Lost Felsefeden İlham mı Alıyor?

eko_sopasi.jpg

Nereden çıktı bu şimdi demeyin? Hikayenin başlangıcı , Locke’un ve Eko’nun anlattığı hikayeler ve nihayetindeki dizideki karakterlerin isimleri.Garip ama enteresan dizideki bazı karakterler gerçek hayatta bir filozofla (felsefe adamı ile) adaş.

Richard Alpert

alpert.jpg

Enteresan bir karakter Richard Alpert , sağlam duruşunun arkasında her zaman bir gizem hissettiren , tam anlamıya güven duyulmayan ancak iş bitiriciliği ile ister istemez ihtiyaç duyabileceğiniz kişi.Kimine göre Benjamin’in sağ kolu , O olmasa Benjamin’in iktidarı söz konusu olmayacak. Kimine göre ise 70′li yıllardaki halinden tek bir yaş öte gitmeyen , ihtiyarlamayan gizemli bir adam. Peki bu adamın adaşı Richard Alpert kimdir?

richard-alpert.jpg

Dr.Richard Alpert hakkında pek fazla bilgiye açıkçası ulaşamadım.1961 yilinda pshychadelic uyusturucularla Harvard’da yaptigi deneylerden oturu, 1963 yilinda Harvard’dan atildi. Bundan sonra Hindistan’a gidip ruhani dunyayi kesfetmeye karar verip ismini Ram Dass, “Tanrinin Hizmetcisi” olarak degistirdi. Be Here Now adlı kitabı Bestseller oldu.

Mikhail Bakunin

3×11_patchygivesup.jpg

Benjamin’in her zaman sadık oldun sözüne bakılacak olursa , O’nun sadece güvendiği kişilerden biri olmadığına , tam manasıyla bir görev adamı olduğunu anlayabiliyoruz.Hakkında o kadar çok teori var ki o teorilerden birini biz de sizinle paylaşmıştık..Afganistand’da savaştığını ve gazetede gördüğü “dünyayı kurtarmak ister misiniz?” ilanı nedeniyle Dharma’ya katıldı.Peki adaşı?
portrait-of-mikhail-aleksan.jpg
Mikhail Aleksandroviç Bakunin (30 Mayıs 1814 – 13 Haziran 1876) tanınmış bir Rus anarşittir. Anarşist düşünürlerin ilk kuşağının temsilcilerindendir ve “anarşizmin babaları” olarak anılan düşünürlerden biridir.

Edmund Burke
edmund_1.jpg
Edmund ile ilgili aslında elimizde pek bir bilgi yok. Jüliet’in eski kocası olduğunu , ilaç formasyonu hakkında bilgi sahibi olabilecek kadar bilgili bir bilim adamı olduğunu ve maalesef elim bir trafik kazasında öldüğünü (Apollo reklamı taşıyan bir otobüsün çarpması) biliyoruz. Jüliet’in flashbacklerinde durumuna bakılırsa , evliliği Jüliet’in kendine olan özgüvenini kaybetmesine sebep olmuş, anlaşılan o ki , Juliet’i baskı altına almış..Peki adaşı?

burke.jpg

Edmund Burke (Edmund Börk okunur) (d. 12 Ocak 1729 Dublin, ö. 9 Temmuz 1797 Beaconsfield), İngiltere Avam Kamarası’nda uzun yıllar milletvekilliği yapmış İrlandalı-İngiliz siyaset adamı, yazar, hatip, siyaset kuramcısı, filozof. Özellikle Fransız İhtilali’ne karşı olmasıyla ve Kuzey Amerika’daki İngiliz sömürgelerinin bağımsızlık hareketine verdiği destekle hatırlanır. Fransız İhtilali karşıtlığı, tarihteki en ünlü muhafazakâr siyasetçilerden biri haline gelmesini sağlamış, Anglo-Amerikan muhafazakârlığının babası olarak anılmasına neden olmuştur. Burke estetik üzerine felsefi çalışmalar da yaptı ve Annual Register adlı siyasi dergiyi çıkardı.
Boone Carlyle / Carlyle, Thomas

