Zaman Yolculuğu Üzerine Bir Teori

lost, black rock

1900’lerin başı: Black Rock Pasifik’i geçen bir yük gemisiydi. Gemidekiler oldukça fazla türde madeni mineral taşıyorlardı. Beklenmedik bir şekilde, gemi LOST’daki adaya rastladı. Adanın eşsiz manyetik özelliklere sahip olmasından dolayı, geminin yükü adadaki manyetik güce tepki verdi ve gemi tam anlamı ile adanın üstüne indi. Black Rock’un mürettebatı, bizim bildiğimiz “diğerleri” haline geldi. Richard da onlardan biriydi.

lost, dharma, hanso foundation

1960’lar:
Dharma Girişimi, insan ırkının devamı için oluşturulmuştu. İlk başlarda insan üstüne başlayan araştırma daha sonra “kader”i test etmek için tasarlanan yoğun bir proje halini aldı. Dharma’nın çalışmaları esnasında bir noktada, biri bir zaman makinesi yaratmayı başardı. Bu zaman makinesi akım kondansatörlü bir Delorian değildi. Aslında çok daha basit. Diyelim ki Dharma bir zaman makinesi icat etti ve 1960’ta çalıştırdı. Sonra, makinenin çalışmaya başlamasından 1 yıl sonra, birisi 1961’de makineyi kullanmaya karar verdi. Zaman içinde sadece geriye gidebiliyorlardı ve yalnızca 1 yıl öncesine geri dönebiliyorlardı (1960’a, zaman makinesinin çalışmaya başladığı tarihe). Dahası, bir kere zamanda geriye gidildiğinde geçmişe sıkışıp kalınıyordu. Tekrar 1961’e dönülemiyordu çünkü giden kişi, şimdi geçmişte var olmaya başlamıştı. Zaman makinesiyle yolculuk yapan bedene ilaven, diyelim ki biri, 1965’te ölümcül bir hastalığa yakalandı ama geriye, 1960’a, hastalığa yakalanmadan öncesine gitti. Zaman makinesiyle geçmişe yolculuk sonrasında, kişi artık hasta olmuyor. Anladınız değil mi?

lost, adem havva

Yani, Dharma böyle bir aygıtın gücünü anlamaya başladı ve deneyi, gizlice yürütebileceği uzak bir adaya taşımaya karar verdi. Dharma, insanları zaman makinesiyle geçmişe göndermeden önce, çalışmalarına, kutup ayısı gibi hayvanlarla başladı. Bir kutup ayısını zamanda geriye gönderip, yaşayıp yaşayamayacaklarını görmek için doğal yaşam ortamlarını değiştirebileceklerdi. Dharma gördü ki kutup ayıları zamanda geriye gittiler, adada ve ıssız çöllerde yaşamayı başardılar. Aynı zamanda, bu kutup ayılarının, zamanda geriye gittikleri sürece, çölde yaşayabildiklerini de gözlemledi ki bu onları kısmen yenilmez yapıyordu.

lost, polar bear

Kutup ayıları deneyinden kısa süre sonra, Dharma, insanları geçmişe göndermeye başladı. Makine hakkındaki birkaç yıllık araştırmadan sonra, Dharma, makinenin, bu insanlara tarihin akışını değiştirme gücü verip vermediğini merak etmeye başladı. İnsanların kaderi değiştirip değiştiremeyeceğini görmek için, yolcularına, tarihin akışını değiştirmelerine sebep olacak görevler vermeye başladı. Ama maalesef onlar bu akışı daimi olarak değiştirmek adına hiçbir şey yapamadılar.

lost, others, benjamin, tom, alex

Bu makinenin başka faydaları olduğunu kanıtlama konusunda çaresiz kalan Dharma ekibi, hastalıkları iyileştirip iyileştiremeyeceklerini test etmek amacıyla, adanın yerlilerinden bir grup oluşturmaya karar verdi. “Diğerleri”nden birçoğunu etkileyen bir hastalık yaydı. Sonra “Diğerleri”ne, bu özel aletle, (zaman makinesiyle) onları iyileştirebileceklerini iddia etti. Bu, “Diğerleri” için yeterince açıklayıcı değildi tabii, ama buna rağmen, onlar sadece iyileşmek istiyorlardı ve zaman makinesinin bir çeşit tedavi yöntemi olduğunu düşünmüşlerdi. Dharma’nın asıl çözmeye çalıştığı şey, bu insanlar geçmişte hastalanmadan önceki bir noktaya gittiklerinde, virüsün varlığını sürdürüp sürdürmeyeceğiydi. Kaderin öngördüğü gibi, “Diğerleri” zamanda geriye gittiler ve duman şeklindeki canavar tarafından öldürülene kadar sağlıklı yaşadılar. Duman canavarı, zamanın seyrini düzelten fiziksel bir yapıydı. Dharma bu canavarı ilk gördüğünde, zaman makinesinin artık herhangi bir yolla çalışması için hiç bir amaç olmayacağından dolayı çok korktu. Başardığı tek şey, adanın yerlilerini başından atmak olmuştu.

lost, monster and eko

1970-1985: Ben’in annesi, Dharma tarafından, bu zaman makinesi üstünde çalışması için işe alınmıştı. Uzun yıllar süren testler sonunda, o da makinenin güçleri üstüne pes etti. Dahası, diğerlerinin gelecekteki lideri olan Richard’la tanıştı ve Richard ona, Dharma’nın halkına yaptığı, birçoğunun ölümüne neden olan korkunç deneyden bahsetti. Ben’in annesi, bilim adı altında göz ardı ettikleri ahlaki değerler yüzünden Dharma’ya kin duymaya başladı. Kaderini, masumlara verdikleri zarar yüzünden Dharma’ı devirmek için kullandı. Ama, adayı terk ederek Dharma’yı kızdırmak yerine, bir taşla iki kuş vurup zaman makinesini adaya ilk geldiği zaman geri dönmek için kullanmaya karar verdi. Sonra adadan ayrıldı. Bu yolla, dış dünyadaki insanlar onun adaya hiçbir zaman gitmediğini düşüneceklerdi. Aynı zamanda da hayatının, ada üzerine deneyler yaparak kaybettiği 15 yılını tekrardan yaşamak üzere zamanda geri gidecekti. Zekice!

lost, roger, emily linus

1970: Ben’in annesi, zamanda yaklaşık 15 yıl geriye dönerek 1970 yılına, kendini Oregon’da bulduğu yere geldi. Harika bir adamla tanıştı, onunla evlendi ve hamile kaldı. Ama adadaki yaşadığı zamandaki diğer geleceğinde çocuğu yoktu. Ne yazık ki Dharma, henüz ölen çocuk/anne ve zaman yolculuğu arasındaki bağlantıyı çözememişti. (Juliet’in, 70 yaşındaki bir kadının rahmine sahip olan ama sadece 26 yaşındaki genç bir kadının ultrasonunu gördüğünü hatırlayın. Görünen o ki, bedeniniz yaşlanmasa da rahminizin yaşlanmaya devam etmesi, zaman makinesinin nadir bir etkisi.).

lost, ben portland

Ben’in annesinin doğurma zamanı geldiğinde, dünyaya bir erkek çocuk getirmeyi başarmışsa da kendisi öldü. Ölmesinin nedeni, zamanın kendi seyrini, onun hayatını Ben’inkiyle değiştirerek düzeltmesiydi. Bir şekilde Ben, onun ruhunun yeniden şekil almış haliydi ve böylece, eninde sonunda bu kötü şirketi yerle bir edecek olan küskün Dharma mühendisi olarak annesinin yerini doldurdu. Kaderi değiştirme işini çözmek ve Dharma’nın yöntemlerini kullanmadan zaman makinesini çalıştırmanın bir yolunu bulmak Ben’in işiydi.

lost, island, roger ben

1980: Annesinin ölümünün üzerinden çok zaman geçmemişti ki, Ben ve babası adaya gittiler. Horace’ın Dharma’yla bağlantısı vardı ve Ben’in annesini araştırması için yollanmıştı. Ölümünü öğrendikten sonra, kocasını ve Ben’i adaya gönderdi ki böylece Dharma zamanda olası bir sıçrama elde edebildi. Ben ve babası adaya vardıklarında, Ben’in babasının Dharma için sadece bir köle haline geldiğini gördük. Adaya gelmelerinin asıl nedeni Ben’di. Annesinin kaderini devam ettirmek Ben’in mirasıydı. Ne yazık ki Ben, o zamanlarda bunun farkında değildi. Sadece kendini eğlemeye çalışıyor ve babasının bir pislikten daha fazlası olmadığından gittikçe daha da emin oluyordu.

lost, emily linus

1981: Adada kısa bir süre yaşadıktan sonra, Ben, adadaki evlerinin dışında, ölmüş annesini görüp sesini duymaya başladı. Bunun sebebi, annesinin diğer bir gelecekte hala yaşıyor ve bu adada Dharma için çalışıyor olmasıydı. Annesi Ben’e bir yarı ölü olarak göründü çünkü ruhu, Ben’in kaderini anlamasına yardım etmek için tasarlanmıştı ki böylece Ben, mirasını taşıyabilecekti. Bunun sonucu olarak da Ben’in annesinin ruhu, zamanın geleceğin seyrini düzenleme yolu oldu. Ben, ölü annesini görmesinden kısa süre sonra, ormanda, ona, “Henüz hazır değilsin.” diyen Richard’a rastladı. Richard bir zaman yolcusu ve Dharma düşmanıydı. Ben ormanda Richard’la ilk karşılaştığında Richard 2005 yılından 1981 yılına gelmişti. İşte bu yüzden Ben’le birlikte çalışıyor ve hiç yaşlanmıyordu. Neden Richard zaman içinde geriye gidip Ben’le bağlantı kurdu? Onu hazırlamak için. Richard Ben’in annesini diğer zamandan tanıyordu ve Ben’in, annesinin yeni bedeni olduğunu ve adada bir çeşit mucize sayılabileceğini biliyordu. Sonrasında, Richard ve Ben yıllarını, Dharma’yı nasıl alaşağı edeceklerini tasarlayarak ve insanların ölümüne sebep olmadan zaman makinesini nasıl kullanacaklarını düşünerek geçirdiler.

lost, Rousseau

1997: Rousseau’nun botu adaya çarptı ve Rousseau, doğar doğmaz Ben ile Richard tarafından kaçırılan ve böylece Dharma tarafından bulunamayacak olan Alex’i dünyaya getirdi. Rousseau’nun adaya tam olarak ne için geldiğinden emin değiliz. Bununla birlikte, Dharma’nın, adada bir güç mücadelesi olup olmadığını öğrenmeleri için yolladığı çıkartma ekibinin bir parçası olduğuna inanıyorum. Dharma’nın güçlü çalışanları, kendileri gidecek kadar aptal değillerdi böylece ilk çıkarma ekipleri, adada gerçekleşen ve adına bilim dedikleri şey uğruna ölmek zorunda kalan bir grup boş insandan oluşuyordu. Rousseau’nun ekibindekiler, kaza yaptıkları zaman Dharma’nın adada o sırada yürütmekte olduğu deney olan hastalık yüzünden kısa zaman içinde öldüler.

lost, ben, richard

1981-2005: Ben, Richard’la birlikte Dharma’yı adadan temizlemek için nihai plan olan “tasfiye” işini tasarlayarak büyüdü. Bu sırada, Dharma, zaman makinesini başka amaçlar için kullanmayı başarıp başaramayacaklarını görmek için, adanın eşsiz yönlerini test etmeye devam etti. Bu testlerin tam ortasında, Swan İstasyonu sayesinde, adanın manyetik anomalisini keşfetti. Bu manyetik anomali, adanın tamamını içine alan bir balondu. Ne yazık ki, Dharma, bu anomaliyi herhangi birşey için nasıl kullanacağını bilemediğinden, sadece üstünde birkaç temel test yapabildi. Bu süre boyunca, hem Dharma hem de diğerleri, zaman makinesini daha iyi nasıl kullanabileceklerini öğrenmeye çalıştılar.
Zaman makinesinin testi sırasında, Dharma ve diğerleri, zaman yolculuğu hakkında şu bulguları elde ettiler:
1. Birisi zaman makinesini kullandığında, zamanda sadece geriye ve makinenin hali hazırda çalışıyor olduğu bir ana gidebilir.
2. Zamanda geriye gidildiğinde, gençleşme olmaz. Mesela 50 yaşında biri, zamanda 10 yıl geriye gittiğinde, 40 yaşındaki bedenine sahip olamaz. Buna rağmen, bu kişinin 50 yaşındaki bedeni, zamanda asıl geldiği noktaya kadar, 10 yıl boyunca yaşlanmaz.
3. Fiziksel beden gençleşmezken, zaman yolculuğu, makineyi kullanmadan önce sahip olunan herhangi bir fiziksel rahatsızlığı iyileştirebilir. Örneğin, birisi 2010 yılında felç geçirdi ve 2015 yılında, zaman makinesini kullanarak, 10 yıl öncesine, felç olmadığı zamana gitmeye karar verdi. 2005 yılına geri döndüğünde, tekrar yürüyebilir çünkü kader bu kişinin, bir 5 yıl daha felçli olacağını varsaymaz. Bununla birlikte 5 yıl sonra, kader, bu kişiyi felç etmenin bir yolunu mutlaka bulacaktır. Belki, ilk felç geçirdiğinde bir pencereden itilip sırtüstü yere düşmüştür. Ama evren gidişatını düzeltmek için komik bir üsluba sahip olduğu için, ikinci seferde bir araba çarpar.
4. Kişi zamanda geriye gittiğinde, sadece, kendi kaderi üstünde etkisi olmayan olayları değiştirebilir. Diğer bir deyişle, belirli bir tarihte bir filme gittiyse ve sonra zamanda geriye yolculuk yaptıysa, aynı filmi ikinci kez seyretmesi gerekmez. Bununla birlikte, eğer bu film, kişinin, hayatını değiştirecek bir karar vermesine neden olduysa, kader, kişinin ilk seferde gidip filmi seyretmeye dair özgün etkisi olmaksızın kişiye o kararı verdirmenin bir yolunu mutlaka bulur.
5. Eğer kişi zamanda geriye gidip ölürse, tamamen ölü sayılmaz çünkü evrende, o kişinin, hali hazırda gelecekte bir yerde yaşadığı, değişik bir zaman vardır. Bu nedenle yarı ölü haline gelir. Diğer bir deyişle, varlığı sadece bazı insanlarca ve yalnızca, kadere etki etmesi gerektiği zaman görülecektir. Diyelim ki Google’ın yaratıcısısınız. Google’ı yaratmadan önceki bir noktaya doğru zamanda yolculuk yapıyorsunuz. Fakat sonra, bilinmeyen bir nedenden dolayı ölüyorsunuz. Muhtemelen yarı ölü haliniz başka birine görünür ve ona Google’ı yaratma fikrini verirsiniz. Böylece olayların genel işleyişinin evrene hâkim oluşu (şirket canavarlarının –Dharma- yaratılışı) asla değişmez ama siz hala teknik olarak ölü olursunuz.
6. Eğer kişi çocuk sahibiyse, zamanda geriye gidip, dünyaya çocuk getiremez. Kader, geçmişte aslında mevcut olmayan bir varlığa asla izin vermez. Bu yüzden akışı düzeltmek için, ya anneyi, ya bebeği ya da her ikisini birden öldürmek zorunda kalır.

lost, ben gas mask

2005: Kinle büyüyen Ben, Richard ve Jacob 1995’e doğru zamanda geriye gittiler ve Dharma’nın tüm varlığını yok ettiler (tasfiye –purge-). Dünyanın diğer yerlerinde birçok Dharma üyesi (Penny’nin babası) olduğunu fark edince, Dharma’nın adaya ulaşmasını engellemek için, acilen bir şey düşünmeleri gerekti. Zaman içinde geriye gitmek ve dış dünyadan saklanmak için, Ben tüm adayı bir zaman döngüsünün içine koydu. Bu zaman döngüsü adayı geçmişte (1995) askıda bırakacaktı, bu yolla Dharma’nın adaya ve onlara ulaşmasını engelleyecekti. Ben ve Richard zaman döngüsünü başlattığında, adada kalan yerlileri topladılar. Bu insanlar sonunda Dharma’ya karşı bir güç oluşturacaklardı, “Diğerleri”.

Zaman döngüsünü yaratmak için, Ben ve Richard, zaman makinesini Arrow İstasyonu’ndan kaçırdılar ve onu Swan İstasyonu’na taşıdılar. Mikhail’in mühendis zekâsı sayesinde, makineyi Swan İstasyonu’yla birlikte duvarların içine saklamayı başardılar. Dahası, Mikhail, zaman makinesini, adayı saran manyetik anomaliyle senkronize etti. Bu, diğerlerine, tüm adayı geçmişe gönderme imkanını verdi. Sonra, her 108 dakikada bir düğmeye basmayı gerektiren bir sistem kurdular. Bu düğmeye basma işi aslında zaman makinesini, her 108 dakikada bir harekete geçiriyordu. Böylece uzun yıllar boyu, zaman makinesini her 108 dakikada bir yeniden ayarlayarak, adadaki zamanı erteleyebildiler. Bunun tek kötü tarafı, dünyanın geri kalanında zamanın normal seyriyle akıyor olmasıydı. Bu yüzden ada zamanı 1995’te kalırken, normal zaman, uçak kazasının olduğu 2004 yılına ulaştı. 3. sezonda Ben’in Richard’a söylediği “ Doğum günlerini kutladığımız zamanı hatırlıyor musun?” sözünü düşünün. Eğer “diğerleri” her 108 dakikada bir zamanı tekrar etselerdi, doğum günlerini kutlamak için sebepleri olmayacaktı ve yaşlanmayacaklardı.

lost, swan station

1995-1995 (Adada geçen 9 yıl): Adadaki zaman sabit dururken, dış dünyadan saklanan diğerleri, zaman olculuğu üzerine deneyler yapmaya devam ettiler. Adada yeni bir dünya yaratmak istiyorlardı. Ama tek problem, zaman askıdayken ve yaşlanan rahimlerle yaşlanmayan bedenler talihsiz bir şekilde bir aradayken, adada üremenin bir yolunu bulmaları gerekiyordu. Bilinen hamilelik konusuyla ilgili Juliet’i işe aldılar. Aynı zamanda, dünyayı kurtarıyor olduğunu düşünerek düğmeye basması için itibarlı bir asker (Kelvin) buldular. Bu sırada, yerliler (Richard, Ben ve diğerlerinin hepsi) hayatlarını yaşamaya devam ediyorlardı ve yaşlanmıyorlardı. Hem de ikinci ada, ilk adanın manyetik balonunun dışındaydı ki böylece insanlar adayı yalnızca (zaman bariyerinin altında olduğu için) su altı yoluyla ya da zaman bariyerinin aşılmasına izin veren özel bir koordinatla terk edebileceklerdi. Eğer adadan ayrılmak için doğru yol kullanmazsanız, kendinizi, geçmişte adanın daha var olmaya başladığı noktada bulabilirdiniz. Zaman içinde bir yerde, Jacob öldü. Buna rağmen, önceki bir zaman çizgisinde adada 2005 yılına kadar yaşadığından dolayı, ruhu, Ben, Richard ve şirketle iletişime geçmek için canlı kaldı.

lost, jack mahkeme

1995-2004 (Özgün Zaman Çizgisi): Ada 1995 yılında sıkışıp kalmışken, LOST’un tüm ana karakterleri, “flashback”ler aracılığıyla rollerini hakkıyla oynadılar. Zaman içindeki ilk haklarını nasıl kullandıklarını, önceki geçmiş hikâyelerinde gördük. Kahramanlarımız adadan kurtarıldıklarında, hayatlarının bu kısmını tekrardan yaşamak durumunda kalacaklar (3. sezonun sonunda Jack’in “flash-forward”ı sayesinde gördüğümüz gibi).

lost, juliet sun

1995 (Ada zamanı – Özgün zaman çizgisine göre 2001 dolayları): Juliet, doğum sorununu araştırması için işe alındı. Gerçekten iyi bir insandı ve kız kardeşine yardım etmek için her şeyi yapardı. Fakat adadaki zaman döngüsünün farkında değildi ve Ben onun bu bilgisizliğini, onu adada tutmak için kullanıyordu.

lost, charles widmore

1995 (Ada zamanı – Özgün zaman çizgisine göre 2001 dolayları): Dharma’nın üyelerinden biri olan ve kızının Desmond’la olan birlikteliğinden hoşlanmayan Penny’nin babası, Desmond’u adaya yerleştirmek için akıllıca bir plan yaptı. Desmond’ı adaya yollamasına yardım etmesi için, Dharma’nın alt kadro çalışanlarından biri olan Libby’i tuttu. Libby’nin teknesi, Desmond’ın sorunsuzca adaya ulaşması için, özel koordinatlara göre önceden programlanmıştı.

lost, oceanic 815

2004 (Özgün zaman çizgisi): Uçak adaya düştü çünkü Desmond, ada zamanını yeniden ayarlaması için 108 dakika sonra düğmeye basmadı. Düğmeye basmamak, zaman makinesinin, manyetik balonun gücünü kullanmasını geçici olarak durdurdu. Bu olay, Oceanic 815’in adaya düşmesine sebep olan bir çatlak oluşturdu. Bu manyetik alanın içinden geçmenin sonucu olan güç, uçağı ikiye böldü. Biz izleyiciler olarak, iki büyük soruyla baş başa bırakıldık: Uçağın adaya düşmesi, Locke’un düğmeye basma işine son vermesi için meydana gelen büyük bir tesadüf müydü? Yoksa bir şekilde, uçak kazasının tam olarak adanın manyetik alanının bozulduğu o saniyede meydana gelmesini, belirli bir grup insanın adayı zaman döngüsünden kurtarabileceğini bilen Dharma mı planladı? Bu bizi tekrardan LOST’un konusuna getiriyor; uçağın düşüşüne kader mi sebep oldu yoksa sonunda kahramanlarımızı adaya götürecek olan belli olayları Dharma mı yönetti? Ya da bu, hem Dharma hem de kaderin işbirliği miydi?

Uçak düştükten sonra, kahramanlarımız, adadaki zaman olan 1995 yılında var olmaya başladılar ve 1995 yılındaki fiziksel özelliklerini geri aldılar. Rose gibi Locke da iyileşti çünkü onu felç eden kazayı 2002 dolaylarına kadar geçirmemişti.

Ne yazık ki, özgün zamandaki 2004 yılında, Dharma, muhtemelen adanın gerçek yerine yakın bir alanda, okyanusun ortasında, sahte bir Oceanic 815 uçağı yarattı. Naomi’nin, kazadan sonra Oceanic 815’in enkazının okyanusun dibinde bulunduğunu söylemesinin nedeni buydu. Şimdi uçağın bir uyarlaması 1995’te adada varlık gösteriyordu, diğeriyse 2004 yılında okyanusa çakılmıştı. Bu yüzden, kahramanlarımıza adada ne olursa olsun, eğer 2004 yılında kazanın gerçekleştiği tarihe erişirlerse, kader, onların öleceği hükmünü verecekti. Yalnız bu hüküm, Oceanic uçuşunun 6 üyesine işlemedi. Kurtulan yegâne 6 kazazede oldukları konusunda bir hikâye uydurmak zorunda kaldılar çünkü diğer kazazedeler halen adadaki geçmişte takılıp kalmışlardı.

lost, desmond computer

1995 (Ada zamanı): LOST’un 2 sezonu boyunca gördüğümüz bölümlerindeki olaylar gerçekleşti. Ambar bulundu ve Locke sonunda düğmeye basma işine bir son verdi ve Desmond bunun sebebi olan patlamadan sağ kurtuldu. Bu patlama, zaman makinesini yok etti ve adadaki zaman yeniden akmaya başladı buna rağmen zamanın yeniden normal seyrine geçmesinin başlangıç noktası 1995 yılıydı. Şimdi ada, gerçek dünyanın 10 yıl gerisinden geliyordu. Desmond, patlamadan önce güvenlik anahtarını çevirdiğinde, hayatı gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçti. Evet, aslında bir 10 yıllık daha ömrü vardı. Charlie’nin ölümüne şahit olduktan sonra adadan kurtarılarak hayatını tekrar yaşaması gerekiyordu. Ada dışındaki hayatını yeniden başlatmak, Penny’ye kavuşmak ve sonunda adaya tekrar dönmek, bütün bunlar onun hayat hikâyesinin tamamlanmış döngüsünü oluşturuyordu. Desmond kaderinden kaçamadı. Hayatını tekrardan yaşamasının tek sebebi, onun anahtarı çeviren kişi olmasının etkisiydi. Bahse girerim, zaman makinesinin kalbindeydi bu yüzden de diğer geleceğine dair gaipten gelen sesler konusunda sahildeki insanlardan biraz daha ilerideydi. Ve bu Charlie’yle ilgili görüntüleri nasıl gördüğünü açıklıyordu. Desmond’ın hayatını kaç kere yeniden yaşamak zorunda kaldığını kim bilebilir ki? Her seferinde yeniden yaşadı ve kahramanlarımızın sonunda adadan kurtulmasına neyin yardımcı olacağını gördü. Ve bu mesajları gönderen de Charlie olmalıydı.

lost, pasific oceanic 815

2007 (Özgün zaman çizgisi): Oceanic 815’in enkazı okyanus dibinde bulundu. Bununla birlikte asla bilinemeyecek olan şey, gerçek uçağın 1995’te adada var olduğuydu. Dharma ve Naomi, uçağın gerçekten kayıp olduğundan emin olduktan sonra, Dharma, Naomi’yi adanın içinde bulunduğu zamana göndermek için kendi zaman makinesini kullanma fırsatı yakaladı. Naomi ve ekibi ada zamanını, 31 dakikalık bir sapmayla saptadı. Böylece, 1995’e gitmek için zaman makinesini kullandılar, gemiye bindiler ve sonra adaya doğru yola çıktılar.

lost, naomi

2005 (Özgün zaman çizgisi) / 1995 (Ada zamanı): Naomi, Dharma’nın, zamanda geriye gitmek ve adaya ulaşıp, oranın kontrolünü ele geçirmek için hazırladığı, yok etme ekibinin bir parçasıydı. Adaya gitmeden önce bir ekip oluşturması gerekiyordu. Ekibi, Dharma tarafından özel görev için titizlikle seçilmişti çünkü ekibin her bir üyesi, Ben’i adadan çıkarmak için farklı bir anahtar rol üstlenmişti. Dahası, her üye, Dharma’yla ilgili oldukça bilgi sahibi oldukları fikrini veren birçok şey yapmıştı. Bu yüzden Dharma’nın bakış açısına göre, bir noktada yok edilmek zorunda kalacaklardı.

lost, satellite phone

1995 (Ada zamanı): Desmond, Charlie’yi, Looking Glass İstasyonu’nda yaşaması gereken kaderine götürdükten sonra, Jack, Naomi’nin telefonu sayesinde iletişim kurmayı başarı çünkü Naomi 1995 yılına (+/- 31 dakika) yolculuk yapmıştı. Bu telefon, Naomi’nin geçmiş zamandan gelecek zamandaki Dharma’yla iletişim kurmasını sağlayan, özel olarak üretilmiş bir Dharma aygıtıydı. Jack’in bilmediği şey, Naomi’yi, diğerlerinin adada hangi zaman noktasında olduklarını öğrenmesi için zamanda geriye gönderen, Dharma’nın ta kendisi olduğuydu. Kate Naomi’ye telefonu geri verdiğinde, Naomi telefona, içinde bulundukları zaman kodunu girdi böylece geniş bir Dharma yok etme ekibi, zamanda geriye onun yanına gidip adaya sızdı. Aslında Naomi’nin ekibi, adanın içinde bulunduğu zamana 31 dakikalık sapmayla varabildiler. Regina füzeyi Dan’in deneyi için fırlattığında, 31 dakika gelecekten fırlatmış oldu. Bu, Dan’e adadaki insanların, gemiye dönebilecek kadar zamanda yakın olduğunu gösterdi. Naomi’nin ekibi amaçları açısından mutlu değildi. Onlar Ben’in peşindeydiler ve Dharma’nın neden adadan tasfiye edildiğini öğrenmek istiyorlardı.

lost, sayid golf

1995 (Ada zamanı): Adadaki güç mücadelesi başladığında, 6 kazazede belirdi ve adadan ayrıldılar: Jack, Kate, Hurley, Sawyer Sayid, ? Dharma bu 6 kişiyi adadan çıkarıp 2005 yılına geri getirdi ve kazazedelerin diğer kısmı adada, 1995 yılında kaldılar. Bununla beraber ne Dharma ne de Ben bu 6 kişiye daha öncesinde 1995 yılında yaşadıklarını söylemedi. Dahası, hiçbir kazazedenin adadan ayrılması beklenmediğinden dolayı, Dharma, olayı, Oceanic 815’in geri kalan yolcularının o kazada hayatlarını yitirdi gibi göstermek için bir tür kılıf uydurdu, bu yüzden de bu 6 kişiye, hikâyelerini gizlemeleri ve bu yalanı söylemeleri için sus payı verdiler.

lost, hurley hugo, charlie

2006 (Yeni zaman çizgisi): Hurley Charlie’nin hayaletiyle karşılaştı. Charlie, özgün zaman çizgisinde bir rock grubu şarkıcısı olduğu ama şimdiki bu yeni zaman çizgisinde ölü olduğu için, geleceği şekillendirmesinde yardım etmek adına, Hurley’e yarı ölü olarak görünebildi.

lost, benjamin linus

2007 (Yeni zaman çizgisi): Malum 6 kişiyle birlikte, Ben de adadan çıktı. Gelecekten (2005 dolayları) geçmişe, 1995’e yolculuk yaptığını hatırlayın. Şimdi Ben adanın dışındaydı, Sayid’i, kaderin akışını düzeltmekte kullanıyordu. Ben’in seçtiği insanları neden Sayid’in öldürdüğünden tam olarak emin değiliz. Bununla birlikte, muhtemelen bu insanlar, yeni zaman çizgisinin korunması için ölmek zorundalar. Belki de Dharma üyeleridirler. Bir zamanlar Ben hepsini öldürmüştü. Bu açık ama bununla birlikte Ben’in ilgisi Dharma’dan ziyade, onların zaman makinelerinin kontrolünü tekrardan ele geçirmeye yöneliyor. Onu bir kere daha ele geçirip, zamanda 1995’e yolculuk yapıp, adaya dönüp, zaman döngüsünü yeniden başlatabilir. (Umarım)

lost, jack flash forward

2008 (Yeni zaman çizgisi): Jack, yeni zaman çizgisine göre, yaklaşık 3-4 yıldır ada dışında yaşıyor. Adada (şimdi muhtemelen 1999 yılında) yaşayan insanlar olduğunu biliyor. Bu yüzden gücü yettiğince kaderini test etmeye karar veriyor. Sadece, kaderinin onu kurtarıp kurtarmayacağını, sonunda adaya dönmesini isteyip istemediğini test etmek için bir köprüden atlamayı denemeye çalışıyor. Sonra, gazetede Ben’in öldüğünü okuyor ki bu durum, daha önceleri adaya dönmelerini engelleyen Ben olduğu için, adaya tekrar ulaşmak adına mükemmel bir fırsat yaratabilir. Not edilmesi gereken tek şey, Jack ve kurtulan diğerleri, adadayken geçmiş zamanda yaşadıklarının farkında olmayabilirler. Bununla birlikte, aslında yıllar önceki o uçak kazasında ölmüş olmaları gerekirken hala hayatta oldukları gerçeğiyle, kaderi sınıyorlar. Sanıyorum ki, dizi, kahramanlarımızın, kaderin yenmeyi imkânsız kıldığı bir çeşit engeli aşmak için özgür iradeye sahip olup olmadıklarını belirleyen bir final sahnesiyle bitecek. Ne olduğunuysa sadece zaman gösterecek…

Sonuç: İleri giderek, olacak birkaç şeyi tahmin edebilirim: 4. Sezon boyunca, Naomi’nin Dharma ekibi adaya sızdıktan sonra, diğerleri, kahramanlarımız ve Dharma arasında bir kedi-fare oyunu oynanacak. Jack ve Ben, gitgide aynı açıdan bakmaya başlayacaklar ve Jack, Ben’in kadere kötümser bakış açısını anlayacak. Bununla birlikte, zaman makinesi kavramının, son sezona kadar oyuna dâhil edileceğini düşünmüyorum.

Dizinin sonunda, bence, bazı insanlar adada kalacak ve bazıları da adadan ayrılacak. Yine de “Kahramanlarımız bir şekilde kaderi yenebilecekler mi?” sorusu varlığını koruyacak. Her iki türlü de, düğmeye basma işindeki başarısızlık ve Dharma’nın adaya gelmesine sebep olma konusu, Ben ve diğerleri için büyük bir sıkıntı yarattı çünkü artık ne ada ne de Dharma üstünde kontrolleri kalmadı. Tek umudumuz, adanın gücünün birazını daha, geleceği değiştirmek için özgür irade kullanmayı sağlamak ve Dharma’yı bir kere daha, ama bu sefer sonsuza dek durdurmak için kullanmayı başarabilmeleri…

teoriyi yazarı: Jason Hunter
çeviri: Aslıhan


Doğukan demiş,

11 Mart 2008 @ 19:23

Kısmen doğru ama bazı şeyler alakasız.

abdullah demiş,

11 Mart 2008 @ 20:17

teşekkür ederiz güzel bir yazı olmuş.
bu yazzıdan anlaşıldığı kadarıyla hem tabutaki kişiyi öğrenmiş gibi olduk hemde oceanic 6lısnı..

DHARMA demiş,

11 Mart 2008 @ 21:17

iyi de gemi 1995 e gittiyse desmond penny ile nasıl konuşabildi.1996 yılında telefonunu değiştiren birini 1995 te nasıl arayabildi.

dr-aeg demiş,

11 Mart 2008 @ 21:18

Şimdiye kadar okuduğum en iyi teori… en azından bazılarını dediği gibi bu bir psikiyatri kliniği… oyuncular da aslında hastalar makineye bağlı yaşıyorlar şeklinden çok daha bilimde olabilcek bir şey…(Matrix filminden etkilenmişler belli :)) Aslında tabi bilim şu anda geçmişe gitmeyi açıklayamıyor ama bu teori adadaki anne ölümlerini ve bazı olayları çok iyi açıklamış bence

munir demiş,

11 Mart 2008 @ 22:32

çok mantıklı birteori ama sakat yanları var bence bunu yazan eleman senaryoya bir şekilde ulaşmış olmalı..

ALBAYRAK demiş,

12 Mart 2008 @ 00:06

tek korkum kafalarda bu kadar fazla soru işareti bırakan ve biçok insanı peşinden sürükleyen bu dizinin ya sıradan yada saçma sapan bi şekilde son bulmasıdır… umarım yanılırım ama hani bizde bi söz wardır don lastiğini gibi uzadı deriz :d şu lastik gevşemeden bıraksalarda bizde rahatlasak….

SoNGoKou demiş,

12 Mart 2008 @ 00:22

Gerçeğe çok yakın bi teori zekice düşünülmüş.

hikmet demiş,

12 Mart 2008 @ 00:34

iyi hazırlanmış ama doğrusunu sölemek gerekirse saçmalamaktan başka bişey yok sadece laf oyunlarıyla kafa karıştırmaya çalışmış hem dioki penny nin babası adayı bulamıyor bulmak için çalışıyor yıl 2004 olmuş hala bulamamış peki 1996 da nasıl demond a adanın kordinatlarını verip adaya yollaya bilir

hikmet demiş,

12 Mart 2008 @ 00:43

ya teorinin her satırında bir tutarsızlık var okuduğum en saçma teoriydi

arda demiş,

12 Mart 2008 @ 01:42

gercek hayat ta gecmıse gıtmek var mı? Bana desınler kı bu dizi icabı bende eyvallah diyeyim, ama sonra kalkıp ta hersey mantıga uygun olarak senaryo edıldı demeyın lutfen…

drşafak demiş,

12 Mart 2008 @ 09:29

1997-2004 alex 7 yaşında mı???????

JokeR demiş,

12 Mart 2008 @ 09:58

tamam geryiye gittiler ve hasta olmadılar henuz locke ve rose.peki sun nasıl hamile kaldı hem de jinden:S

ginsberg demiş,

12 Mart 2008 @ 10:19

BENDE BEĞENMEDİM TEORİYİ. MANTIKLI YA DA GERÇEKLE ÖRTÜŞEN BAZI NOKTALARI VAR AMA GENEDE AKLIMDAKİ BAZI ŞEYLERLE UYUŞMUYOR BİLMİYORUM NE KADAR TUTARLI OLDUĞUNU ZAMAN GÖSTERECEK GALİBA…

CnDnz demiş,

12 Mart 2008 @ 11:04

Sun’ın Jin’den hamile kaldığı ne malum? Belki de başkasından hamileydi Jin 1995 yılındaki gerçek hayatında?

khellem demiş,

12 Mart 2008 @ 11:57

iyi bir teori. en azından temel yakalanmış bence. tutarsız birçok yanı var. ama okuduğum teorilerde tutarsızlığı en az olan bu teori. hem ufak tutarsızlıklar var… zaman geçtikçe ufak rotüşlarla tam bir teori olabilir. teşekkürler…

Aslıhan demiş,

12 Mart 2008 @ 13:14

Arkadaşlar teoriyi çevirirken “Tamam!” dedim, olay budur. Ama defalarca okudum ve birkaç tane tutarsızlık buldum. Yukarıda drşafak birini yakalamış mesela. Alex’in yaşı durumu. Dediğim gibi birkaç tane daha var. Ama bu tutarsızlıklar daha farklı şekilde açıklanmak suretiyle düzeltilebilir. Nasılını bilemem. Onu teori yazarına sormak lazım. Yalnız ana hatlarına bakacak olursak, ben de en akla yatkın teorinin bu olduğunu düşünüyorum. En azından şimdilik :)

kenan06 demiş,

12 Mart 2008 @ 14:19

teori zekice, mantık hataları var ama dogru bakış açıları da var bence.mesale 4×6.bölümü izleyince libby ve analucia nın wildmorenın adamı oldugunu düşünmeye başladım.benjamin bunları bu yüzden michael e öldürttü.(benjamin evde juliette godwin için analucia diye bi yolcu hakkında bilgi topluyor) demişti.

kenan06 demiş,

12 Mart 2008 @ 14:24

artık sawyera sorumluluk vermeliler.hepsi iyi ama kabul etmek gerekir ki adam mükemmel.dizideki en özgün karekter,her türlü sahnede döktürüyor…ama bi noktada sawyer ı cok sorumsuz hale getirp seyirciden sogutuyolar.potansiyeli cok fazla olan bi karekteri cok sıg kullanıyoplar..lost ta zarar görüyor.öne cıkmalıı kesinlikle..

Özgür Öz demiş,

12 Mart 2008 @ 14:37

seveth seal theory’i okumadan erkek karar vermeyin

ginsberg demiş,

12 Mart 2008 @ 17:23

bugün bu son teoriyi okuduktan sonra dönüp eski teorilere de bakma ihtiyacı duydum. ilk okuduğumda biçoğunu tutarlı bulmuştum demek böyleymiş demiştim. tekrar okudum hepsini birer kere ve bugün zamanında bize mantıklı gelen açıklamarın çoğu çok saçma kalıyo sanırım bu teori için de bi süre sonra aynı şekilde düşünücem :(

anil17may demiş,

12 Mart 2008 @ 18:20

Güzel bi teori yani bazı sorulara yanıt buldum!

Teşekkürler.

dr-aeg demiş,

12 Mart 2008 @ 19:03

en azından 1-adanın bulunamaması 2-adayı yeniden ele geçirme faaliyetleri 3-2. sezon boyunca basılan düğmenin ne işe yaradığı 4-hamile kadınların rahimlerinin aşırı yıpranması ve bu nedenle ölmeleri vs. gibi şeyleri biraz açıklamış bu teori… Tabiki dizinin sonuyla birebir uyuşmaz ama altyapıları benzer çıkabilir.Adanın zamanının 108 dakikada bir geri alınması gibi… Ama burda çok vahim bir soru çıkıyor ortaya. Adanın kaderi nasıl olup ta bu kadar bilgisiz basit ne yapacağı belirsiz insanların ellerine bırakılıyor da Ben yatağında huzurla uyuyabiliyor gibi :)

JokeR demiş,

12 Mart 2008 @ 19:41

sundan her sey beklenebilir doru :D

cwookpark demiş,

12 Mart 2008 @ 19:51

bu durumda Locke’un nası tekerlekli sandalyeden kurtulduğunu Ben’in biliyo olması gerek ama 3. sezonda pek biliyo gibi davranmamıştı.hatta kendisi ameliyattan sonra neden çabuk iyileşemediğini merak ediyodu

İbrahim Acar demiş,

12 Mart 2008 @ 22:22

bu teorinin aynısını ben 13 şubat tarihinde bir grup sayfasında yapmıştım. link’i de verebilirim:)

drt23 demiş,

12 Mart 2008 @ 23:30

zaten bu saatten sonra olayın zaman yolculuğuyla ilgili olduğu, öyle böyle bir şekilde işin zamanla bi bağlantısının olduğu kesin. yani öncelikle bunu işin içine kattığı için temeli iyi teorinin. bazı soruları iyi açıklamış ama elbette eksik yanları var. Bi de şunu söylemekte fayda var senaristlerin “bilimsel açıklaması var herşeyin” tarzı ifadeleri bence durumu zora sokabilir yani onlar açısından. çünkü bu söylem işi “abi sadece bi dizi” den çıkarıp “herşeyin mantıklı ve bilimsel bi açıklaması varmış”a taşıdı ki dizi bittiğinde senaristler keşke vakti zamanında böyle iddialı konuşmasaydık diyebilir.

medjai demiş,

13 Mart 2008 @ 01:56

bu teoriye hala tutarlı diyenler varmı arkadaşlar… bence 4. sezonun flashfoward larıyla birlikte izleyenlerde zamnda yer değiştirme hareket etme olayı iice aşılandı ve bizde buna göre teoriler üretmeye başladık.. bence sadece böle düşünmemizi istiolar…

linoge demiş,

13 Mart 2008 @ 03:50

teoriyi yazan arkadaş sağdan soldan toplamış bişiler

kara duman olayı ….
prince of persia die bi oyun var bilenler bilir
oyunda zamanın koruyucusu bi canavar vardı:)
arkadaş aynen eklemiş

parael evren….
bu teoriyi ilk ortaya atan kişi dark tower(stephen king serisi)dan esinlendiğini sölemişti
bu arkadaş az bişi deiştirip aynen eklemiş

zaten tutarlı bişi yazacak olsa senaristlerde diziye eklicekte
senaristler atık teorileri okuyup konuyu öyle yazmaya başladı heralde

bu kadar kafa yormaya ne gerek var otur dizi yaz kendin baştan dimi
seretsek direk ne olcak görsek

ama çok bilim kurgu okuyup serettiim için şöle bi fikir gelişti bende
iyi başlayan hikayelrin sonu bekleneni vermez
kötü akan hikayelerin sonuda enteresan bi şekilde şnsanı etkiler

heralde hayal kırıklığı yaşıcaz ama akış iyi olunca kafa yormak deilde tadını çıkarmak daha mantıklı

linoge demiş,

13 Mart 2008 @ 03:54

ama hakkını vermeyi unuttum

bu libby olayını iyi yakalamış
desmonda gemisini verdi(adamın kardeşi yapmaz böle bişey)
hugo delikene tımarhanede oda hastalardan biri
adaya düşüyo pisikiyatristim dio

kesin dharmanın adamı

dorrino demiş,

13 Mart 2008 @ 07:37

madem kijohn ve rose 10 yıl önceki hayatlarında gayet sağlıklıydılar ve adada da eski hallerine döndülerse claire 10 yıl önce hamile değildi peki adada niye hamile görünüyor.bence bazı yerlerinde çok fazla tutarsızlık varr…..

Cem Er demiş,

13 Mart 2008 @ 10:55

Bence ada zamanı normal zamana göre daha yavaş akıyor. Zaman makinası gibi bir alet olduğunu düşünmüyorum. Adada 1 gün, gerçek dünyada 2-3 gün belki 2-3 ay, iç içe geçen iki tekerleğin dışta daha hızlı dönmesi gibi.

sakgül demiş,

13 Mart 2008 @ 11:07

Genel olarak zekice tasarlanmış…Bugüne kadar okuduğum en makul ve losta yakışır bir teori…Ama bazılarının da dediği gibi bazı açıklar var…Mesela claire adaya düştüğü sırada hamileydi.10yıl geriye gelmişse nasıl hala hamile kalabiliyor?Zamanda geriye gitme lock ve rose bakımından makul sonuçlar doğursa da claire açısından pek açıklanabilir değil…Ya da ben bir yerini yanlış anlıyorum..Sizce?

arda demiş,

13 Mart 2008 @ 11:35

aynen

cwookpark demiş,

13 Mart 2008 @ 12:42

Bence Cem Er’in dediğinin tam tersi bi durum var adada 2,3 gün ya da belki daha fazlası dünyada 1 gün gibi bi durum olmalı.Çünkü Jack ve Juliet neden hala helikopterin gemiye ulaşmadıklarını merak edince Faraday helikopterin ne zamandır adadan ayrı olduğuyla ilgili algınız tam olarak doğru değil diyo.Yani daha kısa bi zamanda gemiye vardıkları halde adadakiler daha uzun bi zaman olmuş gibi algılıyolar.Ama bu durumda da bi tutarsızık var çünkü Desmond 3 yıldır adada ve bunun farkında.3 yıl olduğunu biliyo,Penelope de 3 yıldır onu arıyo.Yani ilk teori doğru olsa ikisi farklı süreler olarak algılamalılar diye düşünüyorum.

lostfelaket demiş,

13 Mart 2008 @ 14:23

arkadaşlar 4.sezon 5.bölümü izledikten sonra diziden soğudum.. tamam hikaye güzel ama bundan sonra uzar ve dewam ederse, dizi bittiğinde ya baştan başlayıp tekrar izlemek gerekecek, yada birinin bize herşeyi anlatması gerekecek :) bu kadar parçalanmış bir konuyu kafamda toparlayabilirim ama izleyici olarak görsel isterim kardeşim ya :) napalaım şimdi her ayrıntıyı kağıda tek tek yazalımda cevap mı arayalım? bunu yaparız ama bitirsinler artık ya.. kafamızı karıştırmasınlar iyice..

Cem Er demiş,

13 Mart 2008 @ 15:03

Telefon sinyali de belki bu geçişten etkileniyodur:) Fazla mı uçtum?

tuuba demiş,

13 Mart 2008 @ 15:23

teori gerçeğe biraz yakın olsada kesinlikle eksiklikler var.ben de diğerleri gibi claire in 10 yıl öncesine kadar hamile olmamışken nasıl oluyorda adada hamile olarak karşımıza çıktığını anlamış değilim………

joaq!! demiş,

13 Mart 2008 @ 15:50

gelgit gelgit biraz fanteziye kaçılmış sanki

desmondo demiş,

13 Mart 2008 @ 15:56

bu teoriyi yazan arkadaş muhtemelen fizk mühendisi ya da kuantum fiziiyle ilgileniyor.çok zekice ama bazı açıklklar war tabiki

Aslıhan demiş,

13 Mart 2008 @ 17:34

@ dorrino, sakgül, arda

Arkadaşlar hamilelik bir hastalık değildir. Ayrıca zamanda geriye giden kadınların rahimlerinde herhangi bir gençleşme olmadığı da teoride açıkça ifade ediliyor. Dolayısı ile Claire zamanda geriye gittiğinde rahmi olduğu gibi kalıyor. Durumu Rose ya da John’daki gibi hastalık olsaydı, değişiklik gösterebiliirdi. Ama hamilelik rahimde gerçekleşen bi durum olduğu için, kendi sürecinde devam ediyor. Evet tutarsızlıklar var teoride ama bu konuda değil :)

Yusuf Akay demiş,

13 Mart 2008 @ 18:23

Hiç sanmıyorum,arkadaş biraz abartmış…

Şimdiye kadar gizem havası verilen sonra açıklanan olayları düşünün lütfen…
Örnek,Kabloların denizden gelmesi,diğerleri,istasyonlar…

Eminim tümünün mantıklı bir açıklaması var…Zamanda yolculuk fikrine bağlanıp kalacaklarını da sanmıyorum,eğer her şeyi zamanda yolculuk ile açıklarlarsa dizinin hiç bir tadı tuzu kalmaz bence…

Ve ben adaya bir Yusuf “Joseph” bekliyorum…Bilmem farkında mısınız ama her şey Tevrat’a göre işliyor….

Yakuplar,Bünyaminler,Harunlar…

becool 24 demiş,

13 Mart 2008 @ 21:05

arkadaslar konuyla alakasız belkı ben onceden kacırmıs olabılırım sadce paylasmak ıstedım cook oncekı lostun ılk sezonunda olan 3. bolum tabala rasa dıye gecıyor google yazıp arayınca bır sayfada bu teorının john locke dıye bır adama aıt oldugu yazıyor burayada kopyalıyorum ^”Aslında tabular asa ‘nın içerdiği anlamın izlerini ilkçağ Yunan felsefesinde Stoacılık’ta ya da sonraları ortaçağ felsefesinde Thomas Aquinas ve diğerlerinde sürmek de mümkündür. Ancak felsefenin vazgeçilmez kavramlarından biri oluşunu İngiliz deneyci felsefe öğretisinin kurucusu John Locke’a borçludur.^”

SoNGoKou demiş,

13 Mart 2008 @ 23:08

Walt ın büyüdüğünü ve Locke görevin henüz tamamlanmadı demesini ve adadaki elbise giydirlmiş adem ile havvayı andıran iskeletleri açıklamamış…

metin demiş,

13 Mart 2008 @ 23:10

geminin orda olmasının sebebi kısmen doğru zaman yolculuğu ama daha öncelerdede yazdığım gibi philedelpia deneyinde yapılan olayın anlatıldığı kesin…çünkü geçmişteki bu deneyde geminin kaybolup başka noktalarda ortaya çıkması ve bunu kontrol edememeleri mürettabatın psikolojisinin bozulması ayrıca bunu bütün dünyadan gizlemek tamemen philedelpia deneyindeki olaylar…isterseniz bi okuyun…anlıycaksınız…

metin demiş,

13 Mart 2008 @ 23:14

yusuf akay arkadaşım adada zaten bi joseph var ben in çocukluğunda ormanda gördüğü kişi daha sonra ben in bugünki halindede anı yaştaydı hiç yaşlanmamıştı…ve adı joseph di…dikkat edersen tekrar görürsün…daha iyi anlatmak için john locke a sawyer ın dosyasını veren kişi olduğunu belirtiyim…

streethoop demiş,

14 Mart 2008 @ 00:07

ya tabuttaki kişi kimmiş??ben hepsini okuyamadım teorinin..anlayan varsa sölesin plss..

Dagos demiş,

14 Mart 2008 @ 00:13

arkadaşlar adı üstünde teori…yani birebir tutması söz konusu olamaz..

Teoriye gelince ewet mantıklı yanları war fakat dizideki en merak edilen karakter olan jakop olayına bu türde bi açıklama gelicekse yazık olur filme…
ayrıca şunuda belirteym ki bi döngü söz konusu deil…filmin sonunu böyle birşeyle bağlıcaklarını zannetmiorm
Neden döngü ile ilgili dewamlı teori koyuyolar onuda ilgili kişilere sormak lazım..:)

cwookpark demiş,

14 Mart 2008 @ 00:55

metin arkadaşım o adamın adı joseph değil richard

SAcid demiş,

14 Mart 2008 @ 12:31

Mantıksız ii Düşünememiş ve bizimde Kafamızı Karıştırıor.

xxhalilx demiş,

14 Mart 2008 @ 17:26

son yayınlaanan bolumlerle bu teori coktu

welooo demiş,

14 Mart 2008 @ 18:36

arkadaşlar ben korkmaya başladım yaa

Aslıhan demiş,

14 Mart 2008 @ 21:31

@ dagos
Evet? Şikayeti alayım?

Dagos demiş,

15 Mart 2008 @ 19:30

şikayet deilde dewamlı döngü teorileri yazmanız weya yazman…
bilmiorm garipsedim
Ayrıca çok mantıklı teoriler war yabancı sitelerde ve bunlarında incelenmesi iyi olur die düşünüorm

ruken demiş,

15 Mart 2008 @ 20:01

teori bana saçma geldi ama richardın hiç yaşlanmadığını fark eden tek insan olmadığımı bana gösterdiği için mutluyum:))

omerharun demiş,

16 Mart 2008 @ 00:51

Teori guzel.Arkadaşlar claire 10 yıl önce hamile değildi.Ama teoriye göre claire n sadece bedeni geçmişe gidiyor zman yolculıgunda nedense rahimler gitmiyor bu yüzden adaya ucak düsdügünde hamile.Daha once ultrason yapılın bölümde bayanların rahimlerinin hep yaşlı oldugu soylendi bence bu konuya acıklık getiriyor yani yani bir yasındaki 1 cocugu 10 yıl geriye goturemiyorsunuz.Ama rahim içindeyse tasındıgı bedenle beraber gonderebiliyorsunuz.Alex uçak kazasında gelmedi adada 16 yıl önce doğmuş.Sanırım adadan çıkarken bir zaman kaybı oluyor 20 dk lık bir kayıp adada 3 gün oluyor

Angela demiş,

16 Mart 2008 @ 02:10

Aslıhan’ı tebrik ediyorum. Jason Hunter’ın Time Loop teorisini çok başarılı bir şekilde tercüme etmiş. (bkz.timelooptheory.com)Teşekkür ederiz arkadaşım. Emeğine sağlık.

Aslıhan demiş,

16 Mart 2008 @ 04:20

Arkadaşlar,

Mantıklı bulduğunuz teori linklerini bana yollarsanız, çevirisini seve seve yaparım. Spesifik olarak belirli bir tema (döngü) üzerindeki teorileri çeviriyor değilim. Teorinin genelinin akla yatkın olması ve okuyucular tarafından ilgi görmesi yeterlidir.

Tabii ki buna da tek başıma karar vermiyorum. Benden önce bu sitenin bir sahibi var ve buraya yazılanlara beraber karar veriyoruz.

Burda yapmaya çalışılan tek şey, sizlere (en azından ingilizcesini okumaktan keyif almayan ya da yabancı dil bilmeyenlere) dizi hakkında bilmek isteyebileceğiniz şeyleri sunmak.

“Sitede şu yazıyı da görmek istiyoruz.” talebine eyvallah. Ama “Bu yazıyı neden koyuyorsunuz anlamıyorum.” biraz haksız bir eleştiri oluyor. Tek kişiye değil, tüm izleyenlere hitaben çalışıldığını unutmamak gerekir.

Bilgilerinize…

Dagos demiş,

16 Mart 2008 @ 13:03

Anlamıorm bu sitede aslıhanın fanları falan mı war…

Ne zaman bi şikayeti dile getirsek weya bi konuyu tartışsak alakasız kişilerin çıkıp aslıhan ı tebrik ediorm we aslıhan haklı gibi cümleler sarfetmesi ilginç bi olay gibi geldi bana…

Ayrıca çevirilerin oldukça başarılı , buna bişe demioruz fakat birçok teori war ve ingilizce bilmeyen arkadaşların bunlardanda yararlanmasını isteriz…Demek istediğim döngü teorisini birçok kez tartıştık ve farklı bi teori istiorz….Teori ye gelince oldukça mantıklı tarafları olmasına rağmen böle bi teoriye filmi bağlıcaklarını zannetmiorm…

BHR demiş,

16 Mart 2008 @ 21:59

mantıklı bir teori olmuş… şaştım kadım okurken…
tabi bazı uyuşmayan tarafları da var ama yine de çok açıklayıcı olmuş…
üzerine baya kafa yoğrulmuş belli…
kafamdaki soruların çoğu açıklama buldu gibi… ama bu teori de bile uyuşm ayan noktalar var…
lost bir an evvel yayınlansa hepsi bitse de rahatlasam…
sonra tekrar tekrar izlerim orası kesin de… :) bu 3 yılın sonuna ulaşınca çok rahatlayacağım…

joy55 demiş,

17 Mart 2008 @ 07:30

arkadaslar bir teori üzerine yorum yapılması yerine herkez birleşip kendi teorimizi yapamazmıyız çok mu zor bu ör. herkezin döngü dedigi bi adada ben neden sonuça ılaşılması çok zor olan haberleşme sistemini hala çalıştırıyor olması size de biraz garip gelmiyor mu..

ismrliyimm demiş,

18 Mart 2008 @ 16:56

çok mantıklı bi teori olmuş. yapımcıların söylediği, bilimsel bir sonla açıklanacak, mistik güçler olmayacak açıklamasıyla çok bağlantılı. gerçek olmasa da bilim kurgu en azından:) ilk 3 sezon kafamızı fazlasıyla karıştırmışlardı bu mistik olaylarla ama, 4 sezon daha mantıklı olmaya başladı. bir bu teori üstüne eklenince eksik noktalar oturdu kafamda.

riverred demiş,

18 Mart 2008 @ 21:41

Arkadaşlar lostun şüphesiz ana teması; kader. Diziyi izledikçe gerçek hayatta önümüze gelenlerin veya yaşadıklarımızın nasıl biçildiğini az çok anlıyoruz. Biz bile dizi için, dizi karakterleri için teoriler yazıp, gelecekleri ve geçmişleri hakkında irdelemeler yapıp şu şöyle olmalı bu böyle olmalı diyoruz. Bir nevi onların kaderlerini düşünmemiz ve geleceklerini belirlememiz isteniyor. Bu yönüyle de bakılınca LOST mükemmel bir yapım…

dogacan demiş,

19 Mart 2008 @ 16:42

riverred a katlıorum zamanlaması benden daha iyi ben de aynı fikirdeyim ve bunları paylasıcaktım. arkadaslar neden dongu olayına takılıoruz die yakınıorlar ancak elimizdeki malzeme bu,yani dizide bir dongu oldugu kesin ve bunun sonucu olarak LOST kesinlikle ‘kader örgüsü’ uzerinde duruyor ki bunu anlamak için cok zeki olmaya gerek yok arkadslar,en buyuk kanıtı karakterlerin gecmis hayatlarının incelenmesi ve simdiki hayatlarıyla baglantılar ya da celiskiler bulunması..ve elimizde kader gibi somut bir gerceklik bulunmadıgına gore bunu bilimle bagdastırmak gayet mantıklı,yani cok basarılı bir senaryo..
teoriye gelince gercekten okudugum en iyi teoriydi,neden; cunku dizideki karakterler,digerleri ve dharma uclemesini acıklayabilen en iyi teori bu. gercekten tutarsız yanları da var en onemlisi alex in yası gibi ancak genel olarak cok mantıklı ki son bolumlerle bu teori curudu diyen arkadslarıma verecegim cevap,aksine daha da kuvvetlendi olucaktır..ve bir de boyle biterse kotu olucaktır diyen arkadslara: tum karakterlerimizin bir laborutuarda kafalarında elektrotlar ve baslıklarla hic birsey olmamıs gibi uyanmasıyla dizimizin sonlanması daha mı mantıklı olucaktır:) yani farkettiyseniz teori de teori diye kafa yoran biz lostseverler elimizdeki malzemeleri biraz da ozellestirmeliyiz, gereksiz goruntlulere takılıp kafa yormak bizi usandırıcak ve diziden sogumamıza neden olucak belki de. o yuzden bu teori en azından genel hatlarıyla mantıklı.
son olarak ben de bu basarılı teoriyi ceviren arkadasıma tesekkur ederim ki ben de teori yaratıcısının senaryoya ulasabildiginden suphe ediorum:)
ve bisey daha: teorileri ceviren ya da siteye koyan arkadslara elestride bulunmanın mantıgı nedir arkadsım?? yani kendisinin bir komplo teorisyeni olmasından mı suphelisin? ki oyleyse burda isin ne?? hepimiz oyle diil miyiz zaten:)))))
NOT: sitenin yoneticisi ya da adminlerinden diilim:))

DHARMA demiş,

20 Mart 2008 @ 20:07

adada zamanın sürekli tekrar edilmesi gibi bir olaya şu örnek olabilir mi ?
john locke 10 saniye içinde yağmur yağacak diyordu ve yağıyordu.
Ayrıca john locke bir bitkiyi ezip çamurla karıştırarak boone un alnında ki yaraya sürmüş ve boone shannon u öldürmek gibi bir halüsinasyon görmüştü.Bana ne yaptın diye de sormuştu.Acaba adadakilerin gördüğü hayaller bu bitkiye ya da çamura bağlı olabilir mi ?
ne dersiniz ?

best teori demiş,

21 Mart 2008 @ 16:29

Eveeet.Sanırım senaryonun 3.ortagı meydana cıkmış bulunmakta.Su güne kadar okudugum ve dizideki bilinmezleri harika bagdastıran bir yorumdu.Bence senaristlerin odasına bir fare girmiş.Çünkü okudugum diger teoriler karsında dehsete düsüyordum.Bu adada uzay ve zaman kesinlikle bükülüyor.Ve Desmond ın kapattıgı dügmeden sonra ada da manyetik sok meydana gelmişti.Ayrıca 7.bölümde de gemi halkının cogu zaman seyahatinden sonra zihinsel olarak çöktükleri gözlemleniyordu.Dsmond da adadan cıkarken aynı zaman travmalarına girdi garibim.Ve hatırlayın bu adamlar istedikleri kişileri adaya getirebiliyorlar(locke un babası)gibi.En büyük sır siyahduman…

best teori demiş,

21 Mart 2008 @ 16:50

aslıhan¨… peki sana bir kaç sorum var.Daha dogrusu senin yorumlarını istiyorum. 1.Jack adada gözünü açtıgında kumsal boştu.Mızrak gibi bambuların arasında(sözde)adaya düşmüştü.Saniye geçmeden o boş kumsal E-5 e dönmüştü. 2.Charlie ucak parçalamasına yakın,burun kısmındaydı.Sahilde onu;yani uçagın parçalanan orta kısmında aval aval dolasırken gördük.Kosarak kumsala mı gitti sence.Ve 2.bölümde Jack ve Kate ile birlikte Ucagın burun kısmına sözde uyusturucusunu bulmak için yola çıkmıştı. 3. 1. Sezon 1. bölüm; Jack ormanda uyanır ve koşarak sahile gider, uçak parçalarının orta yerinde durur ve motorun koptuğu uçak kanadına bakar(Zaman: 3.33 ile 3.41 arası). Jack ve Shannon’ı geniş açıyla gördüğümüz yer kilit noktasını oluşturmaktadır. Bu andan sonra Jack bacakları sıkışan adamı kurtarır, Claire’in yanına gider, Rose’u kurtarır, tekrar Claire ve Hurley’nin yanına koşarak onları kanat altında kalmaktan kurtarır. 3. Sezon 14. bölüm; Nikki uçak enkazı arasında koşmaktadır. Birden Claire’in yardım isteğini duyar(Zaman: 9.34). Claire Jack’in elinden kurtulmak ister gibi davranmaktadır, ağlamaklıdır. Nikki koşmaya devam eder. Ve tam 16 saniye sonra kilidi açacak anahtar elimizdedir (Zaman: 9.50). Nikki’nin arkasından uçak kanadına bizde bakarız, ama gözlerimizi biraz aşağıya kaydırdığımızda orada olmaması gereken birisi vardır. O da tıpkı ilk bölümde yaptığı gibi uçak kanadına bakmaktadır, tabiki Jack!!!Olay sıralamasında büyük bir sapma olduğu gibi aynı kişinin farklı iki yerde bulunması gibi bir durumda ortaya çıkmaktadır. Sence bu çekim hatası mı(bu kadar ince düşünülmüş bir senaryo da)

Aslıhan demiş,

21 Mart 2008 @ 20:17

:)))
Çekim hatası…

desmond demiş,

23 Mart 2008 @ 00:46

arkadaşlar teori adaya gelen insanların iyileşme nedenini hasta olan insanların 1995 yılında hasta olmamamısna baglııyor.Ama gözden kaçırdıkları bişey varki jinin cocugu olmuyodu(yani kısırdı:D)yani teori sunu diyo ozaman bize jinin 95 cocugu olabiliyodu.yani bu teori çürümüştür.tabi dogru taraflarıda olabilir

dogacan demiş,

23 Mart 2008 @ 01:42

evet desmond dogru bir yer yakalamıs bu tek ornek bile teoriyi curutmeye yeter ama tabi nasıl algılıcagımıza baglı,acıkcası bu ureme islerinde teori ztn biraz esnek davranmıs,belki bunu da ona yorabiliriz ama bilmem ki belki de hakketen buyuk hata..
ama ben de teoriye destek vericek bir ornek veriyim.shannon un astımı..shannon astımı da iilesmiyor ama shannon ztn dogustan astımdı sanırım,yanlısım varsa duzeltin arkadaslar.. en azından burada fikir babası bir hataya daha goz yummamıs..bilemiorum. yanlıssa uzerinde durmayın

Jayjay demiş,

25 Mart 2008 @ 20:24

peki hurley’in 4.sezon 1de gordüğü gizemli ev (locke da gormstu sanırım. ayrıca ben de bilior) hakkında yorumu olan var mıdır ? içinde adamın biri bakıodu fln.

ewrim demiş,

25 Mart 2008 @ 21:02

iyi güzel de bazı mantık hataları yok mu?
bi kere “Bu telefon, Naomi’nin geçmiş zamandan gelecek zamandaki Dharma’yla iletişim kurmasını sağlayan, özel olarak üretilmiş bir Dharma aygıtıydı.” derken var çünkü geçmişten geleceğe asla telefon edilemez,mesaj gönderilemez bununla ilgili bir yazı okumuştum fizik kurallarıyla bu kanıtlnamış bişi.
ayrıca geçmişe yolculuk yapıldığında geçmişteki yerine geçildiğinden bahsedilmiş yani örneğin 20 yaşındaki biri 5 sene öncesine gidince 15 yaşındaki kendini mi görür yoksa onun yeriine mi geçer? eğer onun yerine geçerse asla 21 sene öncesine gidemez çünkü o zaman daha doğmamıştır kimin yerine geçebilirki?
ve eğer zamanda yolculuk yaparken istediğimiz tarihe yıla gidebiliyosak bu demektirki biz geçmişteki kendimizin yerine geçmeyiz,geçmişteki kendimizi karşımızda görürüz.ve bu yüzden de ben in annesinin 15 yıl önceye gidilmesinden falan bahsedilmiş bu olamaz eğer geçmişe gittiyse geçmişte iki tane Ben in annesinden olur bu da karışıklık yaratır yani asla kimse geçmişe gidip yeniden yaşamaya başlayamaz karışıklık olur evet cevap bekliyorum…

ewrim demiş,

25 Mart 2008 @ 21:08

ayrıca ilk başlarda hastalığın tedavisinden bahsedilmiş eğer hastalıktan kurtulabiliyorsa bir kişi yolculuk yaparak,
peki bunu Dharma çalışanları nasıl anladı bunu ancak hastalıktan kurtulan biri bilebilir bunun da cevabını bekliyorum….:D

GOLLUM demiş,

25 Mart 2008 @ 23:08

Güzel bir teori olmuş,fakat çok karışık .senaryoda ayrıntılarda mutlaka sorun çıkacaktır.mesela 1.sezon loched, boone ile kaza yapmış uçağa giderken yürüme kabiliyetini yitirmişti.teoriye göre 95 yılında olduğu için sağlıklı olması gerekir.
teori bazı olaylarıda açıklamakta yetersiz kalıyor son bölümde michael’ın ölme girişimlerinin başarısız olması gibi .adada ise 95 yılında yaşaması gereken pek çok insan ölüyor .tabi onlar başka bir gelecekte falan yaşıyorlar ama genede uyumsuzluk yaratıyor.
Lostta olayların tekrar yaşanması gibi bir durum ortaya çıkabilir .bununla ilgili ayrıntılar var ,yorumlar yapılıyor .ama bu teori çok karışık .ve yetersiz.

obelix demiş,

1 Nisan 2008 @ 18:41

becool 24 ben de bir şeyler eklemek istiyorum; Tabula rasa veya tabula rosa David Hume’un ortaya attığı “boş levha” önermesine işaret eder. Bir empirist olan Hume’a göre, zihnimizde doğuştan gelen bir fikir yoktur. Bununla birlikte, Hume, nedenselliğe de karşı çıkar. Şeyler arasında kurduğumuz zamansal ve uzamsal ilişkiler, onların kendilerinde özellikleri değil, bizim deneyimsel alışkanlıklarımızla ilgilidir. (Buradaki “deneyimsel” kavramı bilinçli yürütülmüş bir aşama değil, salt tanıklıktır.) Olgular arasındaki bağıntıları, kendi yöntemlerimizle bilemez, sadece onlara atıflarda bulunuruz. Doğa kurallarla işlemez, formülizasyon sahibi değildir. İnsanlar, doğayı ya da olguları algılayabilmek için, sistemler, formüller, öncelik-sonralık ilişkileri kurarlar.

Sonuç olarak Hume, bireyin zihnini bomboş bir levhaya benzetir. Kavramlar, olgular, bilgiler, sonradan, gözlem veya deneyleme yoluyla zihinde yer alır.Bu Locke’un görüşü olarak bilinir.(kaynak:http://tr.wikipedia.org)

obelix demiş,

1 Nisan 2008 @ 18:44

David Hume: İnsan zihninde olup bitenleri Newton’un deneysel yöntemini uygulayarak, yeni bir insan bilimi kurmayı ve geliştirmeyi öneren Hume, tüm iyi niyetine ve yüksek amaçlarına rağmen, İngiliz empirizminin temel tezlerini koruduğu için son çözümlemede kuşkuculuğa düşmekten kurtulamamıştır. Bizim yalnızca, kendi zihnimizde doğrudan ve aracısız olarak tecrübe ettiğimiz ideleri, duyum ve izlenimleri bilebileceğimizi, bilgide kendi zihnimizin ötesine geçemediğimizi ve bundan dolayı herhangi bir şeyin insan zihninden bağımsız olarak varolduğunu söyleyemeyeceğimizi belirten Hume, insan zihnini bilgi bakımından analiz ettiği zaman, insan zihninin tüm içeriklerinin bize duyular ve deney tarafından sağlanan malzemeye indirgenebileceğini görmüştür, bu malzeme ise algılardan başka hiçbir şey değildir.

obelix demiş,

5 Nisan 2008 @ 18:44

Bu minvalde; zamanda bir yolculuk yapılıyor. Hanso vakfı ve Dharma girişimi dünyada yüksek oranda manyetik alan tespit ederler ve adayı bulurlar ve adada bir karadelik olduğunu keşfederler . Burada Albert Einstein’ın İzafiyet Teorisine göre ışık hızına yakın bir süratle giden bir uzay gemisini, dünyada ikizi bulunan birinin kullandığını varsayalım. 10 yıllık bir seyahate çıkıp dünyaya geri döndüğünde, uzay gemisini kullanan ikiz, dünyada kendisini bekleyen ikizinden daha genç olarak dünyaya ayak basacaktır. Uzay gemisini kullanan ikiz ışık hızına yakın bir süratle hareket ettiği için, onun saatiyle on yıl , dünyadaki kardeşinin saatiyle 15-20 yıl olabilecektir. Bu karadelikte deneyler yaparlar ve hayvanları kullanırlar(kutup ayısı v.s.) zamanda herhangi bir yere gönderilirler. Ben’in annesi de bu deneyde kullanılan ilk insan(lar)dandır. Richard ve diğerleri kayıp kıta Atlantis’te yaşayan insanlardır ve dünyaya açılan kapı bu adadır.Dharma girişiminin Atlantis’i bulmalarını önlemek için Richard ve adamları görevlendirilmiştir.(adada gördüğümüz dev dört parmaklı ayak Atlantis medeniyetine aittir.)Richard Ben ile temas kurarak Dharma girişimini bertaraf ederler ama Ben bir anlaşma yapar ; adanın gizlenmesi karşılığında adada kendi imparatorluğunu kurma hakkı… Adaya istediğini getirme,götürme ve istediği zamana gidebilme…Jakob’u da kullanmaktadır Ben. Sawyer’ın karidesçiyi öldürdüğünü kimse bilmemektedir ama Jakob zamanda hareket ederek Sawyer’ı ve diğerlerini görebilmektedir.

Tanay Uzgan demiş,

7 Nisan 2008 @ 23:10

len kesin senaristten çalınmış bu teori xD bnce adaya helikopterle gelenler bu adayı yok edecekler ve Ben de bunu bildiği için her 108 dk de bir zamanı 108 dk başa alıyor…

yiitto demiş,

14 Nisan 2008 @ 17:43

@Tanay arkadaşım sen 2. sezondan tekrar izlemeye başla..

Benim kafamı Jacop karıştırıyor..Jacop üzerine yanlızca 1 teori buldum ki bu benim de aklımdan geçenlerle biraz da olsa uyuşuyordu..Jacop da Walt gibi özel yetenekleri olan birisi ve yeteneği nesneleri hareket ettirebilmesi..Jacop adaya Black Rockla gelir ve adada ölür,üstteki teoride de okuduğumuz gibi adada ölenler aslında yarı ölü oluyorlar(Ada geçmişe döndüğünde zamanın hala akıyor olması..)Bu şekilde Jacopun ruhu adada varlığını sürdürüyor ve bence black smoke da Jacopun yönettiği metal parçalarından oluşan dumanvari bir oluşum.Uçağı adaya indiren ve insanların ölmemesini sağlayan da Jacop..s1e1′in missingpieces’ında Jack’in babası görülüyor ve aynı silüeti( beyaz ayakkabılı takım elbiseli adam) s4e1′de Hurley’nin ormanda koşarken rasladığı kulubenin içinde bir sallanan sandalyede tekrar görüyoruz..Eğer o Jacop’ın eseri değilse Jack’in babası da bir dharma üyesi diyorum xD Bunlar benim varsayımlarım,içinde okuduğum teorilerden de fikirler mevcut..

Musa demiş,

15 Nisan 2008 @ 16:15

bence teorileri bırakıp finali beklemek lazım evet teorilerde belki doğruluk payı vardır ama dediğim gibi kesin sonuç final de belli olur

ksk demiş,

22 Nisan 2008 @ 23:40

valla teoriyi okuorum kimi yerlerde hımmm demek bölemiş diorum sora sizin yorumları okuorm ya hakkaten atmış teoriyi yazan (alex olayı)diorum.psikolocim bozuldu yaa corba oldu hersey.bence senaristlerde ne yaptıklarını bilmiolar ortalıgı karıstırdılar şimdi de toparlayamıolar.bence senaristler sonunda işin içinden çıkamayıp mantıga en yakın teoriye göre bitircekler diziyi ve sonrası malum biçok soru sorulcak ve adamlar hayatlarının hatasını yapıp böle bişeye giriştiklerini anlıcaklar:))

Fate demiş,

23 Nisan 2008 @ 17:06

iyice dü$ünüLmü$ bayağı uğra$ veriLmi$ gibi ama asLına baKıLırsa bazı $eyLeri tam oLaraK açıKLamıyor… Ben sevemedim peK yani tamam çoK Kötü ya da oLanaKsız değiL ama biraz saçma geLdi bana tab, saçma geLmesinin sebebi daha önce oKuduğum bir ba$Ka teoriyi daha mantıKLı buLmam da oLabiLir…
Ama ben size “ParaLeL evrenLer teorisi(P.E.T.)”ni öneririm bana Kalırsa daha mantıKLı bir teori…

bushra demiş,

23 Nisan 2008 @ 19:00

yha bence teorilr gayet mantıklı ama ne olcağını tam olarak finalde anlayabilriz diye düşünüyorum…

savas emin demiş,

29 Nisan 2008 @ 10:31

Adanın sırı ve teori şu manyetik alan zamanda geçişler sağlatıyor buyrun bakın.Kutup ayısı hakkındaki benim teorim bu adanın manyetik alanının etkisi ile zamanda yatay veya dikey geçişler yaptıra bildiğidir. Sawyer’ ın kutup aysını öldürdüğü olay ile penny adamlarının kutuplarda desmont ‘u ararken bir manyetik alandan bahsetmesi örtüşüyor yani kutup ayısı adaya bu şekilde zamanda manyetik alandan dogan bir açıkla yatay olarak gelmiştir. Aynı şekilde 4 sezon 5 bölümde desmont ‘un başına gelen karmaşık olaylarda manyetik alandan doğan dikey zaman geçişleridir. Walt ise lock yardım etmiştir bence buda zamanda yatay geçişlerle olan bir olaydır. Yorumlarınızı bekliyorum………….

mügea demiş,

9 Mayıs 2008 @ 20:15

arkadaşlar benim baska bir fikrim var.. aslında yeni bir baslık acmak istedim ama buna dair bir link veya yönlendirme göremedim.
şimdi aslında teori dedigime bakmayın. ben dinler tarihi açısından teori olusturacak arkadasların katkılarını bekliyorum.
konuyu soyle baslatayım.
tüm arkaik dinlerde merkezilikten bahsedilir. her inancta dünyanın merkezi oldugu düşünülen bir kara parçası bir yer veya dağ vardır. örn sumeru, el-burz, zinnalo vb dağlar dünyanın ve evrenin merkezi kabul edilirler. bu yerler yerin göğün yeraltının kesisme noktasıdır bu sebeple buralardan diger boyutlara geçis sözkonusudur. hatta cehennem ve cennet bu hizada bulunur. romalılara gore “mundus” yani bir kentin kurulacağı yerin çevresini saran çit yeryüzü ve yeraltı bölgelerinin buluşma noktasıdır. mundus açıldıgında korkunc cehennem tanrılarının kapıları açılmıs olur . -walt’un o kapıyı açmayın dedigini hatırladınız degil mi-
yine malaya yarımadasında yasayan semaglara göre dünyanın merkezinde batu-ribn adlı bir dev kaya bulunur bunun üzrinde de cehennem vardır. -lockeun babasının konusmalarını hatırlayın-geçmiş zamnlarda ağactan bir tekne batu ribn üzerinde göğe varmıstır. -kara tas mıydı teknenin ismi- cehennem cennet ve dünyanın merkezi aynı düzlemdedir ve bu düzlem boyunca bir kozmik bölgeden digerie geçilir. ayrıca tanıdık bir konu daha: yeni kudus olarak adlandırılan yerde bulutlara degen ve her yeri gorebilen yüksek kuleli bir tapınak oldugu söylenir efsanelerde - gozlem kulesini hatırlayacaksınız-
şimdi benim onerim su, adım gibi eminim bu kadar malzemeyi senaristler kendi hayalgüçleriyle yazmıyor, yalnız çok sağlam dinler tarihi bildiklerini düşünüyorum.

bence konuya dair bilgisi olanlarla birlikte bu teorinin üzerine gidip geliştirelim..isimler zaten cok acıklayıcı senaryonun kaynagını dinsel mitlerden aldıgına dair. bu bir modern yaradılıs efsanesidir. benim icin keyifli olan dinler tarihi konusunda arastırmaya itmesi. .aynı keyifi duyacak olanlar varsa beklerim .

caki101 demiş,

10 Mayıs 2008 @ 13:31

bence hangi teori gercek olursa olsun
dinler tarihine kesin bir atıf var
ornegin:

jack’in musa gibi elinde atesle digerlerini arkasından sürüklemesi

benjamin:bünyamin peygamber - bin acı anlamına gelir,annesi,dogumu falan destekliyor.

jacob : Yakup peygamber.tanrisal gücü olduguna inanılr.yehovayı güreste yenmistir,kara duman seklindeki devasa gücü destekliyor.

Aaron : Harun peygamber.tarihte sozcu olarak bilinir.

Michael : mikhail-ki 2 adet mikail oluyo dizide bu durumda.

John locke : Yusuf peygamberi temsil ettiğine inanmaktayız gördüğü rüyalar gelecegi haber vermekte.

Richard : Reşat,dinde uzun ömrüyle bilinen bir karakter.

David des Hume : David bildigimiz uzere Davud’un ecnebicesidir.ibrani kralına karşı mücadelesi ile Penelope’nin babasına karsi verdigi mücadele benzerlikler tasimakta.

bunlar ilk seferde aklıma gelenler ama daha vardır kesin

caki101 demiş,

10 Mayıs 2008 @ 13:36

arkadaslar alex olayının cok kolay bicimde acıklanması mümkün
yazıda adanın diger parcasının manyetik alanın dısında oldugu ve bir sekilde oraya gecilebildiği yazior.
dogum tarihi onemini kaybeder ve alexin büyümesi acıklanabilir.
manyetik alanın dısında yetismis olması yeterli.zaman dongusunun icinde büyüdügüne dair bi bilgimiz yok sizinde goreceginiz üzere…

not: eger adada büyüyor olsaydı annesi -ki inatci kadindir,en az 100 kere bulurdu alexi.ama demekki alex adaya sadece babasi istediginde gelebilmis.

sabri türker demiş,

10 Mayıs 2008 @ 23:34

işte insan oglunun son olarak geldıgı nokta (.) teknolojı artık gelebılecek en son noktaya ulasmıs ve insan oglu bununlada yetınmeyıp ölumsuz olmayı yaşlanmamayı ve sonsuza dek dunyada nasıl kalınabılınır arayısı ıcıne gırmıstır ve bununla ılgılı arayıslar ıcındedır bu arayıslar hala gizliden gizliye surmektedır bu deneylerın hepsi gercek ve hala devam etmektedır, kaderı sadece ve sadece ALLAH bılır (gayb) allahtan baska kımse bılemez.

jackass demiş,

13 Mayıs 2008 @ 15:48

11. bölümün sonunu hatırlayalım :))
Jacob’un sözcüsü Claire’in babası John’a ne demişti??
- Adayı taşıyacağız….

Ben çölün ortasında neden yatıyordu ? Yoksa adayı taşıma çalışması yaparken mi kendisini orda buldu ? Çölün ortasında daha önce Dharma Hydra tasması bulunan bi kutup ayısı tasması bulunmuştu…
Bunu bilen Jack bu yüzden mi vakit kaybetmeden geri dönmek istiyordu? Ama ne oldu da Kate ile evlenmeye karar verdi de ada’dan vazgeçti??
Sawyer Kate’i nasl oldu da telefonla aradı ve ne istedi?

koyukahvee demiş,

13 Mayıs 2008 @ 22:44

bu hayalgücünle sen de bir film çekersin:))

poseidon demiş,

15 Mayıs 2008 @ 04:15

bence yayınlanan belli başlı teorileri harmanlayabiliriz. örneğin bence kesinlikle dünyanın çeşitli noktalarına ışınlama olayı var.. örneğin 4. sezonda Ben Tunus ta çölün ortasında uyanıyor ve iki tane atlı tunus luyu öldürüyor. onun orda bilinçsiz bi şekilde kendini bulması onun gibi çakalın önde gideni bir adamın pekte normal bir yolculuk yapmadığına işaret bence. öte yandan 2. sezon fianlinde namı diğer Penny nin adamları kutuplarda bir manyetik alana rastlıyorlar. ( bu arada o uçaktan penny e haber veren adam jack e ne çok benziyo yaw :?? ) buda kutup ayılarını oradan siyah atın da tunustan bi çeşit ışınlanma yoluyla getirildiğini düşündürüyor.. eğer bi şekilde ışık hızına ulaşılmışsa bu durum zamanda yolculuk yapılmasınıda mümkün kılar. öte yandan adadaki zamanın hızlı aktığıyla ilgili teorilerde bazı sorulara cevap veriyor. buna göre adadakilerin algıları zamandaki bu değişikliği algılamıyor yani 3 günü 1 gün olarak algılıyor ancak vücut 1 günü 3 günmüş gibi yaşıyor.. buda hamile kadınların neden hamileliklerinin 3. periodundan itibaren rahatsızlıklarının başladığını açıklıyor çünkü vücut 1 günü 3 günmüş gibi yaşadığından 3. aydan itibaren aslında vücut 9. aya gelmiş ve doğurma sürecine girmiştir ve doğurmaya yönelik tepki vermektedir. bu doğrultuda kadınların rahimleri 3. ayda 9. ayda olması gereken durumdadır, yani kadınların rahimleri hamilelik sürecinde yaşlanmıştır. öte yandan dizinin kaçıncı sezonu hatırlamıyorm ama bi bölümde jüliet (sanırım) adada yaraların hızlı iyileştiğini söylüyor. yine bu da vücdun 3 günü bir günde yaşaması nedeniyle hızlı iyileşmesi olarak açıklanabilir. öte yandan (bu konuda tam emin değilim biraz cahilce bi yaklaşım olabilir yanlışım varsa düzeltin ) ortalama sağlıklı bir erkek günde belirli bir oranda sperm üretiyor. kısırlık sperm sayısının eksikliğinden yada yetersizliğinden kaynaklanan bir hastalık. dolayısıyla ,yine bu zaman mevhumundan yola çıkarak, eğer jin in vücudu 3 günde ürettiği spermi 1 günde üretseydi sperm sayısı artacak ve dolayısıyla çocuk sahibi olabilecek ve artık çoluğu çocuğu heba etmeyecekti :)) . valla inşallah çocuk jin dendir çünkü dizide tek delikanlı adam o.. yoksa çocuk o kel zibidiye kalacak..:S . ah ulen Sun yapılırmı bi delikanlıya bu bee :P.. ehm öhm.. neyse.. bu yaklaşımdan devam edersek adadanın 1 günü dünyanın diğer yerlerinde 3 günde tamamlanıyor dersek normalde tarih 2004 ise ada da daha erken bir tarihe tekabül edecektir. önemli olan başlangıç noktasıdır.. eğer bu zamanın tam olarak hangi yılda yavaşladığını tespit edebilirsek adanında şu an hangi yılda olduğunu bulabiliriz…tabi bu 3 gün varsayımından yola çıkarak.. belki 2 gündür.. yada 2 gün 21 saat flndır…işte bu noktada yukarıdaki teoriyle hemen hemen paralel bir noktaya geliyorz.. yukarıdaki teoride ada zamanının 1995 te sabitlendiği iddia ediliyor.. bence de zaman 1995 fln ama bu sabitlendiği için değil adadaki zamanın normal zamanla olan 3 katlık farkından kaynaklanıyor.. ada dünyayı sürekli geriden takip ediyor… yani eğer normal zaman da ada zamanı da sıfırlansaydı örneğin dünya 9 yılında iken ada 3 yılında olacaktı. john u iyileşmesini bu aradaki 9 yıllık farka bağlamış .. muhtemelen dizinin mantığıda bu çünkü dizinin mantığına göre kadar onu eninde sonunda 9 yıl sonra yine felç edicektir. tek açıkta kalan nokta Aeron.. çünkü eğer sen 30 yaşındaysan 40 yıl geriye gidemezsin.. gidersende yarı ölü olursun bu durumda aeron ( bebek ) 9 yıl geriye gitmiş ve kaderini değiştirmiştir.. çünkü onun 9 yıl sonra doğması gerekmektedir. yalan mı.. :)) :?… bence bu açığı kapatmak içinde dinler tarihine girecekler.. mügea ‘nın yazısı dikkatimi baya çekti doğrusu… kaldı ki claire in jacob un klübesinde fln görülmesi, bebeği kimin yetiştireceği vs. gibi konulardan dolayı o yöne doğru bi kayış var gibi gösteriyo.. benim kendi mantığıma cevaplar bunlar..

yorumuma yorum yapanın….. yorumuna yorum yaparım :p… saygılar herkese.

MouSTaPHa demiş,

15 Mayıs 2008 @ 10:06

Eklemeyi/değiştirmeyi istediğim birkaç nokta var…

1.si Ocean 6lısında 5 kişi yazılmış 6. yazılmamış. 6. kişinin Aaron olduğunu zaten gördük. Fakat asıl değiştirmek istediğim nokta Sawyer’in bu 6lı içinde yer almadığıdır. Çünkü 4×11′de Kate Sawyer’in adada kaldığı fakat Aaron için birşey yapmasını istediğini açıkça söylemiştir.

2.si Zaman yolculuğu (benim tahminimce ise zamanın kırılması) hakkında… Jacob ve Richard ise Black Rock’daki kölelerden ikisiydi. Dharmanın kurucusu olan Magnus Hanso ve Widmore kardeşler ise geminin kaptanları (dolayısıyla bu kölelerin sahipleri.) Black Rock’un yaptığı kazada kaptanların ve kölelerin bir kısmının ölmesinden sonra adada kalan Jacob , Richard ve diğerleri adanın gizli güçlerini anlamaya ve keşfetmeye çalıştılar. Fakat gemi kaptan yrdımcıları olan Widmore kardeşlerden birinin oğlu olan Charles Widmore adayı yeniden buldu. Daha önceki kazadan kurtulan olmadığını sandığı için Zaten var olan şirketin parasal gücünü kullanarak adaya istasyonlar ve araştırma merkezleri kurdu. Ben’in gelmesiyle (ki büyük ihtimalde Locke’da olduğu gibi Ben’de de Richard’ın etkisi var) Richard ve Jacob zaten hazırlanmış olan sistemi ele geçirme fırsatı buldu. Eski köleler adayı sahiplerinden 2. kez kaçırdı. Fakat Widmore’un tekrar adam göndereceğini de bildikleri için adanın elektromanyetik alanından yararlanarak bir kırılma noktası oluşturdular… Bu kırılma noktasının devamını sağlamak için de 108 dakikada bir küçük çapta elektromanyetik güç verdiler. Fakat Locke’un sebep olduğu kaza Wdmore’un keşif gemilerinin adayı bulmasını sağladı. Widmore adanın yaklaşık yerini ve zamanını buldu. Ve adamlarını adaya gönderdi. Şimdi Locke’un görevi ise 2. br kırılma noktası oluşturmak ya da var olan kırılma noktasının yönünü değiştirmek..

LosT or toSt demiş,

15 Mayıs 2008 @ 13:54

poseidon kardeş dediklerin akıllıca ancak kafama takılan şey şu, hani şu zenci kadın rose muydu neydi, hasta olan o da adada iyileşiyor, oysa senin anlattıklarına göre bu kadının bir an önce ölmesi lazım ??

sudelk demiş,

15 Mayıs 2008 @ 15:02

poseidon yorumundaki ada ve dıs dünya arasındaki 1 e 3 zaman oranı gercekten cok ilginc.mantıgıma yattı.özellikle kadınların 3. ayda 9. ay gibi dogurma sürecine girip ölmelerini acıklıyor.yorumun icin tesekkürler.
yukardaki teoride en akla uygun buldugum kısım libby’nin dharma elemanı olması.hakketen düsününce neden olmasın dedirtiyor.

Sivrisinek demiş,

15 Mayıs 2008 @ 17:04

Arkadaşlar.. bu dizi nasıl sonlanırsa sonlansın hiç kimse tatmin olmayacak.. milyonlarca teoriden biri doğru çıkacak ama biz hala farklı bitmesini bekleyeceğiz.. Bence dizinin tadını çıkaralım.. Teoriler yüzünden işime gücüme konsantre olamıyorum yaa…

poseidon demiş,

15 Mayıs 2008 @ 20:32

lost or tost biladerim öncelikle çok saol..rose meselesine gelince adada sağ kurtulan insanların kaderleri adayla normal dünya arasındaki zaman farkı kadar geriye gidiyor.. tek tek örnek vermek gerekirse lock 9 yıl önce yürüyordu adayla normal zaman arasındaki farkı 9 yıl olarak alırsak lock un kaderine göre 9 yıl önce yürümesi gerekir. eğer lock 2000 yılında felç olduysa kader onu bi şekilde ada zamanına göre 5 yıl sonra yine felç yapacaktır. ( eğer adadaki zamanı 1995 varsayarsak ).. yine bu yaklaşımdan yola çıkarak rose un durumunuda anlayabiliriz.. rose un tam olarak nezaman kanser olduğu bilinmiyor ama rose eğer adada iyileşmiş ise 9 yıl önce kanser olmadığını çıkarabiliriz. çünkü kaderin değiştirilemezliği teorisine göre rose eğer normal zamanda 1998 yılında kanser olmuşsa ada da daha 3 yıl sağlıklı yaşıcak ve ada zamanı 1998 e geldiğinde, kader onu kanser hastalığına tekrar mahkum edecektir…

poseidon demiş,

15 Mayıs 2008 @ 21:02

arkadaşlar şu dinler tarihiyle ilgilenen arkadaşlardan daha fazla şu konunun üstüne gitmesini rica edicem .. hakkaten o yöne doğru bi kayış var gibi…

bu arada dün bi hesap yaptım Sun ın çocuğu malesef o kel zibididen.. çünkü aradaki zaman farkından daha doğrusu zamanın akış farkından dolayı adadaki insanlar 3 kat daha yavaş yaşlanıyor.. yani diyelimki Aeron la aynı anda Türkiye de bi bebek doğsun adıda hüdaverdi olsun. Aeron 1 yaşına geldiğinde hüdaverdi 3 yaşına gelecektir. bu örneği şunu anlatabilmek için verdim.. ultrasonda juliet çocuğun kaç gün önce rahme düştğünü bebeğin boyunu ölçerek tespit ediyor ve 53 gün önce rahme düştüğünü söylüyor tabi dünya vakit akışına göre bu.. halbuki ada da 3 kat daha yavaş bi yaşlanma süreci var. şimdi bir hesap yapalm… sun ultrasona ada daki 80. günde girdi böl üçe :)).. yaklaşık 27 gün.. yani 53 günlük hamileliğin aslında 27 günü ada da geçmiş kalan 26 günü kore de geçmiş oluyor.. ( yazıklar olsun Sun sana :S )

dinler tarihiyle ilgilenen arkadaşlardan bilgilerini talep eder saygılarımı arz ederim.. denge noktasında buluşmak dileğiyle :)).. ( kötü espriydi kabul..)

Xerion demiş,

16 Mayıs 2008 @ 00:45

Ada’dan Sun da kurtulmadı mı? Jack, Kate, Sun, Hurley, Aaron, Sayid 6 yapıyor..

Teori cidden inanılacak kadar iyi yazılmış ama bazı noktalardaki en ufak kayıplar tüm teoriyi çökertecek önemde bilgiler.Mesela zaman makinası.

Richard bunun en büyük ispatı olabilir aslında…

silvan demiş,

16 Mayıs 2008 @ 13:44

adada dharma elemanlarının olmadığı bilindiği halde yiyecek paketlerinin adaya düşmesi de bu zaman kayması yüzünden olabilir nasıl ağaç kesen elemanın 3 saniyede bir resetlenmesi gibi

farfara demiş,

16 Mayıs 2008 @ 15:30

asLıhan bu arada sağLam çeviri yapmışsın ;)

teşekkürLer…

Xerion demiş,

16 Mayıs 2008 @ 16:18

Teoride’ki bazı yanlışlıklardan (kendime göre) bahsetmek isterim.

Oceanic 815 şans eseri düştü denilmiş.Talih üzerine yani.Desmond ve Kevin’ın düğmeye basmaması sonucu düşmüş denilmiş.Fakat bence bu o kadar inandırıcı değil.M. Eco ve John Locke’un gördüğü rüyalar ada’nın kaderi adına önemli rollere imza attı.Oceanic 815′de yer alan her yolcu(istisnasız) bence seçilerek biraraya getirildi.Jack Ben’i tedavi etmek için mesela.John Locke da bir süre sonra liderlik yapmak için.Ada Locke’a devamlı rüyalar ile yolunu gösteriyor.Richard onun beklenen kişi olmadığını zannediyor fakat Locke Others’ların beklediği “kişi”…

Kevin Desmond’a “Bir kardan adam diğerine ne demiş?” diye sormuştu, Desmond cevap veremedi alaycı tavırla geçti vs. Aynı soruyu Locke Desmond’a sorarken anlıyoruz ki cevabını Locke biliyor.Kevin sorunun cevabını alamayınca o sen değilsin felen demişti.

Desmond ve Charlie eğer adaya düşmeseydi adanın üstündeki tahmin edilen elektromanyetik tabakayı kaldıramayacaklardı vs vs.

Velhasıl kelam adaya düşen herkesin bir sebepten oraya geldiğini düşünüyorum.Sadece Desmond ve KEvin’ın düğmeye basmaması yüzünden düşmediler yani.Kader hepsini biraraya bir sebepten dolayı getirdi.

Alp demiş,

16 Mayıs 2008 @ 22:08

Ewt büyük soruları kaldıran bi anlatım olmuş ama daha bilinmeyen bi çok şey var. Bence biz bu dizi bittikten sonra bütün diziyi bi daha baştan izlemek gerekecek =) 4 8 15 16 23 42 ne alaka? Bide benimde bi teorim var bütün ayrıntıları açıklamaya 6sezon kesinlikle yetmiyecek…

GOLLUM demiş,

16 Mayıs 2008 @ 23:32

Xerion -oceanic 815′in şans eseri düşmediğini düşünürsek ,bunu zaman yolculuğuyla birleştirirsek ne çıkar.genel bir görüş var desmond’un sayıları girmediği anda uçağın orda olması bir tesadüfdür deniyor .doğrudur desmond’un o gün sayıları geç girileceği tahmin edilemezdi .fakat zaman yolculuğu yapabilenler bunu önceden biliyorsa ve uçağı oraya onlar getirdiyse ne olur.nasılmı büyük ihtimal pilot anlaşmalıdır .uçağın telsizini bozar.ve uçağı daha önce belirlenen yere tam zamanında getirir .desmond’ın düğmeye basamayacağı an zaman yolculuğu yapabilenler tarafından bilinmektedir .kaza olur uçak adaya düşer .1. bölümde pilotun siyah duman tarafından öldürülmeside ,konuşmasına engel olmak içindir.görünürde siyah duman eko hariç kimi öldürdü?

lostisland demiş,

17 Mayıs 2008 @ 16:43

Merhaba arkadaşlar, bu bölümü de heyecanla ve keyifle izledim. Ara vermeseler daha tadında olacak ya, neyse..

Jack Claire’in kardeşi olduğunu öğrendi ve bu bölümün asıl bombası bu oldu bence.

Oceanic toplantısında, bizimkilerin adada 108 gün kaldıkları ifade edildi. Oysa Kate’in mahkemesinde konuşulanlardan, kazazedelerini sanki 1 hafta gibi bir süre mağdur oldukları sonra kurtarıldıkları gibi bir fikre kapılmıştım. Bu da adada geçirilen onca günün aslında zaman olayından dolayı bizimkilerin yaşadığı ama kimsenin o kadar gün geçtiğini bilmediği bir yaklaşım olarak teoriyi destekliyordu benim kafamda. Hani adada zaman daha hızlı geçiyor, yaralar iyileşiyor, manyetik alan var, vs . Şimdi 108 gün kaldıkları ortaya çıkınca teori çöktü gibi geldi bana. En çok bu konuya taktım.

Bu arada kutuldukları gün sayısına dikkatinizi çekerim :) 108…

Tabi şimdi merak ettiğim bunlara ne dediler de, hepsi Sun’ın dediği gibi “zaten şoktalar”.

Son saniyelerde adadaki ve gemideki herkesin ayrı ayrı hallerini göstermeleri beni çok etkileri. Gemi patlayabilir, sun orda gerçi ama, bilemiyorum. Benjamin ölmez. Flash forwardlarda Sayid ile iş yapıyorlardı, ne yapar eder atlatır Keamy’i. Locke da bişeyler yapabilir tabi. Kate bence “Jack gene bana kızacak!” diye düşünüp kafasını taşlara vurmalı :) , şu hortlak Richard umarım bu kez iyi bişey yapar. Jack ve Sawyer herhalde sahile geri dönüp insanlara haber vermek isteyecekler.

Tabu olayında bir arkadaş zenci mahallesi olduğunu, Michael’in cenazesi olduğunu, Benjamin isim değiştirdiği için kimsenin tanımadığını söylemiş. Çok mantıklı buluyorum.

Ama şu bir gerçek ki Sawyer ölmedi, adada kalmayı tercih etti. Kate’in Jack’ten gizli yaptığı iş yani buluştuğu kadın bence Sawyer’ın kız arkadaşı vardı ya hani, bence o. Hatta kadın Sawyer’ı hapiste ziyeret edip bir kızları olduğunu söylemişti. İşte Kate de bu kadınla ve de çocuklarla zaman geçirip, Sawyer’ın ricasını yerine getiriyor. Sawyer muhtemelen ona dedi ki, benim böyle böyle bebeğim var, onlarla ilgilen falan. Zaten bayanlar malum tanışıyorlar. Ordan kankaya bağlamışlardır :)

Aslıhan demiş,

17 Mayıs 2008 @ 17:05

@farfara
Rica ederim :)

lostisland demiş,

17 Mayıs 2008 @ 17:15

Oceanic 6…

Yahu bunlara ne dediler, jack gibi birini ve hatta sayid’i nasıl ve neye ikna ettiler neler dönüyor gerçekten çok merak ediyorum..

oceanic toplantısında 5 haftalık aaron ve kate, mahkemede kaç yaşında aaron ve kate? birinde bebek birinde artık çocuk yani. kate bu o6 toplantısından çok sonra mahkemeye çıktı herhalde, neden ki? Jack mahkemeden sonra aaron ve kate ile yaşamaya karar veriyor. Hurley’e öyle söylemişti akıl hastanesinde ziyaretine gittiğinde değil mi? ve sonra onları birlikte yaşarken görüyoruz.

tam olayların sırasını belirliyorum kafamda, derken yine herşey karışıyor :)

bu arada bir arkadaş yorumunda demiş ki, bu orchid istasyonu, daha önceden tavşan kopyalandığını gördüğümüz yer.???

ben görmedim , hangi bölümdü bilen varsa cevap verebilir mi lütfen..

Aslıhan demiş,

18 Mayıs 2008 @ 01:30

@lostisland
O dizi harici yayınlanmış bir kısa film. Youtube’a “lost, orchid, orientation” anahtar kelimelerini girdiğinde karşına çıkacaktır.

WhatIveDone demiş,

18 Mayıs 2008 @ 13:16

Caki101′in Dediği Gibi Bu Kişiler Özellikle Seçilmiş Kişiler,

Locke(Yusuf) Gördüğü Rüyalar Sayesinde Geleceği Yorumluyor,Richard(Reşat)Uzun Ömrüyle Bilinmekte Gibi.Dharma Ajanları Libby,Ekonun Kardeşi (Adını Hatırlayamadım),Christian Bu Kişileri Adaya Getirmek İçin Yönlendiriyorlar.Penny’nin Desmonda Yelkenli Vermesi,Ekonun Karedeşinin Locke’a Bıçaklarını Alıp Bir Uçağa Söylemesi Gibi(Sawyera Babasının Katilinin Avusturalya Olduğunu Söyleyen de,Claire’e Çocuğunu Evlatlık Vermesi İçin Aile Bulan Medyum’da Parayla Bunları Yapması İçin Para Verilmiş Kişiler.

Not:Ana Luciada Benin Adamı Bu Arada.İkinci Sezon da Sayid Benjamini Vuracakken Engelliyor.Kuyuk Kısmına Goodwini Yolluyor Bilgi Getirmesi İçin Değil Ana Lucianın Onu Öldürmesi İçin.

Desmondın Tuşa Basmadığı Gelecekte Görülmüştü ve Benjamin Bu Kırılma Sayesinde Uçağı Adaya Sokmayı Planlıyordu.Yoksa Zannetmiyorum.Ethan Sen Şuraya Goodwin Sen Şuraya Diyemez Heralde :)

Bu Adanın İyileştirmesi Doğuştan Gelen Hastalıklarda İşe Yaramıyor.Shannon’ın Astımı,Jin’in Kısırlığı Gibi.Doğurganlık Konusunda İse Rahim Hiç Değişim Yaşamadığı İçin Claire Hamile Gedi Zaten.Sun Olayında İse Yukarıda poseidon’un Dediği Gibi Çocuk O Kel Adamdan.(Biri Bana Açıklarsa İyi Olur Adanın İyileştirme Gücü Tavandayken Sawyerın Gözleri Nasıl Bozuldu,Senaristlerin Yer Doldurmak İçin Yaptıkları Büyük Bir Hata mı Acaba Bu)

Biraz Saçma Ama Bence Jacob Adadaki Cesetleri Yönlendirebiliyor.(Bir Anlamda İçine Girip Tekrar Canlandırıyor.)Jackin Babasını,Ekonun Kardeşini Görmesini Buna Bağlıyorum.

İkinci Sezonda Ağaçta Bir Balon Vardı Hatırlarsınız.Henry Birşeydi Adamın Adı Hatta Ben Kendini Henry Diye Tanıtmıştı.O Balon Oraya Nasıl Geldi Diye Düşünüyordum.RosseaununGemisl 4 8 15 16 23 42yle Geldi.Balonun İse Benjamin Charlestan Adayı Kaçırmak İçin Yerini Değiştirdğinde Geldi Diye Düşünüyorum.Her Ne Kadar Benjamin Adanın Yerini Değiştirdikten Sonra Ne Olacağını Bilmediğini Söylese de İnanmıyorum :)

Bu Senaristlerin Odasına Girilmiş Yorumunu Yapmamanızı Öneririm.Senaristler Bile Bilmiyor Sonunu Çünkü :)Daha Yazılmadı.Yoksa Grev Etkilemezdi Lostu :)

GOLLUM demiş,

18 Mayıs 2008 @ 23:37

ada da zamanın 1e 3 hızlı aktığı yorumu pek aklıma yatmadı .sun adada 108 gün kalıyor .o zaman 90 günde doğurmalıydı, adadayken yani ve ölmeliydi .
1995 te sabitlenme teorisini çok sevdim ama tutmaz. yukarda arkadaşlar açıklarını yakalamışlar.
sawyer a dikkatinizi çekmek isterim oda aslında birşeylerin farkında en baştan birşey yapmadan sahilde uzanıyor,diğerleri kurtarılmayı beklerken stokçuluk yapıyor ve insanları kendinden uzaklaştırmaya çalışıyor onlarıın başına kötü şeyler gelince üzüleceğinin farkındamı?nitekim kucağında bir bebekle ormanda kalıyor.birde işin özünü keşfetmiş .işin özü adada kalmak:)))
ben ise geleceği gösteren bölümde adadan sürüldümü ? ben ile widmore arasındaki konuşmada widmore ona -benim olanı elimden aldın diyor -daha önce adadaki güç widmore muydu .sonra ben geldi onu kovdu .şimdide locked beni gönderecek .tabi jacobun isteğiyle .ben de intikam için ortalarda dolaşıyor .amacı kızını öldürüp widmore’dan intikam almak

WhatIveDone demiş,

19 Mayıs 2008 @ 12:16

Gollum 1 e 3 Zaman Teorisinde 108 Dünyada Geçen Zaman,

108/3=36

Ada da Daha 36 Gün Geçmiş :)Sunın Daha 54 Günü Var.

GOLLUM demiş,

20 Mayıs 2008 @ 23:23

Teoriye göre bölmeyeceksin çarpacaksın çünkü dış dünyada zaman hızlı geçiyor . adada 108 gün kalıyorlar. son bölüme bakarsan normal dünyadada 108 gün kayıplar, zaman farkı yok.

GOLLUM demiş,

20 Mayıs 2008 @ 23:54

teorideki fikir oldukça hoşuma gitti . adadaki zamanın bir şekilde normal zamanın gerisinde kalması Desmond’ın başına gelenleride açıklar desmond adadaki zamanla ,normal zaman arasında dolaşıyor olabilir .adadan dışarı yapılacak bir zaman yolculuğuda uygundur .iki zaman arasında biyere gidiliyor olabilir .-ama adadaki zamanın öncesine yapılan bir yolculuğu açıklamaz -
Ama yukarıdaki şekliyle senaryoya uyumsuz .iyileştirme ve hamile kadınlara etkisi .ama bence önemli olan yaratıcı bir fikir olması .kafamız çalışsın yeter yani yani..

neous demiş,

24 Mayıs 2008 @ 13:55

en akla yatkın ve ilgi çekici teori budur…kader ve zaman üzerine gidilirse gelecek bölümlerde dizi daha fazla ilgi çekmeye başlayacaktır..en azından benim gözümde:)

lostisland demiş,

24 Mayıs 2008 @ 17:00

aslıhan

Teşekkür ederim. Bakmak üzere girdim ama Youtube’a erişim engellenmiş malesef..

serdar demiş,

26 Mayıs 2008 @ 07:15

tabula rasa john lockun teorisidir humeun değil

serdar demiş,

26 Mayıs 2008 @ 07:49

dizinin sonunda herşey bilimsel olarak açıklanacak lafıda çok komik harbiden.zamanda yolculuk dedigimiz şey henüz sadece teori.içinizde yapan varsa çıksın hemen de bilelim:))yani bilimsel olarak ispatlanmış değil.en azından bi adayı zamanda gezdirecek kadar bilimsel bir ispat söz konusu değil:))dizinin sonunda zaman yolculugu üzerine bir kurguyla dizinin geliştigini seyirciye yansıtırlarsa o zaman üzülürüm işte:) eskiden yalan rüzgarı vardı kim yalan söyler kim dürüsttü bilirdik.burda senaristine kadar hiçkimseye güvenmiyorum:)geçen son bölümleri bi arkadaşla izledim izlemez olaydım.durup duruken çıktı bunlar uzaylı dedi:) gerçi zamanda yolculuktan daha inanılır bişey olur ama bu diziye o kadar ayırdıgım zamanada yazık olur.sonuçta biz adada değiliz.burda zaman gerçekten değerli:D

Aslıhan demiş,

26 Mayıs 2008 @ 14:44

@lostisland

Bilgisayardan iyi anlayan biri erişim problemini çözebilir. Sadece DNS sunucusu adreslerini değiştirmek gerekiyor.

asdasd demiş,

27 Mayıs 2008 @ 15:45

jayjay’a senin dediğin kulübe jacobun kulübesi. büyük ihtimalle içinde gözüken de jacobdu (ama olmayabilirde) bu arada görünen adam locke çok benziyodu.

lostisland demiş,

28 Mayıs 2008 @ 12:21

@aslıhan

erişim ara ara sağlanabiliyor youtube’a. geçen gün, sanırım izlediğim şey tam olarak bahsedilendi.. 15 numaralı tavşanın kopyalanması ve istasyondaki telaş. Birbirlerini görmemeliler feryatları.. teşekkür ederim, görmüş oldum böylece..

arkadaşlar, sabırsızlanmaya başladım ben. 2 gün kaldı artık. umarım sorularımız cevap bulur. daha yeni soruların geleceğini bilmek heyecanlı ancak sezon arası olacağını bilmek de üzücü..

moonrose79 demiş,

2 Haziran 2008 @ 02:24

merhaba arkadaşlar.teori nin bir kısmı dogru olabilir.final bölümüne gelince yorum sitelerinde birçok soruya cevap bulduğunu yazan kişileri gördüm ben hiç bir soruya cevap bulamadım.tabuttaki kişi hariç.john lock tu oda meçhul.amerikada dizi finali yayınlanmadan evvel 3 ayrı tabut sahnesi çekilmiş sawyer lock ve desmound . fragmanlarda gösterilmiş.finaldede loc kun olduğunu gördük. belki buda bi hiledir. bide anlayamadığım aradan 3 sene geçiyor. bunlar yani john sawyer ve diğerleri de demekki kurtuluyorki john un farklı bir kimliği var . ve eğer kıtaya geldiklerinde kıtada bu john ölüyorsa neden tekrar geri dönme ihtiyacı duyuyorlar??? bide claire’ e ne olduğu sorusuna cevap bulamadım. diyelim öldü cesedini neden sawyer bulamadı . o kadar aramadan sonra . ve kalanlar nasıl kurtuldu.çünkü ada ışınlanmıştı. hangi zamana ve nereye .ve bunlar nasıl bir yolunuu bulup kurtuldular.ve kate n rüyasında claire neden aaron un dönmesini istemiyor.patlama sırasında jack in babası micheala süren doldu gibi laf etti. ve o sen kimsin ne demek istiyorsun dedi ve bumm . micheal ve jin e ne oldu . charlote a miles dediki sen zaten buraya geri dönmek istiyordun neden adadan ayrılmak istiyorsun dediğinde charlote adada kaldı neden miles öle bi cümle kullandı. ve sakallı fizikçi bottaydı gemiye insanları taşıyordu. gemi patladığında ada ışınlandığında onlar denizde değildi bot ortalarda yoktu ??? ve bi hatırlatma fiizikçinin gelecek hayatından kesitler verdiklerinde sağdı … nasıl kurtuldu ?? bu dizinin sonu başladığından beri belliymiş zaten . hani adamlar her hafta oturup senaryo yazmıyorlar.oyuncular yazarlardan fazla para aldıkları için grev yapıyorlar. bide dizinin sonunu tek bilen jack miş. sadakat yemini ettirmişler. dizininocakta başlanacağı söleniyor. bence saçma çünkü ABC de reytingleri düşmek üzere olan bir diziyi aradan 6 sora yayına vermeleri insanların ilgisini azaltır. buda kanalın işine gelmez. ne kadar yalan ne kadar doru . zaman gösterecek. ama 2 sene daha gizemlerle dolu olursa sanırım hurley gibi gönüüllü akıl hastenesine yatıcaz gibime geliyor. çünkü teori ürete ürete sonumuzun bu olucağı gözüküyor :):):) arkadaşlar dizi başlayana kadar yorumsuz bırakmayalım.aranızda spoilerden bilgi alan olursa lütfen yazssın. paylaşalım. yazışmak üzere :)

panep demiş,

4 Haziran 2008 @ 13:57

(Uçak düştükten sonra, kahramanlarımız, adadaki zaman olan 1995 yılında var olmaya başladılar ve 1995 yılındaki fiziksel özelliklerini geri aldılar. Rose gibi Locke da iyileşti çünkü onu felç eden kazayı 2002 dolaylarına kadar geçirmemişti.)

arkadaşlar bu bölümde bi tutarsızlık var eğer kahramanlarımız adadaki zaman olan 1995 yılında var olmaya başladılarsa Claire’in hamile olarak adaya düşmemesi lazımdı çünkü o tarihlerde Claire hamile değildi

LoStQoliQ demiş,

5 Haziran 2008 @ 12:34

Şu ana okuduğum teorilerin en mantıklısı bu..Locke’in 4s final2inde tabutta yatması ,intihar etmesi bu olayı bildiği için.Yani adada zaman 1995 ‘te olduğu için adaya döndüğünde Locke yeniden canlanacak.Bunu da OCEANİC 6′NIN ADAYA DÖNMESİ İÇİN YAPACAK..

Ali demiş,

6 Haziran 2008 @ 21:28

bence saçma
çelişkiler çok fazla
zaten sonu belli etti kendini :)
ama eğri oturup doğru konuşalımki lost için daha fazlası YAZILAMAZ… ;D

selo demiş,

7 Haziran 2008 @ 03:23

bence adaya düşünce zamanda geri gitmediler ama adada zaman çok yavaş akıyo 4. sezonda widmor bi açık artırmada ve orda black rock adlı bir geminin kaza geçirdiğini ve ellerinde bir defter olduğunu söylüyorlar o gemi bence rousseou’nun gemisi ve rouseou ve richard bu yüzden yaşlanmıyor yani adada zaman çok yavaş akıyor sayid helikopter ile giderken de öyleydi aradan günler geçmesine rağmen onlar gemiye ulaşamamıştı ama bir yerde bot ile gemiye 20 dakikada ulaşabileceklerini söylediler

Jack&Kate=) demiş,

15 Haziran 2008 @ 17:01

niye zaman konusunun üstünde bu kadar durulurken jacob la ilgili daha detaylı bir teori yok ve niye adanın taşınması saçmalığı açıklanmamış??? güzel bi teori ama sırf zaman üzerine yoğunlaşmış olması eksik bence

okyanusçiçeği demiş,

20 Haziran 2008 @ 01:18

hepsinin tanıdığı bi üye war yani dharma üyesi bence.mesela lockeun annaannesi lock doğdugunda hastaneden almaya geldiğinde richard da camın arkasından onlara bakıordu ve annaannesı ters ters bakmıştı,sonra sunnın babası ve windmore birbirlerini tanımaları.jacken babası orada yarı ölü vaziyette iyi ve kötü karşı karşıya…

Aykut demiş,

23 Haziran 2008 @ 21:16

burda zaman makinesi ile sadece geriye gidilebildiği söyleniyo fakat benjamin 2005 yılına gitmemiş miydi ya??

Fatih demiş,

28 Haziran 2008 @ 15:31

Bu ilk yorumum. Bence teori ana hatlarıyla doğru gibi. Ama tutarsızlıklar olduğu belli. Son bölümde aklıma takılanlar şunlar: Helikopter gemiye ilerlerken ağırlık azaltmak için Sawyer denize atlıyor ve kıyıya doğru yüzmeye başlıyor. Bu arada gemiye varan helikopter yakıt takviyesi yapıyor ve kurtaracağı kişileri aldıktan sonra havalanıyor. Bu arada gemideki diğer insanlar bombayı öğrenmelerine rağmen helikoptere binmeye çalışmıyorlar, ayrıca Jin helikoptere yetişemeyince neden hemen suya atlamıyor. Bu arada helikopter adaya doğru hareket ederken gemi patlıyor. Malum helikopter adaya iyice yaklaştığında ada yok oluyor.
Bu arada Sawyer yüzerek kıyıya ulaşıyor ve kıyıda kafa çeken Juliet ile karşılaşıyor. Sawyer’in yüzerken gemiyi görememesi normal ama patlamayı muhakkak duymuş olması gerekir bence. Ve bu patlamanın ne olduğu hakkında yüzünde hiç soru işareti yok Juliet’e espriler yapıyo. Juliet ona geminin yerine yükselen dumanları gösteriyor. Bu anda helikopterin adaya doğru ilerlemeye devam ettiği ortada ama helikopter ortada yok. O anın ada yok olduktan sonra yani Sawyer ile Juliet dumana boğru bakarkenki anın ada yok olduktan yani taşındıktan sonraki bir an olduğunuda varsayarsak o zaman Sawyer’in deniz’in ortasında kalmış olması gerekmez miydi. Veya Geminin dumanını görememeleri gerekmez miydi

emrah demiş,

1 Temmuz 2008 @ 00:22

Zaman makinesi fikri tutarlı fakat eksik, elektromanyetik etki durumu mantıklı, adanın zaman içinde hareket edebildiğini söyleyebiliriz. (zaman içinde birkaç saat ileri veya geri giderse, adanın konumu dünyanın dönüşünden dolayı değişir) Ayrıca herkezin unuttuğu bir nokta var… Dharma adaya yiyecek ve ihtiyaç malzemesi gönderebiliyor (1.sezon) Bu da dharma nın hala var oluğunu ve adanın yerini tam olarak bildiğini gösteriyor. Dharma üyeleri şimdilik anlamsız bir bekleyiş içerisinde görünüyor. Black smoke, Richard ve görünen ölü kişiler ile ilgili birkaç sahneyi hatırlatarak dikkatinizi çekmek isterim. Birincisi, Richard’ın Locke doğduğu zaman hastanede olması ve duman dedektörü olan odaya girmeden camekanın dışında durması. Burada hemşire “burada sigara içemezsiniz demişti”. İkinci sahne Ben’in canavarı çağırdığında duvarda bulunan no smoking işareti. üçüncü sahne ise, Jack in hastanede geç saatlere kadar çalışırken duman dedektörü sesini duyup, gidip tavandaki dedektörün pilini söktükten sonra babasını görmesi. Buradan dumanımsı canavar, Richard ve insanlara görünen ölü kişilerin birbirleri ile ilgisinin bulunabileceğini söyleyebilirim. Jin konusunda ise, onun kesinlikle öldüğünü düşünüyorum çünkü tekrar tekrar izlediğim patlama sahnesinde jin’in patlama alevleri içinde kaldığı net bir şekilde görülüyor. Ayrıca, sun’ın adaya geri dönmek için harekete geçmesi için jin’in ölmesi gerekiyor. Yani bence Jin’i ada öldürdü diyebiliriz.

lostun4atlisi demiş,

3 Temmuz 2008 @ 13:27

bu teori tamamen saçma…
hatırlarsanız adadakilerin yiyecekleri tükendiği zaman dharmaya ait bir uçak adaya gelmiş ve yiyecek atmıştı…
eğer dharma tasfiye edildiyse o yiyecekler nerden geliyor neden dharma hala adaya yiyecek taşıyor?
penny in babası dharmanın sahibiyse adaya yiyecek atan firmanın sahibi adanın yerini nasıl bilmez…
bence Ben ve bay widmrt (böyleydi sanırım) aralarında bi anlaşma yaptı…adayı ele geçirmek için daha sonra bu anlaşma bozuldu(Ben kızı öldürüldüğünde kurallar değişti demişti) olay richard da bitiyor ve bence patron Penny…
ayrıca dharmanın adaya hala yiyecek atmasınıda anlamış değilim…

burak demiş,

6 Temmuz 2008 @ 05:03

ya bide bu yazdiginis teorilerin original linklerini koyarsaniz cok iyi olur.cok fazla anlamiyanda var turkcelerini burdakilerin:)tesekur ederim

alkyone90 demiş,

8 Temmuz 2008 @ 19:13

zaman 1995′te kaldıysa alex nasıl büyüdü peki arkadaşlar?

umut demiş,

9 Temmuz 2008 @ 20:02

Ya aklıma takılan bir şey var.Black smoke olayları düzenliyor ya acaba black smoke dharmanın cisim almış hali olabirmi? Niye derseniz vikipedide dharmaya bakın orda dharmayla ilgili şu yazıyor “dharma:evrenin düzenini ve ruhsal gelişimi sağlayan kozmik doğa yasaları” yazıyor.Evrenin düzenini zamandaki olaylar ruhsal gelişim ise insanlardaki etkisi kabul edersek (ve de kozmik diyor black smoke da kozmik bir şeye benziyor)black smoke dharmanın cisimlenmiş hali oluyor.

umut demiş,

9 Temmuz 2008 @ 20:03

sizce bu doğru olabilir mi?

xxhalilx demiş,

11 Temmuz 2008 @ 23:56

black smoke bence sadece adayı korumak için yapılan bir koruma mekanizması.

ben bunu kullanabiliyor.. dikkatli bakıldığında parçaçıklardan oluşmuş.. belkide manyetik bir güçle kontrol ediliyordur gerçi bunu bilemeyiz şimdiden çünkü black smoke hakkında çok az bilgimiz var ama bence kesin olarak şunu söyleyebilirim kozmik bişey değil bu sadece dharma yada başka bir şeyin (jakop) in yaptığı koruma mekanizması diyebilirim…

MavimezaR demiş,

15 Temmuz 2008 @ 19:40

daha önce yayinlanan bütün teoriler gibi boşluklarla dolu, zamanda yolculuk konseptine fazlasiyla bağlı ve bu nedenle fazlasiyla totaliter, ama bir o kadar da gerekli.. zira yayınlanan bunca teoriden sonra senaristlerin diziyi yazma amaçlarına ulaştıklarını düşünüyorum, dizi beklenenden fazla ilgi gördü ve belki de daha önce hiçbir dizinin yaratamadığı bi kamuoyu yarattı. bunda senaryonun hazırlanmasında emeği geçenlerin olağanüstü zekasının payı oldukça yüksek, zira birçok arkadaşın değindiği gibi dinler tarihi, zaman-uzay, quantum fiziği, klasik ve modern siyaset bilimi, bireysel ve grupsal psikoloji, parapsikoloji, kader, bilim, bilimsel etik, jinekoloji, balistik, osinografi v.b. birçok spesifik ve hepsi kendi alanında bir bilim olan birçok konuyu bir araya getirip mantik silsilesi içerisinde kalarak tutarlı bir senaryo haline getirmek, ancak bu şekilde mümkün olabilir. bu nedenle, bu dizi hakkında teori üretmek, sonsuzuncu dereceden sonsuz değişkenli bir denklemi çözmeye çalışma çabasından öteye gidemiyor. ancak dizinin yarattığı etkileşimsel kamuoyu ( ki öyle olmasa türkiye gibi bir ülkede bu kadar seyircisi olması beklenemezdi) sayesinde açılan binlerce forumda, diziyi izleyen birçok dikkatli göz sayesinde tek bir izleyici tarafından farkedilmesi olanaksız birçok ayrıntı gözler önüne seriliyor (Hugo Reyes’in sihirli numaraları olan 4 8 15 16 23 ve 42′nin toplamlarının 108 etmesi gibi..) ancak4. sezonun final bölümü hepimize gösterdi ki bu çabalar bile yetersiz kalıyor. işte ben işte bu diziyi işte bu yüzden çok seviyorum .)

Çağla demiş,

15 Temmuz 2008 @ 21:00

dorrinonun yaptıgı yoruma katılıyorum madem john ve rose 1995 te hasta diillerdi tamam adaya düştüler o yuzden ıyı hıssedıyolar kendılerını ama clairein hamıle olması iki ihtimal ortaya çıkarıyo 1.si ada ile gerçek zaman arasında bu kadar bi yıl fark yok 2.si claire 1995 yılında hamileydi doğumu o kadar yaklaşmış karnı burnunda bı kadın nasıl uçakta olabilir veya tutki oldu dıyelım uçak düştüğünde o bebege bıse olması gerekmezmı mantıken leylekler tutmadı ya bunları kusursuz ınıs gerceklestırsınler =) fikrime katılanlar var mı? ama şu da bi gercekkı dusundugun her fikri ortaya çıkan bir başka yenı fıkır çürütuyor..uçaga binmeden bilet kuyruğundayken bu kişiler birbirlerini gördüler hatırlamaları gerekir fakat adadaki zamanda farklılık varsa eğer birbirlerini hatırlamamaları gayet normal :s

ilkialways demiş,

17 Temmuz 2008 @ 09:34

penny nin babası widmore’un libbyle anlaşma yaparak,desmond ı adaya yolladığını yamışsınız.ama dikkatinizi çekerim ki widmore dharam girişimden biri ve kendi teorinizde yazdığınız gibi ben ve richard adayı 1995 tutup,dış dünyanın adadan haberdar olmasını engelleişti..dünyanın farklı yerlerindeki dharma ekibinin ada hakkında bilgisi kalmasın die 1995 de sabit tuttuğunu sölemişsiniz..peki 1995 tuttular adayı,ve dış dünyadan kimse haberdar deil adadan,peki ozaman,vidmore nasıl desmond ı adaya yollamak için plan yapıyo ? nasıl penny den uzaklaşsın die adaya yolluo onu ? hani ben ve richard 1995 de sabit tutunca dharma girişimden geriye kalan kimse adadan haberdar olamıcaktı ? teorinin burası biraz alakası olmuş sanırım.bence desmond adaya tesadüfen gitti,kendi istemişti denize açılmak…teorinin burasına katılmıorum,bence vidmore yollamadı desmond ı adaya…

ilkialways demiş,

17 Temmuz 2008 @ 09:56

bence vidmore yollamadı desmond’ı çünkü sizin teorinize göre,vidmore adadan haberdar olmamalı…ben ve richard adayı 1995 de tutarak vidmore un ve dier dharma ekibinin adada olanlardan habersiz olmasını sağladıysa desmond ı vidmore un yollamadığı kansını çıkarabiliriz

david hume demiş,

18 Temmuz 2008 @ 00:24

blackrock adadakı buyuk gızemlerden bırısı teorı bana mantıklı gelmedı cunku gemıdede cesetler var ve henry gale o adam kım bence adadakı cesetler her seyı acıklayacak suyun altındakıler magaralardakıler ve blackrock takıler tabı baska bı yerde yenılerı cıkmassa ayrıca dongu varsa kı ben oldugunu dusunuyorum bu cesetler adadakı kahramanlarımıza aıt olabılır

TheBull demiş,

18 Temmuz 2008 @ 13:20

helall diyim beahh bu teori yazıldıktan sonra 4. sezondaki zaman makinesi ortaya çıktı. iyi tahminn

denizcan demiş,

25 Temmuz 2008 @ 17:45

denmiş ki (alıntı) 6. Eğer kişi çocuk sahibiyse, zamanda geriye gidip, dünyaya çocuk getiremez. Kader, geçmişte aslında mevcut olmayan bir varlığa asla izin vermez. Bu yüzden akışı düzeltmek için, ya anneyi, ya bebeği ya da her ikisini birden öldürmek zorunda kalır.
peki ya sun ın bebeğine noolcak bi teori lütfen

n*ssa demiş,

29 Temmuz 2008 @ 21:25

bu ilk yorumum olucak teoride ki tutarsızlıkları farkeetm ayrıca çok saçma tarafları var
bi sorum olacaktı eko hakknda pek bişii anlayamadım adam pisi pisi ne gtti valla:dgerçi nie girdi onuda anlamamıştım gerek yoktu bence:d:d

nilgün demiş,

1 Ağustos 2008 @ 08:58

Zaman teorisinin doğru olduğuna inanıyorum, jacop ta aslında adada zamanın geçmesini istemiyor çünkü geçince o da ölecek, ama manyetik çember artık kayboldu, yani adadaki zaman artık ilerliyor.yani herkes kaderle beraber gelecekleri yaşayacak. Clairin hamileliği neden geçmişte yoktu da 1995 de tekrar hamile sorusunun yanıtının ise var olan bir şey yok olamaz, yoktan bir şey var edilemez olduğunu düşünüyorum.

gorextasy demiş,

3 Ağustos 2008 @ 13:24

teori kendi içinde kendini çürütüyor.

bir dost demiş,

4 Ağustos 2008 @ 15:27

Zamanda yolculuk ilginç bir konu olduğundan teori hoşuma gitti ama senaristlerin bu tür bi olaya gireceğini sanmıyorum. Bazı arkadaşlarımın keşfettikleri açıklar var bunlar teoriyi zora sokuyor ve benimde teoride yakaladığım bazı açık ve hatalar var.
Teorinin başlarına bakıldığında asıl zamanın yani özgün zaman çizgisinin Ben’in annesinin işe alındığı zaman olduğunu anlayabiliriz. Özgün zaman çizgisi orası dememin sebebi; o zaman çizgisinde zaman makinesi diye birşey yoktu, sonradan icat edilip geçmişe yolculuk ettiler. Özgün zaman çizgisini tespit edip teoride bahsidilenlere göre bi hesap yaptığımda; özgün zaman çizgisi 2029 iken geçmişte 2004 yılıydı (yani kahramanlarımızın adaya düşme olayının gerçekleştiği zaman) ve dünyada 2004 iken adadaki zaman 1995 idi. Teoride böyle bir hata yakaladım diyeyim.
Bir başka dikkatimi çeken olay; Richard 2005 yılından (özgün zaman çizgisindeyken) 1981 yılına geldiyse, özgün zaman çizgisindeyken 2004 de olan uçak kazasını görmüş olması gerek ve kazadan bir sene sonra zaman makinesiyle 24 sene geriye giderek (kahramanlarımızın bir çoğunun çocuk veya genç olduğu zamanlar) teoride bahsi geçen faaliyetleri yerine getirdi. Öyleyse bu bahsi geçen faaliyetleri uçak kazasının gerçekleşeceğini bilerek ve buna göre düşünerek gerçekleştirdi diyebiliriz.
Ve bir açık daha farkettim. Madem Swan istasyonundaki 108 dakikalık sistem The Others tarafından kuruldu, peki Dharma’nın Swan için hazırladığı Oeintation filmi nasıl oluyor. Eğer bu bilgisayara rakamları girme işini Others icat etseydi, Dharma’nın bu sistemle bir alakası olmazdı yani Swan için hazırlanan Oreintation filmide olmazdı!

Bunlara benzer ufak tefek tutarsızlıklar daha farketmiştim ama arada gözümden kaçırdım. Ama sonuçta teori olduğundan dolayı her türlü tutarsızlıklar çıkacaktır. Zaten tamı tamına doğru ve mantıklı olsa teori olmazdı :)

sibelll demiş,

5 Ağustos 2008 @ 17:40

bence her olayın nedenını acıklayan bır teorııı.sımdı daha ıyı anladım ve olaylar kafamda sekıllendı.bu teorı dogruysa meak edecegım sey bunu dızıde nasıl ıfade edıp anlatacaklarrr..:)

anonym demiş,

5 Ağustos 2008 @ 19:03

tabuttaki john locke…işler iice karıştı en iisi hiçbir teoriyi okumamak ve sadece seyretmek sonuçta bütün sorular dizi bitince cavaplanmış olacak…

…SEE YOU İN ANOTHER LİFE,BROTHER…

xxx111 demiş,

7 Ağustos 2008 @ 06:28

teorideki hatalarin sebebi ceviri olmasidir.ayni yazinin orjinalini okudugunuz zaman bircok sey daha mantikli.mesela yazinin orjinalinda adanin takilip kaldigi zaman 1996.bu yazida ise 1995 seklinde cevrilmis.bunun gibi bicok durum var.olumsuz cumleleri (not-olanlari)cevirirken olumlu yapmislar.cumle tamamen degismis(madde5 de orjinal halinde -hic cocugu olmamissa-yaziyor)

b_lost demiş,

10 Ağustos 2008 @ 21:00

kesin doğru

francesco85 demiş,

16 Ağustos 2008 @ 01:26

Bence bu Matrix’ten etkilenme değildir.Matrix’te senaryo idealar dünyası üzerinedir.İdealar dünyasında zaman kavramının bulunduğuna inanmıyorum.Çünkü idea, öz olandır.Öz sanal bir dünyaya benzediği için zamandan etkilenmez.Zaman sadece, duyularımızla algılayabildiğimiz, fiziksel yapılar üzerinde etkilidir.

francesco85 demiş,

16 Ağustos 2008 @ 01:32

Claire’in bebeği 10 yıl öncesinde yoktu.Uçak düşünce 10 yıl öncesindeki hücre hâline dönmesi gerekmez miydi?Bunu çok güzel yakalamışsınız.

ninni demiş,

18 Ağustos 2008 @ 23:25

francesco85,
aklıma biraz garip gelebilecek bişeyler geldi.
bence clairenin bebeğiyle ilgili şöyle bişey oldu.uçak düştüğünde clairenin bebeği hiç kıpırdamıyordu hani, belki de dediğin gibi bebek artık yoktu ya da bedeni vardı ama bilinci yoktu(danielin faresi gibi).
ama sonra jin yemesi için bişey verdi claireye ve bebek kıpırdadı.işte o zaman anlamadım ne oldu?:)
öf benim de kafam karıştı.zaten jin herkese vermeye çalıştı ısrarla o yiyecekten, anlamadım valla.millete dağıtcaına kendin yesene be adam:)

ninni demiş,

18 Ağustos 2008 @ 23:27

ya bence benjamin, aaronun babası yav!
gözler burun aynı benjamin linus ?
yoksa ben mi hepten lost oldum:)?

marqha demiş,

20 Ağustos 2008 @ 02:36

3. sezona kadar güzel bi teoriydi.. yayınlanan son sezonla beraber bu teorinin de bir çok kısmı çöktü…

marqha demiş,

20 Ağustos 2008 @ 02:41

lostun geneliyle ilgili tam olarak teori üretmektensen., “teori parçacıkları” üretmek daha doru.. örnek bu teoride dizinin sonuna kadar doğru çıkacak birçok şey var.. ama doğru olmadığı yayınlanan bölümlerle ıspatlanmış şeylerde var…
okuduğum bir çok teoridede yakalanmış ince detaylar var..
örneğin benim en çok hoşuma giden “mükemmel teori”.. ama yinede bütün teorilerin “lost finali” ne kadar yanlış çıkacağını hepimiz iiyi biliyoruz..

kimse doğru teoriyi bulamayacak :)

alper demiş,

20 Ağustos 2008 @ 13:05

4. sezon bitti.
5. sezona 2 ay kaldı.
5. sezonla ilgili düşüncelerim:
bence adanın kaybolması kedi olayı ile ilgili
adam kolu döndürdüğü zaman ada 1-2 dakikalık kayboldu
yani geleceğe gitti bence o kolu ters yönde döndürürlerse
geçmişe dönücekler ve adada yaşanan kötü olaylar yaşanmamış olacak.

peterpan demiş,

25 Ağustos 2008 @ 21:47

peki ama swan patladıktan sonra zaman akmaya basladı1995den sonra zaman akmaya devam ettı ee bu durumda bazı 1995 yerlerı yanlıs eorı guzel ama dugmedekı basarısızlık tam oturmamıs

baRAN demiş,

26 Ağustos 2008 @ 15:01

en azından bazı sorulara cevap veriyo

uluç45 demiş,

26 Ağustos 2008 @ 20:05

Diziyi tamamen açıklamayı bırakıp şunu açıklayın.
Boon’un locke un rüyasında söylediği theresa aşağı theresa yukarı ne anlama geliyor? bu diziyi hiç kimse açıklayamaz.

ninni demiş,

26 Ağustos 2008 @ 22:48

uluç45 ,

o bahsettiğin sözler boonenun dadısı theresa ile ilgili anlattığı bir anısında geçiyor.lockeun ve boonenun yeminin uçağını buldukları bölümde geçiyor.
boone küçükken dadısından bişey isterken onu theresa’theresa yukarı’diye çağırırmış.(çünkü odası üst kattaymış)bu bi şekilde tekerleme gibi bişey imiş boone için’theresa yukarı, theresa aşağı)sonra bi gün yine theresa bunun odasından aşağı inerken düşüo ve felç oluo(başka bişey de olabilir)

buna benzer bi olaydı

uluç45 demiş,

28 Ağustos 2008 @ 09:58

ninni o olayı biliyorumda neden rüyada onu söyledi bi açıklama olması gerekli. Herşeyin bi açıklaması olmalı.

uluç45 demiş,

28 Ağustos 2008 @ 10:09

yada şöyle bişide olabilir. eğer felç kalması boonun suçu ise ada ona belkide bu şekilde ceza verdi. birşey daha var açıklanmayan. Hadi oceanic 815′in neden düştüğünü anladıkta mr eko’nun kardeşinin bulunduğu pırpırlı uçak neden adaya düştü ne işi vardı orda? Bunu açıklamaları gerek. Ha birşey daha blacksmoke(kara duman) ı anladıkta juliet ve kate’i nden resim çeker gibi çekti en çok bunu merak ediyom neyse çok soru sordum ama tahmin varsa söylesin birileri.

namaste demiş,

1 Eylül 2008 @ 22:19

cok malaki bir teori olmus.Allah hepimizi bole teorilerden korusun……

cagatay demiş,

3 Eylül 2008 @ 15:00

Ewt hakl

ninni demiş,

3 Eylül 2008 @ 19:50

uluç 45,
sanırım o rüya olayı locka bir haberci idi., sanki o rüyada(yanlış hatırlamıosam) booneun başından kan akıyordu(yanlış hatırlıyor olabilirim). ‘heresa aşağı, theresa yukarı’diyordu.sonra da zaten boone da tıpkı theresa gibi yüksekten düştü
zaten locke rüyaya yatma olayı olan bir insan:)aslında o rüya boonenun başına gelecekleri üstü kapalı biçimde haber veriyordu diye düşünüyorum.
yemi ve uçağı konusunda sana katılıyorum…garip bir durum

harper demiş,

8 Eylül 2008 @ 01:08

benim takıldığım bikaç detay var adayla dış dünya arasındaki zaman farkının kaemy nin doktoru hava karardığında öldürdüğünü ama doktorun cesetinin bu olaydan daha önce havanın aydınlık olmasının ne anlama geldiğini çzöemedim.ayrıca hurley ve jack bazı bölümlerde sanki 100 yıldır bu adadayız diyolar bence adada zaman daha yavaş işliyo hatalıysam düzeltin

harper demiş,

8 Eylül 2008 @ 01:13

bence adadaki zaman 1995 yılında sıkışıp kalmadı düğmeye 108 dakikada bir basılmasının sebebi biriken manyetik gücün devir yapılarak boşaltılmasıydı bana daha mantıklı geliyo

sayidsever demiş,

8 Eylül 2008 @ 08:12

Bence ada geçmişte veya gelecekte değil, geçmiş, şimdi ve gelecek arasında salınıyor.
htırlarsanız sayid, hurley’nin bulduğu bir radyoyu tamir etmişti ve radyoda bir şarkı çıkmıştı, sayid ” bu şarkı başka bir yerden yayınlanıyor dediğinde hurley ” ya da başka bir zamandan” demişti. Burada iyi bir tüyo var bence.
Ada dev bir mıknatıs gibi olduğundan gemiler oradan ayrılamıyor fakat manyetik alanın sıfır olduğu noktalardan ayrılabiliyorlar, benjaminin michalea 325 yönünü takip etmesini söylemesi de bence bu.

namaste demiş,

11 Eylül 2008 @ 00:16

helal olsun cagataycım seninle gurur duyuyorum desteklemeye devam….

mert kaya demiş,

18 Eylül 2008 @ 22:20

arkadaşlar bu arkadaş herhalde lostun oyununu bitirmiş yoksa kimse böyleşeyleri önceden tahmin edemez.ama hala bence saçma

John Locke demiş,

30 Eylül 2008 @ 12:23

Böyle bir şey yok 4.sezonda apaçık belli oluyor.Desmond 1996 yılına geri gidiyor ve adayı arayınca telefonla danielle konuşmasında hangi yıl şu anda diyince 2004 diyolar ve o da 2004 yılından arama yapıyo pennye bu arada doğum günü yapmadıklarına gelince bence hatırlamadıklarından olabilir ya da daha önemli işleri olduğundan zamanda sıkışıp kalmaları diye bir şey yok bence:)

Lostoğuzhan demiş,

1 Ekim 2008 @ 14:29

Kimse Farkına varmadı acaba desmon 1996 da charles widmoredan telefon numarasını isemek için bi sergiye gitmişti bu sergide bi tane resim yaınlanıyordu bu resimde kara gemiden bahsediliyordu. kara gemi aslında 80-100 yıl önce karaya oturmuştu.Bunu da richarddan locke un doğumunu görmesinden anlıyoruz.yani adaya düşen herkese bi özellik geldi locke yürüdü minkoyowski delirdi richard ise ölümsüz oldu.

Sezgin demiş,

3 Ekim 2008 @ 22:41

Umarim hersey Hugo nun bir akil oyunundan ibaret degildir.

Sezgin

g0khannn demiş,

8 Ekim 2008 @ 23:14

bi defa oceanic altılısında sawyer kurtulanlar arasında degildi.jack in gazetede ölü haberi okudugu benjamin degildi.widmore bile bile desmond u oraya nasıl gonderebilir kendi adayı bulmak icin cirpinirken? ucak kazasi oldgu sirada yine desmond dugmeye basmamisti ama adadaki zaman askidan dusmemis de locke basmayi bırakınca dusuyor biraz sacma ama genel olarak gecmis zaman la ilgili seyler bencede mantikli geliyor cunki bu noktadan sonra baska biseyle acikliyamazlar gibime geliyor

sayidsever demiş,

9 Ekim 2008 @ 19:36

Adanın 1995 yılında sıkıştığını sanmıyorum, zaman geçmiyorsa örneğin Alex nasıl büyüdü o zaman?

yiğit demiş,

31 Ekim 2008 @ 13:57

en iyisi hiç tartışmamak ve diziyi izleyip hepsini öğrenmek kafamız yorulması boşuna dimi:)

gÜlÇiN demiş,

31 Ekim 2008 @ 16:18

bi de unutmadan bu teoride cok uyuyor ilk zamanla bu teoriyi okuduumda olabilir demiştim ama 4 sezonu izledikten sonra bu teori kesinlik kazandı ki en önemlilerinden desmond un olayı..soora bi de zamanda yolculuk eden tavşanlar olayıda var hani dharma videosunda gösteriliodu.. ve bunu locke la ben in bölümünde gösterdiler ve ben de locke veda edip kışlıkl montunu da giyidikten sonra zamanda yolculuk etti tee tunus a ki kıştan yaza geldi dümenide cevirdi.. ve locke da şimdi öldüü bölümde adada tekrar dirilecek yani yine zamanda yolculuk edecek..! herkeste olduu gibi yani aslında tüm karakterler zamanda yolculuk edior charlie claire de öle o yüsden onlar öldüü halde görünüolar cünkü gecmişte öldüler ama daha önce o tarihlerde hiçbiri ölmemişti..!! ve claire dedim cünkü bence claire de öldü o patlamada hani keamylerin patlattıkları bölüm sawyerın claire kucaklayıp kurtardıı bölüm işte orda claire de öldü ama daha sonra yine uyandı bu da zaman döngüsü yüsünden kaynaklanıo ve bence yine claire ın christian(!) (bence o kişi aslında jacob tı).. görüştü ve aaron ıda orda bırak onla gitti ve şimdi dikkat ettyseniz tıpkı jacob ın arghh yani christain diyeyim dedii gibi “aaron güvende” en azından şimdilik..ki bence aaron adaya döndüünde de yine güvende olacak cünkü adada doğdu ve ada sadece kendine ait olanları istio ÖRN RİCHARD LOCKE JACOB..

lost kate demiş,

5 Kasım 2008 @ 20:48

inannmıyorum ben bu teoriyi çok önceden yazmıştım ki bi baktımki yokolmuştu bunu siteyi kuran bilgilerine eklemiş aslında ben bulmuştum

cafer aktaş ığdırlı demiş,

22 Kasım 2008 @ 20:21

diziler diziler diziler ve sinema insanlığın hayal gücünü yok edip progamlayan öğeler bizleri bakarak yaşamaya mahkum ediyorlar hep ayını yuzleri insanların beyinine yerleştiriyorlar zararları hadı hesabı yok hayal gücünuzu harcamayın onu uygulamaya calışınki hayata başarlı olasınız bü filimi yapan üç önemli kişi akılı senryo yapımcı ve yönetmen hiç dizi filim izlemiyorlarmış sinamanın baş yapıtları dışında gerisi saçmalik slm

yağız yenice demiş,

3 Aralık 2008 @ 18:54

Cok gsl olmus bence. En sacma teoriydi dienler ozaman siz bi teori yapında onuda görelim :)

Shakira Lansdell demiş,

9 Aralık 2008 @ 23:38

karışık uzun ve olağan bir teori

penny demiş,

16 Aralık 2008 @ 08:06

Aslıhan selam, bu teori sitesinde (www.timelooptheory.com) güncellenmiş… Sen de buna göre çevirip güncellemeleri türkçe’ye çevirirsen çok seviniriz…

Derİn demiş,

17 Aralık 2008 @ 11:46

Bu sitedeki tüm teorileri okudum ve hiçbiri beni ne etkiledi ne aklıma tam olarak yattı ne de tatmin etti
Hele önce bu teoriyi okuduğum içim hiçç !

Kendi adıma konuşmam gerekirse, ister tutsun ister tutmasın, ister mantık hataları çıksın ister çıkmasın, ben bu teoriyi de HUNTER’ı da ayakta alkışa laik görüyorum..! Sadece bir noktaya takılmadan, tüm konuları, soru işareti olarak bulunan noktalara tek tek değinerek kafa yormuş ve hepsini birbirine bağlamayı becermiş.
Bu bile yeterli benim için alkışı haketmesine dair;
çünki o kadar komplike bir yazı yazmış ki diziyi sonuçlandırmış olmasa, sanaristlerin kafasındakileri tutturmuş olmasa bile yeni bir dizi senaryosu oluşturacak kadar başarılı bağlamış ve komplike düşünmüş …
Eh fazla lafa gerek yok yani bence : süper :)

ı love you lost demiş,

3 Ocak 2009 @ 17:49

mantıklı

Desmond demiş,

5 Ocak 2009 @ 14:23

Locke 10 Yıl Önce Felç Değildi Adaya Geldi 10 Yıl Geriye Gitti..
Peki 10 Yıl Önce Claire Hamilemiydi??
Zamanda Yolculuk Sırasında Fiziksel Değişim Olmuyorsa Locke Felçken nasıl İyileşti?
Uçak Desmondun 108 Dakikayı Geç Girmesi Yüzüne 2 ye Ayrıldı yani Desmond Şifreyi Girdiğinde Ucağın Sadece Ön Kısmı zaman aşımına girdi…?
Ama Charlie uçak Kazası esnasında Tuvaletteydi Esrar içiyordu ve uçakğın arka kısmı adada tekrar bulundu ve Esrarı Charlie aldı? ama ada 1995′de ise orda esrar olmaması lazım çünkü orası zaman aşımına uğramadı…
Ben Zaman makinasını tekrar çalıştırmak istiyordu o zamn neden Locke’a ben şifreyi girmedim ve hiç birşey olmadı bu bir kandırmaca dedi?
Zaman aşımı sadece adada işliyorsa Claire Kate’nin evinde Aaron’un başında nasıl duruyordu..

SONUÇ = TEORİ SAÇMA…

cumali demiş,

8 Ocak 2009 @ 22:24

arkadaşlar hatırlarmısınız bilmiyorum ama desmond gemide(kafayı üşüttüğü zaman)1996 yılına gitmişti penny’nin babasının yanına gitmişti babasıda ozaman(1996)da müzakereden black rock adlı geminin 2.ci kaptanının not defterini satın alıyor şimdi burda dikkat edilmesi gereken demekki adayı penny’nin babası bulmuştu ama bir şakilde adayı ben yada başkası taşıdı(4.sezo ben’in flş.bek.’de penny’nin babası ada benimdi yine benim olacak demişti )vede 2004 yılında bir şekilde gene adayı bulup benden almaya çalışıcak bakalım ne olacak AZKALDI SADECE 13GÜN GEL LOST GEEEEEEEEEELLLL

amed demiş,

29 Ocak 2009 @ 20:52

bu teori son derece mantıklı ama benim takıldığım bi nokta var eğer ada sürekli 1995 yılında kalıyorsa benjamin neden hastalandı????????

proje hesabı demiş,

3 Şubat 2009 @ 15:50

proje hesabı…

Gerçekten yararlı bilgiler, mühendis olmama rağmen öğrenmenin yaşı yok diyorum….

acanttt demiş,

3 Şubat 2009 @ 23:08

son bölümde görüldüğüne göre diğerlerinden birisi widmore dharmanın üyesi değil… ve ayrıca adadan altı kişinin kaderini yenipte kurtulması saçma bence… sonuçta o helikopterde farklı 6 kişi de olabilirdi.

mehmet demiş,

6 Şubat 2009 @ 14:06

bu film çok saçma ija ne yok 1995 miş ordan 2005′e gidiyorlar

selahattin demiş,

8 Mart 2009 @ 13:14

1974 te richart şehirli giyimli. 80 de yabani giyimli.

bayan ed westwick demiş,

12 Mart 2009 @ 09:47

Çok hoş bir yazı olmuş aklına sağlık.

En eski yenilik demiş,

20 Nisan 2009 @ 23:33

Arkadaşlar öncelikle buradaki yorumlarınızı uzun süredir takip etmekte olan biri olarak harika teoriler ürettiğinizi ve bunu yaptığınız için dizi heyecanı içerisinde yazılarınızı heyecanla okuduğumu belirtmek isterim,yorumlarınız hep bir mantıklı açıklama çerçevesinde olan yorumlar ama şunuda belirtmek isterimki bu dizide mantıklı açıklamsını yapacağınız tek bölüm dizinin final bölümü olmalı pekala neden; hep aklımızı senarist ve yönetmenlerin mantıklı bir açıklamayı bu kadar saçmalığın içierisinde nereye bağlayacağıdır buradada gerçek olan şuki
”uzaylı”lara bağlamaları saçmalık çünki böyle birşey çizgi filmler haricinde yok eğerki olursa sakın şaşırmayın yada -neden olmasın,heyecan verici olsun yeter. diyenlerdenseniz mantıklı açıklama diye birşey aramayıp heyecanla dizinin diğer bölümlerini takip edin ve final bölümünde mutlu sona ulaşın
”mısır”a bağlamaları mantıklı bir açıklama olmamakla beraber kayıp kıta atlantis e ve bu kıtanın yokolmasından sonra kurtulmayı başaran diğer insanların atlantisin sırlarıyla beraber mısırda yeni oluşumlar içerisine girmeleri gibi gelişmelerle sonuçlandırılması henüz böyle bir gerçeği (yani kayıp kıta atlantis gerçeğini) hayal gücümüze sığdırmaktan öte bir yere gidemediğimzden dolayı(yani insanlık tarihi bakımından) sadece somut bir saçmalık olarak kalmaya devam edecek ve gene mantıklı bir açıklama olmayacak.
Fazla uzatmadan ben size bu işin bilimsel olarak kanıtlamış ve zaman kavramı bakımından tarihideğiştirmiş olan Einstain ın İzafiyet teorisi Yani görecelilik veyahult zamanın göreceliliğini dahada basit bir anlatımla sunulacak olursa zamnın evren içerisinde genişleyen uzayan kısalan ve olduğu yerde kalabilen bir göreceliliği olduğunu ve bunu kanıtlamadan öldükten sonra vasiyet olarak Faradayın annesine veyada onunda annesine ki(oda einstain ikinci karısı olabilir) kafasındaki büyük bir projeyi dünyaya zararlı şahıslardan koruyarak gerçekleştirilmesini istemiş bu sırda Daniel Faraday a kadar yani Einstain torununa kadar gelen bir bilimsel çalışma olduğuna ve bu çalışmanın gerçek olduğundan dolayı Faraday ın ağlamasına kadar olan bir süreç olduğunu düşünüyorum, dahada açıklama yapılması gerekiyorsa bilimsel olarak kanıtlanmış bir kuram ı yürürlüğe sokma açıklaması vede (olayın kopma noktası) Uçak kazsı ile komaya giren hayranı olduğumuz oyuncuların üzerlerinde yapılan deneylerden dolayı Jacop,karaduman gibi hayali karakterler türetilmesinin (komadaki hastaların rüya gördüklerinizi bilirsiniz tabi)olaya atraksiyon kattığıdır.
Faraday dedesinin vasiyetini gerçekleştirme çabası ile widmor ilede anlaşmış olabilir veya Ben ile,buradada muamma olan kısımlar var tabii.

En eski yenilik demiş,

20 Nisan 2009 @ 23:43

En esas ve gerçeğe dayalı zaman teorisi,Einstain in izafiyet teorisidir çünki o ; yıllar önce zamanın bir göreceli kuram olduğunu tüm dünyaya kanıtları ile birlikte sundu,burada da o yabancı yazarın uzun uzun anlattığı zaman kavramı tamamı ile bu kuram ile örtüşüyor.
Bence bu dizideki tek asıl amaç bir bilimsel deneyin yani zaman göreceliliiğinin bazı atraksiyonlu (Jacop,Kara duman v.s ) olaylarla heyecanlı hale getirilip biz meraklı,gerilim ve entrika sever seyircilere sunularak içimizde heyecan uyandırarak sürekli merak etme duygularımızın kabartılması, bu sebeblede dizi ekibinin milyonlarca doları ceblerine indirip sezon sezon bizi peşlerinden sürüklenerek olaylara sanki farklı boyutlar katılıyor gibiyimiş gibi gösterilmesidir bu yazıdan sonra aşşağıya bir açıklama daha ekleyeceğim dikkatlice okumanızı tavsiye ederim…

En eski yenilik demiş,

20 Nisan 2009 @ 23:45

yaıyı yukarıya eklemişim yaa :( kusura bakmayın gece gece dalgınlık işte :)

emmaslover demiş,

10 Mayıs 2009 @ 10:16

bence de güzel teori ama sakat yanları var.mesela 108 dakikada düğmeye basma işi zamanda yolculuk için değil.yeni sezonda geçti bu enerjiyi boşaltmak için?

erhank demiş,

4 Haziran 2009 @ 17:53

black rock un mürettabatı diğerlerihaline gelmiş olamaz 5.sezon finalinde gördükki jacob ve hasmı var ve gemiyi jecob getiriyor
ve jacob dizinin ana karakterleriyle ilişkili amaç ne anlayamadım

erhank demiş,

4 Haziran 2009 @ 17:53

ama bu dizi şimdiye kadar izlediğin en mükemmel dizi

sayid demiş,

10 Temmuz 2009 @ 20:55

bence lostun sonu daha değişik olabilir bu söylenenlerde mantıklı ama daha mantıklı olarak zaman yolculuğu değilde gerçekte olabilecek bir şey geçmişe gidilebilir bazı yaşadıkları kötülükler değiştirilebilir ve adaya düşmeleri önlenebilir ve bunlar hayal olarak kalabilir ve bazı oyuncular yaşadıklarını değiştirebilir ve daha mutlu bir hayat yaşayabilir ben hakkındada daha değişik olarak annesi geçmişe gitmesi değilde yasak bir ilişkiyle beni doğurması ve geçmişe gidip bunu düzeltmeye çalışması ve düzeltirken ölmesi daha mantıklı ve geçmişle gelecek arasında köprü kurup insanların hayatlarını bunların belirlemesi ve 6 kşinin jacke keite sayid sawyerin adaya hiç düşmemiş olmaları ve daha sonra değişik sebeplerle adaya gelmeleri ve adaya düştüklerin bir film gibi izlemeleri ve bu adaya daha önce düştüklerini öğrenmeleri ve hayrete düşmeleri buna inanmamaları ve araştırma yapmaları ve bu arada 2004 yılında yaşananlarda gösterilip iki ayrı olay oluşturulabilir dizinin sonuda bunların adaya hiç düşmedikleri ve bütün her şeyin bir hayal olduğuyla bitebilir….

hüsnü_kuruntu demiş,

8 Ağustos 2009 @ 02:39

tamam teoride çoğu şeyler açıklamaya çalışılmış..ama
o kadar güzel giderken bir anda saçma sapan birşey ortaya atıyor, saçma sapan bir cümle giriyor araya ve soğutuyor kendinden..

yazık olmuş..

Sayılar Nerde demiş,

1 Eylül 2009 @ 10:54

Güzel bir teori ancak şu meşhur sayı dizisi neyin nesi açıklanmamış. Piyangoda, hurleyin hayatında, adadaki istasyon kapağında ilaçlarda bu sayının ne işi var ?

sevil bayhan demiş,

19 Eylül 2009 @ 11:42

Hangi sezondaydı hatırlamıyorum ama desmondun manastırda keşişlerle geçirdiği bir dönem vardı. ve onu manastırdan kovan rahip ( yada baş keşiş :) inde bu işlerle ilgisi var. Masasındaki fotoğrafta özellikle durdurup baktım, desmonda penny için yüzük bakmaya gittiğinde olacaklardan bahseden o beyaz saçlı acayip kadın vardı. Ve desmond manastırdan kovulduğunda daha pennyle ve dolayısıyla Charles Widmore ile tanışmamıştı.

Aynı kadını daha sonra Adanın yaklaşık koordinatlarını bir sarkaçla bulmaya çalışırken gördük.

Tahminim ada dışındaki hayatta da bu kişiler bi şekilde adada olmaları için kişiler tarafından bilinçli olarak yönlendiriliyorllar.

sevil bayhan demiş,

19 Eylül 2009 @ 11:50

Sayılar ise adadan çıktılar zaten.
Hurley sayıları bi deliden duymuştu.
Muhtemelen bu delide adada ve zamanda gidegele kafayı yemiş biri. Belkide Desmonddan önce ambarda bulunan bir görevliydi.
Sayıları tekrarlaya tekrarlaya o hale geldi. Desmonddan önce de sonra da oraya birilerinin gidip gelecğini biliyoruz. ” Bir kardan adam bir kardan adama ne demiş ” sorusu bir sonraki görevlinin görev şifresiydi Ama olanlardan dolayı desmonddan sonraki görevli hiç gelemedi.

her neyse Hurley de tıpkı desmond gibi adaya daha uçak düşmeden önce adada olması planlanan biriydi. belkide sayılara piyangonun çıkmasını sağlayan tıpkı oceanic 815in aynısını yapıp sulara gömecek kadar zengin olan Charles Widmore dur ya da Dharma dır. Ne biliyim.

xczxfsd demiş,

22 Ekim 2009 @ 20:06

okuduğum ne mantıklı teori çoğu şey dizinin çoğu sırrını açıklıyor ama bazıları çok saçma mesela desmond un düğmeye basmasının zamanla hiç alakası yok manyetik enerjiyi boşaltmak için düğmeye basıyor bir gün geç basınca manyetik enerji dağılıyor ve mıknatıs gibiher metali çekiyor o sırada oradan geçen uçağı çeliyor ve uçak düşüyor buradan sonrası 1995 olabilir ama bundan öncesinde zamanla pek ilgisi yok

HuB demiş,

28 Ekim 2009 @ 15:00

Gerçekten mantıklı geldi. Fakat şunu birisi açıklayabilir mi?

Madem adaya düşünce eski zamana geri döndüler Rose ve Locke iyileşti. Peki diğer kazazedeler neden öldü? Örneğin; Charlie ve Boone. Eğer eskiye döndülerse yaşamaları gerekiyordu. Hadi onları geçtim. Kazadan sağ kurtulamayanlar neden oldu? 2004′ de yaşıyorlarsa 1995′ de neden öldüler? Bu biraz kafamı karıştırdı.

HuB demiş,

28 Ekim 2009 @ 15:02

Bu arada şu kısımda bir yanlışlık var.

Adadaki güç mücadelesi başladığında, 6 kazazede belirdi ve adadan ayrıldılar: Jack, Kate, Hurley, Sawyer Sayid, ? Dharma bu 6 kişiyi adadan çıkarıp 2005 yılına geri getirdi ve kazazedelerin diğer kısmı adada, 1995 yılında kaldılar.

Kurtulanlar;
-Jack
-Kate
-Sayid
-Hurley
-Sun
-Aaron

HuB demiş,

28 Ekim 2009 @ 15:05

Unuttuğum şeyleri hatırlatayım :)

Burada da yanlışlık var

Sonra, gazetede Ben’in öldüğünü okuyor ki bu durum, daha önceleri adaya dönmelerini engelleyen Ben olduğu için, adaya tekrar ulaşmak adına mükemmel bir fırsat yaratabilir.

Ölüm ilanı Ben’e ait değil.

Jeremy Bentham (John Locke)’ a ait.

ruşen demiş,

9 Aralık 2009 @ 19:22

yarı ölülük değişik bir fikir ama bana mantıklı geldi..
eğer bu fikir doğruysa görünenlerin hepsi ölüydü (cristian sheppard,claire, yemi ….) ama walt locke a göründüğünde adada değildi walt ta önceden ölmüş olabilir mi ????

erkut demiş,

4 Şubat 2010 @ 16:03

Güzel ama bazı şeyler filmdeki olaylarla aynı değil.

poseidon demiş,

1 Mart 2010 @ 04:53

geçmişe değil geleceğe gittiler…aslında uçak çoğumuzun sandığı gibi geçmişe değil geleceğe düştü. temel kurgu aynı… Kaderin değiştirilemezliği… eğer uçak düşmeseydi john locke, jack ile tanışacak ve omurilik ameliyatı olacaktı ve jack sayesinde yürüyebilecekti. adada dünyadaki zamandan daha ileri bir zamana düştüler ve john lock kendini yürür halde buldu çünkü kader değiştirilemez!.. yine aynı şekilde rose nin kanseri nasıl yeneceğini de görebiliriz. dizi bunun sinyallerini veriyor. yani kahramanlarımızda adaya düşer düşmez meydana gelen yenilik ve değişiklikler aslında hiç yaşayamadıkları kaderlerinin izleri…tabi şu an hangi zamandalar orası hala muamma…

poseidon demiş,

1 Mart 2010 @ 04:57

gerçek zamanda sawyer in gözlerinin bozulmasıyla da ilgili bir ayrıntıya rastlarsanız şaşırmayın.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın