Lost Felsefeden İlham mı Alıyor?

eko_sopasi.jpg

Nereden çıktı bu şimdi demeyin? Hikayenin başlangıcı , Locke’un ve Eko’nun anlattığı hikayeler ve nihayetindeki dizideki karakterlerin isimleri.Garip ama enteresan dizideki bazı karakterler gerçek hayatta bir filozofla (felsefe adamı ile) adaş.

Richard Alpert

alpert.jpg

Enteresan bir karakter Richard Alpert , sağlam duruşunun arkasında her zaman bir gizem hissettiren , tam anlamıya güven duyulmayan ancak iş bitiriciliği ile ister istemez ihtiyaç duyabileceğiniz kişi.Kimine göre Benjamin’in sağ kolu , O olmasa Benjamin’in iktidarı söz konusu olmayacak. Kimine göre ise 70′li yıllardaki halinden tek bir yaş öte gitmeyen , ihtiyarlamayan gizemli bir adam. Peki bu adamın adaşı Richard Alpert kimdir?

richard-alpert.jpg

Dr.Richard Alpert hakkında pek fazla bilgiye açıkçası ulaşamadım.1961 yilinda pshychadelic uyusturucularla Harvard’da yaptigi deneylerden oturu, 1963 yilinda Harvard’dan atildi. Bundan sonra Hindistan’a gidip ruhani dunyayi kesfetmeye karar verip ismini Ram Dass, “Tanrinin Hizmetcisi” olarak degistirdi. Be Here Now adlı kitabı Bestseller oldu.

Mikhail Bakunin

3×11_patchygivesup.jpg

Benjamin’in her zaman sadık oldun sözüne bakılacak olursa , O’nun sadece güvendiği kişilerden biri olmadığına , tam manasıyla bir görev adamı olduğunu anlayabiliyoruz.Hakkında o kadar çok teori var ki o teorilerden birini biz de sizinle paylaşmıştık..Afganistand’da savaştığını ve gazetede gördüğü “dünyayı kurtarmak ister misiniz?” ilanı nedeniyle Dharma’ya katıldı.Peki adaşı?
portrait-of-mikhail-aleksan.jpg
Mikhail Aleksandroviç Bakunin (30 Mayıs 1814 – 13 Haziran 1876) tanınmış bir Rus anarşittir. Anarşist düşünürlerin ilk kuşağının temsilcilerindendir ve “anarşizmin babaları” olarak anılan düşünürlerden biridir.

Edmund Burke
edmund_1.jpg
Edmund ile ilgili aslında elimizde pek bir bilgi yok. Jüliet’in eski kocası olduğunu , ilaç formasyonu hakkında bilgi sahibi olabilecek kadar bilgili bir bilim adamı olduğunu ve maalesef elim bir trafik kazasında öldüğünü (Apollo reklamı taşıyan bir otobüsün çarpması) biliyoruz. Jüliet’in flashbacklerinde durumuna bakılırsa , evliliği Jüliet’in kendine olan özgüvenini kaybetmesine sebep olmuş, anlaşılan o ki , Juliet’i baskı altına almış..Peki adaşı?

burke.jpg

Edmund Burke (Edmund Börk okunur) (d. 12 Ocak 1729 Dublin, ö. 9 Temmuz 1797 Beaconsfield), İngiltere Avam Kamarası’nda uzun yıllar milletvekilliği yapmış İrlandalı-İngiliz siyaset adamı, yazar, hatip, siyaset kuramcısı, filozof. Özellikle Fransız İhtilali’ne karşı olmasıyla ve Kuzey Amerika’daki İngiliz sömürgelerinin bağımsızlık hareketine verdiği destekle hatırlanır. Fransız İhtilali karşıtlığı, tarihteki en ünlü muhafazakâr siyasetçilerden biri haline gelmesini sağlamış, Anglo-Amerikan muhafazakârlığının babası olarak anılmasına neden olmuştur. Burke estetik üzerine felsefi çalışmalar da yaptı ve Annual Register adlı siyasi dergiyi çıkardı.
Boone Carlyle / Carlyle, Thomas

ian-somerhalder.jpg

Boone’u uzun uzadıya anlatmaya gerek yok.Bize sorarsanız , boyundan büyük işlere kalkışıp , üstlendiği görevi batırmaktan başka bir şeyi yapmıyor. Söz dinlemediği için öldüğünü düşünüyoruz hatta. Locke’un dediği gibi olsun , ada bir kurban istedi O da Boone’du. Peki adaşı

carly_boone.jpg

Maddeciliğe ve rasyonalizme karşıydı. Siyasi ve kültürel tarihin akışını ancak olağanüstü kişilerin değiştirebileceğini savundu.İlahi aydınlığı hedef aldı. Bir duvarcının oğlu olup yoksulluk içinde yaşadığı zamanlar çoktur.1837 yılında “Fransız Devrimi” adlı büyük eserini kaleme aldı. Yalnızca giysilere ve dış görünüşe önem verilen, riyakar bir toplumda yaşamaktan müthiş bir derecede rahatsız oldu. Fransız Devrimi sonrası saray mensubu ve soyluların çılgınlık ve bencilliklerini eleştirdi. Bu durum onu manevi değerler üzerinde daha fazla yoğunlaşmasını netice verdi

Anthony Cooper

anthony_cooper.jpg

Locke’un hayatını karartan adam. Yıllarını kadınları dolandırmaya adamış , hayatını bu şekilde idame ettiren bir adam. Locke’un flashbacklerinde oturduğu evi hatırlıyorum da anlaşılan bu işten bayağı kazanmış. Locke’a dediklerini hatırlayalım “senin bir babaya ihtiyacın vardı benim de bir böbreğe , bunları aş artık”. Peki adaşı kim?

anthony_ashley_cooper.jpg

Anthony Ashley-Cooper, 1st Shaftesbury Kontu(July 22, 1621–January 21, 1683)İngiliz siyasetçisi. Siyaset üzerine ve Fransız Devrimine ilişkin kitapları var.