ian-somerhalder.jpg

Boone’u uzun uzadıya anlatmaya gerek yok.Bize sorarsanız , boyundan büyük işlere kalkışıp , üstlendiği görevi batırmaktan başka bir şeyi yapmıyor. Söz dinlemediği için öldüğünü düşünüyoruz hatta. Locke’un dediği gibi olsun , ada bir kurban istedi O da Boone’du. Peki adaşı

carly_boone.jpg

Maddeciliğe ve rasyonalizme karşıydı. Siyasi ve kültürel tarihin akışını ancak olağanüstü kişilerin değiştirebileceğini savundu.İlahi aydınlığı hedef aldı. Bir duvarcının oğlu olup yoksulluk içinde yaşadığı zamanlar çoktur.1837 yılında “Fransız Devrimi” adlı büyük eserini kaleme aldı. Yalnızca giysilere ve dış görünüşe önem verilen, riyakar bir toplumda yaşamaktan müthiş bir derecede rahatsız oldu. Fransız Devrimi sonrası saray mensubu ve soyluların çılgınlık ve bencilliklerini eleştirdi. Bu durum onu manevi değerler üzerinde daha fazla yoğunlaşmasını netice verdi

Anthony Cooper

anthony_cooper.jpg

Locke’un hayatını karartan adam. Yıllarını kadınları dolandırmaya adamış , hayatını bu şekilde idame ettiren bir adam. Locke’un flashbacklerinde oturduğu evi hatırlıyorum da anlaşılan bu işten bayağı kazanmış. Locke’a dediklerini hatırlayalım “senin bir babaya ihtiyacın vardı benim de bir böbreğe , bunları aş artık”. Peki adaşı kim?

anthony_ashley_cooper.jpg

Anthony Ashley-Cooper, 1st Shaftesbury Kontu(July 22, 1621–January 21, 1683)İngiliz siyasetçisi. Siyaset üzerine ve Fransız Devrimine ilişkin kitapları var.

Desmond David Hume

desmond.jpg

See you in , another life brother sözü ile kalbimize taht kuran daha sonra , Charlie’nin ölmesine göz yumamayıp her defasında onu Azrail’in elinden alan sevgili İskoç’lu dostumuzun da filozof bir adaşı var. Şimdi biraz da bu adaşı tanıyalım isterseniz. David Hume, (d. 26 Nisan 1711 – ö. 25 Ağustos 1776). İskoç filozof, ekonomist ve tarihçi.

david_hume.jpg
İnsan zihninde olup bitenleri Newton’un deneysel yöntemini uygulayarak, yeni bir insan bilimi kurmayı ve geliştirmeyi öneren Hume, tüm iyi niyetine ve yüksek amaçlarına rağmen, İngiliz empirizminin temel tezlerini koruduğu için son çözümlemede kuşkuculuğa düşmekten kurtulamamıştır. Bizim yalnızca, kendi zihnimizde doğrudan ve aracısız olarak tecrübe ettiğimiz ideleri, duyum ve izlenimleri bilebileceğimizi, bilgide kendi zihnimizin ötesine geçemediğimizi ve bundan dolayı herhangi bir şeyin insan zihninden bağımsız olarak varolduğunu söyleyemeyeceğimizi belirten Hume, insan zihnini bilgi bakımından analiz ettiği zaman, insan zihninin tüm içeriklerinin bize duyular ve deney tarafından sağlanan malzemeye indirgenebileceğini görmüştür, bu malzeme ise algılardan başka hiçbir şey değildir.

John Locke

locke1.jpg

Hatch’in patlaması sırasındaki “I was wrong” deyişi ve gözlerindeki o çaresizlik bakışı ratingini biraz düşürse de , Jack ile olan diyaloglarında mükemmel ses tonu ile her defasında ona ders verişi gözümüzde her zaman yüksek itibar sağlamıştır. I’m an ordinary man diyen adaya sımsıkı bağlanmış , adadaki kudret her ne ise buna saygı gösteren buna tüm kalbiyle inanan bir adam peki adaşı?

john_locke1.jpg

John Locke Somerset (d. 29 Ağustos 1632 – ö. 28 Ekim 1704) ünlü İngiliz filozofu.XVIII. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biridir. Düşünce hürlüğünü, eylemlerimizi akla göre düzenlemek anlayışını en geniş ölçüde yayan ilk düşünür olduğu için Avrupa’daki aydınlanma ve Akıl Çağı’nın gerçek kurucusu olarak kabul edilir.Locke, bütün eserlerinde gelenek ve otoritenin her çeşidinden kurtulmak gerektiğini, insan hayatına ancak aklın kılavuzluk edebileceğini ileri sürer. Bu düşünceleriyle Liberalizm’in, tabii bir din anlaşının, Rasyonel Pedagoji’nin öncüsü olmuştur. Mutlakiyet yönetimlerini ilk sarsan kişi olarak tarihe geçmiştir, mutlakiyet yönetimine açtıgı sarsıntılar sonucunda zamanla derin yarıklar oluşmuştur ve üç büyük devrimin temelleri oluşmuştur. İngiliz, Amerikan ve Fransız devrimlerinin temelini oluşturan filozof olarak akıllara yer etmiştir. Doğal hukuk doktrinini savunanlardan biridir (Diğerleri: Jean Jacques Rousseau ve Thomas Hobbes).

Danielle Rousseau

roune.jpg

İlk çıktığı zaman ” bu çatlak karı (afedersiniz , ama eminim hepiniz bunu söylediniz)da kim” , saçları yıllardır taranmamış , Sayid’e elektirik verdikçe “yıllardır işkence yapacak birini bulamıyordum , ne iyi ettin de geldin” dercesine bakışı ve her defasında “where is Alex” demesi. Sonraları Sawyer’ın deyimiyle “Fransız Piliç” kaldı ismi. Aslında ilk tespitimizde hiç yanılmadık bu kadının muhakkak kafadan bir kaç tahtası eksik ancak kalbi hala iyilik için atıyor. Adada geçen 16 yıldan sonra ilk defa insan yüzü gören Daniella , Sayid ile kurduğu iletişim sayesinde diğer lostieslere de yakın davrandı. Bir defasında Claire’in çocuğunu kaçırarak sinirlerimizi bozsa da lostie’in ona her ihtiyaç duyduğunda onların yanında olması sevindirici idi. Tamam biraz da adaşından bahsedelim..

jean_j.jpg

Jean-Jacques Rousseau (Cenevre 28 Haziran, 1712 - Ermononville, Val-d’Oise 2 Temmuz, 1778) Fransız yazar, düşünür, filozof, politika ve müzik teorisyeni..İnsan doğasına ilişkin çözümlemesiyle, insanın uygarlık tarafından değiştirilmemiş doğal halinin birçok açıdan daha üstün olduğu fikri ve modern demokrasi anlayışına temel oluşturan toplumsal sözleşme öğretisiyle ün kazanmış olan ünlü Fransız düşünürdür. Kendisi filozof sıfatını her zaman reddetmiştir.

Sayid Jarrah

naveen_andrews.jpg

“Listen to me , we’re not alone” deyişindeki aksan , asla yanılmayan insan süzme kabiliyeti.(Sayid birine iyi diyorsa iyidir , kötü diyorsa kötüdür). Mazizindeki işkenceci sıfatı onu bazen adadan uzaklaştırsa da daima adada yaşayan komün için üstüne düşen görevi fazlası ile yapmış bir Irak’lı. Gerçek hayatta Nadia’yı adada Shannon’u kaybetmiş olmak bile O’nun piskopat olması için kabul görecek mazeretler ama o yine de insancıl. Peki adaşı..

edward-said.jpg

Edward Wadie Said (1935 - 2003). Karşılaştırmalı edebiyat profosörü ve aktivist, teorisyen. Amerikan vatandaşı Hristiyan Filistinli bir baba ile Lübnanlı Hristiyan annenin Filistin’de dünyaya gelmiş tek oğlu. Doğu’nun Batı tarafından (ve Batıda) temsili konusunu, dönemin ünlü şarkıyatçı yazarlarının metinlerini kaynak olarak kullanıp analiz ettiği ve yorumladığı Orientalism (”Oryantalizm”) isimli kitabı ilk olarak 1978 yılında yayımlandı. Said’in -akademik bir dal olarak da nitelenebilen- şarkıyatçılık konusunu ele alışındaki titizliğini ve incelediği metinler üzerindeki uzmanlığını bir araya getirdiği bu temel eser birçok teorisyen için bu konuda çığır açmıştır. Günümüz postmodern kültür teorilerine geçişten önce, modernliğin eşliğinde kapitalizm ve emperyalizmin kök salma sürecine dair de önemli fikirler barındıran eser birçok dile çevrilmiştir. Said, bu temel eseri dışında klasik müzik üzerine yazdığı kitaplarla ve Filistin meselesine değindiği sayısız makaleleriyle de tanınmaktadır.

Özgüröz’e yazısı için çok teşekkürler..


yunus demiş,

20 Ocak 2008 @ 18:08

beyler buradanda anlaşılacağı gibi bana kalırsa.insanlık bu adada yeniden douyor.burada dünya yeniden başlıyor….

büşra kevser demiş,

21 Ocak 2008 @ 04:26

mistisizmden de psikolojıden de keza dinlerin kökenlerınden de çok etkılenıyor.mesela Dharma budizmin temel kavramlarından bırıdır ve dizide bu kavram adeta temel taş olarak kullanılmış.said benzetmesi fazla zorlama geldi zira bir musluman karaktere said ismi vermek kadar normal birşey göremiyorum.yine de yakaladıgınız benzetmeler çok hoş teşekkürler.

boncuk demiş,

21 Ocak 2008 @ 17:53

lost acı söyler

Zizà demiş,

21 Ocak 2008 @ 22:34

Arkadaşlar, orijinal DVD leri alıp seyretmeyi deneseniz. Burası yeteri kadar korsan izleyici kokuyor. Bu ve buna benzer birçok olayı Bonus DVDlerde yapımcılar zaten açıklıyor.

Yapılan bazı yorumlar, bir filmin tamamını izlemeden yapılan yorumlara benziyor, zira yapımcılar birçok şeyi net açıklamasına rağmen, hala gereksiz yorumlar dönebiliyor.

the rock demiş,

22 Ocak 2008 @ 00:17

bilindiği üzere jacob yakup un ecnebicesi yakup peygamber hz ibrahim in torunu hz ishak peygamberin oğludur. eski ahit teki yaratılış destanında geçen en önemli özelliği insan suretinde görünebilen bir tanrıyla güreş tutup onu yenmiş olmasıdır. ayrıca yusuf ve bünyamin peygamberlerinde babasıdır. bünyamin in ecnebicesi ise benjamindir . bilmem ışık yandı mı? bünyamin peygamber hazreti yakup un en küçük oğludur. kelime anlamı sağ kol dur.bu bilgiler ışığında jacob benjamin linus ilişkisi fazlasıyla tesadüftür ayrıca bünyamin peygamber doğumu sırasında annesi ölmüştür. benjamin linus da gariptir ki doğduktan hemen sonra annesini kaybetmiş ve annesinin son sözleri ne tasdüf ki adını benjamin koyun olmuştur. bunların hepsinin tesadüf olmadığı son derece açıktır. fakat bu durumda bize bir de yusuf peygamber yani joseph isimli biri lazımdır zira yusuf peygamber hem tarihte yakup ve bünyaminden daha önemlidir hem de jacob ve benjamin in en önemli ortak noktasıdır. bu durumda iki tahminim var joseph ya adaya yeni gelecek ekipte olacaktır ki bu yeni ekip gerçek dharmacılar olacaktır ve kendileri bad guys dır ve firavunu simgeliyor olmaları muhtemeldir. bu varsayımın doğru çıkması halinde lost dizisi için yaratılış destanının modernize edilmiş hali olduğunu söyleyebiliriz ve kanımca bilinen yaratılış destanında kimi arızalara çok enteresan cevaplar vererek anlayabilecek kapasitede olan insanları bilgilendirme ve uyarma amacı içerdiğini düşünmekteyim. biraz da yusuf peygamberden bahsedecek olursak kendisi yakup peygamberin 12 oğlu arasında en sevdiğidir ve bu diğer kardeşler tarafından hiç hoş karşılanmamaktır ve kıskançlık sonucu yusuf u diğer kardeşleri bir kuyuya atar ölüme terkedilen yusuf tesadüfen ordan geçen bir kervan tarafından kurtarılır ve köle olarak firavun a satılır rüya tabirlerindeki başarısı ve gerçekten çok iyi bir insan olması sonucu firavun tarafından farkedilir ve firavunun sağ kolu mertebesine kadar ulaşır hikaye de sürer gider herneyse. eğer joseph diye biri ilerki bölümde çıkmayacaksa joseph i mevcut karakterler arasında aramak gerekir bu durumda yusuf john locke dan başkası olamaz ayrıca dharmacıları bulunduğu çukura atılması ile yusuf un kuyuya atılması da fena halde benzerlikler içerir fakat john locke ile ilgili başka teorimde var. söz peygamber isimlerinden açılmışken aaron yani harundan bahsetmemek de olmaz tabi. şimdiye kadar doğum gerçekleşmeyen adada mucizevi şekilde doğan aaron ismi rousseau tarafından kaçırıldığı zaman aniden kendisine verilmiştir annesi claire durup dururken şalgam kafaya aaron demiştir ve anlamını bilmediğini söylemiştir. harun tıpkı mr eko nun claire e anlatırken söylediği gibi hz musa nın ağabeyi ve en yakınındaki kişidir .fakat tarihte bu özelliğinin dışında başka da önemli sayılabilecek bir şey yoktur. yaratılış efsanesine dayanırabilmek için dizide bize joseph la birlikte bir de moses a ihtiyacımız vardır. kanımca aaron musayı simgeliyor olabilir. ikinci alternatif ise durup dururken kardeş olduklarını anladığımız claire ve jack merkezli olabilir. 3. sezon finalinde telsiz kulesine doğru yapılan yürüyüşteki görüntüler fena halde musa nın exodus yani mısırdan çıkış sırasındaki fotoğraflara benzemektedir jack elindeki sopayla en önde halkı arkadadır. ayrıca aaron ile jack belki kardeş değildir ama dayı yeğendir bir şekilde akrabalık ilişkileri düşünüldüğünde moses jack de olabilir. yoruldum biraz ama merak edenlere gılgamış destanını okumalarını okurken gılgamış yerine john locke enkidu yerine de mr eko yu düşünmelerini öneririm. john locke ın çözdüğü bulmacadaki enkidu’s friend sorusuna gılgamesh cevabını yazması da yine fena halde ipucu gibi görünmektedir. bir diğer önemli ayrıntı daha vermek gerekirse penellope den hareket etmek gerekir. penelope mitojide odessyus un karısıdır. odessyus ithaka adlı adanın kralıdır ve truva savaşında yunanlılara yardım etmiştir savaş sonrası da bir şekilde denizlerde 10 yıl süreyle kaybolmuş geri dönmeyi başardığında büyük aşkı penelope ile evlenmiştir.ayrıca desmond un dizideki gerçek ismi david desmond hume dır biraz da david hume hakkında araştırma görüldüğünde rüyalarla ilgili eserleri olduğu görülür desmond iki karakterin birleşimidir.

lost kahini demiş,

22 Ocak 2008 @ 00:22

wow demek istiyorum, tebrikler..

boncuk demiş,

22 Ocak 2008 @ 10:51

TEORİNİ ÇOK BEĞENDİM KARDEŞİM

sezo demiş,

22 Ocak 2008 @ 18:27

belki konuyla alakasız ama resimdeki sopada 4:8:15 yazısını farkettim.daha önce hiç bahseden olmamıştı sanırım.rakamlarla ilgili her türlü ayrıntının yazılmış olduğunu sanıyordum.ama bu gözden kaçmış demek ki.

sezo demiş,

22 Ocak 2008 @ 18:29

ve 3:05 saati de bizler için bir şey ifade ediyor olmalı.

Areyougetlost? demiş,

22 Ocak 2008 @ 22:23

the rock çok iyiydi tahminler benzetmeler.söylediğin gılgamış ipucunu yakalayamamıştım. Bu arada size bir haberim var bazı forum sitelerinde 4. bölümde neler olacağını ve hangi oyuncaların cıkacagını cok ayrıntısıyla anlatmıslar. İstersen buraya verebilirim ama ben okudum tadı kactı :(

münir demiş,

22 Ocak 2008 @ 22:50

ben de isim bilimden bazı şeyleri çıkarmıştım.Hatta Sayidin adı yani göbek adı Muhammed diye geçiyordu filmde,dolayısıyla burada kutsal kitaplarda adları gecen dinlerin peygamberlerin ve de insanlığın son 300 yılda düşün dünyasını değiştiren entellektüellerin adlarının burada zikredilmesi tesadüf değil..Yani rastgele isimler yok..benim burdan cıkardığım sonuç şu; adada insanlar geçmişlerini unutarak(yedikleri gıdalardan dolayı) yeni bir dünyada kuruyorlar.Filmde otorite-güç ilişkisileri sorgulanıyor,ama sanki bir mesih adı yok yani İsa gelecek insanları adadan kurtaracak gibi ir izlenim cıkıyor,çünkü bir tek onun adı yok,benim beklentim Jesus(İsa) kim olcak..

münir demiş,

28 Ocak 2008 @ 13:48

Edmun Burke: Muhefazakar Düşünce,
John Locke:Liberalizm
Rousseau:Fransız aydınlanma felsefecisi
Bakunin:Anarşizm ideolojisinin kurucularından
Bentham:Faydacılığın kurucusu
David Hume:Newton fiziğini geliştiren tarihçi..,

Bu isimler dizideki karakterlerin adlarından bazıları..Bunlar tesadüfen seçilmiş değil,size tavsiyem bu kişilerin yaşam ve görüşlerini okuyun bakalım filmdeki karakterleriyle bağlantı kurabilecekmisiniz..Ben kurmaya başladım ve tesadüf olmadığını anladım.Merak edenler olursa burada yazmayı isterim.

murtaza demiş,

30 Ocak 2008 @ 18:54

ygn bu dizi süper walla

göker demiş,

2 Şubat 2008 @ 19:58

dizideki isimlerin tesadüf olmadığını ben de tahmin etmiştim ve ona göre bazı tespitlerim ve yorumlarım olmuştu. ‘the rock’ arkadaşımın yorumu kadar geniş olmasa da hemen hemen onunla aynı şeyleri düşünmüşüz:) uzun lafın kısası the rock’a katılıyorum:)

lost hiç lost olmasın :D

onr7 demiş,

7 Şubat 2008 @ 22:26

the rock joseph jack olabilir yaptigim bi arastirmada jack isminin bazi dillerde joseph olarak kullanildigini oyle yazildigini gordum burdada senin yazdigin daha once okudugum teoriylede uyustugunu goruyorum joseph jack bu teorideki kisilere gore ama david desmond hume gibi jack de time trouble olayinda olabilir cunku birinci bolumde adada jack baktiginda hicbisey yoktu ve birden dondugunde tum enkazi yaralalilari goruyo bunun bi yerden aciklanacigini hala beklemekle beraber time trouble la bi ilgisi olabilir diye dusunuyorum bilenler varsa yorumlari bekliyorum tskler…

sawyer demiş,

10 Şubat 2008 @ 19:33

walla gerçektende inanılmaz şeyler bunlar be!! nerden buldunuz bunları??inanamıom.

beachlove demiş,

26 Haziran 2008 @ 11:58

arkadaşlar bende bişey keşfettim john lock ve Jean-Jacques Rousseau , amerikan bağımsızlık bildirgesininin ilham kaynağı olan iki kişidir. hatta bildirgede bu iki aydından kelime kelimesine alıntılar varmış yani bu iki şahıs amerikan tarihiylede ilgili…

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın


Basın ve Yayın