
Bu bölümde, Sayid Siyah’ı öldürmeye gittiği halde, Siyah onu kendi yanına çekmekte hiç zorlanmadı. Çünkü onun en zayıf noktasını biliyordu: Nadia. Sayid’ten Tapınak’a gitmesini istedi, bunun karşılığında Sayid, öldüğü halde, Nadia’yı görebilecekti. Sayid anlaşmayı kabul etti.
Siyah’ın daha evvel Claire’e Aaron hakkında yalan söylediğini öğrenmiştik. Siyah, yalan söyleyerek de olsa insanları en zayıf noktasından vurmayı ve ikna etmeyi biliyordu.
Gelelim Dogen’a. Bu bölümün sonunda Dogen, bir yandan elindeki beyzbol topuna bakarak adaya nasıl geldiğini Sayid’e anlattı. Adadan önceki yaşamında Osaka’da yaşayan bir iş adamıydı. O gün terfi etmişti ve arkadaşlarıyla bunu kutlamak için dışarı çıkmışlardı. İçkiyi fazla kaçırmıştı. Beyzbol kursundan aldığı oğluyla feci bir kaza geçirmişlerdi. Hastanedeyken hiç tanımadığı bir adam onun yanına gelmiş ve ona oğlunu kurtaracağını ama bunun karşılığında Dogen’ın adaya gelmesi gerektiğini söylemişti. Bu adamın adı Jacob’tu.
Jacob, çok değil geçen haftaki bölümde Jack’i de en derin yarasını kullanarak ikna etmişti hatırlarsanız(Gerekli olan sende var).
Aslına bakılırsa, Jacob ve Siyah’ın insanlara kendi istediklerini yaptırma yöntemi pek de farklı görünmüyor. İkisinin de ikna ustası olduğu ortada. Jacob’un avantajı, adadan çıkabilmesi ve insanların hayatlarına da müdahale edebilmesi gibi görünüyor. Siyah ise Claire örneğinde olduğu gibi yalan söylemekte tereddüt etmiyor. Jacob’un yalan söyleyip söylemediğini ise henüz bilmiyoruz.
ninni







