4×03: Ben’in pasaportu

ben_passaport.jpg

Ben’ in gizli oyun odasında Ben’ in sayıca bir hayli fazla pasaportlarını görüyoruz. Şimdilik bunu yeterince dikkatli inceleme fırsatı bulamadık. Bu yüzden üzerinde biraz çalışmaya ve yorumlar bölümünde bizi de bilgilendirmeye ne dersiniz?

ben_passaport2.jpg

yazar : aslıhan


legolas53 demiş,

16 Şubat 2008 @ 23:19

yeni zelanda +japonya + isviçre + isveç + brezilya :) şimdilik bunları okuyabildim ..bu kadar ve daha çok ülkeden pasaport alan benjamin linus…arkadaşların yorumlarını bekliyorum..

des7 demiş,

16 Şubat 2008 @ 23:22

Benjamin Linus cogu ulkeyi devamli gezdigini bu sekilde ortaya cikartmis oluyo istedigi zaman adadan ayrilabildigine artik suphemiz yok ama neden ayriliyo ve bukadar bulunmamak icin fazla pasaporta sahip asil soru burda

xxhalilx demiş,

17 Şubat 2008 @ 00:39

adadan ayrılıyo cunku dharmanın ust duzey gorevlilerini öldürüyo. sayide yaptırdığı şeyleri flashforwardan öğrendik değil mi :D

dudé demiş,

17 Şubat 2008 @ 03:14

ben ile alakalı asıl soru;

ben kimin için çalışıyor? dharma nın karşı safhında yer alıyorsa,bukadar parayı,pasaportu,bu kadar nevaleyi kim karşılıyor? hadi dharma nın büyük oynadığını,hiç masraftan kaçınmadığını öğrendik..peki ya ben in sponsoru kim????

4/3 bölümünde sayid in dediği gibi:

” HERKESİN BİR PATRONU VARDIR”

ben in patronu kim dharmaya kafa tutabilecek kadar güçlü ve paralı :)))

twosha demiş,

17 Şubat 2008 @ 03:20

benin patronu bence pennynin babası…

Lostçu demiş,

17 Şubat 2008 @ 11:29

3. sezonun sonunda jackin flashforwardında gittiği cenaze bence sayidin cenazesidir. 4.03 sonunda ben sayide “senin için başka bir ismim var” demişti. Yani cenaze sayidin cenazesi.

N-aim demiş,

17 Şubat 2008 @ 13:27

o cenaze sayide ayit olamaz imkansız çünki sayit müslüman :)

legolas53 demiş,

17 Şubat 2008 @ 14:10

twosha
benin patronu bence pennynin babası DEMİŞ… o zaman ben neden gelmelerini istemesin ki? yani naomi’de des ve penny’nin resmi var.bu penny’nin babası ben’in patronu değil demektir.bence.PENNY’NİN BABASI ANTİ - BENCİLER’İN PATRONUDUR..herkesin bir patronu vardır?ben’in patronu kimdir ? demiş dude: ben’in karakter olarak birinden emir alıcak birisi değildir.tabiki bu girişime dahil olduğu sırada bir patronu olabilir.ama zamanla ben kanımca bu kişileri safdışı bırakmış olacakki….kendi grubunda(eski other’s da bile) kararlar verilirken gizlidende olsa bir patrondan söz edilmemiştir..tabi burası biraz muammalı bir durum ..tam açıklanamaz..ama en azından tahminim ben’in karakterinden yola çıkarak olmuştur…

lost baby demiş,

17 Şubat 2008 @ 17:49

benjamin çok çakal ve birçok üç kağıt çeviriyo bence amacı başından beri dharma’yı yokuşa sürmek yani kendini bildi bileli bu yönde çalışmalar yapmış zaten onun patronu da dharma karşıtı biri muhakkak ama kimse jacob’tan söz etmemiş bence benjamin’in bir patronu olduğu kesin ama bu şimdilik anlaşılması kolay bir detay olmasa gerek çünkü bu gerçekten kilit bir nokta ama nolursa olsun benjamin jacob’tan çekiniyor bunu unutmamak lazım

lostfanist.. demiş,

17 Şubat 2008 @ 18:39

Ben in patronu olduğuna şüphe yok çünkü bu adar alet edevatı kendisi sağlayamaz…bence Ben in patronu adanın bilinmemesini isteyen birileri..çünkü dharma bu bilimsel çalışmalarını yaparsa ada çok meşhur olacak ama Ben in ekibi bunu istemiyor..bu yüzden kolpadan kaza efektleri veriyorlar..*uçağın denizde bulunması*herkesin öldü bilinmesi…

l.o.s.t. demiş,

17 Şubat 2008 @ 19:15

ya arkadaşlar konuyla biraz alakasız olucak ama ben 4.bölümün fragmanını seyrettim başka sitelerde nedir bu aşk üzgeninin durumu anlayabilen varmı?? :S:S

l.o.s.t. demiş,

17 Şubat 2008 @ 19:17

ay pardon yani üçgeni..:D

legolas53 demiş,

17 Şubat 2008 @ 19:49

aşk üçgeninden kastın jack kate sawyer ise ; zaten cevabı yine vermiştik : bizim sitede:)))); economist ile ilgili bölümde çeşitli spoilerlar bulunmaktadır..kate duygusal bağlamda kimseye bağlanmayan birisidir.YADA ZAMANLA YAŞADIKLARIYLA KÖRELMİŞ BİR KALBE SAHİP OLMUŞTUR..sawyer’ı locke’un elinde bulunan rehinelerle ilgili bilgi almak isticektir.JACK’E GELİNCE SEVDİĞİ FALAN YOK BU KIZIN KİMSEYİİ JACK’TEN YANA ÇÜNKÜ AMAÇLARI O YÖNDE OLDUĞU İÇİN JACK’LE BERABER….sawyer ‘ın sevme ihtimalii yüzdeyüz olduğunu söyleyebilirim.AMA KATE ÇIKARCI YÖNÜYLE AKLINDA ESİRLER HAKKINDA BİLGİ ALMAK İÇİN O KADAR YAKIN OLMAKTADIR…eğer sawyer’ı sevme ihtimali olsaydı ; sawyer gibi CENTİLMEN :) bir erkeğin kendisine gel adada kalalım demesini beklemez önce kate teklif ederdi…YANİ AÇIKÇASI AŞK HARİÇ KATE’TE HER ŞEY VAR..ama aşk arıyorsan saywer’da açıkça görebilirsin economist bölümünde….

dudé demiş,

18 Şubat 2008 @ 00:43

legolas magazinsel yorumuyla katkıda bulunmuş teşekkürler :) herkes jack,sawyer,kate vs. i tutuyor …. ‘ a benim adamım diyor.benimde bu sitedeki adamım kesinlikle legolas.yorumların öncelikli dude ;)

benim soruma “ben in patronu yok” demişsin.katılmıyorum.kesinlikle ben in patronu var.ben sırt üstü yatıp okadar mali desteği balıkçılıkla kazanıyor olamaz heralde :)ticaret sıfır ada da.mutlak bir kaynağı var.esas merak ettiğim o patronun ben i nasıl bu derece iyi eğitebildiği….herif tam bir kötü karakter.kötülerde herzaman zeki oluyor yahu..pöfff

legolas53 demiş,

18 Şubat 2008 @ 00:55

dude——–:)))))

arkadaş sormuş bende yanıtladım:)) tabiki balıkçılık değil dude ama şunu söyle düşünüyorum.koskoca ilaç şirketi diyelim bunun arge sorumlusuda sensin.üzerinde olduğun konu tam 100 senelik geçmişe sahip ve şirketin argesine gelen en zeki insan sensin…..kim karışabilir? sana arge çalışmalarında?kaldıki ben işlerine karışılmasını seven bir tip değil.ben spoiler yazarken bölüm bölüm değil tüm lost sezonlarındaki kişilerin olaylara tepkisini düşünerek yazıyorum…ve ben en azından şimdiye kadar birinden emir alır gibi davranmadı….para konusuna gelince ,,,,penny’nin babası olmadığı kesinn… ama zaman içinde kendi şirketi olabilir bu yapıyı kendine sağlar bu bilinmez ama bir şirket olduğu kesin PORTLAND’I HATIRLAYALIM..PORTLAND’DA BULUNAN ASLINDA NE YAPTIĞI KONUSUNDA PEK DE FİKİR SAHİP OLAMADIĞIMIZ ŞİRKET…

—-Ben bu sitede ilkte nefretten doğan bir arkadaşım oldu des..benim sitedeki adamım legolas demişsin..bu kelimeleri hakedicek pek bir şey yapmadım…

dudé demiş,

18 Şubat 2008 @ 03:30

legolas bro’m…ben uzun süredir buraya tek kelime yazmadan sadece fikirlerinizi okuyan birisiyim.senin inatçı yapıya sahip olduğunu gözlemledim burda.aklı başında,haksızlığa asla susmayan birisi olduğunu düşündürdü msjlarından aldığım bazı kesitler..hak etmediğin lafı söylemezdim burda emin ol;) dizi hakkındaki bakış açını ve fikirlerini önemsiyorum sadece.zararsızım :p ve ben in bir patronu olduğu konusunda ısrar ediyorum :)))

………………………..

arkadaşlar ayrıca nekadar ilgilenirsiniz bilmiyorum ama ben bazı duyumlardan yola çıkıp minik çapta bir araştırma yaptım.dizi karakterlerinden 4 ünün bariz şekilde ünlü filozoflarla bağlarının kurulu olduğu kanaatine vardım.sizlere önce ünlü filozofları ve düşüncelerini yazıcam.parantez içlerinde de isim benzerliği olan dizi karakterlerini yazıyorum.

ilk filozof DAVID HUME: insan,olaylar dizilerinin düzenli bir biçimde yinelendiğini saptadı…başka hiçbir neden olmaksızın,olaylardan birinin,ötekinin nedeni olduğu sonucuna vardı.(dizide desmond david hume ismiyle aynen bu tanıma uyan des,inde başına gelen olaylar,ünlü filozofun savunduğu görüşle birebir uyduğunu görüyoruz–desmond ın gelecekten gördüğü kesitler örneği)

JOHN LOCKE: bütün eserlerinde gelenek ve otoritenin her çeşidinden kurtulmak gerektiğini,insan hayatına ancak AKLIN klavuzluk edebileceğini savunur.( locke un daha önce ada ile konuşmak için bir çeşit meditasyona baş vurduğunu,sadece aklının yolundan gittiğini,otoritenin her türlüsünden uzak durduğunu gördük ve görüyoruz.)

EDMUND BURKE : (juliette burke. ortak bir noktalarını bulamadım. sadece isim benzerliği :)))

JEAN JACK ROUSSEAU: insanın doğal halinin birçok açıdan daha üstün olduğu fikrini savunur.en önemli eseri “YALNIZ GEZENİN DÜŞLERİ” (danielle rousseau ismiyle izlediğimiz lost karakterinin ada da 16 yıl boyunca en doğal haliyle tüm zorlu şartlara göğüs germesiyle,filozofun savunduğu görüşe bire bir örnek teşkil ediyor.zaten filozofun en ünlü eserinin ismi danielle in hayatını tek cümle ile özetliyor adeta :)

ayrıca j.j. rousseau davıd hume un çok yakın arkadaşı…ve davıd hume ile john locke ın savunduğu ortak bir felsefe vardır ki o da “tabula rasa felsefesi” ismiyle bilinir.tanımı:
kavramlar,olgular,bilgiler,sonradan gözlem ve deneyleme yoluyla zihinde yer alır.bu LOCKE un görüşü olarak bilinir.(locke un önceki bölümlerde bir çeşit meditasyon yöntemiyle hem kendisinin hemde boone un zihin yolculuğuna çıkmasını sağladığını izlemiştik.)

eee bukadar laf salatası yaptım..yani??diye soracaksınız..yanisi yok..ben sadece bu dizinin basit bir kurgusal senaryodan ibaret olmadığından bahsettim aslında sizlere..her ayrıntıda bir ipucu saklı.oyuncuların karakter yapılarında bile bilgi gizlemiş senaristler gördüğünüz gibi.vay be…

des7 demiş,

18 Şubat 2008 @ 04:18

dude eline saglik…

munir demiş,

18 Şubat 2008 @ 14:15

Benjamiinin patronu Jakoptur,niye bu kadar tartışıyosunuz ki..Tabuttaki sayid çünkü isim değiştirdi izini kaybettirdi Benjaminle ortak çalışmak için,ve aldığı adı Jack in 3.sezonda okuduğu küçük gazete ilanından öğreniyoruz ve o adı yabancı ad altında almıştır yani müslüman ismi değildi..Böylece kimse onun kimliğini bilmediği için cenazesine kimse de gitmedi..Jack in Kate e söylediği adaya geri dönelim demesinin nedeni ise sayidin öldürülmüş olmasıdır..Çünkü biliyoruzki onlar adadan 6 kişi çıktılaradada diğer kazazedelrin olduğunu dünyadakilere söylemicekleri şartıyla cıkarıldırlar:Sayidin dediği gibi büyük bir anlaşmanın alıcısıydılar.o yuzden ada dışına cıkarıldılar yani Dharmayla mücadele için,onlara Jakop destek oluyor.

Dr_Mengene demiş,

18 Şubat 2008 @ 14:41

tabula rasa aynı zamanda 1. sezon 3. bölümünde ismi

legolas53 demiş,

18 Şubat 2008 @ 15:09

heralde bir teşekkürü hakettin dude……

ArthaS demiş,

18 Şubat 2008 @ 22:37

Herkese merhaba arkadaslar.
Münir arkadasım oncelıkle sunu soylemelıyımkı..eger sayid ısım degıstırdı ve o yuzden kımse tanımadı ve cenazesınede kımse gıtmedı dıyorsan , jack in orada ne ısı vardı.jack sayıd oldugunu nerden bılıyordu..yani bence o tabuttaki sayid degıldı.

dudé demiş,

18 Şubat 2008 @ 23:28

tabula rasa nın bir bölüm adı olduğunu araştırmamıştım.çok şaşırtıcı.demek ki bundan sonra bölğm isimlerini de araştırıcam :)))

teşekkür edenlere teşekkürler.legolasa ayrı teşekkür :))

legofan :p

legolas53 demiş,

18 Şubat 2008 @ 23:34

:))) legofan fena olmazdı hani derim ama dude ‘du savaşı bitiren unutma kendiniiiiiiii okumadım sanma cevap yazdım silindi okumadın galiba soğuk duşa cevabımı:))) ŞU EGGTOWN BÖLÜMÜNÜ AÇTIRALIM ARTIKKK DUDEEE:)) DESTEKKK

dudé demiş,

18 Şubat 2008 @ 23:38

yahu bende bana cvp yazmadın sandım ne bilem :)) harbiden de şok ettim dedim..cvbın ne idi ki?

ayrıca site sakinlerinin haykırışlarını görmeli artık site yöneticileri :p

eggtown başlığını açında spoiler okuyalım azcık.saçma sapan başlıklar altında 4.bölümü konuşup laf kalabalığı yapmayalım.yönetim duy sesimiziiii :@

legolas53 demiş,

18 Şubat 2008 @ 23:43

OKUMADIN MI BİR BAKTIM LEGOLAS BENİMLEEE EVLEN ŞİMDİ BUNA NE YAZMALIII DEDİMMM YATTIM SABAH KALKTIM NE YAZMIŞTIM SÖYLEDİĞİN SÖZLER ŞOK ETKİSİ YAPTII ÇOK GÜLDÜM FALAN YAZMIŞTIM AMA SOHBET AMAÇLI OLAN TÜM VE DİSSLERİM :))) SİİLİNMİŞTİİİ EDİTÖLER TARAFINDAN VE BU KONUŞTUKLARIMIZDA SİLİNİCEKTİRR…

dudé demiş,

18 Şubat 2008 @ 23:51

tahmin ettim:) ozaman yazdıklarım silinmesin diye ufak çaplı bir bilgi daha vereyim..hani bu sitenin sağ tarafında sponsorlar yazıyor ya”aplollo,oceanic” gibi..dizide bazı sahnelerde çok üzerinde durulmayan o çikolata markası olan “apollo” sheaphard soy adlı bir astronot tarafından kullanılan apollo14 uzay mekiği ile alakalı olabilir diyorum:))) çünkü apollo14 uzay mekiğini uzaya götüren mürettebatın içinde ve ayda yürüyen ilk toplu grubun içinde 5 kişiden biri olan …… sheaphard soy adlı bir şahıs var.jack in büyük babası olabilir :p:p:p
öhh ya nem kapar olduk her ayrıntıdan.

legolas53 demiş,

18 Şubat 2008 @ 23:53

BU ARADA EGGTOWN BÖLÜMÜ AÇILDIIII:))))) NORMAL KONUŞMA YOLLARI VAR AMA NEYSE SONRA ARKADAŞLAR SÖYLÜYOR BEN ONLAR SÖYLEMEDEN SÖYLEYİM DEDİM YANİ YANLIŞ ANLAMA DUDE SONRA ARKADAŞLAR BANA KIZIYORRRR:))))

dudé demiş,

18 Şubat 2008 @ 23:59

ok sorun değil.zaten bir nevi bilgi alışverişinde bulunuyoruz burda.o kızan kişilerin geyiğin alasını yaptığı bölümlerde mevcut bu sitede.herkes kendine baksın neyse…

legolas53 demiş,

19 Şubat 2008 @ 00:01

OK SEN BİLİRSİN SONRA KİMSEYE CEVAP YAZMAK ZORUNDA BIRAKMA BENİ DİYE:))) realking53@ diyim eklersen eklersin eklemezsenn burdan konuşuruzzz

black_rock demiş,

19 Şubat 2008 @ 00:23

arkadaşlar bende oceanic 6′lısından bahsetmek istiyorum…
dünya (en azından ülke) çapında ünü oladuklarını biliyoruz.
bildiklerimiz bu altılıdan 4′ü… Jack, Kate, Hugo ve Sayid…
5. kişi cenazesi yapılan ve kimsenin gitmediği şahıs olabilir. ama olmayabilirde.. Jack dışında neden kimse cenazeye gitmesin ki. sevilmeyen biri mi? yoksa 815 kazazedelerinden bir değil mi? mesela Juliet yada Ben gibi…ama bence Ben olamaz… en azından Jack için intiharı düşündürecek son damlayı oluşturmuyor bence…

black_rock demiş,

19 Şubat 2008 @ 00:55

aslında bir ekleme daha yapa biliriz.. 3xfinal inde jack ve kate in pist te yaptıkları konuşma da, kate gitmesi gerektiğini yoksa onun (”he” kullanıyor yani bir erkek) merak edeceğini söylüyor. kim olduğunu açıklamıyor. demekki jack tanıyor ve kim olduğunu bilyor. ilk akla gelen elbetteki James Ford. namı değer Sawyer… bu durumda adadan ayrılan 5. kişiyide tahminle bulmuş oluyoruz(kesin olmasada)
… son bir konuda fikrinizi almak isterim.. Jack, Hugo yu hastanede ziyaret ettiğinde( basket salonundaki sahne) tam ayrılacakken Hugo JAck ten özürdiliyor. kurtarıcılar geldiğinde John un yanında yer aldığı için.. neden özür dilesin ki? bunun sonucunda Jack in sevdiği birilerimi ölüyor dersiniz?

Betro demiş,

20 Şubat 2008 @ 01:40

Güzel soru.
Kesin öldüğünü söyleyemeyiz fakat insanların Locke’un yanında gitme seçimlerinin birçok kişinin aleyhine sonuçlar getirmesi sebebiyle, Hurley böyle söylemiş olabilir.

young moon demiş,

20 Şubat 2008 @ 12:51

black_rock Benim fikrim sawyer adadan ayrılmadı zaten ayrılması mantıklı gelmiyo bana. Çünkü döneceği kimse yok.

sawyer demiş,

20 Şubat 2008 @ 18:47

ewt sawyerın dönüceği kimse yok.ama katein de dönüceği kimsesi yok.ama 3.sezonun son bölümünde kate gitmem lazım beni merak eder diyo.acaba onu evde kim beklio????

black_rock demiş,

21 Şubat 2008 @ 13:22

birkaç yerde okuduğuma göre adadan kurtulan diğer iki kişi Jin ve Sun mış. ayrıca bir de Others grubundan birisi (sanırım bu Juliet olsa gerek) bu durumda kimliği belirsiz cenazenin Juliet e ait olması muhtemel. Tabutun boyutları da bir kadına yada kısa boylu bir erkeğe işaret ediyor (Sayid gibi).
bunlara ek olarak aklıma gelen bir fikri paylaşamak istiyorum ve fikirlerinizi bekliyorum.
Hugo, Charlie nin hayalini gördü.. daha önce de hastane de yatmasına sebep, bir hayali arkadaşı vardı. ACABA ! Hurley hayal değil de hayaler mi görüyor (Miles gibi) o insenların ruhlarını görüyor olabilir. Kabin olayında yaşadıkları da bu fikrimi destekliyor. Jhon adada kabini ararken Hugo kabinin diğer tarafta olduğunu söylüyor ve sonra kıvırıyor. Ama Jhon cok şaşırmış bir tepki gösteriyor. Acaba bırakın Jacob ı, kabini görmek bile bir yetenekmi gerektiriyor!!!

black_rock demiş,

21 Şubat 2008 @ 13:25

…ACABA ! Hurley hayal değil de HAYALET mi görüyor (Miles gibi) o insanların ruhlarını görüyor olabilir…

düzelte tuşu yom maalesef.. :)

orkide demiş,

21 Şubat 2008 @ 14:18

benimde aklıma ve mantığımı takılan bi kaç şey var. yalnız şunu özellikle söylemek istiyorum senaristlere brawo. isim benzerliklerini görünce ağzım açık kalmadı desem yalan olur. kate gitmem lazım evde beni bekliyor dediğinde ilk sawyerin onu evde beklediğini düşündüm. ama o adadan kurtulmamıştı. o olmadığına göre başka kim olabilir?
tabuttaki her kimse Jack in çok değer verdiği ve sevdiği biri ki gazetede haberini görünce çok üzüldü. peki neden papaz arkadaşımı yoksa ailesinden misin diye sorduğunda hayır dedi. juliet olsaydı en azından arkadaşıyım derdi. julietin bir ablası olduğunu biliyoruz. kimse gelmese bile o cenazesine gelebilirdi. bence tabuttaki juliet değil ama Jack’i intaara kadar sürükleyecek acısına dayanamayacağı biri. kim bu yaaaaaa…
hugo hayalet görüyor diyelim peki o zaman akıl hastanesindeki başka bir deli neden şurdaki adam sürekli sana bakıyor dedi. o zaman o delinin de hayalet görme yeteneği mi var.

LOST_55 demiş,

21 Şubat 2008 @ 14:40

lütfen bu sorumu yanıtlayın.o kadar bölüm izledikki karıştırıyo olabilirim.hurley çıkan piyangodaki rakamlar,istasyondakiyle aynıydı ve bu rakamları akıl hastanesindeki bi adam sürekli tekrarladığı için hurley bu rakamlarla olan piyangoyu seçmişti.1.soru bu sayıları bilen adam kim,niye süreklitekrarlıyor ve 2.soru bir açıklamada bu sayılar dünyayı kurtaracak olan sayılarsa ve istasyonda sürekli 108 dakikada bir girilip dünyayı kurtarıyorsa neden hurley e şans getirmedi.cevaplara kendimce yorum getiriyorum ama yetersiz kalıorum.lütfen fikri olan yazsın paylaşsın…

orkide demiş,

21 Şubat 2008 @ 14:57

bir ara her şeyin hurleyin bilinç altında olduğunu ve adadaki insanların aslında adada değilde hepsinin akıl hastanesinde oynadıkları bir oyun gibi düşündüm. çünkü hepsinin aklını kaçırmak için bir sebebi vardı. ama akıl hastaları bu kadar olayı kendi dünyalarında yaşayacak kadar akıllı olamazlardı:))
ambarda her 108 dakikada bir düğmelere basılmazsa dünyanın sonu geleceği söylendi. ama artık ambar havaya uçtuğuna göre düğmede kalmadığına göre artık dünyanın sonu geliyor diyebilirmiyiz.ama ambarın havaya uçmasından başka hiç bir şey olmadı. hurleyin piyangosunun sadece rastlantı olacağını düşünüyorum. ambarın güvenliği için konumuş bir mekanizma şifre girişinin devamı için söylenmiş bir yalan olabilir. ve bu sayede orda yaşayan insanların varlığı bilinir ve paraşütle yiyecek gönderilir. sistem başarısız olduktan sonra adaya hiç yiyecek gelmediğini düşünürsek doğruluk payı vardır diye düşünüyorum.

black_rock demiş,

21 Şubat 2008 @ 15:01

Orkide haklı sayılırsın ama cenaze olayında Juliet in ablası ölmüs ve Ben, Juliet e yalan söylemiş olabilir. Ayrıca Jack akrabası ve arkadasi olmayan yabancı birinin mi cenazesine gitti? Bu dizide en sinir oldugum seylerden biri kimse kimseyle birşey paylasmiyor. Elin papazına kimse açıklama yapmaz (!) Dediğn gibi arkadası ve akrabası olamayan biri için intihara son adım olmaz.

hurley konusunda ise; bilindiği gibi akıl hastanesindeki insanlar normal olmayan insanlar, yani bizim gibi olmayanlar. bu bizden daha kötüler anlamına gelmemeli. yani ordaki insanların bazıları normal insan statüsünü aşmış olabilir. biz onlarada deli diyoruz.
yani evet, o delinin de hayalet görme yeteneği olabilir.

black_rock demiş,

21 Şubat 2008 @ 15:08

LOST_55,
o olayda sanirim su sekilde oluyor.. Hurley in Sydney e gidisini hatirlarsin.. orada ucsuz bucaksız bir yerde bir eve gitmiş ve bir kadınla konuşmuştu.. bu kadını yanlis hatırlamıyorsam eşi ve onun bir arkadaşı pasifik okyanusunda bu rakamları tekrarlayan bir sinyal duymuşlardı. Kadının eşi bu rakamlara kafayı takmış ve sonunda intihar etmişti.. sinyali duyduğunda yanındaki arkadaşıda akıl hastanesindeki Hurley in arkadaşı.
diye düşünmüştüm ben.. elbette yoruma açık…

thilas demiş,

3 Mart 2008 @ 00:10

bu arada o isviçre pasaportunda yazan isim dean moriarity sanırsam.bence bu casimir effect ile,teleportasyon la falan alakalı bişi olabilir.yani orchid istasyonunda görüldüğü gibi bi kopya olabilir belki bu dean moriarity.fazla mı uçtum?:D

burak demiş,

5 Mart 2008 @ 21:07

ay ölüyorum gülmekten biri o cenaze sayid in demiş bende çakmadım alttaki yorumu okuduktan sonra koptum :D:D sayid müslüman :D:D ay süper çok güldüm :D

gÜlÇiN demiş,

5 Ekim 2008 @ 15:47

bende isviçre de doğdum ama gidemiom nası olu bu şimdi?! sinir oldum baq!

AyŞiN demiş,

8 Ekim 2008 @ 13:31

Ben de gÜlÇiN gibi(ablam zaten :D)
İSVİÇRE / BADEN de doğdum 6 sene yaşadım vatandaşlık almadık gidemioz benjamine bakın hele dünyanın her yerine gidio biras saçma diil mi yha :S

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın



Basın ve Yayın




Zirve100

arkadaş



Directory of Television Blogs