5×15 Locke Paradoksu

Lost, John Locke, Destiny, Richard Alpert, Benjamin Linus

Bu bölümde izlediğimiz Locke, görmeye alışkın olduğumuz John Locke‘dan farklıydı. Bu bölümde John Locke, iddialı, özgüvenli ve kendinden emindi. En önemlisi ise bir planı ve bir amacı vardı. Locke, Richard‘ı, kendisini bulup, pusulayı vermesi ve kaderinin geri kalanını tamamlamasında ihtiyacı olacak açıklamaları kendisine yapması için uçak enkazına götürdü. Olağandışı!

Paradoks deyişinizi duyar gibiyim. Daha önce de benzer şekilde, Locke 1954′te konuştuğu Richard‘a, gelecekte Diğerleri‘nin lideri olacağını ve kendisini ziyaret etmesini söylemişti. Ne dersiniz Locke kendi kaderini kendi yazıyor olabilir mi?

(ninni)

island... demiş,

9 Mayıs 2009 @ 03:28

!!!!!!!!!!!!arkadaşlar bu Locke’un kendini gördüğü sahnede anlayamadım bi durumu!!!!! :’( tmm güzel hoş işte birazdan ormandan ben gelicem richard sende bana işte şunu şunu sölüceksin diyo eyvallah da yani yine mi bi kısır döngü bu anlamadım ki!? normalde jhon kurşun yüzünden yaralı haldeyken richard pansuman yaparken richardın sözlerinden etkilenip o sırada gerçek yaşamda olan bizimkileri adaya getirmek için adadan çıkıyo milleti dolaşıyo ikna için sonra Ben bunu öldürüyo sonra adada tekrar canlanıyo vs vs tekrar kendisinin kurşun yüzünden yaralandığı sahnede richardı alıyo yanına yaralı halini görüyolar yine richard tedavi ediyo flm ama tedavi etmesi için yine dışardan orayı izleyen bi Jhon daha olması lazım ……… yani hep böle döngü şeklinde mi devam ediyo? çözemedim orayı yaaaa lütfen bi yardım edin :S:S:S:S !!!

!!!!!!!!!!!!!!!!!!! demek istediğim eğer kendisinin yaralı halini karşıdan izleyen John olmasaydı richard yaralı johnu tedavi edemeyecekti ve john adaya gitme kararı almıycaktı jhon orda olup richarda söylediği için şunu şunu söyle diye o da öyle söyledi ve john adadan ayrıldı ve sonra gerçek dünyada öldü ve tekrar adada canlandı ve şu anki zmnda bunların olacağını bildiğinden yaralı olan sahnesine gidip richarda söylüyor ama o zmnlar adadan gidebilmesi için yine başka bi johnun karşıdan izlemesi lazımdı….. bide bunların zmnları nası yani yaralı locke hangi zmnda şuanki locke hangi zmnda? offfff çok karıştı aklım lütfen aydınlatın :(:(:(

JuliNos demiş,

9 Mayıs 2009 @ 03:55

ewet çok mantıklı ve harika ötesi..
diyecek söz bulamıyorum

ceylin demiş,

9 Mayıs 2009 @ 07:37

bence Locke Richard ve ben nin bi şeyler çevirdiğini fark etti .artık ona jakop mu yol gösteriyor bilemiyorum. ama onları laf oyunlarıyla ters köşeye yatırmaya çalışıyor sanki.daha izlediğimiz bazı şeylerin şimdi locke tarafından planlandığını görüyoruz. bu da biraz kafa karıştırıcı

zel4ever demiş,

9 Mayıs 2009 @ 10:00

katılıyom zaten yaptıklarına bakılırsa ada bunu bir şey için geri getirdi !

erdemre demiş,

9 Mayıs 2009 @ 10:32

bu nasıl iştir ya ilk önce hangisi oldu bunlardan locke richarda böle sölediği içinmi richard yanına geldi yoksa richırd onun yanına geldiği içinmi sonradan da böle olmasını sağlamak için richard a söyledi (yumurta tavuk hesabı) ama eminim açıklama yaparlar bununla ilgili çünkü şu anda mıles da aynı durumda kendı çocukluğunu görbılıyor

c-note demiş,

9 Mayıs 2009 @ 10:50

böyle birşey mümkün değil ya kendi kaderini kendi yazması için bile yani aslında değiştirmesi için bile yazılmış bir başlangıç kaderi olması lazım yani john locke gitti richarda beni ziyaret et dediği için gitmedi tabikidee richard eğer böyle düşüncek olursak john locke oraya nasıl düştü bunuda sorgulamamız lazım john locke nin oraya düşmesi zaten planlı yani john locke daha dünyadayken uçak kazası olmadan önce planlanmış birşey bu senaristler kafa karıtırmak adına yapmışlar bence ayrıca locke inde özgüvenini kaybedeceği günler yakındır gibime geliyo çok güveniyo kendine yazık olcak :D:D:D

muro demiş,

9 Mayıs 2009 @ 10:52

locke ada soyledı ona

nessen demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:12

bence kesinlikle locke kendi kaderini yazıyor…enkazın yanında yaşananların hangi yıl gerçekleştiğini nerden biliyodu…hemde dakikası dakikasına biliyordu…john locke dan çok ilginç bir süpriz görebiliriz diye düşünüyorum…bence o tekerlekli sandalyedeki john değil…çok farklı hemde çoookkk…

alpeyyy demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:17

dikkattt..

şuan dizide senaristlerin bir olayı gözden kaçırdığını anladım çok büyük bir hata olabilir anlatmaya çalışacağım bunun içinde düzgün kelimeleri gerçekten seçmem gerekiyor çok karışık.

parlamalarda locke vurulmuş bir halde geleceğe gitmişti yani diyelim ki locke uçağın orda richarda pusulayı verirken saat 18:00′di(sadece örnek olsun diye saat 18:00 dedim)

aynı gün diyelim ki locke 15:00 te richardın kampına gitti yapılması gereken işleri olduğunu söyledi. richard locke’a ondan aldığı pusulayı geri verdi.

işte tam bu sırada aslında richard’ta o pusula olamaz çünkü richard tamamen zaman çizgisinde ilerliyor geçmişe veya geleceğe gitmiyor parlamaların dışında kalıyor. yani locke richardı alıp parlamalarda olan locke’ye götürdüğü zaman bir pusula wardı sonra wurulmuş olan locke cebinden richard’a pusulasını çıkarıp daha sonra ona geri vermesi için teslim ediyor. ama richard o pusulayı atıyorum 2 saat önce locke’a zaten vermişti. yani 2 tane pusula oluyor diri locke’ta diğeri richard’ta.

dizinin sonlarına doğru ben az önce ne oldu nereye gittin diyor locke richarda pusulasını geri vermeye diye yanıtlıyor.

gözümden kaçırdığım birşeylermi war yoksa o pusuladan artık 2 tanemi war… ozaman dharmanın tavşanları kopyalamaya çalışmasının çözümünü görmüş oluyoruz.

olayı tamamen açıklayabilecek birileri warmı?…

Locke Kaç Tane? demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:27

bu bölümde 2 tane gördüğümüz locke’tan bence enaz 1 tane daha var.. zamanlamayı nasıl yaptın diye soran benjamin’e ada söyledi dedi. aslında adanın söylediği falan yok.. kendi de şuan hiçbir şey bilmiyor ama neyi nasıl değiştireceğini öğrendi. ve çevresindekileri o şekilde yönlendiriyor.. hatta bu yönlendirmelerle babasını sawyer’a öldürtmüştü.. zaten şüpheli davranışları ortadan kaybolması falan dikkat çekiyor.. bence böyle..

ferMANyak demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:27

locke tam bir acemi.. ben linusum onu indirir yakında. locke kim jacobu vurmak kim. bir promo vardı jacob kadındı ve locke sen jacob musun diyordu. sanırım o zahne final olacak. ama o kadar insanın jacobu görebileceğini sanmıyorum. böyle saçma bir şeye ihtimal vermiyorum. aptal locke ben linusun kurbanı olur :D adanın bişi dediği yok. çadıra giriyo bi bitki karşımı yapıp uçuyo. rüyasında gördüğü şeyleride yapıyo işte. gııkım bu locka :D

XxMr.jacobxX demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:30

valla olurmu olur xD

Locke Kaç Tane? demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:34

haa bi de babası demişken :)) babasını adada ilk gördüğünde “nasıl geldi buraya” diye sorduğunda: “onu sen getirdin locke” demişti benjamin..
işte bu gibi nedenlerle locke’tan adada enaz 1 tane daha var daha fazla olması da muhtemel diyorum. böylece diğer locke’ları çevresindekilerin yardımıyla yönlendiriyor. ;)
tabi yine de belli olmaz çünkü lost bu.. herşey değişir.. :))

Elisa demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:35

benım anlamadıgım jonh a kım sen lıdersın demıştı ilk düşündumde anımsıyamaıdm bırtırlu yoksa kendısımı şekillendırmıştı bırılerı hatırlatırsa

berro demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:41

Evet şu ana kadar Locke yaşadıklarının sebebi gibi gözüküyor. Locke’un tam zamanında orda olması bunun adanın söylediğini söylemesi ilginç tabi.
Adayla bağlantıyı hangi yolla kuruyor?
Christian mı yardım ediyor?
Richard’ın onun dediklerini harfiyen yapması da ilginç. 54 te locke ben sizin lideriniz olacağım dedi şimdi de onun liderliğinde her şeyi yapıyor. Tabi Richard açısından bakınca da locke 54 ve şu anda yaş olarak değişmeyen ararda bir aniden gözden kaybolan ilginç bir varlık. Bu da onun locke’a inanmasını sağlıyo muhtemelen.
Bi de pusula meselesi var. Pusula paslı dedi Richard. ve pusulayı locke’a verdi. Locke’da parlamayla 54′e gitti. pusulayı richard’a geri verecek tekrar 5. sezon 2. yada 3. bölümde(Jughead)
Bu pusula ilk kimin pusulasıydı?
54′te verirken pusula paslımıydı?(tekrar izliycem)
Bu döngü hangi zamanda başladı?

elessar demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:41

locke kendini aştı gerçektende. ben benjamin black smoke’u çağırmaya gittiğinde john ormanda ne yapıodu onu merak ediorum. acaba bu john locke şimdiki zamandaki değilde geçmiş zamandaki john locke mu???

esgi demiş,

9 Mayıs 2009 @ 11:42

kendi kaderini kendi yazıyor ama bu gerçekten de bir paradoks..bir matematikçi olarak bu olayın russell paradoksunu aratmadığını söyleyebilirm :D john locke küçükken gelmişti richard ama richard ın ona gelmesi için locke ın büyüyüp adaya düşüp zamanda yolculuk yapıp richard a gidip doğduğu yılı söyleyip beni ziyaret edebilirsin demesi gerekiyor..ama richard küçükken ziyerete geldiğinde locke daha bunları yapmamıştı..
bi dakika ya belkide yapmıştır nerden biliyoruz yapmadığını..belkide zaman adada tersine ilerliyordur adada yaptıklarınla gerçek dünyadaki geçmişini şekillendirip geleceğini yani kaderini kendin yazıyor olabilirsin..çok mu uçtum :D

mali demiş,

9 Mayıs 2009 @ 12:40

Richard’la Lock papaz olacaklar, öyle gözüküyor…

OnatEmre demiş,

9 Mayıs 2009 @ 12:48

Ne dersiniz, final sonunda iki kısım birleşir mi? Yani 1977′deki karakterlerimiz (Dharma değil) ve 2007′deki karakterlerimiz…

Bir de bir sorum var. 13 Mayıs Sezon sonu olacak öyle değil mi? Öyleyse bu durumda 16 bölüm izleyeceğiz. 17 bölüm değil miydi? Ara verdikleri için mi aksadı bu tarih ve 1 bölüm kayboldu???

lostfun demiş,

9 Mayıs 2009 @ 13:03

evet kendi yazıyor tabikide kityy die bir kız vardı 15. bölümde neler olacağını yazmıştı ve dediklerinden çıktı sezon finalinde ne olacak yazabilir mi acaba kendisi.

Locke Kaç Tane? demiş,

9 Mayıs 2009 @ 14:03

16 bölüm mü diyen arkadaşa cevap :

13 Mayıs 2009′daki sezon finali “The Incident: Part 1″ ve “…part 2″ şeklinde yayınlanacak. yani 2 bölüm birden.. aynı sezon başında 1. ve 2. bölümlerin birlikte yayınlandığı gibi.

winlost demiş,

9 Mayıs 2009 @ 15:34

Arkadaşlar bir noktayı kaçırıyorsunuz.bazı arkadaşlar yumurta tavuk hesabına döndüğünden bahsetmiş.onlara katılıyorum.ama düşünce şekilleri farklı olduğu için bu çıkmaza varıyorsunuz düşünürken.richard ın yanındaki lock bizim dizi başından beri izlediğimiz lock değil.lock öldü bunu dead is dead bölümündede anladık.peki nasıl oluyor derseniz ya jakop,ya da kara duman lock kılığında dolaşıyor diyebilirim.eğer bizim bildiğimiz lock olsaydı yumurta tavuk hesabı çıkardı ortaya.bu da bir çıkmaz oluşturuyor.iyi düşünün anlayacaksınız.

cranky cranky demiş,

9 Mayıs 2009 @ 15:47

alpeyyy

05×03 - Jughead bölümünü tekrar seyret.

John ayağından vurulmuş şekilde ormandan çıkar Richard kurşunu çıkardıktan sonra Locke pusulayı verir sonra zaman parlaması olur ve Locke Hidrojen bombasının sızıntı yapmaya başladığı zaman olan sanırım 1954 geri döner.Ve Other’ların kampına gelerek kendini Richard’a tanıtır.Kanıt olarakta pusulayı verir.Tam adadan çıkış yolunu öğrenecekken yine zaman parlaması olur.Yani en son pusula Richard’ta kalır.

05×15 - Follow The Leader yani bu bölümde.

Sahildeki Others kampına gelir ve pusula hala sende mi der.Pusulayı alarak ormana Beechcraft yani Nijerya’dan gelip adaya düşen uçağın yanına giderler.Ricard’ pusulayı verir ve söylemesi gerekenleri anlatır.

Asıl soru Richard 1954′te Locke’un verdiği pusulayı şimdiki zamana kadar saklıyor ve ona göre mi Locke lider diyordu.Yoksa bu zaman sıçraması ilk defa mı oldu da pusula Richard’ın elinde birden bire mi belirdi.

Zaman sıçraması ilk defa olduysa 04×11 - Cabin Fever bölümünde John’un çocukluğunda Richard’ın gösterdiği eşyalardaki pusula neyin nesi?

twinssss demiş,

9 Mayıs 2009 @ 16:07

bence jacop diye biri yok bunu sadece richard ve ben biliyo o yüzden korktular locke jacobu bulmaya gidiyoruz diyince

berro demiş,

9 Mayıs 2009 @ 16:26

alpeyyy,
dikkatten kaçırdığın bir şey var evet. senin gibi şaşırdığım için sahneyi sonra jughead’i tekrar tekrar izledim.
Locke plajda pusulayı sorduğunda(2007) Richard sadece pusulayı gösteriyo Locke’a geri vermiyo hatta biraz paslanmış diyo. Sonra Richard’ kendi yanına gönderiyo tedavi ettiriyo Richard pusulayı Locke’a veriyo(2007) sonra parlamayla Locke 54′e gidip pusulayı Richard’a geri veriyo. Yani iki pusula yok dönüp dolaşan tek pusula var.

berro demiş,

9 Mayıs 2009 @ 16:31

13 mayıs ta 1 saat tekrar bölümü. Sonra iki saatlik final yani 16 ve 17. bölümler olacak.

elif demiş,

9 Mayıs 2009 @ 17:08

Bence sadece Locke değil herkes kendi kaderini yazıyo. Baksanıza adadan kadın ve çocukların tahliye edilmesi bile bizimkilerin yüzünden olmuş. Kendileri yüzünden Miles ve Faraday ada dışında büyümüş. Aynı şekilde Ben’in diğerlerinden biri olma sürecini de bizimkiler başlatmış.

yasinn demiş,

9 Mayıs 2009 @ 19:27

elif arkadaşım
Locke dışındakilerin de kendi kaderini yazdığını söylemek sanırım yanlış olacak. Çünkü adadan tahliye edilme olayına bizimkiler sebep olmasaydı başka bi şey sebep olucaktı. Hani Mrs. Hawking ‘in Desmond’a gelecekte söylediği gibi üstüne inşaat çöken adam zaten ölücekti, onu uyarsalar başka bi şekilde ölücekti. Yani tahliye olayına bizimkiler sebep olmasa başkaları sebep olacaktı. Bizimkiler sadece etkiledi olayların akışı hiç bir zaman değişmez.

yasemin demiş,

9 Mayıs 2009 @ 19:50

arkadaşlar bu pusula olayına çok takılmışsınız. o pusula richard ın, zamanda yolculuk yapan lock ı tanımak için kullandığı bi objeydi sadece. yani richard bir nevi kendi geçmişine kendinden bi mesaj yolladı diyebiliriz. çünkü 54 yılındaki richard lock ı henüz tanımıyordu kendine ait olan pusulayı görünce inandı lock a

xmen demiş,

9 Mayıs 2009 @ 21:48

Geleceğe dönüş filmi fantastik olduğu kadar içine zamanda yolculuk olgusu girdiği için tam bir saçmalığa dönüştüğünü herkes bilir. Lost da aynı şekilde bu zamanda yolculuk kavramı yüzünden bir karmaşaya dönüştü. Ben bir matematikçi olarak söylüyorum bunu lost çok bilinmeyenli bir denkleme dönüştü ve bu denklemi çözmek için yeterli bilgi yok. O yüzden arkadaşlara tavsiyem anlamaya çalışmayın çünkü senaristlerinde anladığını düşünmüyorum . artık onlarda olayları takip edemiyorlar. sadece izleyip keyif almaya çalışın. Çünkü emin olun bundan ötesini yapmanız mümkün değil…İyi seyirler

doruk28 demiş,

10 Mayıs 2009 @ 01:33

locke geçmişe gitti dirilmedi yani daha ölmedi !!

LostMania demiş,

10 Mayıs 2009 @ 03:38

elif işte bu (: elessa ve berro sizlerin yorumları en akla ve mantıga uygunu.özellikle berronun söyledigi tam dikkat etmedim ama dogruysa düsündügünüz kilit çözülüyor.ki dedigi gibi muhtemel yoksa benim sordugu neredeydin lockun cevabı pusulayı vermeye gittim sahnesi koyulmazdı.şimdi elessa ve berronun yorumlarını birleştirirsek zamanlar arasında gezinip duran bir locke var.tek locke var oda zaman sıcramalarını yapan bir locke.mantıken de ben dumanı cagırırken locke un yoklugunun cevabı bize lockun jacop olup olmadıgını verir.bir arkadasımız daha da cok güsel bir noktayı yakalamıs richard lockenin gecmişine gittiginde pusulayı secmedigi için kalkıp gitmişti.o muhabbetin burdan olustugunu ögrendik.ortalama sene kac oluyor bilemiyorum ama 77den geride 54den yukarıda oldugu kesin.buda demek oluyorki richard pusulayı aldıgında lockenın gelişimini takip etmiş.en son elifin yorumunu sakladım cunku en can alıcısı buydu bana göre.gercekten sonuna kadar katılıyorum düşüncene sanki bütün insanlar ölü hayatlarını tekrar gösteriyorlar farklı acılardan gibi.biraz geçmişe gittigimizde dharma adına hiçbir resim görmemiştik.tek namaste resmini bu sezon gördük yanlıs hatırlamıyorsam.ve suanda olanlara göre jack ve sayid digerleriyle yardımlasırken sawyer ve hayranları onları engellemek istiyo.burdanda bana göre ufak bir ayrıntı cıkıyor kugu istasyonunda bulunan tanıtım cdsini hatırlarsınız.bi kısmı kesikti.bu yüzden hiçbişey anlasılmadıgı icin sürekli tusa basılıyordu.bunuda sawyerlerin yaptıgını dusunuyorum.yani elif yorumunu destekliyorum düşüncelerine senin ve berronun dusuncelerini ekleyip bi teori haftaya cuma cıkartırım die umut ediyorum (: yani inş.artık yapmalıyım bunu gıcık oldum (:

LostMania demiş,

10 Mayıs 2009 @ 03:39

ne kadar irenc bi yazı olmus karman corman.lostu cözen bi allahın kulu cıkmadıgına göre bu yazıyı ben yazmama ragmen zor anlıyorum.neyse toparlamaya calısın kusura bakmayın (:

MBG demiş,

10 Mayıs 2009 @ 10:09

o bölümde richard locke a başka bişi sölemiş olabilir die düşünüorum çünkü richard locke liderliğini hiç sevmio belkide başka bişi sölemiştir çünkü o sahneyi göstermediler

dirayet1 demiş,

10 Mayıs 2009 @ 10:52

Bence Sawyer karakteri Jacop olabilir. Hep serseri, hiçbir şeyi kafaya takmayan bir tip olarak göründü Sawyer ama zamanı geldiğinde de zekasını konuşturdu. Zaman zamanda diğer karakterlerle hayatının bir döneminde farkında olmasada bulunmuşluğu var. Mesela John Locke’un babası yüzünden Sawyer anne ve babasını kaybetti. Locke ada’da çok etkin bir kişilik ama bir kaza oluyor ve onunla dolaylıda olsa alakalı biri yani Sawyer’da onunla aynı uçakta oluyor. Locke’a babasını öldürmesi söyleniyor ve Locke babasını öldürmesiiçin Sawyer’ı çağırıyor ve Sawyer Locke’un babasını öldürüyor.

Bu ada için en kilit isimler:

John Locke(Ada ona ne yapması gerektiğini söylüyor)
Desmont(Geleceği görebiliyor, rüyasında geleceğe dair mesajlar alabiliyor)
Hugo(Halusunasyonvari bir biçimde kişilerle konuşabiliyor)
Richard( Adam hangi zamanda olursa olsun hiç değişmedi, hep aynı yaşta, bir çeşit danışman gibi görünsede bence en etkili kişiliklerden biri)
Jack’in babası( Öldüğü halde ada da canlı olarak görünüyor, John Locke’un yeteneklerinin hepsi onda da var büyük olasılıkla)
Sawyer( Jack’in babasıyla son konuşanlardan biri, John Locke’un babası hayatını alt üst etti. baktığınızda Ada’daki en etkili ve ölüp dirilen 2 kişiyle öyle veya böyle irtibatı olmuş bir kişilik, bence Sawyer karakteri ilerleyen bölümlerde çok daha etkin bir konuma gelecek. Ada’nın kaderinde çok fazla söz sahibi olacak diye düşünüyorum)

EurosoftBilgisayar demiş,

10 Mayıs 2009 @ 11:58

Herkes gözden kaçırıyor galiba. Bu zamanda ilk yolculukları değilki. Daha önce aynı şeyleri gene yaşadılar. Faraday ın defterini hatırlayın kimin nerde olacağı detaylı yazıyordu. O defteri doldurması için daha öncede olması gerek.
Biz adaya düşenleri gördüğümüz zaman bu onların minumum 2. seferi idi.

LosTemel demiş,

10 Mayıs 2009 @ 12:28

Dizi iyice ilginçleşmeye başladı. Daha önce bir konu başlığı altında yorum yazmıştım. Zaman - kader ilişkisi, paralel zamanlar, zaman yolculuğu ile ilgili. Okumuş olan var mı bilmiyorum. Orada belirttiğim bazı düşüncelerin dizide gerçekleşmiş olması yorumumu güçlendirdi açıkçası.

O yazımda da belirttiğim gibi aynı boyutta zaman yolculuğu yaparsanız, zamanda geriye gittiğinizde kendinizle karşılaşmanız gerekir. Eğer aynı boyutta ileri giderseniz kendinizle karşılaşmazsınız.

Farklı zaman boyutlarında ileri giderseniz eğer düşünceleriniz ve kararlarınız sonuçlarında oluşan boyutlardan birine çıkarsınız. Bunu şöyle açıklamak doğru olacaktır. ” Bir yere doğru yola çıkıyorsunuz, arabayla giderken önünüze yabani bir hayvan çıktı. Siz hayvana çarptınız ve gideceğiniz noktaya gidemediniz. Çarpa sonrası hayatınız bambaşka bir boyut kazanır. Eğer çarpmasaydınız yolu tamamlayacak ve hayatınızı yaşadığınız boyutta hiç bir değişiklik olmadan devam edecektiniz.”

Bu konuyla ilgili “kelebek etkisi” filmini izleyenlerin tekrar izlemesini ve izlemeyenlerin hemen izlemesini öneririm.

Lock 2004 yılında adadayken, çarkın yalama yapması yüzünden zamanda bir ileri bir geri yolculuk yapıyordu. Demekki o ileri gitmelerin birinde 2007 yılına gitmişti. Derken çarkı düzeltip 2007 yılına ışınlandı. Kaza geçerdi, kötürüm kaldı filan derken Linus tarafından öldürüldü ve adaya geri döndü ve kendini gördü. Kendine nasihatlar verdirdi ve zamanda yolculuk yapan locke gözlerimizin önünda kayboldu. 2007 yılındaki locke ise orada duruyordu. Kaybolan Lock ne yapacak peki : Gidecek çarkı düzeltecek. Herşey başa saracak.

Burada benim anladığım şey zamanın farklı boyutlarında seyahat edilmesidir. Geleceğe Dönüş film serisi bundan yıllar önce bu konuyu irdelemiştir. Milesın kendi çocukluğunu görmesi gibi Sawyer iki tane kate görmüştü hatırlarsanız. Daniel doğruyu söylüyordu. İnsan değişkeni zaman yolculuğunda göz ardı edilen en büyük değişkendi. Çünkü insan karar verir, uygulardı. Her kararı farklı bir sonucu ortaya çıkarırdı. Her farklı sonuç içinde farklı yaşam devam ederdi. Başta bunu düşünmemeleri yüzünden ortalık toz duman oldu.

15. bölümde ilginç şeylerle karşılaştık. Yorumlarsak.
Richard Sun’ a ” onların ölümünü izledim” diyor. Peki ölenler kimler. Sawyer, Kate ve Julliet adadan ayrılıyor. Miles, Hurley, Jack, Jin ve Sayid adada kalıyor. Sene 1977. Aynı adada kimler var peki : Locke, Sun, Ben ve diğerleri. Yıl kaç 2007.

Benim anlamadığım. Sawyer, KAte ve Julliet adadan ayrılıyor. Sene 1977. Ana karaya vardıklarında geçmişteki kendileriyle karşılaşmayacaklar mı peki? Çocukluk hallerini görecekler artık.
Peki adada 1977de kalanlar ne yapacaklar? 4 saat sonra Kuğu’ da kaza olacak ve enerji boşalacak. Düğümün bu kazayla çözüleceğine inanıyorum.

Daniel Jack’ e diyor ki ” eğer kuğu istasyonundaki bu kaza olmazsa bizim uçağımızda düşmez”. Evet bu mantıklı bir yaklaşım olacak. Siz 1977′ de bazı şeyleri değiştirirseniz 2007 yılında da olmamasını sağlayabilirsiniz. Adaya 2007 yılından 1977 yılına dönüp yerleşen herkesin ölmesi de problem değil. Çünkü 1977 yılında hepsi normal dünyada birer bebek. Ölmeleri farketmez çünkü iki jack, iki jin,iki hurley, iki miles var zaten :D
Kate doğru söylüyordu. Eğer bombapatlarsa bu yaşadıklarının hiç biri yaşanmış olmayacaktı ve birbirlerini tanımayacaklardı.

Devam edeceğim…

JohnLocke demiş,

10 Mayıs 2009 @ 13:14

arkdaşlar ricchard ile ilgili bir teorim var.locken kendii kaderini yazmasi ile ilgili.
richard john’un dedesi.fakat richard 2007 yilinda doğuyor.
john richard’İ 1800′lü yillara goturuyor. ve Richard 1800′lü yillarda dogdunu zannediyor.richard 2009 yilinda john’un annanesiyle yatip john’Un annesinin babasi oluyor :).
john annesin bebekken alip 1940 ki yillara birakiyorki kendisini
doğursun.şimdi richardin yaşlanmamsinin sebebine gelirsek richard 40 yaşlarinda kanser olur.(40 yaşina kadar yaşlanir). fakat 1800 yilindan 2009 yilina kadar yaşamasi gerekiyorki johnun dedesi olsun.o yüzden 40 yaşinda ölmesi gerekirken hiç yaşlanmamaya hasta olmamaya başlar.ve adadakiler onu büyücü falan zanneder.bu yüzden danişman olur.jacop falanda bu şekildedir.hatta ben jacop’u aaron olduğunu tahmin ediyorum.aaron adadakilerin hakimidir.aaroun john’u dinler .aaron john ne derse onu yapar.bu arada ada dediğimiz john.diğerleri jacop’u dinlemeye başlar.çünkü jacop’un her dediği çikar(john ada tarihini bildiği için). yani baş adam jacop ikincisi richard’tir.john’u tek durdurabilecek olan kişide jack çünkü oda john gibi kendi kaderini yazmasa bilene geçmişte olduğu için bişeler değiştircek.

JohnLocke demiş,

10 Mayıs 2009 @ 13:15

biraz aceleden karişik yazdim ama anlarsiniz :)

Richard Alpert demiş,

10 Mayıs 2009 @ 13:57

döngü olayına getirirsen izlediniz mi bilmem ama çevrilen Deja Vu filminde olayların sürekli dönüp dolaşıp aynı yere geleceğini gösterirdi… fazla kafayı takmamak lazım .. senaryo yeterince karışık aklınızı başka şeylerle buandırmayın derim adamların söylediklerine kafanız karışsın teorilerinize değil… :)))

Cihan demiş,

10 Mayıs 2009 @ 14:42

@elessar

Olabilir.Hatta John Locke’ın canlanma olayı diye birşey de olmayabilir.Belki de geçmiş zamandaki John Locke geleceğe gitti ve tabuttaki kıyafetleri giyerek herkese tekrar canlandığı izlenimini vermek istedi.Bu bana bayağı mantıklı geldi.Nede olsa dizi bi şekilde mantıklı bir sona bağlanacak(Gerçi zaman yolculuğunun neresi mantıklı bilemem:)İyice aklım karıştı ya.John hakkında bugün yazdığım 3. farklı teori bu)

nekroz demiş,

10 Mayıs 2009 @ 14:52

benim su son bölümlerden anladığım bu dızının mantığı ‘Geleceğe Dönüş’ serisinin mantığıyla tam tersi. yani geçmişte yapılanlar geleceği değiştirmiyor aksine gelecekte olanlara göre geçmiş düzenleniyor. Mesela Faraday’ın adaya gelme sebebi insanları adadan uzaklaştırmak ve 6 saat sonra olacak patlamayı hidrojen bombasıyla engelleyip uçağın düşmesini engellemek değilmiydi? ama benim anladığım o patlamanın asıl sebebi hidrojen bombası olacak. ve geleceğin oluşmasına asıl Faraday’in adaya dönmesi sebep olmuş olacak. Yani Faraday geri gelmeseydi zaten patlama falan olmayacaktı. bir başka örnek Ben’in daha çocukken others’ın ellerine bizzat Kate tarafından verilmesi. yani bizimkiler adaya geri dönmeseydi Ben others’la tanışmayacaktı. Locke da bunun farkında olduğu için gelecekte olanlara göre geçmişi düzenlemeye çalışıyor. sonuç olarak demek istediğim bizimkilerin uçağın düşmesine engel olmak için yaptıkları herşey uçağın düşmesinin asıl sebebi olacak ve kendi kısır döngülerini hazırlayacaklar…

shym demiş,

10 Mayıs 2009 @ 16:55

Eğer Locke’ın Richard’a verdiği pusula 1954′den 2007′ye kadar paslanmış ve eskimişse Locke’ın ayağındaki kurşun çıkartılırken Richard’dan aldığı pusula Richard’a 1954′de daha da paslanmış olarak geri verilecek. Sonuçta geçmişe daha eski ve paslı bir pusulayla gitmek az da olsa geçmişi değiştiemek olacaktır.
Bu da akla “acaba senaristler altenatif zaman çizgisine mi işaret ediyor?” sorusunu getirse de basit bir senaryo hatası da olabilir.

Şu noktadan bir sonuç çıkartılabilir mi acaba? Bir şey geçmişe gittiğinde geçmişteki haline göre daha eski(ya da yaşlı) olacaktır tabiiki ama bu durumda birbirinin yerini almıyor, iki tane oluşuyor. (Örneğin 1970′lerde 2 tane Miles var, biri bebek, biri bizim asıl bildiğimiz Miles.)

shym demiş,

10 Mayıs 2009 @ 16:57

Yalnız tabii bizim pusula zaman yolculuğu sırasında kendi kendine peyda oldu, başlangıçta bir sahibi yoktu. Bu da ilginç bir nokta. Üstteki yorumumdaki son paragrafta Milse annasinin karnından çıkmış ve bir başlangıcı var, bizim pusulanın ise yok!

abc demiş,

10 Mayıs 2009 @ 17:36

benim açıklayacağım konu bu richard’ın “başımıza iş açacak” lafı…işte bağlantı şurada 4.sezonda jacobın evine gittiklerinde jacob help me “yardım et ” demişti.Anlaşılıyorki ben ve richard jacob a bir şey yapmışlar.saçma gelecek ama artık büyü mü nedir herhangi bir şey.Peki diyeceksinizki christian veya alex olarak gözüken şey ne? işte o adanın ta kendisi jacob dediğimiz karakter ise ayrı bir şey 5.sezon süper bir finalle geliyor jacob la ilgili büyük bir sır çözülecek zaten jack ve diğerlerinin yapacağı kısmın pek bi heyecanı yok gibi bomba patlatmak ama neler olucağını görücez lost bu:D

abc demiş,

10 Mayıs 2009 @ 17:40

ayrıca diyeceğim konu locke adanın koruması altında. ben onu niye öldürmeye çalıştım sanıyosun diyo ama 5×12 de ada iyice bi azarlamıştı ben i. yani bi daha bulaşamaz john locke.belki de öldürmeye çalışacaklar ve john ölmeyecek belli de olmaz:) benim hoşuma giden şu jackten kurtulmamız yani oh be diyorum o neydi öyle jack in liderliği locke bu işi götürür :)

abc demiş,

10 Mayıs 2009 @ 18:02

edit olmadığı için açıklık getirecek bir cümle daha yazayım unutmuşum yani ada alex ve christian olarak john a yardım ediyor görüyoruzki christian da alex de john a yardım etti.asıl soru şu ada nasıl bu kılığa giriyor.işte burdada ölenler ada tarafından kontrol ediliyor olabilir.

john locke NAMASTE demiş,

10 Mayıs 2009 @ 19:26

İSLAND arkadasım sorunun cewabı şu:

yaralı john parlamalardan dolayı geleceğe gitti.
sonra ise şimdiki zamanda olan bilge john richarda yapması gerekenleri söyledi.sonraysa yaralı john richarda pusulasını vermeye 1954 yılına parlamalarla gitti.pusulayı verdikten sonra ise ambarı buldukları zamana gitmiş oldu.sonra zamanda biraz daha ileri gitti.son olarak da ÇARKI döndürdü.ve adadan çıktı.
burada önemli olan 2 şey war:
1.John yaralıyken geleceğe gitti
2.John yaralandıktan itibaren çarkı dönürmesine kadar olan süreç aslında 3-4 gündü.
bu yüzden aslında döngü falan yok.her şey sırasıyla gerçekleşiyor.
NAMASTE

lostcu demiş,

10 Mayıs 2009 @ 19:34

hemen hemen bütün yorumları okudum ve başlıkta işlenen sahne konusunda bütün yorumcuların epeyce kafa patlattığını gördüm.naçizane bi kaç şey eklemek isterim. öncelikle lost dizisinden önce zamanda yolculuk veya geçmişi değiştirme konusunu işleyen yapımlarda konunun işleniş tarzı ile lost dizisinde zaman yolculuğu ve geçmişi değiştirme konusunun işleniş tarzı tamamen birbirinden farklı.

diyeceksiniz ki bu da nerden çıktı?

hemen açıklık getireyim; zamanda yolculuk dendiğinde ilk aklımıza gelen fantastik bi komedi de sayılabilecek geleceğe dönüş ( back to the future) filmidir.bu filmde işlenenler zamanda geri gidebilir ve zamanın akışında değişim yapabilirsiniz demeye getiriliyor.bununla beraber geçmişte yaptığınız en ufak bir değişiklik kendi yaşadığınız zamana geri döndüğünüzde karşınıza çok farklı sonuçlar doğurmuş olarak ortaya çıkıyordu.hatta geçmişte anne ve babanızın karşılaşmasını engellerseniz bu sizin dünya sahnesinden silinmenize bile neden olabiliyordu.yine benzer şekilde kelebek etkisi (butterfly effect) serisinde de benzer bir konu işleniyordu.dolaylı şekillerde geçmişine gidebilen birinin yaptığı en ufak bir değişiklik tamamen tahmin edilemez sonuçlar doğurabiliyordu.fakat lost dizisi kendinden önceki geçmişe gitme ve değiştirme konulu yapımların çoğundan farklı olarak bu konuyu işlemeye başladı. bu işleniş tarzına da güçlü bir slogan buldular ve “YAŞANMIŞ YAŞANMIŞTIR veya OLAN OLMUŞTUR” şeklinde bir yaklaşım sergiliyorlar. benim düşüncem kazazedelerin şimdi geçmişi değiştirme çabaları geçmişi değiştirme nedenlerine kaynak olacak.

nedemek şimdi bu? diyenleriniz olacaktır.

şöyle ki şimdi yaptıkları ( yani 1977 de) herşeyin sonucu olarak 2004 yılında 815 sefer sayılı uçağın düşmesine sebep olacak.fakat onlar bundan habersiz oldukları için buna engel olabilmek için birşeyler yapmaya çalışacaklar,fakat bu yaptıkları herşey yine o uçağın düşmesine zemin hazırlayacak.

bunca şeyi nerden yola çıkarak söylüyorsun peki? diyenlere ise şöyle açıklamaya çalışayım;
5.sezon 1. bölümde orkide istasyonun kazısında geçen diyalaoğa bakarsanız;

-Dr.Chang:İstasyonun buraya yapılmasının nedeni sınırsız bir enerji olduğuna inandığımız o şeye yakın olmasıdır.O enerjiyi düzgün bir şekilde kullanabilirsek zamanı yönetebilmemizi sağlayacak!!

-İşçi: Tabii ya.Peki, ne olacak? Zamanda geri gidip Hitler’i mi öldüreceğiz?

-Dr.Chang:Saçmalama.Kurallar var.Kuralları çiğneyemeyiz!!!!

bu diyalogda bişiler var,madem zamanı yönetmeyi sağlayacak o zaman gerçekten geçmişe gidip hitleri öldürebiliriz veya ademle havvanın yanına giderek ikisini birden ortadan kaldırıp tüm insanlık tarihini yok edebiliriz öyle değilmi?
hayır öyle değil demek istiyor Dr.Chang ve dolaylı olarak LOST dizisi ve yapımcıları. bunuda o bölümde kısa bir dialogla “Saçmalama.Kurallar var.Kuralları çiğneyemeyiz!!!!” diyerek gözler önüne seriyorlar. Olan olmuştur hiçbirşey değiştirilemez!!!

lostcu demiş,

10 Mayıs 2009 @ 19:44

yukarıdaki yorumuma devam ediyorum…
şimdi john’ın paradoksu meselesi aslında bir çok noktaya ışık tutuyor.hatta benim yukarıda bahsettiğim “1977 de değiştirmeye çalıştıkları herşey yinede 2004 de o uçağın düşmesine sebep olacak” yorumumu bile destekliyor. parlamalar sırasında john’ın vurulması ve o sırada richard’ın onda pusulayı vermesi sonrasında 1954 de john’ın richard’a pusulayı vererek bunu bana sen verdin demesi,daha da sonra 2007 ye gelindiğinde o pusulanın tekrar richard tarafından yaralı john’a verilmesi ve bu döngünün devamı. yani gelecekten gelerek geçmişte yaptıkları herşeyin tekrar kendi zamanlarına döndüklerinde hiçbir değişikliğe neden olmadan yaşadıkları şeylere dönüşmesi.olan bu. bizim 1.sezondan beri izlediğimiz kazazedelerimiz geçmişe gidip değiştirmeye çalıştıkları herşey 1977 yılında ada dışındaki küçük hallerinin geleceklerinde yani o küçük halleri 2004 e geldiklerinde yaşayacaklarının temelini oluşturuyor.yani şöyle bir şey olmayacak; bi şekilde 1977 yılında bişeyleri değiştirdiklerinde bir parlama olup uyandıklarında kendilerini 2004 yılında 815 sefer sayılı uçakta güvenli bir şekilde seyahat eder şekilde bulmayacaklar,bunun olmasına hiçbir şekilde imkan yok.çünkü lost’un bu sezonki sloganı ve dizinin bakış açısı “YAŞANMIŞ YAŞANMIŞTIR”……….

lostcu demiş,

10 Mayıs 2009 @ 19:55

konuyla biraz alakasız olacak ama 1.sezon 1. bölümü izledimde,gerçekten jack’in o kadar insanı şüpheye götürecek sahneleri var ki; wincent yanına gelmeden o tarafa bakmasını, cebindeki ufak içki şişesini yoklamasını, etrafına bakınmadan sahile koşmasını, hiç şok ve korku yaşamadan soğukkanlılıkla yaralılara yardım etmesini ve daha birçok şeyi bir yana bırakarak boone’un kalemleri bulup jack’e getirdiği sahnenin hemen öncesinde jack’in uçağın enkazından içeri öyle bir bakışı var ki!!! sanki ” ulan o kadar şey yaptık bu uçak yine düştü be” dermiş gibi bakıyordu. bir başka sahne de sawyer’ın (ilk göründüğü sahne oluyor sanırım) sigara yakıp ufka baktığı sahne olsa gerek çünkü onda da aynen jack’in ” ulan o kadar şey yaptık bu uçak yine düştü be” bakışı vardı. bu sahneler bana birazcık desmond’ın ambarı patlattığında ve benzer olarak adadan ayrılıp gemiye gittiğinde zihinsel olarak yaşadığı zaman yolculuklarını hatırlattı….belki buna benzer bişileri jack ve sawyer için de izleyebiliriz veya yapımcıların böyle bir senaryoya zemin hazırlamış olamaları da muhtemel.çünkü uzun soluklu bir dizi oldu ve uzun aralar verilen bir dizi.düşünsenize jack karakterinin sezon arasında trafik kazası geçirip öldüğünü:P nasıl çıkarlar acaba işin içinden……..neyse fazla uzattım.şimdilik bu kadar…..

faraday demiş,

10 Mayıs 2009 @ 21:09

Locke aslında black smoke, jacop ise adadaki diğer güçlerden biri. black smoke ile jacop birbirine düşman ve jacopu locke dışında gören kimse olmadığı için black smoke jacop’u öldürebilmek için john locke’un ölmüş bedeninin içine girdi. yani locke aslında öldü. onun bedeninde dolaşan black smoke. benjaminin ölmüş kızını görmesini sağlayan da locke (black smoke)tu. bundan sonra adadaki olaylar bu iki güç dengesi arasında gelişecek.

charlieee demiş,

10 Mayıs 2009 @ 21:40

arkadaşlar yeni bişey yakaladım.
az önce tnt de lostu izliyodum ve charlie yi bombayla öldüren adamı gördüm.hurley lockun onu öldürdüğünü sandığını söyledi.desmond silahı ona doğrultmuş konuşmazsa öldüreceğini söylüyodu.adam da bu hafta zaten bi kere öldüm diyodu gülümseyerek.Bence bunun altında bişey var adam tıpkı ricardın faraday silah doğrulttuğundaki hali gibi sakindi ve bildiğimiz gibi adam lock ile ölmedi,desmond okla vurdu yine ölmedi.zaten öldüm cümlesi de çok tuhaf geldi bana.yorumlarınızı bekliyorum sizce bu insanların(locke da dahil) bu kadar kendinden emin olması zaten öldükleri ve bi daha ölemeyecekleri için mi??
yorumlarınızı bekliyorum.

zeusonur demiş,

10 Mayıs 2009 @ 22:16

Bu pusulayı John Riçırt’a sorduğunda biraz paslandı, Diyor değil mi? O halde benim fikrim şu ki bu pusula var olamaz. Şöyle ki; pusula yerine bir sayaç verseydi Riçhart john’a, bu sayaç elli yıl boyunca işledikten sonra geçmişe gidecek ve bir elli yıl daha işleyecekti ve bu kapalı çember sürekli dönmeye devam edecekti, o halde sayacın bir sayı göstermesi imkansız, ancak sonsuzu gösterebilir. Yani o döngüye giren her şey sonsuz yaşında olurdu; toprak milyonlarca yılda her şeyi öğütüp yok debiliyorsa hava da çok yavaş bir aşınmayla maddeyi yok edebilir tabi bu madde aşınmaya sonsoz zaman maruz kalırsa. Umarım fikrimi açıklayabilmişimdir. Pusula Riçhıt’a verilmeden önce de sayısız defa dönüp durdu ve paslandı.

mehmet demiş,

10 Mayıs 2009 @ 23:20

Zamanda yaşananların bir ilki olması gerekir diye düşünüyorum, bundan sonrakiler ise aynı şeylerin sürekli tekrarıdır.

şöyle düşünelim, locke richard a gidip kurşunu çıkar demedi mesela bu bölümde izlediğimiz gibi, ne olacak sonuçta locke o anda yaralı olarak belkide olduğu yerde ölüp kalacak bundan sonra yaşayacaklarını yaşayamayacak ve gelecekte richardı kendisine yardıma yollayamayacak. bu görüşmede asıl önemli olansa richardın kurtulan 6 lıyı adaya getirmesini söylemesi, bunuda daha sonraki zaman diliminde yaşayan kendisi söyletiyor richarda. richard locke a kurtulan 6 lıyı geri çağıracağını söylemese adada dolanıp duracaklar ve hepsi zamanla charlotte gibi ölecekler. bu seçenek yaşandığındada gelecekte kendisini uyaracak bir locke yaşamayacak. Bu paradoksa br arkadaşın yorumu ilk anda mantıklı gibi geldi banada, yani öldükten sonra adada hayata dönen locke un kendisi değilde misal jakob olabileceği ve yaptıklarını yapması konusuydu, fakat düşününce yine oda çürüyor. richard locke u uyarmasa adaya ölü dönecek ve dirilecek bir locke olmayacaktı.

Aynı paradoks Ben konusundada var, Benjamin Linus Sayid tarafından vurulduktan sonra kate ve sawyer tarafından diğerlerine götürüldüğü için şu an tanıdığımız Ben oldu. Doğrusal zamana baktığımızda, yani gerçek yaşanan zamana, 815 nolu uçak düştüğünde Ben zaten diğerlerinin lideriydi. Eğer o doğrusal zaman üzerinde yaşananlar sonucunda Ben bildiğimiz Ben oldu denirse dizide bu sadece izleyenlerin zekasına hakaret olup “VAYY BE” dedirtme amacı taşır. Bu konuda mantıklı bir açıklaması yada teorisi olan varsa ve paylaşırsa çok sevinirim, çünkü çok severek izlediğim diziden bu soru işaretleri yüzünden azda olsa soğudum.

Hele birde 815 nolu uçak bizim elemanlar bunu değiştirmeye çalıştığı için düşecek gibi bir durum olursa dizide (ki gidişat o yönde) bu kadar merakla saatlerimi harcayarak izlediğime üzülürüm. Sonuçta Ben’in, gelecekte Ben olmasın diye Sayid tarafından vurulduğu için tanıdığımız Ben haline geldiğini düşünürsek (senaristlerin zekasından şüphe duymaya başladığım ilk an budur), aynı şekilde 815 nolu uçağın düşmesinide bizimkilere bağlayabilirler.

Kısırdöngüde olsa yaşananların bir ilki vardır, zamanda geçmişe yada geleceğe gitmek mümkünsede doğrusal zamanla çelişen olayların olmaması gerekir diye düşünmekteyim naçizane…

cesim demiş,

10 Mayıs 2009 @ 23:24

bence john locke gerçekten öldü ;hatta zaman paradoksu sayesinde uçagın ilk düşmesinde ölüydü ; o yüzden ayakları felçli oldugu halde yürüyebiliyordu….

dizideki kel arkadaşta jacob çünkü jacob önce ölen babasının kılığına girdi sonra eko nun arkadaşı sonra john lock , tabutta jackin john locke giydirdiği jack babasının ayakkabısı….

jacob efsaneye göre patlama sonrası fiziki görünümünü kaybetmişti ama şimdi beni kurtar dediği john locke sayesinde istediği herşeyi yapabilecek……

mehmet demiş,

10 Mayıs 2009 @ 23:25

haa birde aklıma gelmişken, Allah’ın bir kuluda richard a sen nesin inmisin cinmisin, yaşlanmamanın sırrı nedir diye sormadı gitti. Ne meraksız tiplerse :)

dilara demiş,

11 Mayıs 2009 @ 01:09

nekroz demiş,
10 Mayıs 2009 @ 14:52

benim su son bölümlerden anladığım bu dızının mantığı ‘Geleceğe Dönüş’ serisinin mantığıyla tam tersi. yani geçmişte yapılanlar geleceği değiştirmiyor aksine gelecekte olanlara göre geçmiş düzenleniyor. Mesela Faraday’ın adaya gelme sebebi insanları adadan uzaklaştırmak ve 6 saat sonra olacak patlamayı hidrojen bombasıyla engelleyip uçağın düşmesini engellemek değilmiydi? ama benim anladığım o patlamanın asıl sebebi hidrojen bombası olacak. ve geleceğin oluşmasına asıl Faraday’in adaya dönmesi sebep olmuş olacak. Yani Faraday geri gelmeseydi zaten patlama falan olmayacaktı. bir başka örnek Ben’in daha çocukken others’ın ellerine bizzat Kate tarafından verilmesi. yani bizimkiler adaya geri dönmeseydi Ben others’la tanışmayacaktı. Locke da bunun farkında olduğu için gelecekte olanlara göre geçmişi düzenlemeye çalışıyor. sonuç olarak demek istediğim bizimkilerin uçağın düşmesine engel olmak için yaptıkları herşey uçağın düşmesinin asıl sebebi olacak ve kendi kısır döngülerini hazırlayacaklar…

sana harfi harfine katılıyorum…
birşeyleri düzeltme çabasındalar fakat ztn bişy deişmeyecek.. eloise hepsini geri gönderdi çnkü kaderin değişmemesi gerekiyordu. bazı şeylere engel olmaya çalışırken aslnda sebep olucaklar ve olmuş olan neyse yine olucak.. bnm bu diziden anladığım şey geçmişin değişmeyeceğidir

Mehmet Piled demiş,

11 Mayıs 2009 @ 14:08

Tüm yorumları okudum, bir çok arkadaş kısır döngü hakkında pusulayla alakalı yorumlar yapmış. Bu mantıktan yola çıkarsak; Jack Kate vs vs zamanda geriye dönenlerin hepsi önümüzdeki bölümde ölmesi şart,eğer ölmezlerse 30 sene sonra kendileriyle karşılaşıp,ve kendileri tekrar geri gidecek ve bu sürekli devam ettiğini düşünürsek 2007 yılında adada 500tane sawyer vs olması gerekir ki bu 500 sadece anlatmak için, aslında sonsuz tane.
Önümüzdeki bölüm hepsi ölmeli.
Ki Sawyerların denizaltının geri döneceği şart zaten,ya da batar. Bir şekilde ölürler.
Locke onu öldüreceğim derken mecazi kullanmış olabilir bir arkadaşın dediği gibi,o hep gizli kaldı kim olduğu belirsiz bu yüzden insanlar korku içinde , Tanrılaştı bir şekilde.
Birçok kişi onu öldürüp onun yerine geçecek locke falan, hani o amaçla gidiyormuş gibi konuşmuş bana bu çok saçma geldi.
Öldürünce süper güçler mi gelecek Locke’a , yok artık :)
Bu arada nasıl olacağını bilmiyorum ama Desmond’ın oğlu bizim Charlie çıkacak =)

bugr demiş,

11 Mayıs 2009 @ 15:07

yukarda kimse yazdı mı bilmiorum çünkü tüm yazıları okuyamadım. richardın johna verdiği pusula nerden çıktı???
ilk önce richardın john a verdiğini sandık ama am john aldığı pusulayı richarda verdi sonra geri istedi sonra o pusuluyı gidip ordaki bana ver dedi. biliyorum biraz karışık oldu ama sizde düşünürseniz açıklayamicaksınız. bu pusula nerden çıktı???

bugr demiş,

11 Mayıs 2009 @ 15:08

evet, şimdi okudum; yukarda da birileri yazmış

LOOOAAASST demiş,

11 Mayıs 2009 @ 16:56

Geçmişte de gelecekte de kısır döngü var.John nerden bildi ordan birazdan kendinin geleceğini?Pusulanın ilk sahibi diye birşey yok.Çünkü döngünün başı yok.İnsanın kafasını çok karıştırıyor.

nabukadnezar demiş,

11 Mayıs 2009 @ 17:14

En sonunda gelecek değiştirilemez fikri birçok kişinin aklına yatmış görünüyor. Birkaç ay önce ben bu tip yorumlar yazdığımda eleştiriliyordum. Bu arada “Lostcu” nickli arkadaşın yazdıkları tam da benim düşündüğüm şeyler. Birkaç ay önce birçok kişi, “aaa bizim adamlar geçmişe gittiler ve herşeyi değiştiriyorlar, sawyer otherstan 2 kişiyi öldürdü, bu geçmişi değiştirmek değil de nedir?” diyorlardı. ben de o zaman “eğer öldürmeseydi değiştirmiş olurdu” diye yazmıştım. aşağıya 25 mart tarihinde bu sitede yazdığım yorumu tekrar aktarıyorum, çünkü yine gündeme geldi…

“nabukadnezar demiş,
25 Mart 2009 @ 12:54
arkadaşlar;
bir filmin, bir romanın içine zaman yolculuğu girdiği zaman yapılan genel bir hata vardır. bu geleceğe dönüş serisinde de vardı. eskiden okuduğum, fransızcadan çeviri bir roman vardı zaman yolculuğuyla ilgili. adamın biri 1980′li yıllarda zamanda yolculuk yapıp napolyon’u öldürmeye niyetleniyor. nitekim o yıllara gidiyor ve napolyonu öldürecek fırsatı yakalıyor. silahını doğrultup ateş ediyor, ancak napolyonun subaylarından birisi napolyonun önüne geçip kendini feda ediyor. bu kendini feda eden adam da, zamanda yolculuk yapıp napolyonu öldürmeye kalkan roman kahramanının büyük büyük dedesi değil miymiş??! bu büyük büyük dede ölünce doğal olarak torun da tarihten siliniyor yavaş yavaş… yok olup gidiyor. yani hiç doğmamış oluyor.
şimdi, buradaki mantık hatasını herkes anlamıştır sanırım. bu adam, yani roman kahramanı hiç doğmadıysa, zaman yolculuğu yapıp geçmişe giden kimdir? geçmişe gidip kendi dedesini öldüren kimdir? roman kahramanı hiç doğmadıysa zamanda yolculuk yapamaz ve bir adamı öldüremez. ama romanın yazarı finalde adamı öldürtüyor. arkadaşlar, bu mümkün olamaz… gelecek değiştirilemez. gelecekteki olaylara ancak sebep olunabilir. Benjamin dharmacıları zehirledi, belki de ona bu fikri sayid vermiştir. bizimkilerin adaya ilk düştüklerinde kullandıkları yolu belki de yine kendileri hazırladılar.
prince diye bir bilgisayar oyunu vardı, oynayanlar hatırlayacaklardır. bu oyunun ikinci versiyonunun adı “warriors within” idi. oyunda kahramanımız prince düşmanlarını öldürerek ilerliyor, ancak bu ilerleme esnasında birisi ona yardım ediyordu. bazen bir kapıyı açıyordu bazen başka birşey yapıyordu. sanki bazı kolaylıklar prince için önceden hazırlanmış gibiydi. oyunun ilerleyen safhalarında prince zaman yolculuğu yapıp geçmişe gitti. ve daha sonraki zamanlarda tekrar o yerlerden geçeceğini bildiğinden, kendisi için hazırlıklar yaptı. yani bütün bu kolaylıklara sebep olan bizzat princenin kendisiydi. ben diyorum ki, faraday’ın söylemek istediği budur. olan oldu zaten. gelecek değiştirilemeyecek, yaptıkları eylemler gelecekte olanların sadece nedenidir…”

Kurt demiş,

11 Mayıs 2009 @ 19:41

burda gerçek bi paradoks var çünkü:
aslında richard’ın 1940 lı yıllarda bir pusulası yoktu (atıyorum) sonra 1954 te bi adam geldi (locke) ve buna bi pusula verdi şimdi richard’ın gelecekte locke’a vereceği bi pusulası var burada pusula yoktan var olmuş oldu çünkü 1953 da böyle bir pusula yoktu
sanırım dharma da bu şekilde bilgileri,tavşanları,parayı çoğaltmayı düşünmüş olabilir ama gözden kaçırdıkları birşey var
eğer bunlara birisi 1950 de 50 dolar verirse bunların 1970 de 50 doları zaten olacak bu parayı alıp 1950 de kendilerine verirseler o zaman bu para çoğalmış olur ama gözden kaçırdıkları birşey var:
bunlara 1950 de kimse 50 dolar vermedi ama vermemesine rağmen 1970 den 1950 ye geri dönüp kendilerine para verirlerse geçmiş değişir ve alternatif bir zaman çizgisine kayarlar (bunlar bilimsel değil sadece herkesin kullandığı klasik laflar:) o zaman eski zamanlarına geri dönemezler çünkü dünya değişmiş olur
bkz:matrisdeki kırılma:)

marginale demiş,

11 Mayıs 2009 @ 21:09

nabukadnezar demiş,
11 Mayıs 2009 @ 17:14

En sonunda gelecek değiştirilemez fikri birçok kişinin aklına yatmış görünüyor. Birkaç ay önce ben bu tip yorumlar yazdığımda eleştiriliyordum. Bu arada “Lostcu” nickli arkadaşın yazdıkları tam da benim düşündüğüm şeyler. Birkaç ay önce birçok kişi, “aaa bizim adamlar geçmişe gittiler ve herşeyi değiştiriyorlar, sawyer otherstan 2 kişiyi öldürdü, bu geçmişi değiştirmek değil de nedir?” diyorlardı. ben de o zaman “eğer öldürmeseydi değiştirmiş olurdu” diye yazmıştım. aşağıya 25 mart tarihinde bu sitede yazdığım yorumu tekrar aktarıyorum, çünkü yine gündeme gel…….
_____________________________________________
Geçmişi değiştiriyorlar, müdahale ediyorlar, edebiliyorlar diyenlerden biri benim o zamanlar.ama akabinde şunuda söylemiştim.gerçekten geçmişe gidebilsek eğer hiçbir şeye değil müdahale etmek hele hele birilerini öldürmek,dokunamazdık bile bence.tabiki de geçmiş veya gelecek değiştirilemez.ama şunu da söylemeden geçemiyecem; sen ve buradaki bazı arkadaşlar aslında ürettiğiniz teorinin tersini teorinin içinde barındırıyor ve kendi teorinizle çelişiyorsunuz..”zaten olmuş şeyleri izliyoruz, - eğer öldürmeseydi değiştirmiş olurdu, geçmişi zaten bizimkiler yazdı.kendi kaderlerini belirledi diyen arkadaşlar.Zaten geçmişte olan şeylere bakalım bizimkiler her ne kadar geleceklerini kendileri belirlemiş herseferinde ama zamanın birinde bu tarihe yani geçmişe gelip yapmışlar.yani gelecekten birileri gelip yazmış tarihi..bu ne demek yani bunun bir döngü olduğunu düşünürsek döngünün başlangıcında yani bizimkilerin 1974 yılına ilk gelişlerinde bunlar yaşandı diyorsunuz.ama döngünün başlangıcında gelecekten bizimkiler geldi ve bu izlediğimiz sahneleri üretti öyle mi.döngünün herhangi bir yerinde ve sonrasında da ilk yaşananlar değişmedi öylemi? O zaman hani nerde sizin geçmiş yaşanmıştır değiştirilemez söyleminiz.bi kaç insan gelecekten gelip tarih yazıyor öyle yada böyle bugün değil ilk seferinde bile olsa değiştirmişler haksızmıyım…

Bu tür filmlerde dizilerde genelde insanlar kendi düşüncelerine bakışaçılarına göre değerlendirmeler yapıyor.ama kendini diziden soyutlayıp şöyle bir uzaktan baktığımızda bazı şeyler çok saçma geliyor.nihayetinde bir tv dizisi bu.ve nihayetinde ticari kaygılar taşıyor.ve adamlar karmaşıklık ve gizem insanların ilgisini çeker diye ortaya karışık bişeyler serpiştiriyorlar konuya.. ne şiş yansın ne kebap misali her şeyi ortada bırakıyorlar bir deli kuyuya bir taş atmış 40 akıllı çıkaramamış hesabı bizde tırmalayıp duruyoruz burada omuydu bumuydu diye.çünkü açız bu konulara hangimiz tekrar tekrar izleyip her karesinde birşeyler yakalamaya çalışmıyor.internetten araştırmıyor.hangimiz kafa yormuyor.Hepimiz hiç yoktan birsürü bilginin sahibi olduk.einstein, izafiyet teorisi, zamanda yolculuk,philedelphia deneyi nicola tesla,parelel evrenler,kara delikler,madde- karşımadde,eski uygarlıklar mayalar iknalar Atlantis mısır piramitler firavunlar elektromagnetizma atom-hidrogen bombası,radyasyon…uzayıp gider …sonuç olarak bu bir dizi umarım bizim mantığımıza uymasa da kendi içinde bir mantık kurup sonunu hatasız ve eksiksiz getirirler.. herkese iyi seyirler diliyorum..sevgiler marginal..

brc demiş,

11 Mayıs 2009 @ 22:12

yok, ben bu saatte düşünemicem bu konuyu.. içinden çıkamam… geçmişte olanlar bu şekilde mi olmuştu ? yoksa geçmişte olanlar yine aynen devam etsin diye mi locke git pusulayı ver dedi richard’a anlamadım.. anlamadım değil bilmiyorum :)

brc demiş,

11 Mayıs 2009 @ 22:27

Ayrıca 14. bölüme şöyle bi yorum yapılmıştı :
1 Mayıs 2009 @ 22:18

arkadaşlar şu olasılık hakkında ne düşünüyorsunuz ? merak ediyorum. faradayın anlattığı olayı jack devralıp yerine getirirse ve finalde uçağımız los angeles’a inerse siz tatmin olur musunuz bu sondan ? kafamda hep bu olasılık var

ve cevabım da şuydu :

böyle birşey bi bakıma da olmak zorunda yoksa faradayın da dedği gibi bu olaylar sürekli zincir şeklinde gerçeklişicek sürekli uçak düşücek edicek düşünsene kate den adada2 tane olcak abartırsak 3 filan :P ama Lost un sadece o şekilde bitmesini istemem tabii ki!

-ancak şimdi tekrar düşünürsek 2 tane Locke oldu ve daha fazla olduğu iddia ediliyor.. :s

nabukadnezar demiş,

12 Mayıs 2009 @ 10:08

Marginale,

Nereden başlayayım bilmiyorum… Herşeyden önce kendimle ilgili birkaç şey söyleyeyim. Lost denen şeyden bu ocak ayına kadar haberim olmadı. TV ile ne kadar ilgilendiğimi buradan anlarsın. Bir yurtdışı seyahatinde dizinin arapça dublajlı halini (3. sezondan bir bölümdü) otelde pineklerken gördüm ve ilginç geldi. Bu arada arapça bilmediğimi de ekleyeyim. Türkiye’ye döndüğümde arkadaşlara tüm saflığımla “ya dışarda lost diye bir dizi oynuyor, güzel birşeye benziyor” dediğimde bana çok güldüler. Meğer olay olmuş, fanları varmış, teoriler üretiliyormuş falan filan. Merakım katlandı tabii, dvdlerini edindim ve izlemeye başladım. 11 yaşımda seyrettiğim “Uçan Kaz Norton” çizgi-dizisinden sonra ilk kez dizi izliyordum. Bir aydan daha kısa bir sürede tüm bölümlerini bitirdim.

Şimdi ben bunları niye anlattım… TV dizilerinin ticari amaçla yapıldığını, insanları gerçeklikten uzaklaştırıp aptallaştırdığını, hiçbir zaman ulaşamayacakları, yaşayamayacakları yaşamları onlara sunduğunu ve bunlara özendirdiğini biliyorum. Onun için de uzak duruyorum. Delinin attığı taşı çıkarmaya çalışan akıllılardan değilim. Seyredip ne olacağını görmeye çalışanlardanım. Sadece konu zamanlada yolculuk olunca daha önce seyrettiğim filmlerde ve okuduğum kitaplarda gördüğüm mantık hatalarının burada yorum yapan bazı arkadaşlarca da tekrarlandığını görünce birşeyler yazayım dedim.

Söylediğim ve hiçbir şekilde kendi içinde çelişmeyen şey şudur: Bir kişi zaman yolculuğuyla geçmişe gidiyorsa, kendisini zaman yolculuğu yapmaya götüren şartların hiçbirini değiştiremez. Kendi anılarını değiştiren hiçbir şeyi değiştiremez. Yani aslında hiçbir şeyi değiştiremez. “Neden olmak da bir nevi değiştirmektir” mealinde şeyler söylüyorsun. “Değiştirmek”ten kastedilenin bu olmadığını gayet iyi bildiğini düşünüyorum. Yaşanmış olaylara neden olmak başka şey, bu yaşanılanları başka bir mecraya sürüklemek başka bir şeydir. Ben geçmişe gidip 10 yaşımdaki halimi öldüremem, bunu kendi yazdığında da söylüyorsun zaten. “gerçekten geçmişe gidebilsek eğer hiçbir şeye değil müdahale etmek hele hele birilerini öldürmek,dokunamazdık bile bence.tabiki de geçmiş veya gelecek değiştirilemez.” bunlar aynen senin yazdıkların. sen böyle düşünüyorsan “senin ve bazı arkadaşların ürettiği teori” söylemin de ne oluyor? Ben de değiştirilemez diyorum sen de öyle diyorsun. Gördüğüm kadarıyla dizi de bu şekilde ilerliyor. Şimdi çelişki senin yazdıklarında mı yoksa benimkinde mi? Sen değiştirileceğine inanıyor musun inanmıyor musun?

esgi demiş,

12 Mayıs 2009 @ 12:44

bazı arkadaşlar zaman kavramını tam olarak anlayamadıkları için nasıl oluyor da 2 tane locke oluyor diyebiliyor..ancak düşünün 1977 ye gittiler ve bu yılda locke kaç yaşındaydı…20 küsür yaşında dimi..ve o yılda locke adadayken 20 küsür yaşındaki locke da evinde veya okulda..aynı şekilde herhangi başka zamana gittiğinde o yılda ki locke yine var yani anlamamız gereken de şu..10 dk önceside geçmiş zaman…ve 10 dk öncesinde de senden bitane daha var…yani aslında zaman döngüsü içinde bi insandan sonsuz tane var…ama adada gereçekleşen döngünün devamı için adaya uçak düşmeden önce yani 2004 yılındaki jack kate sawyer vs. adaya gelmeden önce geçmişe gidenlerin bi şekilde ölmeleri gerekiyor..yani bu gereklilik değil ama döngü bu şekilde gerçekleşmiş bu güne kadar…onlar adaya düştüklerinde geçmişe gittikleri halleri yoktu..bu da ölmeleri gerektiğini düşündürüyor…umarım anlatabilmişimdir :D

esgi demiş,

12 Mayıs 2009 @ 12:47

yani bu da şu paradoksu ortadan kaldırıyor..geçmişe gidip dedeni öldürürsen doğmassın yok olursun paradoksunu..çünkü gelecekten geldiğinde sen zaten doğdun yani yok olmassın…sadece senin dedeni öldürdüğün zaman döngüsü içinde baban olmas ve sen doğmassın…yani döngüyü kırarsın sadece bidahaki döngüde doğamassın…yoksa birden ortadan kaybolmak gibi bişey söz konusu değil ;)

Kurt demiş,

12 Mayıs 2009 @ 15:41

zamanda yolculuk denen şey gerçekte mümkün olmadığı için herkes farklı yorum yapar bizim amacımız lost senaristlerinin yorumlarıyla örtüşmek kimse geçmişi değiştiremeyiz yada değiştirebiliriz diyemez ama filme göre değiştiremeyiz yada değiştiririz diyebilir
nabukadnezar arkadaşım değiştiremezler demişsin belki de değiştiremeyiz ama bu yorumun başına bence eklemelisin çünkü henüz (filme göre) değiştirip değiştiremeyeceğimiz belli değil bunu izleyip göreceğiz

GayriCiddiFaz demiş,

12 Mayıs 2009 @ 20:15

Ne gibi bir paradoks var ben anlamadım herşey kendi içinde çok tutarlı ilerliyor. Tekrar ediyorum kendi içinde tutarlı.

Belki olaya şöyle baksanız bir yararı olabilir. Zaman aslında bir algıdır. Gelecek veya geçmiş diye bir şey yoktur.

Yada sadece bu konu üzerinden değil tüm diziyi düşünürsek, bu dizi quantum fiziği ve einstainin görelilik kuramının bilimkurgu yapımı gibi birşey.

İnsanı araştırmaya yönlendirmesi açısından güzel bir yapım ama konuların çoğu kendi içinde tutarlı, gerçeklikle alakası yok.

esgi demiş,

12 Mayıs 2009 @ 22:27

Kurt demiş,
12 Mayıs 2009 @ 15:41

zamanda yolculuk denen şey gerçekte mümkün olmadığı için herkes farklı yorum yapar bizim amacımız lost senaristlerinin yorumlarıyla örtüşmek kimse geçmişi değiştiremeyiz yada değiştirebiliriz diyemez ama filme göre değiştiremeyiz yada değiştiririz diyebilir
nabukadnezar arkadaşım değiştiremezler demişsin belki de değiştiremeyiz ama bu yorumun başına bence eklemelisin çünkü henüz (filme göre) değiştirip değiştiremeyeceğimiz belli değil bunu izleyip göreceğiz

—————————————————————–

Bilim adamları bunun mümkün olduğunu ancak gerçekleşmesi için çooook büyük bi enerjiye ve çook fazla kaynağa ihtiyaç olduğunu söylüyorlar..işte lostu güzel yapanda bu zaten..bilim adamlarının söylediği o çook büyük enerji adada var ve o enerjiyle zamanda yolculuk yapıyorlar…yani bu tamamen dizi demek istiyorsun ama gerçekte de var bu..;)

marginale demiş,

12 Mayıs 2009 @ 22:44

nabukadnezar;

aynı boyuttayız anladın sen onu ;) uçan kaz dedin de clementine vardı bide onuda hatırlıyomusun birde pazar sinemaları hey gidi günler heey…

murat yüksel demiş,

12 Mayıs 2009 @ 23:50

bunu soylediğim için kusura bakmayın ama ilerki bolumlerde aynı olayı tekrar gorecegiz nerede mi soleyeyim.

desmond ile jackin satd da ki karsıalsmasında desmond o karsılasmayı bilerek yaptı ve bos yere see you another life my friend diye bos yere demedi…

bu kanıya nereden vardın diye bilirsiniz bende size desmondun gunlugunu okuyun diyebilirim..

rApInO demiş,

13 Mayıs 2009 @ 03:30

arkadaslar yukarıda yazılan birkaç yorumu okuduktan sonra arkadasların aklındaki zaman paradoksunu yıkmak amacıyla yazıyorum bunları ama zaten yazılmışsa kusura bakmayın…kuantum fiziği okuyanlar bilirler hata zamanı çizgisel düşünmektir yani faradayın ilk yaptım dediği hata zaman çizgisel değildir einstein ilk zaman uzay eğrisi teorisini kanıtlarken direk olarak bir masa örtüsü kullanmış ve içine yuvarlak bir cisim bırakıp bunun eğilmesinden söz etmiştir…yani şekli değişebilir peki burdan nereye varırız son devrin einsteini olarak bilinen stephan hawkingi bilmiyorum tanıyanınız var mı? paralel evrenlerden bahsetmiş ve hala çürütülememiştir einsteini geliştirmiştir yani…sonuç olarak her an (zamanın sonsuz küçüklükteki limiti)bir paralel evrende yaşanır ve zamanı basit düşüncede bir ip kabul edersek ki yanlıştır ama konumuzu açıklaması bakımından basitleştiriyoruz bu ipi uzatırken ortalarında bir noktası kendini kesecek biçimde bir daire oluşturursak zamanda bir döngü elde ederiz ve kesişen noktada kendimizi görebiliriz lakin hep devam edersek yine yuvarlağa gireceğimizi düşünsekte aslında ip o noktadan uzamaya devam eder ve aslında gelecekle geçmişin kesiştiği o naktadan sonrasıda paralel evrende yaşanmaktadır ve işte burdan cisim geleceğini yaşar yani yoluna devam eder bir kısır döngü oluşturmaz…UZUN OLDU FAKAT ANLAŞILIR OLMASI İÇİN GEREKLİYDİ …

nabukadnezar demiş,

13 Mayıs 2009 @ 08:50

Bazı şeylerin “Bence” si olmaz sayın Kurt. Ve de sayın Esgi, zaman ve paradoks sözcüklerini bu kadar rahat kullanmayın, gerçekten olmuyor… Bu kavramları anlamayan birileri var ama maalesef o sizsiniz. Ya da banane, havalı olduğunu düşünüyorsanız bilmeyenlere karşı istediğiniz kadar kullanabilirsiniz.

ideah demiş,

13 Mayıs 2009 @ 12:46

arkadaşlar bir şeye dikkat çekmek isterim…

John Richard’a ‘beni tedavi et…’ derken kesinlikle pusulayı ona ver demiyor. Richard kendi iradesiyle pusulayı zamanda yolculuk yapan Lohn’a veriyor. Amacı ne acaba…

To B Lost demiş,

13 Mayıs 2009 @ 17:01

Saçma veya değil. Ama Locke,Jacob’ın ta kendisi olabilir. Benziyorlardı da çenesi,alnı falan gördüğümüz kadarıyla. Ama Locke o zaman kendisini karşıdan nasıl gördü veya neden Locke Jacob’ı arıyor habire ondan bahsediyor? diye düşünebiliriz. Bu Locke’un bir şaşırtmacası olabilir. Ve zaten adada zaman kaybası falan olunca aynı insan aynı zamanda iki tane olabiliyor. Bilmiyorum artık yorumlara kalmış. Bir an böyle düşündüm. =)

To B Lost demiş,

13 Mayıs 2009 @ 17:12

Ayrıca Ben de Locke’un Jacob olduğunu sandığı için onu yok etmek istiyor olabilir. Yaptı ama adaya geldiğinde yargılandı …….

abc demiş,

13 Mayıs 2009 @ 20:09

bugüne kadar bütün lostcular da lost bu belli olmaz mantığı vardı.Ama artık yok diyebilirim o kadar kişi kafa yoruyor.Kabul edelimki lost final yapamayacak.Çok zor yani eğer final yapılabilirse(mantıklı bir şekilde) o zaman senaristlerin zekası standart bir insan zekasından üstün demektir.Çünkü bugüne kadar zaman yolculuğu hakkında kayda değer bir ilerleme yok.Ayrıca bence dizi içerisinde açıklayamayıp final olarak senaristlerin röportajının olduğu özel bir bölüm yayınlamak zorunda kalabilirler.Soru işaretlerine cevap için…

musa demiş,

13 Mayıs 2009 @ 20:43

ARKADAŞLAR LÜTFEN DİZİYİ İNDİREBİLECEĞİM BİR LİNK ADRESİ NOT DÜŞERSENİZ ÇOOOOOOOK SEVİNİRİM..

( İNTERNETİ BU MELET DİZİ YÜZÜNE SINIRSIZA ÇEVİRDİM İNTERNET KAFELERE GİDİYODUM DAHA ÖNCELERİ)

hadi ya abi bir link adresi verin yaaaaaa

melda demiş,

13 Mayıs 2009 @ 22:40

biraz saçma olabilir ama aklıma şu an geldi ölen ölmüştür yani şu anda gördüğümüz locke alex kılığına girebilen kara duman olabilir çünkü ben sorgulanırken locke ortadan kaybolmuştu o zaman locke a ölmesini söyleten kendisi değil kara duman bunu da ada dışında bulunan jacki geri getirmek için yaptırmış olmasın ve jacob ı öldürmek istemesinin nedeni de adada gerçekten bi tane gücün varlığı olması yani adanın kendisi biraz fazla salladım galiba:):)

Mehmet Piled demiş,

13 Mayıs 2009 @ 23:51

Arkadaşlar Richard’ın rol yapıyo olma ihtimali neden kimsenin aklına gelmiyor.
Ki cevap aslında hemen baş ucumuzda 6.bölümde bu zaman geçişlerinin ilk yaşandığı bölümde yer alıyor.
Richard’la Locke un ilk karşılaştığı yer.
Ordaki diyalogu unuttu galiba herkes.
locke: beni vuran ethan’dı.
richard : ne ekersen onu biçersin.
locke : hangi zamandayım?
richard : pekala, john, bu tamamen göreceli.
locke : bekle, bekle. gürültü, gökyüzü parladığında… nereye gittin?
richard : ben hiçbir yere gitmedim, john. sen gittin. (kurşunu çıkartmak için son hazırlık) pekâlâ, bu canını acıtacak. hareket edersen daha beter olur, tamam mı? sakin dur. (kurşunu çıkartır) tamamdır.
locke : tanrım. anlamıyorum. burada olduğumu nasıl bildin? beni nerede bulacağını nasıl bildin?
richard : keşke açıklayacak zamanım olsaydı, john. ama yakında ilerliyor olacaksın… ve öncesinde seninle bir kaç meseleyi halletmemiz gerek.
locke : “ilerlemek”?
richard : özür dilerim. ilk olarak, yarayı her iki saatte bir temizlemen gerekecek.ve mümkün olduğu kadar az yük taşı. tamam mı?gerisini ada halledecek, john, tamam mı?
locke : ama ben–
richard : ikinci olarak– hayır, hayır, dikkatini ver. bir sonraki karşılaşmamızda, seni tanımayacağım. tamam mı? bana bunu ver. oldu mu? (pusulayı uzatır)
locke : bu nedir?
richard : bu bir pusula.
locke : ne yapıyor bu?
richard : bu kuzeyi gösteriyor, john. bak, keşke bu konuda daha hassas olmak için zamanım olsaydı, çünkü kolay bir şey değil, ama ne yapman gerektiğini anlamak için bunu bilmen gerekiyor. o yüzden sadece söyleyeceğim, tamam mı? adayı kurtarmanın tek yolu, john, ayrılanları tekrar adaya geri getirmek. jack, kate…
locke : helikopter gemiye doğru gitti. gemi–
richard : hayır, onlar iyi, john, ve çoktan eve ulaştılar, sonuç olarak onları geri dönmeye ikna etmen gerekiyor.
locke : bunu nasıl yapacağım?
richard : ölmek zorundasın, john.

Diyalogu bir adresten alıntı yaptım.
Ordaki richardla son gösterilen richard arasındaki dağlar kadar farkı görmemek olası değil..
Richard bana kalırsa her şeyin farkında.

Mehmet Piled demiş,

13 Mayıs 2009 @ 23:52

Musa sabah 4 civarı yayınlanır final bölümü..

esgi demiş,

14 Mayıs 2009 @ 02:08

nabukadnezar demiş,
13 Mayıs 2009 @ 08:50

Bazı şeylerin “Bence” si olmaz sayın Kurt. Ve de sayın Esgi, zaman ve paradoks sözcüklerini bu kadar rahat kullanmayın, gerçekten olmuyor… Bu kavramları anlamayan birileri var ama maalesef o sizsiniz. Ya da banane, havalı olduğunu düşünüyorsanız bilmeyenlere karşı istediğiniz kadar kullanabilirsiniz.

—————————————————————

sizin bilginizin ne derece olduğunu bilmiyorum ama ben bu konudaki düşüncelerimi diziyle birleştirip yorum yaptım.kaldı ki zaman ve zamanda yolculuk konusunda bilimsel anlamda henüz bir ispat bir gerçeklik yok.herşey teoride kalmış düşüncelerden ibaret..bana zamanda yolculuk yapılabileceğini veya yapılamayacağını kanıtlayabilirmisiniz? böyle bir durumda da kendi düşüncelerimi bilimsel çalışmalardan edindiğim bazı bilgileri katarak yaptığım yorumlarımı bu şekilde nitelendirmeniz hiç hoş değil..ayrıca bir matematikçi olarak zaman ve paradoks kavramlarını rahatlıkla kullanabilecek kişilerin başında geldiğimi düşünüyorum..siz neye dayanarak bu kavramları bu kadar himayeniz altına alıyorsunuz anlayamadım açıkçası…

ALPER demiş,

14 Mayıs 2009 @ 09:57

dizimatik.com.tr

buradan bütün bölümleri indirebilirsin…yada bana adresini ver sana göndereyim…insanlık namına:D…..

ALPER demiş,

14 Mayıs 2009 @ 10:04

ben jacop ın locke olduğunu 1 sene önce söyşediğimde burada benle alay etmişlerdi…..ve hala söylüyorum..jakop lockun ta kendisi…ama eğer gerçekten öyleyse ve öldürmeyi başarırsa 1977 de ne olacak onu görecez…ya bu senaristler dizinin son sezonunda bu kadar soruya nasıl cevap bulacaklar onu merak ediyorum…hala soru çıkarıyorlar…daha richarın kim olduğunu bile öğrenemedik..in midir cinmidir…ama eğer olayı hiyerogrif ve mısıra bağlayacaklarsa richard ın kesinlikle o zamanlardan kaldığını söyleyebilirim…nede olsa esmer tenli sürmeli gözlü kendisi tipik bir mısırlı…:D

Kurt demiş,

14 Mayıs 2009 @ 15:52

kuantum fiziği falan okumadım ama şunu biliyorum bunlar sallama değil zamanda yolculuk teoride mümkündür ama pratikte mümkün değildir şimdilik olabilseydi ona kanun denirdi zaten ama bana kalırsa pratikte hiçbir zaman gerçek olamayacak bilim adamlarına zamanda yolculuk olabileceğini düşündüren şeylerden biri mesela:
aslında günlük hayatınızda sık sık zamanda yolculuk yapabiliyorsunuz örneğin uçakla seyahat ederken batıya hareket ederseniz saat sürekli değişmiş olur bu hareketi ışık hızıyla yaptığınızı düşünürseniz zamanda yolculuğu yapmış olursunuz.
burdaki saçmalığı bulup çıkarmanızı size bırakıyorum bakalım ne kadar mümkün zaman yolculuğu
ayrıca einstein ışık hızına ulaşılamayacağını kabul etmiştir.

cagdass demiş,

14 Mayıs 2009 @ 17:12

İki Locke farklıydı çünkü Locke aslında öldü ve Locke gibi gezinen kişiyse Jacobun düşmanı olan ve sezon finalinin başında gördüğümüz şahıs.

Dilan demiş,

14 Mayıs 2009 @ 19:36

Yalann Yaa!

GayriCiddiFaz demiş,

14 Mayıs 2009 @ 23:17

Şimdi konuyu lostseverler açısından düşünürsek bizim gerçeklikle filan alakamız yok, acaba dizi kendi içinde tutarlı ilerleyebilecekmi bizim için önemlli olan bu.
Şu pusula meselesine gelince bende nacizane fikrimi beyan edeyim.
Bunu bir TEORİ olarakta kabul edebilirsiniz.

Pusula ne işe yarar , yön gösterir, yolumuzu kaybedince yolumuzu bulmamıza yardımcı olur.

Peki lostta son bölümlerlede iyice anlaşılan sorun nedir? Eğer olaylar bu şekilde devam ederse herşey eskisi gibi gerçekleşecek vede yine kaza olacak yine adaya düşecekler vs…

Bunun değişmesi lazım Faraday bu işi başarabildimi hayır. Peki Lock başarabilecekmi. Bu pusula işi burda devreye giriyor. Pusulayı ikinci defa locka verdiklerinde pusula paslanmıştı. Peki ama nasıl, çünkü pusula belirli bir zaman aralığında hapsolmuş durumda. Yani pusula Locka veriliyor aradan zaman geçiyor pusula geçmişe getirilip tekrar locka veriliyor. Böylece ne oluyor bir önceki zaman seyriyle bir sonraki zaman seyri bir şekilde değişmiş oluyor. Çünkü pusula bir sonraki verişte paslanmış oluyor. Buda küçükte olsa zaman seyrinde birşeylerin değiştirilebildiğini gösterir. Bir cismin zaman içinde sıkışmasıyla bu gerçekleşiyor yani pusula belirli bir tarihten öteye gidemiyor, sürekli ileri geri ileri geri.

Sonuç:
1-) İlerleyen bölümlerde içlerinden bir kişi kendini feda ederek yani aynı pusula bigi zamanda sıkışmasını sağlayarak zamanda değişiklik yapabilir.
2-)Yada Jacop denen şahıs bunu daha önceden yaptı ve onu bu sıkışmışlıktan kurtarınca işler değişecek. Nasıl kurtarılabilir bu jacop zamanda sıkışmışlıktan öldürülerek vede yerine gelecekteki jacobu yerleştirerek olabilirmi. Aynı pusula bigi.

Daha öncede dediğim gibi sanırım bu PUSULA YOL GÖSTERİCİ olacak.

ferMANyak demiş,

15 Mayıs 2009 @ 09:28

torentten indir :D
neyse bu diziyi yüksek kalitede indirmek için harcadığım adsl paralarıyla 4 sezonunda dvd setini alırdım :D

neyse:
işte lockun aslında lock olmadığını son bölümde öğrenmiş olduk. jacobun düşmanı olan ada locke kılığında takılmış ben linusu kullanmış. neyse. yani locke öldü. ben linus demişti “ölü ölüdür die”. bu ani locke karakter değişimide buna nedenmiş demekki :)

Dilan demiş,

15 Mayıs 2009 @ 11:58

diziport’dan izle işte yaa

chucky demiş,

15 Mayıs 2009 @ 12:51

İndirmene gerek yok arkadaşım diziport.com gibi sitelerden izleyebilirsin..!

svl_dr demiş,

15 Mayıs 2009 @ 15:19

http://www.indivx.org/tr/ burdan indrblrsn

lostizle demiş,

15 Mayıs 2009 @ 23:17

İki Locke farklıydı çünkü Locke aslında öldü ve Locke gibi gezinen kişiyse Jacobun düşmanı olan ve sezon finalinin başında gördüğümüz şahıs.

Engin demiş,

16 Mayıs 2009 @ 15:53

ALPER demiş,

14 Mayıs 2009 @ 10:04

ben jacop ın locke olduğunu 1 sene önce söyşediğimde burada benle alay etmişlerdi…..ve hala söylüyorum..jakop lockun ta kendisi…ama eğer gerçekten öyleyse ve öldürmeyi başarırsa 1977 de ne olacak onu görecez…

————————————-
İyi de john locke’un jacop olmadığı son bölümde açıkça belli…Onu öldürüp yerine geçmesi onun jacop olduğunu göstermez.

locke john demiş,

16 Mayıs 2009 @ 17:42

Arkadaşlar şimdi 16. bölümde jocobun yanındaki adam siyah renkli giysi giymiş bu adamın siyah dumanla alakası olabilir ve karşıda duran tekneden bahsediyorlar bu tekne de o siyah giyen adamın teknesi olabilir ki bu teknenin adı black rock böylece siyah duman yani black smoke o adamın kontrolüne sahip olabilir. Şimdi asıl yere geliyorum siyah duman bir kişiye istediği gibi görünebilme yeteneğine sahip belki ferdinandın yanındaki yani şimdiki zamandaki lock siyah dumandır. Böylece bu duman ferdinandı kullanarak locka bazı bilgiler ulaştırmıştır ve lockun adaya ölü dönmesine bir bahane hazırlamış olabilir. yani canlı lock aslında siyah dumandır ve beyaz giyen düşmanı yani jacobu öldürtme bahanesi bulabililecektir. Yani peki asıl çelişki şurda madem jabob öleceğini biliyor ve o tabutu ilananın göstermesini istiyor diğerlerine peki ya neden lock(siyah duman) gelmeden kaçmıyor.

chino demiş,

16 Mayıs 2009 @ 23:31

ilk kez yorum yapıyorum ben genelde bekle ve gör taraftarıyım ama dikkatimi bişe çekti finalin başında jacop ilk kez görüldüğünde bir adam vardı .. o şu anda kim locke olabilir mi çünkü final sahnesinde locke ne zorluklarla buraya geldiğini söylediğinde ve neden kendi değilde başkasına öldürtmek istediğinde acaba locke gerçek değilmi ilk jacop un yanındaki adam olabilir mi..?

nabukadnezar demiş,

18 Mayıs 2009 @ 08:50

Esgi, demek matematikçisiniz. Neyse, zaten burada yorum yapanların %90′ı ya kuantum fizikçisi ya matematikçi… Ülkedeki tüm bilim adamları birleşmiş Lost’u seyredip yorum yapıyor demek ki… Tek cahil benim bu sitede, evet evet itiraf ediyorum, ben fizikçi-matematikçi değilim:)))

gÜlÇiN demiş,

18 Mayıs 2009 @ 21:42

dabi eer gercekten o gercek john locke sa! ;9 =)) ki sanmıom! :D xD

esgi demiş,

18 Mayıs 2009 @ 22:13

nabukadnezar demiş,
18 Mayıs 2009 @ 08:50

Esgi, demek matematikçisiniz. Neyse, zaten burada yorum yapanların %90′ı ya kuantum fizikçisi ya matematikçi… Ülkedeki tüm bilim adamları birleşmiş Lost’u seyredip yorum yapıyor demek ki… Tek cahil benim bu sitede, evet evet itiraf ediyorum, ben fizikçi-matematikçi değilim:)))

—————————————————————-
son kez cevap veriyorum..bu kadar polemiğe girmemiz bile çok saçma aslında..sonuçta bi dizi izliyoruz ve onunla ilgili yorumlar yaptığımız bi yerde şahsi konuşmaların bi anlamı yok..sizin ne iş yaptığınız neyle ilgilendiğinizin beni ilgilendirmediğini söylemek istyorum aynı şekilde benim neyle uğraştığımda sizi ilgilendirmez..ancak kendi dalımla ilgili kavramlar hakkında yaptığım yorumlara neye dayanarak bu kadar rahat kullanabiliyorsun derseniz bende neye dayandığımı söylerim..sizin amacınızın diziyle ilgili yorum yapmak olduğunuda düşünmüyorum ayrıca..konuşma tarzınızdan da yeterince belli oluyor polemik yaratmak amacı taşıdığınız…ancak son kez cevap verdim size ve bir daha da vermeyeceğim…

LOSTinLOST demiş,

20 Mayıs 2009 @ 14:34

@ nabukadnezar

BİLMEMEK DEĞİL ÖĞRENMEMK AYIP DİYORUMM..

BU KADAR İNTERNETE BAĞLANIP, LOST FORUMLARINI BU KADAR YAKIN TAKİP EDEBİLİYORSAN,

O ZAMAN AÇIP BİLMEDİĞİN TERİMLER HAKKINDA İNTERNETTEN BİLGİ ALABİLİRSİN..

AYRICA HERKES HER YORUMU YAPABİLİR..

musdal ŞOK ŞOK ŞOK demiş,

26 Mayıs 2009 @ 08:45

ARKADAŞLAR ŞOK OLDUM BAŞKA BİR FORUMDA BULDUĞUM BİR BİLGİYİ SİZLER PAYLAŞIYORUM BEN ŞOK OLDUM. BELKİ HABERİNİZ VAR BELKİ YOK OLMYANLAR İÇİN YAZIYORUM. 1. SEZON 6. BÖLÜMÜ AÇIN ÖNCE SÜREYİ 02:37 ALIN SAHNEYE BAKIN JONH LOCKEN KILIK KIYAFETİNE İYİ BAKIN SONRDA OYNAYTICINIZDAN SÜREYİ 02:57 SÜREYE GETİRİN EKRANIN SOLUNDA BAŞKA JOHN LOCKE SAĞINDA İSE AZ ÖNCEKİ JOHN LOCK VAR ADAMLAR DAHA İLK SEZONDAN GÖZÜMÜZÜN İÇİNE İÇİNE SOKMUŞLAR AMA BİZLER DOĞAL OLARAK FARKEDEMEDİK (KENDİ ADIMA).

nabukadnezar demiş,

26 Mayıs 2009 @ 15:32

sayın yöneticiler, LostinLost ve esgi kod adlı arkadaşlara dün yazdığım cevabı yayınlamamanızı anlayışla karşılarım. ben mümkün olduğunca hakaret tarzı şeyler yazmamaya çalıştım. bununla birlikte LostinLost’un büyük harflerle bağıra çağıra yazdığı ipe sapa gelmez şeyleri ya da esgi’nin espriden anlamayarak “sen de kimsin, ben matematikçiyim” şeklindeki yazılarını yayınlamışsınız. bublar beni biraz rahatsız etti. bilgilerinize…

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
editöt notu:
müsait bir anda yorumları tekrar gözden geçirip, konudan alakasiz olanlarin silinecegini belirtelim

emiliee demiş,

11 Haziran 2009 @ 09:45

locke a jack babasının ayakkabılarını neden giydirdi cenazede onu bi anlayan anlatsın lütfen

mualla demiş,

11 Haziran 2009 @ 20:06

locke son bölümde ölmüş bedenini gördük.aslinda onlarla birlikte olan jakopla sahilde heykelin yanında oturan adam olabilirmi?öldürmeye yemin etmişti.

Dinçer demiş,

13 Temmuz 2009 @ 15:19

Merhaba bende sizler gibi lostu dikkatli takip ediyorum..
tek bir cümle kurmak istedim.
john Locke un soyisim okunuşu lock yani kilit ile aynı. sanırsam senaristler bize bunu taaa başından verdi..
bakalım mr john kilit adam ne yapacak 6. sezonda.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın