Black Rock

blackrock01.jpg

Black Rock isimli İngiliz köle ticareti gemisi, “Exodus: Part 1” isimli bölümde adanın iç kısmında bulunmuş, daha sonra sığınak kapağını patlatmak için kullanılan dinamitler de bu gemiden alınmıştı. Geminin neden bu adada olduğu henüz bilinmiyor. Geminin hikâyesinden yola çıkarak bu sırrı çözmeye çalışalım.

23 numaralı iskele

New World Sea Traders isimli bir İngiliz deniz ticaret şirketine ait olan Black Rock, bu şirket tarafından işletilen üç köle gemisinden birisiydi. Köle ticaretinin 1833 yılında yasaklandığı düşünülürse, New World Sea Traders, yasa dışı köle ticareti yapmaktaydı. New World Sea Traders şirketi, eski bir gemi kaptanı olan Magnus Hanso’ya aitti. Yasal olarak kayıtlı görünmese de Black Rock, Portsmouth limanının New World Sea Traders şirketine ait bulunan 18-27 numaralı iskelelerinden 23 numaralı olanını kullanıyordu.

Magnus Hanso

Black Rock, 1881 yılında, altın arama işinden dönerken, Güney Hint Okyanusu’nda kayboldu. Belki de geminin ortadan yok olmasından daha ilginç olanı, olayların devam etmesiydi. Papua Yeni Gine’li tüccarlara göre, gemi limandan, Batı Afrika yönüne değil, doğu istikametine doğru ilerleyerek ayrıldı. Dikkatlerini çekmişti çünkü bu gemi, Endonezya ve Papua Yeni Gine arasında altın ve köle ticareti yapıyordu. Geminin gümrük beyanname kayıtlarına bakıldığında, Black Rock evvela Portsmouth Limanı’nın 23 numaralı iskelesinden denize açılmış ve aynı yere dönmesi düşünülmüştü. Ancak hiçbir şirket gemiye sahip çıkmamıştı. Gemi muhtemelen yaklaşık 40 mürettebat ve taşıdığı -sayısı bilinmeyen- kölelerle birlikte denizde kaybolmuştu. Gemi kaybolduğu sırada Magnus Hanso’nun idaresinde olduğu tahmin ediliyor.

blackrock02.jpg

Detaylar

Exodus: Part 1 adlı bölümde, adanın içinde bir yerde karşımıza çıkan Black Rock’ın buraya nasıl geldiği ise henüz karanlıkta duruyor. Ancak Magnus Hanso, Black Rock, Alvar Hanso ve Ada arasındaki bağlantılar, adanın ve adada yaşananların gizemlerini aydınlatmamız için bize yardımcı olabilir. En azından hikâyenin en başını çözümleyebiliriz.
Elimizdeki bilgileri tekrar hatırlayalım:

• Magnus Hanso, Hint okyanusunda altın ve köle ticaretiyle uğraşan bir gemi kaptanı.
• Black Rock isimli bir gemisi var ve bu gemiyi kendisi idare ederken gemi Hint Okyanusu’nda kayboluyor.
• Magnus Hanso’nun torunu, Alvar Hanso (Hanso Foundation).
• Kelvin’in kapı arkasına çizdiği haritanın kenarlarına aldığı notlardan birisinde: “KNOWN FINAL RESTING PLACE OF MAGNUS HANSO/BLACK ROCK” yazıyor. Kelvin Black Rock’ı Magnus Hanso’nun bilinen ebedi istirahatgahı olarak isimlendiriyor.
• Magnus, İngilizce magnificent kelimesinden geliyor ve anlamı; büyük, ulu. Ancak manyetizmaya yaptığı çağrışım da çok güçlü. Hele ki adanın manyetik özellikleri konusundaki iddiaları da düşünürsek, Magnus adında böyle bir gönderme olduğu açık.
• Bulunan ilk manyetik maddeye verilen isim: Black Rock.

Magnus Hanso ve Black Rock, bir senaryo kurgusu değil. Tarih kitaplarında da bulunabilen, geçmişte gerçekten var olmuşlar.

blackrock03.jpg

Teoriler

Bu bilgilerden hareketle şöyle bir fikir yürütebilir miyiz?

Magnus Hanso denizde yaptığı seyahatlerin birinde yolunu kaybeder ve kendisini bu özel adada bulur. Adada çok değerli bir şey keşfeder. Bu “şey” belki güçlü manyetizma, belki onun etkisiyle oluşan farklı bir zaman akışı, belki tıpkı Locke’un yaşadığı gibi sağlığına kavuşma, vb. Magnus Hanso bu değerli buluşunu torununa miras bırakır ve torunu Alvar Hanso, kurduğu vakıf aracılığıyla etrafına başka insanları da toplayarak adanın bu gücünü kullanmaya karar verir. Dharma girişimi, Hanso Vakfı eliyle böylece hayat bulur.
Muhtemelen adada bulunan gemi enkazında ya da yakınlarında, 815 kazazedeleri tarafından bulunulması istenmeyen şeyler var. Enkazın bulunduğu bölgeye “Kara bölge” adı verilmesi, oraya yaptıkları yolculuklar sırasında korkutucu olaylar olması da bunun kanıtı. Bir şekilde bu bölgeden uzak tutulmaya çalışılıyorlar.

Bu şekilde düşündüğümüzde; adada “others” adını verdiğimiz insanların nasıl bir oluşum içinde olduklarını, amaçlarının ne olduğunu, kaç kişi olduklarını, 815 numaralı uçuş yolcularının bu adaya nasıl bu denli özenle “indirildiğini” çözümleyemesek de Alvar Hanso’nun Pasifiğin ortasındaki bu adayı nereden bulduğunu ve araştırmaları için neden bu adayı seçtiğini anlamış oluyoruz. Büyükbabadan yadigâr çok özel bir keşif…

Yazar: orangemechanique


kontfatih demiş,

9 Mart 2008 @ 21:16

ya arkadaşlar ikinci bir ada daha vardı hatırlarsanız unutludu gitti o ada kutup ayılar ının kafesi falan var dı orada noldu o adaya yaw

Lostçu demiş,

13 Mart 2008 @ 22:05

sevgili kontfatih,

HATIRLASAN O ADA DENEYLER İÇİN KULLANILIYORDU.

THE OTHERS BEN’İN “EV” DEDİĞİ TERKEDİNCE BÜYÜK İHTİMALLE ORAYIDA TERK ETTİLER

cengiz demiş,

14 Ağustos 2008 @ 20:22

bence cok daha mantıklı bır teorı. magnus hanso bu adayı kesfettıkten sonra torununa mıras olarak bıraktı ve torunu alvar hanso da burada degısık deneyler yaptı. fakat sunu da soyluyebılırmıyız ? magnus hanso adayı kesfettıgınde kontrolsuz bır manyetık alan vardı ve alvar hanso bu manyetıgı kontrol altına alan kısı oldu. daha sonrasında da dedesı ve ekıbı ıle ılgılı bazı seylerı ogrenebılmek adına bır zaman makınesı gelıstırdı. fakat yaptıgı bır hata sonucunda dedesıne ulasamayıp farklı bır zamana gıttı yanı 1995 yılına ve burda sıkısıp kaldılar. daha sonrasında ıse bıldıgımız olaylar gerceklestı.

DERAN TUYNER demiş,

24 Ocak 2009 @ 13:56

Cok guzel bir teori fakat gemi adanaın tam ortasına nasıl gelmiş
Yoksa vikinglerin uçan gemileri gibi bu damı ucuyordu
Ama benim aklıma gelen adanın yer değiştirmesi esnasında geminin altından tekrar yükseldiği yönündedir
Saygılarımla

emrekar demiş,

18 Şubat 2009 @ 00:33

Senaristler bu diziden alınlarının akıyla çıkarlarsa helal olsun dizinin bir bölümü bi film bütçesi kadar oluyosa demekki esaslı bir sonlarıda vardır.adamlarda ne zeka var be sen o kadar farklı konuyu harmanla bize yuttur vay be helal olsun ne diyim.

sayid demiş,

29 Eylül 2009 @ 21:00

evet o adaya acaba noldu bende çok merak ediyorum 3.sezondan sonra unutuldu gitti ama o ada bence yoktu aynı adadalardı ada biraz büyük olduğundan kendilerini başka bir adada sandılar

Cew demiş,

17 Şubat 2010 @ 05:01

Bi ilgisi yok belki ama bu blackrock Hacerü’l-Esved olmasın arapcadan ingilizceye cevirisi blackrock oluo da. bu taş kabe de bulunan ve adem ve havvadan beri var olan bi taş olarak söyleniyor ve bu taşın bi meteorid veya tektite olduğu ve manyetik olduğuda söylenceler arasında

Cew demiş,

17 Şubat 2010 @ 05:04

Bide şu var

Hacerü’l-Esved Muslims believe that the stone was originally pure and dazzling white, but has since turned black because of the sins it has absorbed over the years

Cew demiş,

17 Şubat 2010 @ 05:08

Islamic tradition holds that Adam’s altar and the stone were lost in the process of Noah’s Flood and forgotten. It was Abraham who found the Black Rock at the original site of Adam’s altar when the Archangel Gabriel revealed it to him

Abraham had with his wife Sarah, and was the father of Jacob and Esau.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın