
Lost uzun bir aradan sonra, geçen hafta ekranlara geri döndü. “The Shape of Things to Come” bölümünde bahisler yüksekti. Reklamlardan biri, diğerlerinin kasabasındaki komando saldırısında Claire’in ölmüş olabileceğini gösterdi. Claire’in yaşadığını gördük ve bir bölüm sonra Alex’in yok edildiğini. Bölüm ayrıca, 2005 yılında (kendi kendine bile doğrulaması gereken tarih gerçekti) çölün ortasında uyandığı için Ben’in yaşadığı bir zaman ve mekân atlaması gibi görününen durumları bize sundu.
Diğer ilginç noktalar arasında, Ben’in gizli odasının içindeki gizli odaydı ki bu, içine girenin Duman Canavarı’nı çağırıp kontrol edebileceği kadim bir mağara gibi görünüyordu. Bunların hepsi Ben ve Chuck arasında gerçekleşen esrarengiz bir çatışmayla sona erdi. Oyunlarındaki anlaşmaları tam olarak neydi?

Geçen haftaki tamamen hareket dolu bölümden sonra, “Something Nice Back Home”da Jack odaklı bir bölüm izledik.
Son Jack odaklı bölümümüz, intihar meyilli Jack’in, adaya tekrar dönmek için dünyanın etrafında sürekli uçtuğunu anlatan, ilk flash forward görüntülerini içeren, 3. sezonun final bölümüydü. Tabii ki ayrıca hala neyle ilgili olduğunu anlayamadığımız o küçük gizemli tabut vardı. Bu sezon, Jack’in, Hurley’nin flash forward’ında ortaya çıktığını gördük ki bu görüntüler 3. sezon finalinde yaşananlardan daha önce gerçekleşen ve Jack’in adaya geri dönüş olayını henüz takıntı haline getirmediği zamanları anlatıyordu.

Ayrıca Jack’i, Kate’in de flash forward görüntülerinde, Kate’i duruşmasında masum göstermek için, adada yaşanan olaylar hakkında yalan söylerken ve 8.15 uçak kazasıyla ve kazazedelerin yaşadıklarıyla ilgili bir tür örtbas hikâyesini devam ettirirken de gördük.
ABC’nin bu bölümle ilgili resmi açıklaması:
Jack’in sağlığı ciddi biçimde tehlikede olduğu için, Kate ve Juliet, onu kurtarmak adına birlikte çalışmayı öğrenmek zorundadırlar ve Sawyer, Claire, Aaron ve Miles Locke’un kampından sahile doğru yürümeye devam ederlerken bir aksilik olur.













