“Kader”e dair bir fikir

lost, locke, black, white

LOST’ta başından beri sürekli olarak yer alan temalardan biri, bilim ve kader arasındaki mücadele. Bu, hepimizin günlük hayatta devamlı olarak deneyimlediği ortak bir savaşım ve LOST bu temayla yüzleşmemizi sağladığı için muhteşem bir iş başardı. Ben, bizim kendi sitemiz dâhil olmak üzere web’deki hemen tüm sitelerde tartışmaların çoğunun, adada gerçekleşen olayların mantıklı bir açıklaması olduğuna inananlarla, cevapların daha mistik şekilde verileceğine dair inancı olanlar arasında geçmesini ilginç buluyorum. Her zaman, diziyle ilgili fikirlerimin bilim ve kader arasında bir yerlerde olduğunu düşünmüşümdür.

lost ocean

İşte tam da bu yüzden, her hafta bize gösterilenleri gölgede bırakacak açıklamalar yapmaya çalışan teoriler yayınlamaktan imtina ediyorum. Tabii ki, bir sonraki bölümde neler olacağına ve belirli şeylerin arkasında kim ya da ne olduğuna dair fikirlerim var ama buna bir teori deyince, kendinizi geçmiş ve gelecekte kimin doğru kimin yanlış olduğuyla ilgili söylenmeyen şeylere açıyorsunuz. Ayrıca fark ettim ki, birisi bir web sitesine bir teori yolladığı zaman, onu beslemek ve korumak eğiliminde oluyoruz, onu bütünüyle boşlamak ve yanıldığımıza inanmak istemiyoruz. O yüzden bunların hiçbirini teori olarak adlandırmak istemiyorum. Bunu daha ziyade bir fikir ya da haftalarca devam eden bazı gizemli olayların muhtemel çözümü olarak düşünmeyi tercih ediyorum. Bu fikirlerin çoğu konusunda kesinlikle hak iddia etmiyorum çünkü çoğunuz, bunları haftalardır hatta bazılarını belki de yıllardır konuşuyorsunuz. Bunlar şu anda öngörmeyi seçtiğim fikirlerden başka bir şey değil. 5 haftalık ardan sonra dizi yeniden yayınlanmaya başladığında, bu fikirleri bırakma hakkımı saklı tutuyor olacağım.

Ben, Jacob, Duman ve Ada

lost, black smoke

Bir süredir, dumanın, yalnızca, adada görülen ve oradan oraya gezip duran bir toz bulutu olmadığı öne sürülüyor. Şiddetle inanıyorum ki; duman kendini başka şeyler şeklinde de gösterebiliyor. Benim düşünceme göre; Jack’in Christian’ı, Hurley’nin Dave’i, Kate’in siyah atı ve hatta Juliet’in Harper’ı görmesi hep dumanın kılık değiştirmesiyle gerçekleşen şeylerdi. Hatta ve hatta, Locke’un Walt’u ve Hurley’nin Charlie’yi görmesi bile onun işi olabilir. Ayrıca biliyoruz ki; bu kılık değiştirmeler herhangi birinin beynindeki basit bir şey değil. Kate siyah atı gördüğünde, bunu hayal etmiyordu, at gerçekten de ordaydı. Bunu biliyoruz çünkü onu Sawyer da gördü. Hurley’nin bu sezon, “flashforward”da Charlie’yle yaptığı konuşma da dumanın işi olabilir. İnsanların çoğunun, bunu inanması zor bulacağını biliyorum ama adanın gücünün kendi sahasıyla sınırlı kalmadığı görülüyor.

lost, jacob home

Bunun dışında Jacob’a dair birkaç kısa görüntü elde ettik. İpuçları, Ben’in, Jacob’ı rehin almanın bir yolunu bulduğunu gösteriyor. Jacob’ın evinin etrafındaki külden çember, bana, bir ruhu kapana kıstırmanın mistik bir yolu gibi geldi. Ama başkalarının da daha önce yaptığı gibi bir adım daha ileri gideceğim ve bana, “Jacob” ve “ada”nın bir bütün halinde aynı şey ya da kişi gibi göründüğünü söyleyeceğim. Bu tam olarak doğru olmayabilir ve bunu sadece zaman gösterecek ama şu anda Jacob’ın, adanın kişileşmiş hali olduğunu düşünmek bana uygun geliyor. Bu fikir yolculuğunda bana biraz eşlik edebilirseniz, bunun, Ben’in sadece garip ve yaşlı bir adamın görünmez ruhunu değil, bizatihi adanın kendisini ve onun tüm güçlerini elinde tuttuğu anlamına geldiğini fark edeceksiniz. Adanın gücünün avantajını elde etmenin ve yapmak istediği her şey için onu kullanmanın bir yolunu buldu. Ben’in gündeme getirdiği sihirli kutu, sadece, Jacob ve adayı kapsayan ruh için bir benzetme.

lost, benjamin linus

Ben’in şimdiye kadar bu gücün avantajını ele geçirmek için yaptıkları kusursuz değil. Adanın tüm kontrolünün Ben’de olduğunu düşünmüyorum. Yalnız, kesinlikle istekleri doğrultusunda yönlendirme yapabiliyor. Fakat, örneğin Locke, Ben’in üstesinden gelebileceği bir şey değil. Locke, Ben’in esaretinden kurulmak için, adanın umudu. Beni bu yönde düşünmeye sevk eden birçok şey var. “The Other Woman” da, Harper Juliet’e göründüğünde, tam olarak, kendisini oraya Ben’in gönderdiğini söylüyor. Bence bunu, her nasıl yaptıysa (gerçekten o değil de dumanın kılık değiştirmiş hali olmasına rağmen), Ben’in yaptığını düşünmek mantıklı. Ne de olsa Ben, Dan’i ve Charlotte’ı Tempest ‘ı kapatma görevlerinden alıkoymak için çok güçlü sebeplere sahip. Bu, benim, Ben’in Jacob üzerinde sandığımızdan fazla kontrole sahip olduğunu düşünmeye ilk başladığım andı. Bir sonraki uyanışım “Ji Yeon”da, Sayid ve geminin kaptanı, kara kutu hakkında konuşurlarken oldu. Özellikle Mr. Widmore’un, kara kutuyu enkazdan çıkarmak için ne kadar kaynak harcadığını belirttikten sonra “Enkaz bariz şekilde düzmeceydi. Şimdi, o büyüklükte bir tezgâhı ayarlayabilmek için ne kadar insan gücü ve para kaynağı gerektiğini hayal edebiliyor musunuz? Uçak enkazını güya çıkarmak için? 324 aileye, bir yalan üzerine kurulu acı çektirmek için? Ama daha da rahatsız edici olan, o 324 cesedi, kimin nerden bulacağı. Ve bu Mr. Jarrah, Mr. Hume, Benjamin Linus’ı istememizin onlarca gerekçesinden sadece biri.”

lost, charles widmore, industrialist

Bu açıkça Charles Widmore’un, Benjamin Linus’ın bu tür bir tezgahı düzenlemenin bir yolunu bulduğuna inandığını gösteriyor. Bence, Charles Widmore, bir süredir adanın var olduğuna dair bilgi sahibi ve bir şekilde, sahip olduğu gücü biliyor. Ve “Nasıl oluyor da, bilinmeyen bir yerin ortasındaki bir adada, küçük kaçık bir adam tüm bunları tezgâhlamak için kaynağa sahip olabiliyor?” diye sorabilirsiniz. Size şunu sormama izin verin. Eğer bu sihirli kutu Locke’un babasını adaya ulaştırabiliyor, bir sürü insanın bir uçak kazasından sağ kurtulmasını sağlayabiliyor ve Hurley’nin ve en azından ondan başka bir insanın daha anakarada Charlie’yi görmesine izin veriyorsa, Jacob ya da Ada ya da Sihirli Kutu denilen şeyin dünyaya, içindeki cesetlerle birlikte bir uçak kazasından kalanları göstermesi abartı olabilir mi? Enkaz orada değil demiyorum. Belki, sadece belki, gördükleri enkaz, gördükleri cesetler ve kaptanın odasında duran kara kutu, adanın uyarladığı şeylerdir diyorum.

Hala bunu okuyan biri var mı? Oh iyi, son cümleden sonra hepinizin okumayı bırakacağından ve beni, diğer bir deli gizemli teorisyen olarak değerlendireceğinizden korkmuştum. Kulağa ne kadar uzak geldiğini anlıyorum ve emin olun ben de olan bitenin tam olarak böyle geliştiğine tamamen inanmış değilim. Ama şimdiye kadar, enkaz düzmecesinin ardında Charles Widmore değil, Ben olduğu konusunda yeterince ikna olmuş durumdayım. Ve ayrıca bence Ben, Charles Widmore’un sahip olduğundan daha fazla gerçek dünya olanaklarına ve kaynağa sahip olamaz. Tasarrufundaki tek kaynak, bence, adanın gücünü kontrol etme yeteneği.

Charles Widmore’un Niyeti

lost, widmore inc

Charles Widmore’un gerçek niyetinin ne olduğu hakkındaki düşüncelerimi soruyor olabilirsiniz. İyi bir adam mı yoksa kötü mü? Sürekli olarak insanlara, iyi adam ve kötü adam rolleri biçmeye çalışmamızı ilginç buluyorum. Bence, gerçek hayatta, o şekilde tanımlanmış çok az insan buluruz. LOST’taki karakterler, özellikle gerçek hayattaki insanlara uygun şeklide yaratılmıştı. Bence, Ben buna iyi bir örnek. Hiçbir yönüyle iyi bir insan değil. Çoğumuzun kötü ya da ahlaki değil diye değerlendirdiği birçok şey yaptı. Buna rağmen, o, yüksek bir amaç ve daha iyisini gerçekleştirmek uğruna bu şekilde davrandığını iddia ediyor. Bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilemeyiz tabii ki, ama eğer doğruysa bile, bu, yaptığı şeylerin bahanesi olamaz ve onu daha iyi biri yapmaz. Sadece gerçekten inandığı bir yolda, ahlaki feragatte bulunduğu anlamına gelir. Benzer bir bakış açısına göre, ben Charles Widmore’un da iyi adam olduğuna inanmıyorum. Bence o, adanın, Ben’in kontrolünde olan güçlerinin peşinde ve bu güçleri kendi bencilce hedefleri doğrultusunda kullanmayı planlıyor. Kişilik portresiyle ilgili hissettiklerimin yanı sıra bunun da kesin bir kanıtı yok. Charles Widmore gerçek bir muhalif.

Adayı terk etmek ve tekrar geri dönme ihtiyacı

Oceanic 6’lısı ve Jack’le Hurley’nin neden geri dönmeyi bu kadar çok istedikleri konuları etrafında dönen büyük bir tartışma var. Ve Sayid’i Ben’in hizmetinde çalışmaya iten ne? Lost’un uzun zaman ayakta kalmayı başarabilen temalarından biri de kefaret. Ada, bir şekilde ödenmesi gereken kefaretle yüzleşme yeri olarak da tanımlandı. Bunu, adanın kazazedeleri en kötü halleriyle yüzleşmek zorunda bırakması ve yeniden başlamak için bir şansları daha olduğunu fark etmelerini sağlaması yoluyla anlıyoruz.
oceanic six, jack, kate, sayid

Tüm bunların sezon sonuna kadar gelişmesi esnasında, tam olarak ne tür olaylar olacağına dair bir fikrim varmış gibi davranacak değilim. Ama sonunda, bütün kartlarını açtıklarını göreceğimizi düşünüyorum. Bence Jack, Kate ve Oceanic 6’lısının geri kalan üyeleri, adadan ayrılmak için bir fırsat elde edecekler ama diğerlerini adada bırakmak zorunda olduklarını fark edecekler. Ayrıca, bu süreçte gemideki mürettebatın tamamı olmasa bile çoğunun ve kazazedelerin en az birkaçının öleceğini ya da öldürüleceğini düşünüyorum. Çok azının adada hala yaşayıp yaşamadıkları konusunda, kesinlikle merak içinde bırakılacağız ama en az iki ölümün gerçekleşeceği aşikâr. Sanırım Jin, o iki kişiden biri olacak.

lost, jack room

Bence, Jack’in adaya dönme arzusu, evvela diğerlerini adada bıraktığı için kendini feda etme ihtiyacı tarafından körüklendi. Widmore adayı biliyor ve asla peşini bırakmayacaktır. Ve eğer onu bulursa, Jack’in geride bıraktığı herkes ölecek. Bu durum, Ben’in, Sayid’in kendisine yardım etmesi için kullandığı bir baskı unsuru olacak. Sayid de diğerlerini geride bıraktı. Ve Charles Widmore’u durdurmak için Ben’e yardım etmeyi, diğerlerini geride bırakmanın cezası olarak yaşayacak. Sonunda, adaya dönme arzuları, arkadaşlarını Charles Widmore’dan kurtarma ihtiyaçlarından daha yoğun hatta belki de Ben’inkinden bile yoğun hale gelecek. Bu onların kendilerini kurtarma ve sonunda da kefaretlerini ödeme gereksiniminden dolayı gerçekleşecek.

Başta da belirttiğim gibi, bunlar sadece benim düşüncelerim ve dizinin şu ana kadar gelmiş olduğu noktaya dair fikirlerim. Bunları buraya yazmaya ve yorumlarınızı beklemeye karar vermem tam bir haftamı aldı. Kesinlikle bu fikirlerin hiçbirine saplanıp kalmış ya da kalacak değilim. Yazdıklarımın en iyi ihtimalle %10’unun doğru çıkabileceğini ve geri kalan %90’lık kısımda yanılabileceğimi biliyorum. Yazdığım her şeye karşı ya da onları destekleyici tüm yorumlarınız için minnettarım…


ideah demiş,

15 Nisan 2008 @ 17:06

yazını en mantıklı kısmı “Adayı terk etmek ve tekrar geri dönme ihtiyacı” başlığı altında yazdıkların sanırım. adanı gizemi, kara duman ve jacop konularında çok net fikirler üretmenin şu aşamada zor olduğunu düşünüyorum. ne söylenirse söylensin sadece tahmin derecesinde kalıyor. zira bu gizemlerin çözülmesi dizinin felaketi anlamına gelecektir. bu yüzden son sezonun son bölümüne kadar bu gizemler korunacak gibi geliyor bana, tabii yanılabirim de…

lostman demiş,

15 Nisan 2008 @ 17:46

Bence herşey Aeron da düğümleniyor. Medyum asla Claire den başkasının çocuğu büyütmemesini istemişti. En son çocuğa Kate bakıyordu. Önümüzdeki bölümde de neden Claire ın çocukla birlikte adadan kurtulamadığını görücez.Ufak bir tahmin daha: Kate Jack ile havaalanında buluştuğu sahne tekrar gösterilecek. Kate eve gidecek ve Aeron u bulamıycak.
Ayrıca bence Jin ölmedi. Mezar taşında ölüm tarihi 22 Eylül 2004 yazıyordu. Yani bu kazadan sonra ailesi tarafından veya Sun ın babası tarafından yaptırılmış olabilir. Sun ise bir daha Jini görme şansı olmadığını bildiği için, sanki ölmüş gibi çocuğunu ve kendini buna alıştırıyor.
Tabuttaki kişi ise bence Sawyer. Bunu da, herzaman kendisinden nefret edilcek şeyler yaptığı ve yine affedilmez birşey yapmış olacağı için, kimsenin cenazesine gitmek istemeyeceği tek kişi olduğunu düşünüyorum.

IamLOST demiş,

15 Nisan 2008 @ 19:46

öcelikle bu kadar uğraşıp yazdığın bu yazı için bu yazıda emeği geçen herkeze teşekkurlerimi iletiyorum.TEBRİKLER.

Şimdi öncelikle bende sana kara dumanın insan kılığına bürünme olayında sana tamamen katılıyorum.

Ayrıca Ben in jacob ı yönetmeside bana cok mantıklı geldi.

Ama benim şöyle bi fikrim var;bence gemideki herkez Ben için çalışıo ve charles widmor bence bu işin içinde deil.tamamen Benin düzmecesi.

Valla ben bu kadar yasdım yoruldum.Seni tekrar tebrik ediyorum

ginsberg demiş,

16 Nisan 2008 @ 09:55

valla çok mantıklı şeyler yazmışsın. onca çılgınca teoriyi okuduktan sonra hoş olmuş:) kara duman ve jacob konusundaki fikirlerine katılıyorum. yani kara dumanın adanın kişileşmiş hali olduğuna ve jacob ın benjamin in esiri olduğuna. adaya geri dönme ihtiyacı konusundada yanılacağını hiç zannetmiyorum çünkü pilot bölümünden itibaren kazazedeler hep adadan ayrılmaya çalıştı ama bize hissettirilen hep bunun yanlış olacağıydı. sonuçta dönmek istedikleri dünyanın hayalleriyle bi alakası olmadığını görmeleri ve ada hayatı idealine saplanıp kalmaları muhtemel bence.

işin aslı benjamin ve widmore savaşı yönünde ilerlerse dizi hakkaten canım sıkılacak. çünkü kazazedelerimiz şimdiden figüranlar haline geldiler ve ben bu yönde bi gelişme olmasındansa ada ve ada geçmişiyle ilgili konuların irdelenmesini tercih ederim.

lostman demiş,

16 Nisan 2008 @ 16:29

Adem ve Havva, Locke ve Helen olabilir. Çünkü Jackin cesetlerden bulduğu kesedeki siyah ve beyaz taşlar, Locke un tavla taşlarına benziyo.
Ayrıca tabuttaki kiş ile ilgili bir tahmin daha: Bernard olabilir. Bu da, Rose ile evli olduğundan zenci mahallesinde yaşamasını ve pek populer bir kişilik olmadığından kimsenin cenazesine gelmemesini açıklıyor.

ozguroz demiş,

17 Nisan 2008 @ 11:45

Black Smoke konusunda artık ortada teorilerden çok gerçekler var.Damn Lindelof ve
Carlton CUSE , mütemadiyen yaptıkları söyleşilerde black smoke’un başka formatlarda görünebildiğini adada gördüğümüz örümcek’in bile black smoke olduğunu söylediler.

Ancak adada gördüğümüz şeylerin gerçek mi yoksa hayal mi olduğunu ayırt etmemiz gerekiyor.Bu yüzden adadaki herşeye aha bu black smoke’dur da denemez.

Sitemdeki yazılarımda da hep aynı şeyin altını çizdim.Lost hakkında birşeyler karalarken başladığınız yere geri dönmeniz çok zor.Dinsel temalar , mitolojiye gidiş , bilimsel gerçekler arasında örülmüş harika bir senary var kuşkusuz.Senaryo skışıtığı zaman “dinde böyledir” , “bilim böyle der “,”mitolojiden aldık” diyebilir.

ginsberg demiş,

17 Nisan 2008 @ 14:44

tabuttaki locke bence. herkesi şok edecek, hiç umulmayacak bi ölüm. tam lost a göre……..:)

GOLLUM demiş,

17 Nisan 2008 @ 16:20

Siyah dumanın çeşitli kılıklara girdiği fikrine katılıyorum .ekonun öldürülüşü sırasında belirgin olarak görülmüştü.sahnede :eko ölmüş olan kardeşi yamiyi görür.yami ondan geçmişte yaptığı şeyler için günah çıkarmasını ister .eko ise yaptığı şeyler için üzgün olmadığını ,olayların kendisini mecbur bıraktığını söyler.bunun üzerine yami (benimle kardeşinmişim gibi konuşma )diyerek siyah dumana dönüşür ve eko’yu öldürür.

GOLLUM demiş,

20 Nisan 2008 @ 23:37

Burada özellikle beğendiğim bir fikirde ben-ada veya jacob ilişkisi .evet Ben adanın güçlerine hakim ama ada yada jacob ondan habersiz birşeyler yapabilirmi.yapmış mıdır .kahramanlarımız ince bir kader çizgisinden adaya geldiler .3.sezon başlangıcında görüldüki :ben onların gelişine hazırlıksızdı.ama jacobun haberi varmıydı .dahası onları oraya getiren kader çizgisinde jacob’un etkisi olmuşmudur ? mesela kate adada siyah atı gördü ve bu siyah dumandı diyelim .kate siyah atı ilk gördüğünde polis tarafindan yakalanmıştı .siyah atın yola çıkmasıyla kaza geçirmişlerdi bu sayede kate polisin elinden kurtularak kaçak hayatına devam eder.o zaman buradaki siyah at da siyah dumandır ve adanın yada jacobun kate’e yardımıdır.
Ada bu şekilde diğer kahramanlarımızın hayatlarınada müdahele etmişmidir .loched gibi 3.sezonun sonunda ben loche yi vurarak cesetlerle dolu çukura atar .bunun sebebi olarakta jacob’u duymasını gösterir ve çukurun başında loched’a- jacob sana yardım etsin-bakalım der .bu sezon öğrendikki kurşun onun böbreğine gelmiş ama kandırılarak babasına verdiği için hayatı kurtulmuştur .bu olay tıpkı desmont’ın charli’ye yardım etmesi gibi,seneler öncesinden jacob tarafındar ayarlanmışmıdır
ben- jacob rekabeti 2.sezon daki bazı olaylarada anlam kazandırıyor .adanın kaderi olduğuna inanan ilk kişi lochedir .bu olay onun geçmişiyle ilgilidir .sevgilisinden ayrıması ,sakat kalması gibi .aslında bu olaylarıda babası yaratmıştır .aslında lochenin babası sadece sıradan bir dolandırıcımıdır .adayla bir ilgisi varmıdır .belkide ben’in para kaynağı odur:)))neyse loched 2.sezonun sonunda kuşkuya düşer.onun inancını sarsan ise ben’dir .andarda kilit altında kaldıkları ve loched’ın kapıya sıkıştığı sırada tuşlara basmadığını söyler ve onu kuşkuya düşürür .hemen ardından eko devreye girer rüyalar görür ve loche’nin inancını sağlaması istenir .fakat başaramaz .ekoyu devreye sokan jacob yada ada olmalıdır.

necolas09 demiş,

22 Nisan 2008 @ 13:27

Valla yorum yapa yapa bi hal olduk bence bu dizi %50 dine dayalı.Seçilen isimlere bakın Benjamin(Bünyamin) Jacob(Yakub)’un oğlu doğru değilmi?Ben’in evinde Kur’an-ı Kerim vardı neden İncil,Tevrat veya Zebur değil? Bakın arkadaslar kim nederse desin ABD yapımı bir film veya dizi herzaman için kötü rollerde müslümanları kullanmıstır.(%75 kadar) Bence Ben kötü adam Widmore ve Locke ise kurtarıcıları olacaktır ve dizi bitene kadar Ben le savaşacaklardır.Benin Sayidle olan bağı onu ikna etmesidir.Zorunluluk hali değil.Ortaya çıkarılmak istenmeyen ada Dünya daki zaman diliminde değil.Başka bir zaman diliminde bunu D.Faradayın deneyinde gördük.Widmore dizi ye göre iyi rolde olacak ama BENCE iyi rol Benjamin’in ada kesinlikle bulunmaması gerekiyor.Oraya düşenlere gelincede onlar tamamen seçilmiş insanlar ve hepsinin getirilme nedeni adadaki insan ihtiyacı.Ölüm var ama doğum yok.Bunu karşılayabilmek için böyle bir yola başvurdu Ben.Onları dünyaya unutturdu.Ama bizim kahramanlar biraz zeki ve çevik çıktı.Ve sonrası…Fazla yorum yapmak istemiyorum eminimki hiçbirimizin yorumu tutmayacak.Ama şunu bilinki yaptığınız her yorum doğru nedenmi?Çünkü bu dizideki mesajları yorumlamanızı istiyor adamlar ve başarıyorlarda onun için yorumların hepsınde gerceklık var.Fazla kaptırmayın arkadaslar 8 bölüm sonra yine tatile girecek(en az 3 ay) onun için bu diziyi arka plana atın hobi olarak görün.Zamanınzı çaldım özürdilerim.İyi günler ve gelecekler sizlerele olsun…

ceroximo demiş,

23 Nisan 2008 @ 11:39

Yazdığın fikirlerin çoğuna katılıyorum ama nedense Ben ile ilgili olanlar bana hiçbirzaman mantıklı gelmedi. Doğru ve iyi bir amaca hizmet etmek için sert oynuyormuş gibi bir hali var bu adamın. En başta insanları kaçırdı, öldürdü, onlara testler yapıyor vs.. diye teoriler ürettik ama hepsinin keyfi gayet yerindeydi, hatta bizim lostilerden kat kat iyi durumdaydılar. Ardından dedik ki, bu kaçık adam neden direk olarak Jack’a kendisini ameliyat etmesini rica etmedi de acayip yollara baş vurdu- Jack’de ara sıra keçileri kaçırabilen bir karakter, dengesiz sallantıda bir yaşamı olmuş, Ben de Jack üzerinde kendi tarzını yarattı. Zorladı ve köşeye sıkıştırdı, hapsetti, psikolojik işkence yaptı,- ada hakkında soru sorma ihtimalini bile bırakmadı- son olarakta Sawyer ve Kate birlikteyken kameradan görmesini sağladı. Ben’e kötü demeyelim de tarzı faklı diyelim:):) Hem ne demişler: Kötü insan yoktur, köşeye sıkışmış iyi insan vardır:)

Lock’u vurma sebebi de bence kontrolü elinden kaçırdığını hissetmesiydi. Sadece onun kontrolünde olan Jacop Lock ile konuşmaya çalışmıştı. Ama adanın ya da Jacop’un kerameti ile Lock olmayan böbreğinden vuruldu, ve belki de adanın yarattığı Walt hayali ile çukurdan çıktı.

Çok da düşünmemek lazım, nasıl olsa her fikir ve teori yanlış çıkacak.

Bir de unutmadan, Kara duman ile Jacop un aynı şey olduklarını düşünüyorum. Jacop bir şekilde kıstırılmış durumda ve adayı duman sayesinde yönetiyor. Bu fikri taşımamdaki sebep de Jacop un kulübesinin çevresinde, Jacop u içeride tuttuğunu düşündüğüm toz ve kara duman ı kamptan uzak tutmaya yarayan manyetik duvarın benzerliği. Adadakiler de Jacop tan korkuyorlar ve uzak durmaya çalışıyorlar.

new lost fan demiş,

23 Nisan 2008 @ 15:43

adadakilerin soyadları ve isimleri cok ilginc.
bunu da mı bilerek yapmıslar? jackin soyadı “çoban” dövmeleri de liderlikle ilgiliydi.

locke, rousseu, bünyamin, seyid, yakup, david var mı hatırlamıyorum… hep tarihteki unlu simalar.

Bu arada ismini hatırlamıyorum gercek others olan biri vardı ( benin kucuklugunden beri hic yaslanmamis)julliet’e ilk işi teklif eden kisi locka yardım etti babasını oldurmesi için . lockun babası olarak gordugumuz sey de black smoke olmasın. yoksa gercek sawyerin orda ne isi var.

tabuttaki kesinlikle sawyer degil jack gidecegine kate giderdi cenazesine. ayrıca sawyerın daha sozlesmesi varmıs beyazshow da oyle soyledi:)

Bu arada insalalh final su sekilde bitmez: jack babasıyla yasadigi olaydan sonra iyice alkolik olur kafayi yer ve hurleyle aynı hastanede o da vardır ve hepsi bunun hayal dunyasından cıkar ya da babasi kafayi yemistir onun hayal dunyasindadir. christianın jake, clair, aeronla, sawyer, ana lucia gibi onemli karakterle ile ilgili biri olması ilginc.

Allah bilir Christina , Jackin babasi dharmanın kurucularından da cıkar.

charlieanddamlaa demiş,

26 Nisan 2008 @ 10:50

ben katılmıyom çünkü kate siyah atı gördüğünde bunu onla beraber sawyerde gördü ama bitek hurley charlie yi gördü yani charlie sadece hurley e göründü

GOLLUM demiş,

27 Nisan 2008 @ 00:12

akıl hastanesinde bir delide charliyi görmüştü.hatta hurleyin ,charliyi farketmesini sağlayan bu delidir.bölümü seyrederken, bu delide bir rüyamıdır.gerçek midir diye merak etmiştim .
hurleyin giderek önemini arttıracağı görülüyor .bu sezon sun ve bebeğinin yanında görülmeside ilginç parasıda var. geri dönüşü organize edebilir.hurleyin jacobla bağlantısıda açığa çıkıyor .

GOLLUM demiş,

27 Nisan 2008 @ 00:47

Adada herşeyi ben kontrol etmiyor.en azından böylesi daha eğlenceli diye düşünüyorum.ben jacobu tam anlamıyla kontrol edemiyor .lochedın ayakları iyileşirken ben’de tümör çıkması vb olaylar bununla ilgili .belkide jacob ben’in şiddet içeren davranışlarını fazla onaylamıyor.bence jacob kişilere sadece yol gösterebiliyor .onların davranışlarına tam olarak hakim değil .
başlangıçta ben’e adanın gücünü nasıl kullanacağını o öğretti .fakat benin tüm davranışlarından sorumlu değildir ve beni kontrol edemez .locked-eko gördükleri rüyalarla yol gösteren jacobdur .benle jacobun stilleri farklıdır. jacob genellikle rüyalarla bazen baygın kişilerin konuşmalarıyla ,hayvanlarla kahramanlarımıza görünür .ben ise siyah dumanı kullanır fısıltılar yoğundur genelde wat’ın görüntüsünü kullanır ve ölümcül olaylar olur.bunlar ise ben’in işidir .

azmi demiş,

12 Mayıs 2008 @ 09:22

3. sezonun son bölümünde jack’i sakallı bir vaziyette görüyoruz.. ve bir sahnede yatağında haritalar vs. ve kate’i arıyor ve buluşmak istediğini söylüyor ve son sahnede de adaya geri dönmeleri gerektiğini söylüyor.

bunu bir kenara not edelim..

4. sezon ilk bölümde hurley’i hastenede ziyaret ediyor.. sakalsız bir halde.. oyun esnasında hurley jack’e diyorki “sakal bırakmalısın”

bu replik dikkatimi çekti.. demekki 3. sezonun son bölümünde gördüğümüz sahneler çok daha ileriki bir bölmüme ait flashforward. 4. sezonda sanırım jack’i o duruma getirecek gelişmeler yaşanacak.

dikkatinizden kaçmamıştır.. milles diziye dahil olduğunda bir eve gitti bir kadından 200 dolar karşılğında torununun ruhuyla ilgili bişeler yaptı.

hemen hatırladınız o sahneyi.. o kadın walt’ın büyük annesi değilmiydi? yani michael’ın annesi.. sonraki bölümlerde michael walt ziyaret ettiğinde görmüştüm..

yoksa yanılıyormuyum..

memo demiş,

17 Mayıs 2008 @ 15:04

jackin kate adaya geri donmeliyiz deme sebebi hurley gibi chalie yada babasinin hayaletlerinden kurtulamamsi adadan bence adanin izni olmadan gidiyorlar o yuzden ada asla onlarin pesini birakmaz onlar geri donene kadar gitmelerinede sırf aoran icin ve sun in bebegi icin istiyor cunku farediyoruzki adadaki erkekler harap hallere dusuyor ancak kate gayet huzurlu sunda jin in olmesinden baska bir problemi yok

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın