Namaste

lost07110714.jpg

Üçüncü sezonun “Flashes Before Your Eyes” isimli sekizinci bölümde, yine gözden kaçmayan gizli kareler var.Yukarıdaki penny’ nin babasının ofisindeki tabloda kutup ayısı, Buda ve daha önceki bölümlerde oryantasyon videolarında da kullanılan “namaste” (Hindu dilinde hem merhaba, hem de hoşçakal anlamına gelen sözcük ) yazısı görülüyor. Burda penny’ nin babasının Dharma ile olan bağlantısını ortaya koyuyor yukarıdaki resmimiz.

Namaste Nedir?

Birinci alıntıya göre “Namaste” sözcüğünün anlamı ” Ruhunuzu/ İçsel gerçekliği/ İçinzdeki ve içimdeki Tanrıyı selamlıyorum”.
“Namaste” selamında iki elin beş parmağı da birleştirilir.

Bunun anlamı:

“Sol el 5 parmağı”: Karmanın 5 duyusu
“Sağ el 5 parmağı”: İlimin, Bilginin ( Kutadgu Bilig/Kutlı bilgi/ Bilgeliğin bilgisi) 5 aracı

Namaste’de ki sağ ve sol el parmaklarının birleştilmesi böylece Karma veya eylemin/hareketin uyumlu olması gerektiğini, sağduyulu hareket edip, buna göre eylemlerde bulunmamız gerektiğini anlatıyor.

Dharma; evrenin değişmez kanunudur her sağduyulu insan evrenin kanununa yani dharma’ya uyumlu olmalıdır.

Dharma’ya uyulmayınca ortaya Karma çıkar, Karma eylem/harekettir. Evrene uyumsuz hareket edilince etki-tepki ilkesi gereğince ” ne ekersen onu biçersin”, yaptığın olumsuz hareketler seni yaşam döngüsünün içinse sokar, sen dünyada tekrar tekrar doğarak karmanı yaşarsın ta ki dharma’ya uyum sağlayana kadar yani olgun bir ruha sahip oluncaya kadar”

Bu inanışın çeşitli biçimleri vardır, hatırlarsanız Da Vinci Şifresi kitabında da bunun için yani mükemmeleşmek için “kutsal evlilik” yapılması gerektiği anlatılıyordu, işte bu inanç düzeninde de bu var; kutsal evlilik”

namastedr.jpg

10 PARMAK:

10 parmağın bir de sayısal değeri var:

10: Mükemelliğin simgesi, ruhsal birlik ve tamamlanmışlık

Geleneksel dinlerde de 10’un kutsallığına dair örnekler vardır:

1- İncil’de geçen Hz. Musa’nın 10 emri ( Claire, çocuğunun adına Hz. Musa’nın kardeşi Aaron yani Hz.Harun’un ismini koymuştu ve çocuğun kutsatmak istemişti. İncil’de )

2- Fisagor’un sayısal dininde “10” , Yaradalışın simgesi
KUTSAL EVLİLİK- ZITLARIN BİRLİĞİ – İLAHİ İKİLİK-YİN/YANG

Namaste aynı zamanda doğadaki eril ve dişi elementlerin bir araya evlilik kurumu içerisinde gelip, yeni başlangıçları sağlamasını simgeliyor; erkek ve kadın bir araya gelip yeni bir başlangıca yani doğuma aracı olmaları gibi ki “doğum” Lost’un ana konularından birisi!!!

Evlilik yarı kutsal bir kurum, eril ve dişil gibi iki karşıt ilke bir araya gelip, yeni bir yaşam kurmalı ve korumalıdır.

Böylece “namaste” ,eşit bir yaşamın, sağlığın, uyumun, barışın ve mutluluğun egemen olduğu bir dünyanın gereği olan bu gizli ruhsal birliğin anahtarı oluyor.

Namaste’nin simgesi ARDHANARİSHWARA:

lost07110716.jpg

Eğer gerçekten Ardhanarishwara’da 4 parmaklıysa adadaki 4 parmaklı heykel ayağı da bu “yarı kadın-yarı erkek tanrıya” yapılan bir gönderme olur…
Anabritannica’da anlamı:Sanskritçe: Yarı kadın olan tanrıHindu tanrısı Şiva’yı eşi Parvati ile birlikte tasvir eden eril-dişi özelikli figür.

Figürü sağ yanı tanrı Şiva, sol yanı ise tanrıça Parvati’yi simgeler.

Uzmanlara göre figürün anlamı “ erkek ve dişi özelliklerinin ayrılmazlığını” göstermektir.

Şimdi tekrar asıl alıntı yaptığımız kaynağa döndüğümüzde bize bunu şöyle yorumluyorlar:

Ardhanarishwara, hermafrodit yani yarı erkek yarı kadındır.

Tanrı Şiva ve Tanrıça Parvati’nin evliliğinin simgesidir.

Evrenin ana ve babasının yaradılış için bir araya gelmesini simgeler.

Anabritannica’da Şiva’dan bahsederken 3 gözlü olduğundan bahsediyor.

3. göz içine yani özüne dönük olduğunda bağışlayıcı dışa dönük olduğunda da yıkıcı oluyor.

“Namaste’nin temas etmediği hiçbir gerçeklik yok”

Üstteki örnekler zıtlığa örnek verilmiş, konuyu açıklayacak kadar Türkçe’ye çevirelim

The sonority of the sacred sound ‘namaste’ is believed to have a quasi-magical value, corresponding to a creative energy change. This transformation is that of aligning oneself in harmony with the vibration of the cosmos itself.

Üstteki alıntıda, ibadet sırasında mantra ( konsantre olmak için tekrarlanan sözcük) olarak “ namaste” kullanıldığında yaratıcı enerjinin dönüşümünü sağlayan yarı-büyüsel bir gücü oluğundan bahsediliyor.

lost07110715.jpg

Lost’da da “ Ada’daki yaratıcı enerji , kişilerin zihinlerindeki kişileri veya canlıları somutlaştırıp karşılarına çıkarıyor.” Bu teknolojiye sahip olanlar eğitim filmlerinde “ namaste” diyerek selam veriyorlar.


ugur demiş,

17 Kasım 2007 @ 18:54

Gösterilen heykelcikte eksikler var.Örneğin; gerçek heykelde Ada’da bulunan dört parmaklı heykel gibi ağağına bir halhal bağlı ama bu heykelcikte öyle birşey yok!
Yani demek istediğim gerçekten adadaki dört parmaklı heykel kalıntıları “Ardhanarishwara” heykeline ait olabilir!!!

boncuk demiş,

1 Şubat 2008 @ 22:25

Yahu bu siteyi karıştıra karıştıra sonunda bu resmi buldum.Yazılan yazıyı bilmem ama bu bölümü izlerken tablodaki kutup ayısını görünce Penny nin babasının bu adayla bir ilgisi olduğunu düşündüm.Hala da düşünüyorum.

demet demiş,

4 Şubat 2008 @ 13:05

bu ayağı ilk gördüğümde aklıma özgürlük heykelinden çok rodos heykeli geldi aslında. çünkü rodos da bi ada en azından (her ne kadar fiji’ye yakın olmasa da :))
bunun dışında, kısaca bilgi vermek gerekirse:
rodos, 4 ada devletinden biri. mö.408′de bu 4 ada anlaşıp rodos’u baskent yapıyorlar, ve buraya güneş tanrısı helios adına dev bir heykel yaptırmaya karar veriyorlar. 33 metrelik bu heykel 12 yılda tamamlanarak mö 282de bitiriliyor, ancak sadece 56 yıl ayakta kalarak mö 226′da oluşan çok şiddetli depremde yıkılıyor. işin ilginci bu heykel dizlerinden kırılıyor, yani aynı ada’daki heykelimiz gibi..
neyse, heykel yıkıldıktan sonra yeniden yapmak istiyor rodos halkı, ancak bir kahin heykelin yapılmasının yasaklandığı kehanetinde bulunuyor ve heykel 900 yıl boyunca yerde kalıyor. sonra garip bir şey oluyor, suriyeli bir yahudi, heykeli satın alarak 900 devenin sırtına yükleyip taşıyor. sonrası ise bilinmiyor..
ancak bu heykelin 4 parmaklı olduğundan bahsedilmiyor hiçbir yerde malesef.. zaten rodos heykeli’nin günümüze ulaşan hiçbir kalıntısı yok, bu nedenle bu teoriden asla emin olamayız. sadece aklıma geldi ve yazayım dedim :)

DHARMA demiş,

5 Şubat 2008 @ 23:13

HİNDU SEMBOLLERİ

ÇAKRA OM YANTRA
Mutlak tamlığı sembolize eder. Hinduizm’de Vişnu ve Krishna’nın doğaüstü güçlerini ifade eder. Budizm’de ise 8 kanadı ile kurtuluşa ulaşmanın 8 katlı yolunu gösterir. Dört temel gerçeğin her birisi için üç aşamada oniki kez döndüğü düşünülür. Hinduizmin en tanınmış sembolü ve en kutsal mantradır. Yaradılış, gelişme ve ölüm çarkını temsil eder. Nokta şekli kozmik bilinci, ay şekli bireyin zihnini, ucu açık halka yaradılış sürecini gösterir. Budistler bu mantrayı sürekli tekrar ederek konsantrasyonlarını artırırlar. Görünen ve bilinen şeylerin çekirdeğini sembolize eder. Ona konsantre olunduğunda enerjiye ulaşılır. Yantraların en yükseği Sri Yantradır. Ötekiler bundan türetilmiştir. En iyi Yantra kaya kristalinden yapılır. Işığı yansıtırken açığa çıkan şekillerde çeşitli Yantralar oluşur

DHARMA demiş,

5 Şubat 2008 @ 23:15

En üstün gücü sembolize eden, her şeye gücü yeten ve her zaman var olan yüce Tanrı; Brahma’dır. Brahma’nın üç fiziksel ifadesi vardır. Bu ifadelere göre; Brahma - yaratıcı, Vişnu - koruyucu ve Şiva - yokedici ve yeniden yaratıcıdır. Brahma’nın her yeri görme özelliği nedeniyle dört yöne bakan dört kafası vardır. Dört Veda’nın bu dört ağızdan yayıldığına inanılır.

Tanrılar, ayrıca bazı hayvanlarla birlikte gösterilir, bu hayvan, o tanrının kullandığı araçtır. Her tanrı, elinde bir de sembol taşır. Bu sembole ve araca bakarak tanrının hangi konu ile ilgilendiği anlaşılabilir.

Brahma’nın temel enkarnasyonlarından birisi, öğrenme tanrıçası olan Sarasvati’dir. Bir kuğu üzerinde ve elinde vina adlı bir müzik aleti ile birlikte gösterilir. (kuğu istasyonunu hatırlattı mı ?)

munir demiş,

6 Şubat 2008 @ 00:36

filmdeki Dharma-Namaste gibi kavramlar Budizm inancında varolan kavramlar..Senaristler filmde mistik düşüceleri ve olguları vurgulayarak gizemli hale getirerek izleyiciyi ekrana bağlıyorlar.ayrıca paygamber isimleri ve ünlü felsefeci-fizikçi entellektüellerin adları da karakterlere uygulanmış.Ada Bermuda Şeytan Üçgeni gibi esasen manyetik bir çekim gücüne sahip,Black Rock esir gemisi bu çekim gücü sayesnde adaya geldi..Şimdilik anlaşılan durum şu;adada Dharma diye bir araşırma grubu vardı bunları Benjamin hainlik ederek adada bulunan Robert in ekibiyle işbirliği yaparak gazla zehirlediler.Hatta Benjamin babasını da zehirledi.Bu kişiler Dharmanın araştırmalarını-araçlarını kullanıyorlar,adaya dışardan gelebilecek tehlikelere karşı korumaya çalışıyorlar.(Dharma araştırması insanın zihin-düşünce-eylem üçleminde oluşturduğu hayallleri/hereketleri nasıl kendi iradesiyle değiştirebileceği üzerine kurulu..Kısaca insan kaderini kendi Düşünce/eylemi ile belirlediğinden-Allah kaderi belirler gibi bir tema yok bu arada- bunun kötü olabilecek sonuçlarını değiştirebilmesinin mümkün olabilirliği üzerine kurulu kanımca) adanın Adaya gelen Naomi bence Dharma ekibi.yani adayı Benjaminlerden kurtarmaya çalışıyorlar,Desmondun düğmeye basmasının gecikmesiyle adanın yerini Dharmacılar saptadılar Locke basmadığında..Dharmacılar 815 nolu uçağın adaya düştüğünden emin olduklarından uçak mürettebatıyla ittifak ederek adayı tekrar Benjaminin ekibinden kurtarmaya çalışıyor.ancak kazazedeler bunu bilmiyorlar.
Fakat Jakop kimdir necidir anlamadım ve yine kazazedelerin hepsinin geçmişleri biribirleriyle kesişiyor..buradaki bağlantı nasıl kurulucak anlamadım..4.sezon ilk bölümde gördüğümüz gibi Hurleyi ziyaret eden zenci adam neci?,adadan kurtulan 6 kişi var anladığımız kadarıyla ve tabuttaki ya o kişilerden biri ve Jack Kate e adaya geri dönelim diyor sebebi ne olabilir?..umarım mantıklı bir sebeb-sonu ilişkisi kurar senaristler..

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın


Basın ve Yayın