Lost’ un Kahramanları Meğerse Tavşanmış

Diziye İlham Veren Roman Watership Tepesi Türkçe’ de Yayınlandır111.jpg

Lost, yayınlandığı günden beri izlenme rekorları kıran, Türkiye dahil bir çok ülkede önemli bir hayran kitlesi yaratan, fan kulüpler doğuran bir dizi. Meraklıları lost’ u grup halinde izliyor, teoriler geliştiriyor, kendine bir karakter seçiyor, “jack mi sawyer mı ” diye soruyor birbirine. Lost daha Türkiye’ de yayınlanmadan, internet aracılığıyla bölümleri elden ele dolşatı, alt yazı çevirmenlerine bile saygıyla yaklaşılan bir fenomene dönüştü.


Dizideki gizemli sayılarla sayısal loto oynayanlar olduğu gibi diziyi hiç izlemediğini söyleyip övünenlerde var. farklı yönetmenler tarafından çekilen bölümleri sayesinde her bölümde farklı bir tempo yakalayan, pilot bölümleri bile milyon dolara mal olan dizinin öenmli özelliklerinden biri, aksiyonun ötesinde, senaryosunda pek çok edebi göndermenin bulunması : Esrarlı Ada, İki Yıl Okul Tatili, Sineklerin Tanrısı, Robinson Crusoe, Doktor Moreau’ nun Adası, Odysseia, Alice Harikalar Diyarında, Fareler ve İnsanlar gibi eserler, dizinin ilham kaynakları arasında.

Ancak bunlardan birisi var ki, olay kurgusundan çoğu karaktere kadar pek çok şey ortak Türkçeye çevrilerek bu ay yayınlanan “Watership Tepesi” Richard Adams tarafından 1972′ de kaleme alındı BBC’ nin düzenlediği bir okur anketinde yüzyılın romanları arasında 42. sırayı aldı, Dikkatli izleyiciler dizinin önemli karakterlerinden sawyer’ ın bu kitabı elinden düşürmediğini hatırlayacaktır. Bir bölümde sawyer başka bir karakter olan kate’ e watership tepesinin konusunu şu sözlerle özetliyor. “Sadece tavşanlarla ilgili. Lanet olası bir kitap” Ancak Watership Tepesi okadar basit değil.

Tavşanlar Yeni Bir Toplum Kurmak İçin Mücadele Ediyor

Watership Tepesi, ingiliz yazar Richard Adams’ ın (87) kızlarına anlattığı öykülerden oluşuyor. Kitabın kahramanları tavşanlar. Roman, Fiver, Hazel-Rah ve birkaç dostunun kolonilerini terk edip, yeni bir yaşama alanı bularak bir koloni kurmak amacı ile giriştiği çetin mücadeleyi anlatıyor.

richardadams.jpg

Pisişik güçleri olan Fiver birgün çimenlik arazide dolaşırken dikkatini çeken insan ürünü bir tabela yüzünden, ilerleyen günlerde kolonilerini kötü günlerini beklediğini hisseder ve bunu il önce en yakın dostuna, sonrada koloni liderlerine söyler. Ancak ciddiye alınmadıkları gibi, koloniyi terk etmek zorunda kalırlar, zira getirdikleri öneri tavşanlarının şefini sinirlendirmiştir.

Yeni yerler bulmak için yola koyulan Fiver, Hazel-Rah ve arkadaşları, önce doğal düşmanları olan tilki, gelincik ve diğer büyük hayvanlarla mücadele etmek zorundadır. Daha sonra besili ve güzel kokan başka bir tavşan görüp onun kolonisine giderler. Ancak Efrafa adındaki bu kolonide ters giden birşeyler vardır. Buradaki tavşanlar geçmişlerini unutmuştur ve tavşanların asla yapamayacağı şekilde davranmaktadırlar. Örneğin yiyecekleri stoklamaktadırlar. Efrafa kolonisi, sanki insan elinden çıkmıştır. Daha sonra anlayacaklardır ki, bir çiftçinin arazisindedirler ve çiftçi hepsini birden avlamak yerine araziye kurduğu kapanlar sayesinde tek tek tavşanları yakalayarak onları besin depolar gibi yaşatmaktadır.

watership.jpg

Özgür yaşamaya alışmış olan kahramanlarımız, oradan kaçıp yeniden yola çıkarlar. Son derece disiplinli, yeşil araziye bile vardiyalı bir şekilde yayılan bir tavşan kolonisine denk gelirler. Onlara katılmak imkansızdır. Fiver, Hazel-Rah ve dostları, kendilerine bir yerleşim alanı bulurlar, ancak dişi tavşan meselesi kendini hissettirmeye başlar. Önce bir çiftçinin bahçesindeki kafeste duran tavşanları ikna etmeye çalışırlar. Ancak açık alana hiç çıkmamış tavşanları ikna edip kaçırmak zordur. Daha sonra Cowslip kolonisinden dişileri ve kendilerine katılmak isteyen erkekleri kaçırma planı uygulamayabaşlarlar. Bu konuda onlara dostluk kurdukları, sakat kanadını iyileştirdikleri martı Keehar yardımcı olacaktır.

Romanın ve Dizinin Karakterleri İkiz Gibi

Hazel-Rah - Jack Shephard

Bigwig - Sawyer

Fiver - Desmond

Bluebell - Hurley

Keehar - Rousseau

Frith - Jacob

Strawberry - Juliet

General Woundwort - Benjamin Linus

Cowslip Kolonisi - Diğerleri Grubu

Efrafa kolonisi - Dharma Girişimi

s1e05_watership_down_sawyer.jpg

Kitap Dizide Sık Sık Görülüyor

-Lost dizisinde karakterlerden Boon yanında Watership tepesi romanıyla uçağa biner ve kaza olduğunda onu okumaktadır.

-Kate Sawyer’ ın eşyalarını karıştırırken çantasında Watership Tepesini’ de bulur. Kitabı gören Sawyer alaylı bir ifadeyle “sadece tavşanlarla ilgili. Lanet olası bir kitap” der.
1. sezon 5. bölümde (White Rabbit) ve 3. sezon 15. bölümde (Left Behind) bölümünde Sawyer açık açık kitabı okurken görülüyor.

Lost Dizisiyle Watership Tepesi’ nin Ortak Özellikleri

-Watership Tepesi’ nin karakterleri olan tavşanlar, dizide sürekli tekrarlanan bir tema. Örneğin dizide ‘Diğerleri’ olarak adlandırılan insanların lideri Benjamin Linus çocukluğundan beri çantasında tavşan taşımaktadır.

-Kitapta, ütopik bir toplumun kuruluşu anlatılıyor. Tavşanlar toplumun kurallarını yeniden yaratıyorlar. Dizidede ilk önce “Dharma Girişimi” , daha sonrada “Diğerleri” adındaki grupların yarattığı sosyal sistem kitapla birebir örtüşüyor.

- Bir toplumun boşalan saflarını doldurmak için başka bir toplumun üyelerini kaçırmak / kurtarmak teması dizi ve kitapta ortak. Kitapta Hazer-Rah ve arkadaşları, kolonilerindeki dişi ihtiyacı dolayısıyla Cowslip kolonisinden dişi kaçırmak ve oradan kurtulmak isteyen tavşanları kendi kolonilerine katmak için mücadele veriyor. Dizide de Juliet ve Locke gibi karakterler kendi gruplarından ayrılarak diğer gruba geçiyorlar.

serilost_091.jpg

-Romanda şef tavşanlar birer diktatör. Koloni şefi Tek Threarah, Şef Tavşan General Woundwort gibi kahramanlar, bu diktatörce tavırlarıyla dizideki John Locke ve ‘Diğerleri’ grubunun lideri Benjamin Linus’ u andırıyor.

- Pisişik yetenekler, Watership Tepesi’ nde ana olayın başlamasını sağlıyor. Tavşan Fiver, olacakları önceden gördüğü için harekete geçiyorlar. Dizidede bol bol doğa üstü güce sahip insan var. John Locke, Mrs Eko ve özellikle Desmond gibi karakterler, Metafizik güçlerle iletişim kuruyor, geleceği öngörüyor vb…

-Evden sökülüp alınma hissi, uzak bir toprağa yeniden kök salmak için yeni bir yer arayışı, romanın temel dinamiği. Bu tema dizidede var. Kendine yaşıyabileceği bir yer arayan kazazede grubu sahilden mağaraya, mağaradan tekrar sahile gidiyor, sonunda ikiye bölünerek, bir bölümü kulübelere bir bölümüde sahile yerleşme kararı alıyor.

-Latince ‘Aegrescit medendo’ sözünü ‘Tedavi hastalıktan daha kötü’ anlamında çevirebiliriz. Watership Tepesi’ nde ‘ El Ahrairah’ ın Ağlaması İçin’ adlı bölümde Şef Tavşan bu sözü söylüyor. Böylece toplumlarının olduğu yerde kalıp vebanın geçmesini beklemesinin, göç etmekten daha kolay olduğunu belirtmek istiyor. Dizide’ de (2. sezon 17. bölüm Lockdown), aynı söz bir gizli harita üzerinde yazılı olarak karşımıza çıkıyor.

-1978′ de yapılan animasyon film’i Watership Tepesi’ nde ki başlangış sahnesi, tıpkı Lost dizisinin ilk bölümünde olduğu gibi, ana karakterin gözüne odaklanıyor. Lost’ unda ilk bölümünde baş karakterlerden Jack’ in gözüyle adayı izliyoruz.

-Romonda dişi bir tavşan ölmekte olduğunu hissedince, gruptan ayrılıyor. Bu, ‘Beraber Yaşa Yanlız Öl’ prensibine uyan tavşanların bir geleneği. Dizide’ de jack sık sık dostlarına bu sözleri söylüyor. Hatta cümle bir bölümün (2. sezonun 23. bölüm) adı.

-Kitapta, tavşan mitolojisi olarak adlandırabileceğimiz El Ahrairah’ ın maceraları, Homeros’ un Odysseia’ sını anımsatıyor. Kurnaz Odysseus pek çok beladan, bu kurnazlığı sayesinde kurtulur, tıpkı El Ahrairah gibi. Dizide de Desmond’ un öyküsü Odysseus’ unkine uyuyor. Troya savaşından dönerken çeşitli maceralar yaşayan kral Odysseus, evinde kendisini bekleyen karısı Penelope’ yi düşünür. Desmond’ un sevgilisinin adı Penelope ve oda aradan yıllar geçmesine rahmen sevgilisini unatamıyor.

-Watership Tepesi’ nin yazarı Richard Adams’ ın kızlarının isimleri (Juliet ve Rose) Dizidede karakter adları olarak karşımıza çıkıyor.

Sinan ve Tuncay’ a Teşekkürler.


sezo demiş,

2 Nisan 2008 @ 00:28

Herkes lost un sonunu merak ediyor fakat kimse verdiği edebi mesajları dikkate almıyor.herkes “senerasistler bu işin içinden çıkar mı ?bunu nasıl açıklarlar?” mantığında hareket ediyor.halbuki dizide bir çok romanın harmanlanmış hali var.kanımca kitap okuma konusunda zayıf bir ülke için olabilecek en iyi dizi lost…

HKN demiş,

2 Nisan 2008 @ 02:52

vuh….valla bravo

ginsberg demiş,

2 Nisan 2008 @ 10:29

çok güzel bi inceleme olmuş, teşekkürler…. bende sezo ya katılıyorum. okumayı bilmekle yetinen bi toplum olarak bi çok mesaja kulaklarımızı tıkıyoruz……

drşafak demiş,

2 Nisan 2008 @ 11:50

lost hayranlarına bir de buket uzuner in balık izlerinin sesleri isimli kitabını okumalarını öneririm

necolas09 demiş,

2 Nisan 2008 @ 13:41

Katılıyorum kimse verdiği mesajlara bakmıyor bu dizide sadece romanlar değil İncil ve Kur’an’dan da bazı kesimler aktarılıyor.Lütfen kitap okuyalım.

_kAt€_ demiş,

2 Nisan 2008 @ 20:19

bncede yhaa .. hepinize katılıyorum. kitap okuyalım !

Ozan Yasin Dogan demiş,

3 Nisan 2008 @ 22:47

Bunlarin tavsan olduklari belliydi zaten, bazen o kadar anlamsiz davranislar gosteriyorlar ki anlam veremiyorsun, ya normal bi insan boyle birsey yapar mi diyorsun. Artik anliyorum, bunlar tavsan taklidi insanciklar.

SAcid demiş,

4 Nisan 2008 @ 18:10

=) yorum yoq Ama Kitap OkumaLıyız..

JokeR demiş,

4 Nisan 2008 @ 18:28

ilginç bir teori ama begendm..böle bişiye dayanıo olabilir.ben artık her seyi bekliorum losttan…

charLié demiş,

6 Nisan 2008 @ 17:11

kesnLkLe harika bi inceLeme.ve kesnLkLe kitap okunması gerektiğne katıLıyorum..

SoNGoKou demiş,

6 Nisan 2008 @ 22:39

Doğru olma payı çok yüksek çünkü böyle kaliteli bir diziyi yapmak için mutlaka bir şeylerden ilham almaları gerekiyor. Biraz o kitaptan biraz bu filmden birazda gerçek yaşanmış hikayelerden harmanlandığı zaman güzel sonuçlar çıkabiliyor. Şimdi Lost kitaplardan alıntı yapıyor diye kimse kitap okumaya başlamaz, zaten kitap okumak insanın içinde olmalı ki ! malesef günümüzde artık kitap okumak o kadarda eğlenceli değil çünkü internet kitap alışkanlığını öldürdü desek yeridir.

lazst demiş,

11 Nisan 2008 @ 19:23

kiap okumadığımız çok doğru aslımda dünyadan haberimiz yok .losta olmasa

İsmail demiş,

12 Nisan 2008 @ 23:55

bence abartıldığı kadar bir benzerlik yokmuş
esinlenme var sadece
bir de “Gilligan’s Island” diye bir film gördüm youtube’ye vermişler
ordan da çok esinlenme var hatta bazı sahneler birebir aynı

Evrenix demiş,

15 Nisan 2008 @ 19:12

başka bir kitap benzetmesi….

arkadaşlar benimde bir iki tespitim var, sitede yazmıştım ama farkedilmedi çok,
adada gösterilen haritalar mesela: ben’in kaçış için verdiği harita Rosseu’nun haritası:
Tolkien’in Lord of the Rings üçlemesindeki orta dünya haritasına benziyor… isteyenler inceleyebilir…. :))

kitap okumak şart…. katılıyorum

TheBull demiş,

23 Nisan 2008 @ 20:09

o kitap dikkatimi çekmişti zaten..ben çoğunlukla kitaplara bakıorm her an bişi çıkabilir die :D

bu arada Mr. Eko yerine Mrs. Eko yazmışsınız

sawyer demiş,

24 Nisan 2008 @ 12:26

kitabı okumak lazım.zaten kitaplar benim her zaman çok ilgimi çekmişti ama pek fark edememiştim.

sibel demiş,

26 Nisan 2008 @ 20:27

öyle yada böyle.ilginçliklerle dolu bir film.ögretiyor.mantıgımızı kullanma becerisi kazandırıyor bir sonraki bölümü heyecanla beklemenin yanısıra tahmin yetenegini bekiştiriyor.bu dizi çok iyi ben daha yeni basladım hala 1.sezondayım ama baya iyi gidiyorum.hep kitap okumaktan bahsedilmiş.evet okumalı ama gerçekçi olalım hangimizin evinde kendine ait kaçtane kitap var ben bile en son 2yıl öne kitap okumustum.

lost ManYağı demiş,

8 Mayıs 2008 @ 16:40

valla ben kitap okuyan birymdr hatta basen aynı kitabı bircoq kes okumuşumdur o yüsden ezberlerim bile artk ama ülkemizde kitap okunmuo maalesef nese artk bunları bilenler kitap okur belki meraktan?!..

Stol demiş,

20 Mayıs 2008 @ 18:03

evet, kitap okumalı. böylece, belki yazım hatalarımız da düzelir, ya da kolay kaçmayız..
bazen=basen
okunmuyor=okunmuo
gibi.. değil mi, kitap okuyan arkadaşım!!

SAWYERCI demiş,

20 Mayıs 2008 @ 18:16

bu kitap muhteşem tabi sırf sawyer okuduğu için bende aldım ve okudum

muhlis_bey adada demiş,

24 Mayıs 2008 @ 20:14

Japonya’da yılda kişi başına 7 kitap düşüyormuş, Türkiye’de yedi kişiye bir kitap düşüyormuş.

lostçohcuğu demiş,

27 Haziran 2008 @ 15:49

bu kitap nerede satılıo bilen var mı heman alıp okuyalımm…

austen35 demiş,

1 Temmuz 2008 @ 10:21

sawer’in tavsan hali de cok tatlıdır eminim

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın


Basın ve Yayın