Desmond David Hume

desmond.jpg

See you in , another life brother sözü ile kalbimize taht kuran daha sonra , Charlie’nin ölmesine göz yumamayıp her defasında onu Azrail’in elinden alan sevgili İskoç’lu dostumuzun da filozof bir adaşı var. Şimdi biraz da bu adaşı tanıyalım isterseniz. David Hume, (d. 26 Nisan 1711 – ö. 25 Ağustos 1776). İskoç filozof, ekonomist ve tarihçi.

david_hume.jpg
İnsan zihninde olup bitenleri Newton’un deneysel yöntemini uygulayarak, yeni bir insan bilimi kurmayı ve geliştirmeyi öneren Hume, tüm iyi niyetine ve yüksek amaçlarına rağmen, İngiliz empirizminin temel tezlerini koruduğu için son çözümlemede kuşkuculuğa düşmekten kurtulamamıştır. Bizim yalnızca, kendi zihnimizde doğrudan ve aracısız olarak tecrübe ettiğimiz ideleri, duyum ve izlenimleri bilebileceğimizi, bilgide kendi zihnimizin ötesine geçemediğimizi ve bundan dolayı herhangi bir şeyin insan zihninden bağımsız olarak varolduğunu söyleyemeyeceğimizi belirten Hume, insan zihnini bilgi bakımından analiz ettiği zaman, insan zihninin tüm içeriklerinin bize duyular ve deney tarafından sağlanan malzemeye indirgenebileceğini görmüştür, bu malzeme ise algılardan başka hiçbir şey değildir.

John Locke

locke1.jpg

Hatch’in patlaması sırasındaki “I was wrong” deyişi ve gözlerindeki o çaresizlik bakışı ratingini biraz düşürse de , Jack ile olan diyaloglarında mükemmel ses tonu ile her defasında ona ders verişi gözümüzde her zaman yüksek itibar sağlamıştır. I’m an ordinary man diyen adaya sımsıkı bağlanmış , adadaki kudret her ne ise buna saygı gösteren buna tüm kalbiyle inanan bir adam peki adaşı?

john_locke1.jpg

John Locke Somerset (d. 29 Ağustos 1632 – ö. 28 Ekim 1704) ünlü İngiliz filozofu.XVIII. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biridir. Düşünce hürlüğünü, eylemlerimizi akla göre düzenlemek anlayışını en geniş ölçüde yayan ilk düşünür olduğu için Avrupa’daki aydınlanma ve Akıl Çağı’nın gerçek kurucusu olarak kabul edilir.Locke, bütün eserlerinde gelenek ve otoritenin her çeşidinden kurtulmak gerektiğini, insan hayatına ancak aklın kılavuzluk edebileceğini ileri sürer. Bu düşünceleriyle Liberalizm’in, tabii bir din anlaşının, Rasyonel Pedagoji’nin öncüsü olmuştur. Mutlakiyet yönetimlerini ilk sarsan kişi olarak tarihe geçmiştir, mutlakiyet yönetimine açtıgı sarsıntılar sonucunda zamanla derin yarıklar oluşmuştur ve üç büyük devrimin temelleri oluşmuştur. İngiliz, Amerikan ve Fransız devrimlerinin temelini oluşturan filozof olarak akıllara yer etmiştir. Doğal hukuk doktrinini savunanlardan biridir (Diğerleri: Jean Jacques Rousseau ve Thomas Hobbes).

Danielle Rousseau

roune.jpg

İlk çıktığı zaman ” bu çatlak karı (afedersiniz , ama eminim hepiniz bunu söylediniz)da kim” , saçları yıllardır taranmamış , Sayid’e elektirik verdikçe “yıllardır işkence yapacak birini bulamıyordum , ne iyi ettin de geldin” dercesine bakışı ve her defasında “where is Alex” demesi. Sonraları Sawyer’ın deyimiyle “Fransız Piliç” kaldı ismi. Aslında ilk tespitimizde hiç yanılmadık bu kadının muhakkak kafadan bir kaç tahtası eksik ancak kalbi hala iyilik için atıyor. Adada geçen 16 yıldan sonra ilk defa insan yüzü gören Daniella , Sayid ile kurduğu iletişim sayesinde diğer lostieslere de yakın davrandı. Bir defasında Claire’in çocuğunu kaçırarak sinirlerimizi bozsa da lostie’in ona her ihtiyaç duyduğunda onların yanında olması sevindirici idi. Tamam biraz da adaşından bahsedelim..

jean_j.jpg

Jean-Jacques Rousseau (Cenevre 28 Haziran, 1712 - Ermononville, Val-d’Oise 2 Temmuz, 1778) Fransız yazar, düşünür, filozof, politika ve müzik teorisyeni..İnsan doğasına ilişkin çözümlemesiyle, insanın uygarlık tarafından değiştirilmemiş doğal halinin birçok açıdan daha üstün olduğu fikri ve modern demokrasi anlayışına temel oluşturan toplumsal sözleşme öğretisiyle ün kazanmış olan ünlü Fransız düşünürdür. Kendisi filozof sıfatını her zaman reddetmiştir.

Sayid Jarrah

naveen_andrews.jpg

“Listen to me , we’re not alone” deyişindeki aksan , asla yanılmayan insan süzme kabiliyeti.(Sayid birine iyi diyorsa iyidir , kötü diyorsa kötüdür). Mazizindeki işkenceci sıfatı onu bazen adadan uzaklaştırsa da daima adada yaşayan komün için üstüne düşen görevi fazlası ile yapmış bir Irak’lı. Gerçek hayatta Nadia’yı adada Shannon’u kaybetmiş olmak bile O’nun piskopat olması için kabul görecek mazeretler ama o yine de insancıl. Peki adaşı..

edward-said.jpg

Edward Wadie Said (1935 - 2003). Karşılaştırmalı edebiyat profosörü ve aktivist, teorisyen. Amerikan vatandaşı Hristiyan Filistinli bir baba ile Lübnanlı Hristiyan annenin Filistin’de dünyaya gelmiş tek oğlu. Doğu’nun Batı tarafından (ve Batıda) temsili konusunu, dönemin ünlü şarkıyatçı yazarlarının metinlerini kaynak olarak kullanıp analiz ettiği ve yorumladığı Orientalism (”Oryantalizm”) isimli kitabı ilk olarak 1978 yılında yayımlandı. Said’in -akademik bir dal olarak da nitelenebilen- şarkıyatçılık konusunu ele alışındaki titizliğini ve incelediği metinler üzerindeki uzmanlığını bir araya getirdiği bu temel eser birçok teorisyen için bu konuda çığır açmıştır. Günümüz postmodern kültür teorilerine geçişten önce, modernliğin eşliğinde kapitalizm ve emperyalizmin kök salma sürecine dair de önemli fikirler barındıran eser birçok dile çevrilmiştir. Said, bu temel eseri dışında klasik müzik üzerine yazdığı kitaplarla ve Filistin meselesine değindiği sayısız makaleleriyle de tanınmaktadır.

Özgüröz’e yazısı için çok teşekkürler..


yunus demiş,

20 Ocak 2008 @ 18:08

beyler buradanda anlaşılacağı gibi bana kalırsa.insanlık bu adada yeniden douyor.burada dünya yeniden başlıyor….

büşra kevser demiş,

21 Ocak 2008 @ 04:26

mistisizmden de psikolojıden de keza dinlerin kökenlerınden de çok etkılenıyor.mesela Dharma budizmin temel kavramlarından bırıdır ve dizide bu kavram adeta temel taş olarak kullanılmış.said benzetmesi fazla zorlama geldi zira bir musluman karaktere said ismi vermek kadar normal birşey göremiyorum.yine de yakaladıgınız benzetmeler çok hoş teşekkürler.

boncuk demiş,

21 Ocak 2008 @ 17:53

lost acı söyler

Zizà demiş,

21 Ocak 2008 @ 22:34

Arkadaşlar, orijinal DVD leri alıp seyretmeyi deneseniz. Burası yeteri kadar korsan izleyici kokuyor. Bu ve buna benzer birçok olayı Bonus DVDlerde yapımcılar zaten açıklıyor.

Yapılan bazı yorumlar, bir filmin tamamını izlemeden yapılan yorumlara benziyor, zira yapımcılar birçok şeyi net açıklamasına rağmen, hala gereksiz yorumlar dönebiliyor.

the rock demiş,

22 Ocak 2008 @ 00:17

bilindiği üzere jacob yakup un ecnebicesi yakup peygamber hz ibrahim in torunu hz ishak peygamberin oğludur. eski ahit teki yaratılış destanında geçen en önemli özelliği insan suretinde görünebilen bir tanrıyla güreş tutup onu yenmiş olmasıdır. ayrıca yusuf ve bünyamin peygamberlerinde babasıdır. bünyamin in ecnebicesi ise benjamindir . bilmem ışık yandı mı? bünyamin peygamber hazreti yakup un en küçük oğludur. kelime anlamı sağ kol dur.bu bilgiler ışığında jacob benjamin linus ilişkisi fazlasıyla tesadüftür ayrıca bünyamin peygamber doğumu sırasında annesi ölmüştür. benjamin linus da gariptir ki doğduktan hemen sonra annesini kaybetmiş ve annesinin son sözleri ne tasdüf ki adını benjamin koyun olmuştur. bunların hepsinin tesadüf olmadığı son derece açıktır. fakat bu durumda bize bir de yusuf peygamber yani joseph isimli biri lazımdır zira yusuf peygamber hem tarihte yakup ve bünyaminden daha önemlidir hem de jacob ve benjamin in en önemli ortak noktasıdır. bu durumda iki tahminim var joseph ya adaya yeni gelecek ekipte olacaktır ki bu yeni ekip gerçek dharmacılar olacaktır ve kendileri bad guys dır ve firavunu simgeliyor olmaları muhtemeldir. bu varsayımın doğru çıkması halinde lost dizisi için yaratılış destanının modernize edilmiş hali olduğunu söyleyebiliriz ve kanımca bilinen yaratılış destanında kimi arızalara çok enteresan cevaplar vererek anlayabilecek kapasitede olan insanları bilgilendirme ve uyarma amacı içerdiğini düşünmekteyim. biraz da yusuf peygamberden bahsedecek olursak kendisi yakup peygamberin 12 oğlu arasında en sevdiğidir ve bu diğer kardeşler tarafından hiç hoş karşılanmamaktır ve kıskançlık sonucu yusuf u diğer kardeşleri bir kuyuya atar ölüme terkedilen yusuf tesadüfen ordan geçen bir kervan tarafından kurtarılır ve köle olarak firavun a satılır rüya tabirlerindeki başarısı ve gerçekten çok iyi bir insan olması sonucu firavun tarafından farkedilir ve firavunun sağ kolu mertebesine kadar ulaşır hikaye de sürer gider herneyse. eğer joseph diye biri ilerki bölümde çıkmayacaksa joseph i mevcut karakterler arasında aramak gerekir bu durumda yusuf john locke dan başkası olamaz ayrıca dharmacıları bulunduğu çukura atılması ile yusuf un kuyuya atılması da fena halde benzerlikler içerir fakat john locke ile ilgili başka teorimde var. söz peygamber isimlerinden açılmışken aaron yani harundan bahsetmemek de olmaz tabi. şimdiye kadar doğum gerçekleşmeyen adada mucizevi şekilde doğan aaron ismi rousseau tarafından kaçırıldığı zaman aniden kendisine verilmiştir annesi claire durup dururken şalgam kafaya aaron demiştir ve anlamını bilmediğini söylemiştir. harun tıpkı mr eko nun claire e anlatırken söylediği gibi hz musa nın ağabeyi ve en yakınındaki kişidir .fakat tarihte bu özelliğinin dışında başka da önemli sayılabilecek bir şey yoktur. yaratılış efsanesine dayanırabilmek için dizide bize joseph la birlikte bir de moses a ihtiyacımız vardır. kanımca aaron musayı simgeliyor olabilir. ikinci alternatif ise durup dururken kardeş olduklarını anladığımız claire ve jack merkezli olabilir. 3. sezon finalinde telsiz kulesine doğru yapılan yürüyüşteki görüntüler fena halde musa nın exodus yani mısırdan çıkış sırasındaki fotoğraflara benzemektedir jack elindeki sopayla en önde halkı arkadadır. ayrıca aaron ile jack belki kardeş değildir ama dayı yeğendir bir şekilde akrabalık ilişkileri düşünüldüğünde moses jack de olabilir. yoruldum biraz ama merak edenlere gılgamış destanını okumalarını okurken gılgamış yerine john locke enkidu yerine de mr eko yu düşünmelerini öneririm. john locke ın çözdüğü bulmacadaki enkidu’s friend sorusuna gılgamesh cevabını yazması da yine fena halde ipucu gibi görünmektedir. bir diğer önemli ayrıntı daha vermek gerekirse penellope den hareket etmek gerekir. penelope mitojide odessyus un karısıdır. odessyus ithaka adlı adanın kralıdır ve truva savaşında yunanlılara yardım etmiştir savaş sonrası da bir şekilde denizlerde 10 yıl süreyle kaybolmuş geri dönmeyi başardığında büyük aşkı penelope ile evlenmiştir.ayrıca desmond un dizideki gerçek ismi david desmond hume dır biraz da david hume hakkında araştırma görüldüğünde rüyalarla ilgili eserleri olduğu görülür desmond iki karakterin birleşimidir.

lost kahini demiş,

22 Ocak 2008 @ 00:22

wow demek istiyorum, tebrikler..

boncuk demiş,

22 Ocak 2008 @ 10:51

TEORİNİ ÇOK BEĞENDİM KARDEŞİM

sezo demiş,

22 Ocak 2008 @ 18:27

belki konuyla alakasız ama resimdeki sopada 4:8:15 yazısını farkettim.daha önce hiç bahseden olmamıştı sanırım.rakamlarla ilgili her türlü ayrıntının yazılmış olduğunu sanıyordum.ama bu gözden kaçmış demek ki.

sezo demiş,

22 Ocak 2008 @ 18:29

ve 3:05 saati de bizler için bir şey ifade ediyor olmalı.

Areyougetlost? demiş,

22 Ocak 2008 @ 22:23

the rock çok iyiydi tahminler benzetmeler.söylediğin gılgamış ipucunu yakalayamamıştım. Bu arada size bir haberim var bazı forum sitelerinde 4. bölümde neler olacağını ve hangi oyuncaların cıkacagını cok ayrıntısıyla anlatmıslar. İstersen buraya verebilirim ama ben okudum tadı kactı :(

münir demiş,

22 Ocak 2008 @ 22:50

ben de isim bilimden bazı şeyleri çıkarmıştım.Hatta Sayidin adı yani göbek adı Muhammed diye geçiyordu filmde,dolayısıyla burada kutsal kitaplarda adları gecen dinlerin peygamberlerin ve de insanlığın son 300 yılda düşün dünyasını değiştiren entellektüellerin adlarının burada zikredilmesi tesadüf değil..Yani rastgele isimler yok..benim burdan cıkardığım sonuç şu; adada insanlar geçmişlerini unutarak(yedikleri gıdalardan dolayı) yeni bir dünyada kuruyorlar.Filmde otorite-güç ilişkisileri sorgulanıyor,ama sanki bir mesih adı yok yani İsa gelecek insanları adadan kurtaracak gibi ir izlenim cıkıyor,çünkü bir tek onun adı yok,benim beklentim Jesus(İsa) kim olcak..

münir demiş,

28 Ocak 2008 @ 13:48

Edmun Burke: Muhefazakar Düşünce,
John Locke:Liberalizm
Rousseau:Fransız aydınlanma felsefecisi
Bakunin:Anarşizm ideolojisinin kurucularından
Bentham:Faydacılığın kurucusu
David Hume:Newton fiziğini geliştiren tarihçi..,

Bu isimler dizideki karakterlerin adlarından bazıları..Bunlar tesadüfen seçilmiş değil,size tavsiyem bu kişilerin yaşam ve görüşlerini okuyun bakalım filmdeki karakterleriyle bağlantı kurabilecekmisiniz..Ben kurmaya başladım ve tesadüf olmadığını anladım.Merak edenler olursa burada yazmayı isterim.

murtaza demiş,

30 Ocak 2008 @ 18:54

ygn bu dizi süper walla

göker demiş,

2 Şubat 2008 @ 19:58

dizideki isimlerin tesadüf olmadığını ben de tahmin etmiştim ve ona göre bazı tespitlerim ve yorumlarım olmuştu. ‘the rock’ arkadaşımın yorumu kadar geniş olmasa da hemen hemen onunla aynı şeyleri düşünmüşüz:) uzun lafın kısası the rock’a katılıyorum:)

lost hiç lost olmasın :D

onr7 demiş,

7 Şubat 2008 @ 22:26

the rock joseph jack olabilir yaptigim bi arastirmada jack isminin bazi dillerde joseph olarak kullanildigini oyle yazildigini gordum burdada senin yazdigin daha once okudugum teoriylede uyustugunu goruyorum joseph jack bu teorideki kisilere gore ama david desmond hume gibi jack de time trouble olayinda olabilir cunku birinci bolumde adada jack baktiginda hicbisey yoktu ve birden dondugunde tum enkazi yaralalilari goruyo bunun bi yerden aciklanacigini hala beklemekle beraber time trouble la bi ilgisi olabilir diye dusunuyorum bilenler varsa yorumlari bekliyorum tskler…

sawyer demiş,

10 Şubat 2008 @ 19:33

walla gerçektende inanılmaz şeyler bunlar be!! nerden buldunuz bunları??inanamıom.

beachlove demiş,

26 Haziran 2008 @ 11:58

arkadaşlar bende bişey keşfettim john lock ve Jean-Jacques Rousseau , amerikan bağımsızlık bildirgesininin ilham kaynağı olan iki kişidir. hatta bildirgede bu iki aydından kelime kelimesine alıntılar varmış yani bu iki şahıs amerikan tarihiylede ilgili…

lerina & charlie corten demiş,

30 Ağustos 2008 @ 12:58

keşke charlie olsaydı ölmeseydi filim berbat oldu.ben charlie nin hayranıyım .charlienin hayranlarına Allah sabır versin .keşke ölmeseydi ölmeseydiiiii!!!!!!!!!!!!!!!!!!!……………………………..

sayidsever demiş,

30 Ağustos 2008 @ 17:14

Sayid Jarrah’ın adaşı fazla zorlama olmuş, ben aslını söyleyim, 11 Eylül saldırılarındaki bir pilotun adı sayid, diğer pilotun soyadı jarrah, buradan alınmış sayid jarrah ismi.

zeyno demiş,

31 Ağustos 2008 @ 21:21

walla süper olmuş.baya bir araştırma yapılmış.40 yıl düşünsem aklıma filozofların isimlerinin lost’taki karekterlere konulduğu aklıma gelmezdi

kate demiş,

5 Eylül 2008 @ 15:53

the rock süper bi teori ve mantıklı çok beğendim HELAL OLSUN….

geronimo demiş,

12 Eylül 2008 @ 00:15

the rock gerçekten süper böyle kültürlü adamlar lazım bu sitelere
şimdi benim sorguladığım şu. bu isimler hep bişeyleri çağrıştırıyorsa bunu nası açıklıyacaklar size ipucu olsun diye verdik diyemezler herhalde sadece. tüm bu isimlerin verilişinin dizi içinde de etkenleri var zaman yolculuğu falan olduğuna göre bu isimleri her biri kendine koymuş olabilir. ya da bütün bunları ayarlayan gizli güçler bu isimleri bu insanlara verilmesini sağlamış olabilir. ya da bunun gibi şeyler yani

sayidsever demiş,

12 Eylül 2008 @ 08:06

Ekşi sözlükte de din içerikli teorileri okuyabilirsiniz.

gÜlÇiN demiş,

15 Eylül 2008 @ 14:37

sayidsever ya cok sinir oldum şimdi sayid jarrah isminin 11 eylüle ilgisi olduuna..o ismi bi müslüman karaktere weermeleri bizlerr hakkındaki düşüncelerini yansıtıor yani biraz haksızlık gibi geldi sadece teröristlerrin müslüman olmasından dolayı böle ön yargıyla yaklaşmarı vcok kötü we şimdi hatırladım sawyer da sayide terörist gözüyle bakıodu özellikle 11 eylül olayına gönderme yapmışlar we sawyer sayide o kelepceli sensin diodu 1 sezon da
bunlar gercekten cok üzücü bi de millet hala sawyer a bayılıo walla o yazıyı okuduktan sonra sawyer ı favori karakterlerimden cıkardım! }:(

sayidsever demiş,

17 Eylül 2008 @ 13:30

gÜlÇiN bence sayid jarrah ismini vermeleri onların önyargısını yansıtmıyor, bu isimle dünya çapındaki genel önyargıyı ortaya koymuşlar ama sayid karakterine kattıkları değerlerle bu önyargının yanlış olduğunu göstermeye çalışmışlar olabilir diye düşünüyorum, hatırlarsanız sayidin intihar eylemi yapmayı düşünen arkadaşı “camide imam insan hayatının ne kadar kutsal olduğundan bahsetti..” şeklinde konuşmuştu, önyargıları olsa öyle bir replik dizide olmazdı diye düşünüyorum.

gÜlÇiN demiş,

22 Eylül 2008 @ 13:39

UMARIM ÖLEDİR :/

kevser demiş,

3 Ekim 2008 @ 00:45

bence bu dizi kendi dininden olmayanlara kendi mitolojilerini benitsetmek ve hoş göstermekten baska bir amaç gütmüyor…karmaşık düşünce amaçsız fiiller…ve sözde adalet herkes yaptıgının cezasını ceker anlamında basa gelen sıkıntılar..gösterilmekte.ahıret bu dunyada misali…tahrif edilmiş bir dinin mensubu dizideki tüm karakterler ve o karakterleri biçenler…dıkkatli olmak gerekiyor belkide hiç seyretmemek…jack musevi…aron harun sa anlayın artık…!!!

late demiş,

12 Ekim 2008 @ 21:30

vay be ne diyeceğimi şaşırdım valla

dyrous demiş,

13 Ekim 2008 @ 18:14

lan izleyin iste dizi bu bu kadar anlam cikarmaya calismayin senaristler her zaman olduğu gibi teorilerinizi çürütecek çünkü şu ana kadar ortaya atılmıs her teori oteki sezonda curutuldu dizinin bolumlerinin nerdeyse 4 te 3 u bitti hala kimsenin kafasinda tam bisey yok kendinizi zorlamain fazla

isa demiş,

27 Ekim 2008 @ 03:10

the rock çok ii bi teori.bende senin teorin üzerine fikirlerimi yürütmek istedim.bana göre aaron isa yı temsil ediyor. bi bölümde charlie, claria ve annesini meryem ana tablosunda ki gibi görüyordu kollarında da aaron vardı.

gÜlÇiN demiş,

3 Kasım 2008 @ 20:33

yok ya bu lost kesin felsefeden ilham almıor nerdeyse sadece bunun üzerine kuruor..bu kesin felsefe dersindeyken cok kez bu isimler,düşünceler okudum ister istemez aklıma lost gelio ve kesin burdan da almışlar diorum gercekten bu kadar mı olurfaraday i bile ESP den almışlar yani her karakterden bişi cıkıo..artık izlerken hep dikkat ediorum..

burak demiş,

15 Kasım 2008 @ 07:47

yaw arkiler diğer dandik diziler ordan burdan alınıtı yapıyor önemsemiyoruz lost gibi 100 yılın dzisi felsefeden alıntı yapmış çok mu

gÜlÇiN demiş,

15 Kasım 2008 @ 13:27

burak

çok haklısın Dünyayı kasıp kavuran bi dizinin felsefeden alıntı yapmış olması hiç de garip diil..hatta çok ii yapmışlar…gelip de başka dizilerden filmlerden almak yerine.. gerçekten var olan vakti zamanında yaşamış Dünyaya büyük katkılar sağlamış sonra da göçüp gitmiş olan önemli şahsiyetlerden almışlar..Losta da bu yakışır zaten..

:D

lost-lostED:D demiş,

15 Kasım 2008 @ 14:19

arkadşlar sizinle çok önemli bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.Canvarlar Kenti adlı bir kitap var bu kitap lostun tıpkısı diyebiliriz adlar bile aynı örneğin kate var nadia var ben lostta 4.sezondayım ve lostu çoook seviyorum bu arada arkadaşlar lost yazarları canavarlar kentini kesin okumuşş ve esinlenmiştir ama tabi ki lostta çok daha orjinal fikirler var.

mustafabayram demiş,

19 Kasım 2008 @ 20:41

adaya düşenlerin etnik kökenleri de oldukça farklı. hugo ispanyol kökenli meksikalı michael afro amerikan eko afrikalı sayid ortadoğu yu temsilen ıraklı rossoue fransız başka yalnız richard en ilginç karakter bana göre john lock un çocukluğunda nasıl görünüyorsa 2004 te de görüntüsü aynı. zamanda yolculuk yapabiliyor sanki

brc demiş,

20 Kasım 2008 @ 23:10

filozofları sevmem

late demiş,

25 Kasım 2008 @ 18:55

lost-lostED:D
kitabın yazarını biliosan söyliyebilirmisin

daniell demiş,

30 Kasım 2008 @ 23:40

valla ya kitabın yazarı kimmiş bende merak ettim şindi

çeto demiş,

15 Aralık 2008 @ 20:29

mustafabayram

locke hakkında dediklerine katılıyorum,çok doğru ilginç bir ayrıntıyı yakalamışsın ilginç….

purple demiş,

19 Aralık 2008 @ 23:34

hangi dizi felsefen ilham almıyor ki?

hermetics demiş,

29 Ocak 2009 @ 21:24

gerçekten şoktayım…

dr. virtue demiş,

31 Ocak 2009 @ 23:38

bütün eşleşmelerin belli ölçülerde kabul edilebilir yanları var ; ancak karakteriize edilen ve en çok benzeyen kişi ‘Said’ olmuş; çünkü Edward Said’i tanıyordum.. gerçekten de bu dizide ,insanlığın temel felsefeleri: “insan insanın kurdudur” ve “insan doğası gereği iyidir” ele alınmış. Son olarak “o adanın bir benzerinin dünyamızda gerçekten var olduğunu(muhtemelen kuzey kutbuna yakkın bir yerde)” söylesem…

The LOST demiş,

2 Şubat 2009 @ 12:47

Ya ne kadar yorum yazarsak yazalım ne kadar bu konular hakkında konuşursak konuşalım LOST gibisinin olmayacağını tekrar anladım.. Ayrıca bu teoriyi araştıran arkadaşada teşekkürlerimi sunarım..

ravenian demiş,

4 Mart 2009 @ 23:13

ya illa dizide teori falan arayacaksak çok felaket enkazın altında kalırız :D çünkü dizi görsel olaylarla mesaj vererek bazılarımızın aklını da karıştırmaya yetiyor .. ben nasıl olsa herşeyin cevabının geleceği günü bekliyorum :D

yucelygm demiş,

13 Mart 2009 @ 00:08

dizinin ilk birkaç bölümünü seyrettikten sonra kardeşime
“bu diziyi yazanlar felsefeci” demiştim! seyretmeyenler,
seyredipte bir şeyler yakalayamayanlar ya da hoşlanmayanlar
adına üzülüyorum! dizide tam bir beyin fırtınası var!

Mu adası demiş,

15 Mart 2009 @ 15:42

arkadaşlar bir tanıdığımın lostla ilgili bir düşüncesi var.Lost olan insanlar değil,ada.Eskiden Mu adası diye bir yer varmış(ESKİDEN VAR OLAN MU KITASINDA).Oradaki insanlar reankarnasyona ve zihinleri arasında bilgi alışverişi yapabildiklerine inanırlarmış.Adanın yerli halkı da Mısır’dan gelirmiş.Bu da hiyeroglifleri açıklar.Ayrıca bu halkın dininin sembolü de Dharma’nın sembolünden başka bir şey değil.Ayrıca
Atatürk’de bu konuyla ilgilenmiş.Bu konuyla ilgili yazıların yanına kendi düşüncelerini de yazmış.Google’ye Mu adası yazdığınızda çıkan şeylere bakmanızı öneririm.Ayrıca adadaki şu heykel de Mu adasında yerlilerin inşa ettiği bir heykel.Arkadan görünüşünü de biliyoruz.Araştırınca daha derin şeyler bulunacağından eminim.Saygılarımla.

Mrs.Hawking demiş,

15 Mart 2009 @ 16:01

arkadaşlar bir tanıdığımın lostla ilgili bir düşüncesi var.Lost olan insanlar değil,ada.Eskiden Mu adası diye bir yer varmış(ESKİDEN VAR OLAN MU KITASINDA).Oradaki insanlar reankarnasyona ve zihinleri arasında bilgi alışverişi yapabildiklerine inanırlarmış.Adanın yerli halkı da Mısır’dan gelirmiş.Bu da hiyeroglifleri açıklar.Ayrıca bu halkın dininin sembolü de Dharma’nın sembolünden başka bir şey değil.Ayrıca
Atatürk’de bu konuyla ilgilenmiş.Bu konuyla ilgili yazıların yanına kendi düşüncelerini de yazmış.Google’ye Mu adası yazdığınızda çıkan şeylere bakmanızı öneririm.Ayrıca adadaki şu heykel de Mu adasında yerlilerin inşa ettiği bir heykel.Arkadan görünüşünü de biliyoruz.Araştırınca daha derin şeyler bulunacağından eminim.Saygılarımla.

gahoy demiş,

15 Mart 2009 @ 20:36

THE ROCK şimdiye kadar okuduğum enn mantıklı benzetmeyi yapmışsın

atalay0634 demiş,

19 Mart 2009 @ 14:38

BENCE THE ROCK EN MANTIKLI EN GÜZEL AÇIKLAMAYI YAPMIŞTIR TEŞEKKÜRLER…

claire demiş,

28 Mart 2009 @ 15:59

ben 15 yaşında bir lost izleyicisiyim 4. ayın 23′ünde doğdum saat 08:42′de bunları sallamıyorum ama neden lost’taki sayılarla bu kadar alakam var?sayıları hepiniz biliyorsunuzdur.
4-8-15-16-23-42
bir de 42 olsaymış tam olurmuş!

claire demiş,

28 Mart 2009 @ 16:02

the rock
gerçekten çok mantıkllı bir açıklama yapmışsın teşekkür ederiz

GayriCiddiFaz demiş,

11 Nisan 2009 @ 23:48

Zamanında matrixin yaptığı beyin fırtınasını lostta yapıyor. Hatırlarsanız matrix hakkında tartışma programlarında bile koca koca adamlar yok şu tarikat yok şu felsefe diye çene yormuşlardı. Sonunda ne oldu insana kattığı işe yarar bir fikri bile taşımayan bi filmden milyon dolarları götürdüler. Buda aynı terane fazla kaptırmayın kendinizi, dizi bittiğinde elinizde senaryosu güzel bir yapımı izlemiş olmaktan fazla bir şey olmayacak.

βоЪ MấŔĿ3ý demiş,

25 Nisan 2009 @ 16:20

ben dizinin başından beri felsefeyle bir ilgisi olduğunu biliyordum aslında :D John Lock adı geçince anladım felsefe dersinde gördük çünkü :D

jeremy bentham demiş,

2 Mayıs 2009 @ 22:33

unutulan birşey var jeremy bentham locka widmorun verdiği isim.ingiiz filozof.faydacılığın kurucusudur

jacker demiş,

7 Mayıs 2009 @ 18:34

the rock:wowwwwwwwww………
tek kelimeyle mükemmel…..
abi lostu yalamış yutmuşsun tebrik ederim

jacker demiş,

7 Mayıs 2009 @ 18:37

arkadaşlar resimdeki sopada 4.08.15 yazıyor.bunu geçelim 13 ve 412 yazıyor.sizce ne demek?

sevda demiş,

10 Mayıs 2009 @ 21:08

the rock çok mantıklı teorilerde bulundu harikasınn başka teorilerinde varsa bilmek isterim

esra demiş,

19 Mayıs 2009 @ 17:50

bence dizideki john locke ile felsefeci john locke arasında bi bağlantı var. felsefeci john locke bir empiristti. yani gözüyle görmediği bişeye inanmazdı diyebiliriz. 5.sezonun son bölümünde john locke ile ben arasında geçen konuşmada john locke bene bu zamana kadar hep kararları jacoptan alıyosunuz ama onu şu ana kadar gören var mı , hayır gibisinden bişey söylemişti yani felsefeci john locke gibi görmediği bişeye inanmayarak onu sorguluyor.

abcd.. demiş,

20 Mayıs 2009 @ 10:49

ben bide jacopın john düşerken okuduğu kitabı araşatırdım flannery o connor’ın ünlü bir kısa hikayesi Eeverything that rises must converge da ki anlatılan hikaye eski hayatına takılıp kalmış yaşlı ve kibirli bir kadınla oğlunun ona verdii bir çeşit hayat dersi aslında dizini biçok yerinde bu tip göndermeler vardı .kadın ve oğlu bir otobüse binerler kadın kafasın süslü bir şapka takmaktadır bu pahalı ve süslü şapkanın ona verdii gereksiz güvenle otobüsteki zencilere efendilik taslamaya kalkar fakat baktıında kendi şapkasının aynısını takan bi zenci kadın ve oğlunu görür.bu durum karşısında çocuğa küstahça para teklif eder,fakat kendi çocuğu ona ”o kadının kendini bilmez bi zenci olduunu düşünme senin küçümseyen paranı o ırktan kimse almaz artık.o gördüğün senin zenci benzerindi senin giydiğin şapkanın aynısını giyebilir onun üzerinde senin durduğundan daha iyi duruyordu.şu ki o eski dünya yok artık.Eski davranışların modası geçti ve saygıdeğerliğin beşpara etmez.Sen zannettiğin kişi deilsin.”der bu dizin en güzel yanı da bu bence araştırmamızı ve gözden kaçan küçücük detaylara bile takılmamızı sağlıyo bölümlerle ilgili yüzlerce yorum yapıldı fakat işin bide felsefe kısmı var bu da önemli bence bu arada bu yazar genelde farklı açılardan ele aldığı dini görüşleri ve göndermeleriyle ünlüymüş.:))

a.can demiş,

4 Temmuz 2009 @ 01:59

ben lisede okuyorum ve felsefe dersinde the rock in saydığı bütün adamları gördüm bunları bilmek için lost u yalayıp yutmaya gerek yok biraz genel kültür yeterli….asıl bence bunları bilmiyorsanız kendinizi bir düşünün bnce.ama rock i ynede tebrik ederim

ondergungor demiş,

23 Ağustos 2009 @ 20:20

aslında dizide öyle güzel seyler anlatılıyorkı,

karakaya demiş,

8 Ekim 2009 @ 11:18

thomas hobbes ve john locke ünlü düşünürlerdir.. ikisinin ortak noktası ‘devletli yaşama geçmeden’ önce insanların doğa halinde yaşadığından bahsetmeleridir..ancak thomas hobbes insanların doğa halinde iken hep savaş içİnde olduğunu, insanların gözünün doymaz olduğunu ve istediğini elde etmek için savaştıklarından bahseder.”insan insanın kurdudur” ifadeside buradan gelmektedir.john locke ise insanların doğa halindeyken barış içinde olduğundan bahsetmektedir..thomas hobbes’a göre insanlar bu savaş ortamından kurtulmak için yetkileri üstün güç olan devlete devrediyor.john locke’a göre ise barış ortamının garantiye alınması için devletle anlaşma yapılıyor ve belli yetkiler devlete veriliyor.. sahilde yapılan konuşmada karaduman olarak bilinen karakter insanların hep savaşıp yıktığından bahsetmekte ve jacop ise bunun bir başlangıç olduğunu söylemekte ve aksini savunmaktadır.yani iki düşünürün dediği gibi bir ortam bulunmaktadır..ayrıca adanın bulunduğu ortamda devletli bir yaşam olmayan doğa halinin göstergesidir.dizi yapımcıları bütün senaryoyu buna göre şekillendirmeselerde belli ölçüde bu görüşlerden yararlanmış olabilirler..son rock’a teşekkürler..

aLP demiş,

7 Kasım 2009 @ 02:06

jeremy bentham ı unutmuşsunuz arkadşlar biliyorsunuz locke dönenleri ikna etmek için karaya çıktığında kullandığı isim buydu ve jeremy bentham ünlü ingiliz flozoftur.

KübrAvriL demiş,

9 Aralık 2009 @ 21:09

boone ‘ye bnce hakaret etmişsiniz çünkü o o telsiz ile tüm insanları kurtarmak istedi kahraman aşkım :D çok tatlı ve benim aşkımın aynısı mavi gözlü altın sarısı saçlı :D bebem yaaa :D muckkkk senı seviom boone

LostFan demiş,

31 Mart 2010 @ 23:22

The rock seni tebrik ederim, benim yeni keşfettiklerimi sen 2 sene önce keşfetmişsin.Sana bir ekleme yapmak istiyorum.Yakup(Jacop) un kardeşi Esav(Esau) da siyah dumanı temsil ediyor.Bu kişilerin Aaron(Harun) la ilişkilerini merak ediyorum..

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın