerinin buluşma noktasıdır. mundus açıldıgında korkunc cehennem tanrılarının kapıları açılmıs olur . -walt’un o kapıyı açmayın dedigini hatırladınız degil mi-
yine malaya yarımadasında yasayan semaglara göre dünyanın merkezinde batu-ribn adlı bir dev kaya bulunur bunun üzrinde de cehennem vardır. -lockeun babasının konusmalarını hatırlayın-geçmiş zamnlarda ağactan bir tekne batu ribn üzerinde göğe varmıstır. -kara tas mıydı teknenin ismi- cehennem cennet ve dünyanın merkezi aynı düzlemdedir ve bu düzlem boyunca bir kozmik bölgeden digerie geçilir. ayrıca tanıdık bir konu daha: yeni kudus olarak adlandırılan yerde bulutlara degen ve her yeri gorebilen yüksek kuleli bir tapınak oldugu söylenir efsanelerde - gozlem kulesini hatırlayacaksınız-
şimdi benim onerim su, adım gibi eminim bu kadar malzemeyi senaristler kendi hayalgüçleriyle yazmıyor, yalnız çok sağlam dinler tarihi bildiklerini düşünüyorum.

bence konuya dair bilgisi olanlarla birlikte bu teorinin üzerine gidip geliştirelim..isimler zaten cok acıklayıcı senaryonun kaynagını dinsel mitlerden aldıgına dair. bu bir modern yaradılıs efsanesidir. benim icin keyifli olan dinler tarihi konusunda arastırmaya itmesi. .aynı keyifi duyacak olanlar varsa beklerim .

caki101 demiş,

10 Mayıs 2008 @ 13:31

bence hangi teori gercek olursa olsun
dinler tarihine kesin bir atıf var
ornegin:

jack’in musa gibi elinde atesle digerlerini arkasından sürüklemesi

benjamin:bünyamin peygamber - bin acı anlamına gelir,annesi,dogumu falan destekliyor.

jacob : Yakup peygamber.tanrisal gücü olduguna inanılr.yehovayı güreste yenmistir,kara duman seklindeki devasa gücü destekliyor.

Aaron : Harun peygamber.tarihte sozcu olarak bilinir.

Michael : mikhail-ki 2 adet mikail oluyo dizide bu durumda.

John locke : Yusuf peygamberi temsil ettiğine inanmaktayız gördüğü rüyalar gelecegi haber vermekte.

Richard : Reşat,dinde uzun ömrüyle bilinen bir karakter.

David des Hume : David bildigimiz uzere Davud’un ecnebicesidir.ibrani kralına karşı mücadelesi ile Penelope’nin babasına karsi verdigi mücadele benzerlikler tasimakta.

bunlar ilk seferde aklıma gelenler ama daha vardır kesin

caki101 demiş,

10 Mayıs 2008 @ 13:36

arkadaslar alex olayının cok kolay bicimde acıklanması mümkün
yazıda adanın diger parcasının manyetik alanın dısında oldugu ve bir sekilde oraya gecilebildiği yazior.
dogum tarihi onemini kaybeder ve alexin büyümesi acıklanabilir.
manyetik alanın dısında yetismis olması yeterli.zaman dongusunun icinde büyüdügüne dair bi bilgimiz yok sizinde goreceginiz üzere…

not: eger adada büyüyor olsaydı annesi -ki inatci kadindir,en az 100 kere bulurdu alexi.ama demekki alex adaya sadece babasi istediginde gelebilmis.

sabri türker demiş,

10 Mayıs 2008 @ 23:34

işte insan oglunun son olarak geldıgı nokta (.) teknolojı artık gelebılecek en son noktaya ulasmıs ve insan oglu bununlada yetınmeyıp ölumsuz olmayı yaşlanmamayı ve sonsuza dek dunyada nasıl kalınabılınır arayısı ıcıne gırmıstır ve bununla ılgılı arayıslar ıcındedır bu arayıslar hala gizliden gizliye surmektedır bu deneylerın hepsi gercek ve hala devam etmektedır, kaderı sadece ve sadece ALLAH bılır (gayb) allahtan baska kımse bılemez.

jackass demiş,

13 Mayıs 2008 @ 15:48

11. bölümün sonunu hatırlayalım :))
Jacob’un sözcüsü Claire’in babası John’a ne demişti??
- Adayı taşıyacağız….

Ben çölün ortasında neden yatıyordu ? Yoksa adayı taşıma çalışması yaparken mi kendisini orda buldu ? Çölün ortasında daha önce Dharma Hydra tasması bulunan bi kutup ayısı tasması bulunmuştu…
Bunu bilen Jack bu yüzden mi vakit kaybetmeden geri dönmek istiyordu? Ama ne oldu da Kate ile evlenmeye karar verdi de ada’dan vazgeçti??
Sawyer Kate’i nasl oldu da telefonla aradı ve ne istedi?

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın